16 Kasım 2016

Kitap Yorumu: Marslı || Andy Weir

Tür: Bilim kurgu
Sayfa: 416
İlk Çıkış: 2011
Çevirmen: Emre Aygün
Seri: 1 (Ufak bir kısa hikaye var)
Goodreads Puanı: 4.39 (Vaş)
Puanım:

Goodreads okurlarına göre 2014'Ün En İyi Bilimkurgu ROMANI!

Altı gün önce, Mark Watney Mars'a ayak basan ilk insanlardan biriydi. Şimdi ise, orada ölmesi neredeyse kesin.

"Çok uzun zamandan beri okuduğum en iyi kitap. Zeki, eğlenceli ve gerilim dolu. Marslı, bir romandan isteyebileceğiniz her şeye sahip."
-Hugh Howey, Wool serisinin yazarı-

"Sürükleyici… Defoe'nun Robinson Crusoe'su sanki daha zeki biri tarafından yazılmış gibi."
-Larry Niven, Hugo, Nebula ve Locus ödüllü Halka Dünya romanının yazarı-

"Bu kitap tam da benim gibi okuyucuların seveceği türden."
-John Scalzi, Yaşlı Adamın Savaşı serisinin Hugo ve Locus ödüllü yazarı-

   YORUM   
Kitap mı? Boş verin onu, Blogger'a smileyleyleyley gelmiş! 😂😂😱😱😱😱😱😵😵😵😵

Eh, tamam bunu aradan çıkardığımıza göre, ne harika bir kitaptı Marslı öyle! Normalde böyle çok ses getiren kitaplar, arkalarında gözleri yaşlı okurlar bırakırlar ama tepkimden de anlayacağınız gibi, Marslı'yı çok beğendim. 

Mark Watney, NASA'nın ARES 3 programıyla, beş kişinin daha olduğu 31 solluk (mars günü) bir Mars görevine çıkıyor ancak tahmin edilemeyen bir kum fırtınası yüzünden, uzay kıyafeti bozuluyor ve Mars'ta hapsoluyor. İşin kötü yani NASA onun yaşadığını bile bilmiyor. Şimdi, Mark'ın yiyeceği sınırlı, biterse ölür, eğer Hab (basıncı, ısıyı dengeleyen çadır bozması bir şey) bozulursa, ölür. Su arıtma şeysi bozulursa, ölür. Güneş panelleri bozulursa, ölür. Ve böyle daha aklıma gelmeyen ve ölümle sonuçlanacak daha birçok şey var. Bakarsanız, bu adamın hayatta kalması imkansız görünüyor. Üstelik NASA'yla bir de iletişim kurması gerek ve hayatta kalıp dünya ya da dönmeli. Ah be, sorunlar da sorunlar!

Kitabın en sevdiğim yanı, aşk yoktu. Vallahi bak! Yoktu. Onun dışında, bir sürü kimyasal uygulamalar, matematik şeyleri falan biraz akıl karıştırıcı ama okuyup geçtiğinizde (mecbur öyle yaptım, matematik bilseydim, muhtemelen lisede dil bölümünü seçmezdim) genel fikri alıyorsunuz ve bu yeterli. Üstelik sürekli artan bir gerilim olduğu için (ben son 50 sayfayı zor okudum. Ne olacak demekten dilim damağım kurudu) bir sonraki sayfaya geçmek için sabırsızlanıyorsunuz ve detaylara kafa yormuyorsunuz. Ben okurken bir yandan merak ediyor ve bir yandan da ne diyor ya bu diye anlamaya çalışıyordum, zira adamın atlatmadı badire, yemeği bok kalmadı. 😇

"Ürünü Mars yüzeyine çıkardım. Çalışmamaya başladı."

En temel sorunlara ve ansızın patlak veren sorunlara kıvrak aklıyla cevap buldu Mark. Bir yanım onu takdir ederken, diğer yanımda da ne zaman ölecek bu adam diyordu. Çünkü bir insanın böylesine becerikli olmasına alışkın değilim. Türkiye'de kimse değil. Bu arada kıvrak akıl demişken, Mark kitapta neşesini kaybetmeyen biri. Onu seveceksiniz.




Spoiler
Şimdi, bu spoilera giriyor. Kitabın mesajında şöyle bir mesaj var: İnsanların özünde insanlara yardımcı olmak gibi bir içgüdü var. Kitap bunun üzerine kurulmuş, hatta Çin ve Amerika'nın işbirliğiyle sonuçlandı. Paralar etrafa mı saçılmadı, milyarlık projeler mi yağmalandı. Tek hedef ne: Bir insanı kurtarmak. Bana bu olası gelmedi. Her gün yüzlerce insan açlıktan, kanunsuzluktan ölürken bir insana bu kadar kaynak harcamak, onu bırakın, dünyayı birbirine katacak kadar umursamak ne kadar olası? Bence hiç. İşin güzel yanı ise, bunun bir kurgu oluşu. 

Bir de bana göre Amerika'nın daha özgür bir medyası var ve kitaplarda defalarca skandal lafı geçiyor. Bu kadar çaba büyük bir skandalı önlemek için olabilir ve gerçekte de olabilir elbette ama en başta ufacık bir emirle de uydu resimleri yok olabilir. Neyse, siz demek istediğimi anladınız.
Bitti

Kitap çok akıcı, karakteri epey renkli, çevirisi güzel. Kurgu inandırıcı. Uzmanlığım yok ama sıradan ve cahil bir okur olarak, anlatılan kimyasal, fizik şeyleri falan tutarlı. (Tek aklıma takılan, kum fırtınaları uzun sürüyorsa, neden ilk kum fırtınası öyle hemencecik bitiverdi?) Bu konuda yazarı da tebrik etmek lazım, hem kitaplarını bedavaya kendi sitesinde yayınlamış zamanında, hem de bu kitabı yazmak için uzun uzun araştırmalar yapmış. Kendisi Warcraft II'yi geliştiren programcılardan biriymiş üstelik ve Mars, botanik, insanlı uzay uçuşları hakkında da araştırma yapmış. 

    FİLM    



Kitabı bitirdikten sonra, bir de filmi izledim. Şöyle üç beş konuya değinmeden es geçmek istemedim.

Öncelikle filmde Matt Damon, Mark karakterini canlandırıyor. Film iki buçuk saat ama nasıl geçtiğini hiç anlamıyorsunuz. Filmin %90'ı kitapla uyumlu. Elbette kısaltmak için bazı yerler kesilmiş. En büyük farklılık ise, filmin sonunda ortaya çıkıyor. Bir noktada Matt Damon epey kilo veriyormuş gibi geliyor ama hem araştırmam hem de gözüm bana Matt'in dijital olarak zayıfmış gibi gösterildiğini söyledi. İnsan kilo verince yüzünden de gider yani... Güzel de bir film yapmışlar anlayacağınız.

Spoiler
Buck'un ve Ironman'ın aynı sahnede olması? Kamoooon! Peki ya Buck'ın uzaya bu filmde çıkması? Marvel severler beni anladı.
Bitti.





Sonuç olarak, hem filmini, hem kitabını önerdiğim bir eser Marslı. Hele hele aşk kitaplarından haz almıyorsanız, kesinlikle bir bakın. Pişman olmayacaksınız. Ben olmadımmm.

14 Kasım 2016

Manga Yorumu: Tılsımlı Kolye ve Vampir, Vol 1 || Akihisa Ikeda


Tür: Manga, doğaüstü
Sayfa: 192
Goodreads Puanı: 4.04
Puanım:
Vol: 1/10

Başarısız bir öğrenci olan Tsukune Aono hiçbir liseye kabul edilmez ve şans eseri, insan görünümündeki öğrencilerin her birinin farklı türde birer canavar olduğu Yokai Akademisi'ne girer. Buradaki öğrencilerin tuhaf durumunu fark eden Tsukune tam oradan kaçmayı düşünürken okulun en güzel kızı olan Moka'yla karşılaşır, Moka daha ilk karşılaşmalarında bir anda kendini onun boynuna atıverir. Tsukune halinden çok memnundur. Ama bir dakika… Tsukune’nin boynunda hissettikleri Moka’nın sivri dişleri mi yoksa? Evet, Moka'nın gerçek sureti bir vampirdir. Göğsündeki tılsımlı kolye çıkarılınca
Moka bir vampire dönüşmektedir!

11 Kasım 2016

Kitap Yorumu: Sonsuza Kadar || Susanna Tamaro

Tür: Sevgi, Kurgu
Original Adı: Per Sempre
Sayfa: 160
Seri: Yok
Çevirmen: Eren Cendey
Yayınevi: Can
Goodreads puanı: 3.68
Puanım:

Kırılganlığımız güce, kader bilgeliğe, trajediler aşka, zifiri karanlık içsel aydınlığa dönüşebilir.
“Öyle bir an oldu ki, ikimizin minik taşları düzgün biçimde yan yana düştüler. Ben bir adım atıyordum, sen de aynı uzunlukta bir adım atıyordun. Ben seni bekliyordum, sen bana yetişiyordun, ben sana ulaşıyordum, sen beni bekliyordun. Sonsuza kadar böyle gideceğimizi sanıyorduk. Oysa ben şimdi ormanda yürüyorum ve ayak izlerimden başka iz yok. Kimse yürümüyor yanımda, kimse izlemiyor beni, ya da önümden gitmiyor...”
Matteo ve Nora... biri ateştir diğeri su, biri akıldır diğeri yürek, biri sürekli harekettir diğeriyse durgunluk ve huzur; biri düşüncedir diğeri sezgi, biri zamandır diğeriyse sonsuzluk...
Ancak bir gün bu mükemmel uyum dünyanın trajik yasaları karşısında dağılır gider... Matteo bir anda içinde dipsiz bir boşlukla tek başına kalır. Ama yollar onu asla bırakmaz ve hiçbir şekilde tahmin edemeyeceği bir geleceğe taşır.
Zamanla doğa yasalarının gizemini keşfeden Matteo, insanların kendilerini bulmak, hayatı tanımak için ziyaret ettiği bir tür keşiş olup çıkar. Hayatın ve aşkın gizeminin, Nora’nın ardında bıraktığı bu büyük soru işaretinde yattığını, Matteo bir gün anlayacaktır...
Sonsuza Kadar kimi zaman yok eden, kimi zaman da arındıran içimizdeki ateşi anlatıyor...

9 Kasım 2016

Dizi Önerisi: Person of Interest



Size şimdi muhteşem bir diziden bahsedeceğim. Hayatımda izlediğim en güzel diziler listesinde ilk sırada olabilir. Gözümde Buffy'yi bile geçti diyebilirim.Önce konusundan bahsedelim.

Bir makine var. Her hareketinizi, her konuşmanızı dinliyor. Bu yapay zekayı yaratan adam ise ahlaki nedenlerden ötürü bu makineye bazı sınırlar koymuş. Önemliler ve önemliler olmak üzere ölmek üzeri ya da tehlike oluşturan insanların kimlik numarasından oluşan iki liste veriyor. Önemliler ABD'de terör saldırısıyla alakalı kişiler. Dizinin temeli tahmin edeceğiniz gibi, 11 Eylül'e dayanıyor. Önemsizler listesi ise, NY'da öldürülecek kişiler. Ancak makine size nedenini ya da ne zaman olacağını söylemiyor. Sadece bu kişinin hayatının tehlikede olduğunu söylüyor. Terör saldırıları devlet tarafından hallediliyor ama Önemsizlerle kimse ilgilenmiyor. Bu durumda, Harold kendine eski bir casus olan, yolunu kaybetmiş bir adamı buluyor. John Reese. Bu ikili masum insanların hayatını kurtarmak için bir takım oluyorlar ve insanların hayatlarını kurtarmaya başlıyorlar.

8 Kasım 2016

Kitap Yorumu: Casino Royale || Ian Fleming

Casino Royale
Ian Fleming

Tür: Polisiye, aşk
Sayfa: 181
Goodreads Puanı: 3.73
İlk Çıkış: 1953
Seri: James Bond 1/14
Puanım: 

6 Kasım 2016

Kitap Yorumu: Gölgelerin Kanı || Samantha Young (Kan Günlükleri #3)

Gölgelerin Kanı / Samantha Young

Tür: Aşk, doğaüstü, genç yetişkin
Sayfa: 288
Goodreads puanı: 4.16 (nasıl ya?)
Seri: Kan Günceleri 3 (Hepsi çıktı.)
Çevirmen: Gülfem Çırak
Puanım: 
Normal insanlar gibi yaşamak; tüm isteği bu...

Kutsanmış bir Ruh Yiyici olan Eden, Ankhların yaptığı ani bir baskında yok edilmek üzereyken bir savaşçı tarafından kurtarılarak Ankh'a dönüştürülür. Ancak savaş sırasında Ankhlar tarafından ağabeyi öldürülen Eden'ın amacı bellidir: ağabeyinin intikamını almak ve hayatını normal insanlar gibi sürdürmek...

Ailesini ve geçmişini bir kenara itip kendini intikam almaya adayan Eden bu düşüncesinden vazgeçecek midir? Aşkı, arkadaşlığı ve güveni hissedebileceği bir dünyayı yeniden bulabilecek midir?

Samantha Young Kan Günlükleri serisinin son kitabıyla okurlarını unutamayacakları bir heyecanla buluşturuyor.

5 Kasım 2016

Kitap Yorumu: Asla Arkana Bakma || Tess Gerritsen



Tür: Gizem, aşk
Sayfa: 344
Seri: Yok
Goodreads puanı: 3.78
Puanım: 
Hayat insanı yalanlara alıştırabilir ama ben içimdeki sesi dinleyip bu sahte dünyanın dışına çıkacağım…

O ses ısrarla ölmediğini söylüyordu; efsanevi pilot Wild Bill Maitland, yani babam, acımasızca hazırlanmış bir oyuna alet edilmiş olabilir miydi? Yaşanan trajedinin üzerinden yirmi yıl geçmesine rağmen gerçekleri gün yüzüne çıkarmalıydım; daha dün gibi hissettiğim hüznü dindirmemin tek yolu buydu. Ama izlerin peşine düştükçe birileri hunharca öldürülüyor, geçmişe doğru attığım her adımda biraz daha dibe çöküyordum. Tek başımaydım, güçsüzdüm ve etrafımda güvenebileceğim kimse yoktu; ta ki onunla karşılaşana kadar…

Romanları dünyada milyonlarca okuyucuya ulaşmış usta yazar Tess Gerritsen, alışık olduğumuz tarzının dışına çıkarak bizleri bambaşka bir yönüyle tanıştırıyor. İçine romantizm de serptiği macera yüklü kitabı Asla Arkana Bakma heyecan ve gerilimin sınırlarını zorluyor.