10 Temmuz 2017

2017 ve 2018 Kitap Adaptasyonları



Her yıl olduğu gibi, bu yıl da bir sürü kitap karşımıza beyaz perdede çıkıyor. Bunun için ufak bir liste hazırladım. Eğer benim gibi, kitabını okumadan izlememcilerdenseniz, işiniz epey zor görünüyor. 2017'den başlayıp 2019'a uzanan, dizileri de not düştüğüm bir yazı. Bu sefer ne şanslıyız ki sevgili yayınevlerimiz hepsini yayımlamış.

8 Temmuz 2017

Çocuk Kitabı: Prens Caspian || C. S. Lewis

Tür: Çocuk, fantastik
Sayfa: 228
İlk Çıkış:1951
Yayımcı: Doğan Egmont Çocuk
Goodreads: 3.96
Seri: Detaylı bilgi aşağıda
Puanım:

Kötü bir hükümdarım emrinde...
halkının tarihini unuttuğu bir ülke: Narnia
Peter, Susan, Edmund ve Lucy, istasyondaki kendilerini okullarına götürecek trenleri beklerken, büyünün etkisini yine üzerlerinde hissederler. Narnia tahtının yeni varisi çaresizlik içinde yardma ihtiyaç. duymaktadır.

3 Temmuz 2017

Fantastik: The Kingdom of Gods || N.K. Jemisin

Tanrıların Krallığı
N. K. Jemisin

Tür: Fantastik, aşk, yetişkin
Sayfa: 613
Türkçe: Hakları DEX'te, ama 3. kitap çıkmadı.
Seri: Miras Üçlemesi 3/3
Goodreads Puanı: 3.93
Puanım:

Yüz Bin Krallık'la 2012 yılında tanışmış ve kitaba, yazarın yarattığı dünyaya âşık olmuştum. İkinci kitabı da çok geçmeden okumuş, onu da çok sevmiştim. DEX 3. kitabı ha çıkarak ha çıkarak derken de son kitabı okumadan bugünlere geldik. O hâlâ çıkarmadı ama ben bu muhteşem üçlemeyi bitirdim. Üstelik bitirirken de başıma sancılar girdi. Gözlerim isyan etti. Çünkü 8 saat kadar aralıksız okudum. 600 küsür sayfa. Ha deyince bitmiyor. Daha önceden de bir iki saat okumuştum.

15 Haziran 2017

Doğaüstü: Trickery || Jaymin Eve ve Jane Washington


Trickery
Jaymin Eve ve Jane Washington

Tür: Doğaüstü, gençlik, büyü
Sayfa: 298
Goodreads Ortalaması: 4.20
Seri: Curse of the Gods 1/3
Puanım:

Goodreads'ta son zamanlarda en çok okunan kitaplara bakınca bu seriyi görebilirsiniz. Ben de bu tür basit kitapları sevdiğim için başladım.

Tanrıların insanların arasında olduğu bir dünyada geçiyor. Aslında tam aralarından değiller, kendi âlemleri var ama sol adı verilen doğaüstü gücü olan insanlar, öldüklerinde birer tanrı olabiliyorlar. Bir de tanrılara hizmet eden dweller adlı, köle gibi çalıştırılan köylüler var.

Kitap bir dweller olan Willa'nın etrafında dönüyor. Sollerin eğitildiği bir okulda hizmetçi olarak çalışmak üzere seçiliyor. Willa'nın tek kusuru ise çok feci sakar olması. Bu yüzden de başı beladan kurtulmuyor. Daha ilk gününden okuldaki en güçlü sollar olan beş kardeşin radarına girmeyi başarıyor. Ancak sakarlığı yüzünden bir tanrının yoluna çıkınca başına çok büyük bir bela geliyor.

Kitap öyle harika falan değil. Ancak başları çok komik. Hele öyle, yazar "güldü" yazdı diye gülünç olması gereken tarzda da değil. Bildiğiniz kahkaha attım. Gelgelelim, kitapta kurgu, karakter gelişimi diye bir şey yok. Sonlarına doğru da epey sıkıcı oluyor. Willa'nın daha doğuştan sakar, üzerinize afiyet bir de mal olması da işleri pek kolaylaştırmıyor. Net söylüyorum, hayatımda okuduğum en mal karakter.

Kitabın asıl olayı ise, romans okurlarını çekmek için yaratılan ikiz ve üçüz olan Abcurse kardeşler. Beş taneler. Her biri dağ gibi, yakışıklı ve kendi güçleri var. İkna, üstün kuvvet, cazibe, yanılgı ve aklıma gelmeyen bir güç daha. Kitabın bir olumsuz yönü de bu.

Yine de okunulabilir bir yanı yok değil. Güldürüyor. Ben serinin ikinci kitabı olan Persuasion'ını da okudum. Kitap komikliğini kaybederek iyice saçma bir hal aldı. Seriye devam etmeyi düşünmüyorum. Ancak çabuk okunan, basit kitap tercih ederseniz günün birinde, bu seriye bakabilirsiniz. İyi oluşturulmuş bir dünya, karakter, kurgu falan arıyorsanız, uzak durmanızı şiddetle tavsiye ediyorum. Sakın ha yaklaşmayın yanına.

14 Haziran 2017

Tarihi Kurgu: Girl in The Blue Coat || Monica Hesse

Tür: Tarihi kurgu, genç yetişkin
Sayfa: 309
Goodreads ortalaması: 4.02
Seri: Yok.
Çıkış: 2016
Puanım:

Girl in The Blue Coat (Mavi Paltolu Kız), 2. Dünya Savaşı'nda, Amsterdam'da geçiyor. Para karşılığında karaborsada insanlara sigara, et, yemek bulan bir kızın hikâyesini anlatıyor. Hannake, teslimatlarını yaparken bir gün hiç de iş tanımının olmadığı bir ricayla karşılaşıyor. Yaşlı bir müşterisi ondan, sakladığı ve ortadan kaybolan Yahudi bir kızı bulmasını istiyor. Hanneke gönülsüz, kendisini tehlikeye atmak istemiyor, ancak geçmişinde yaşadığı bir kayıpla kızın arasında bağlantı kurunca istemeden de olsa bazı olaylara buluşuyor ve Nazilerin Yahudilere yaptığı şeylerden bazılarına tanık oluyor.

13 Haziran 2017

Fantastik: White Hot || Ilona Andrews (Kızıl Ateş #2)


Tür: Fantastik, aşk
Sayfa: 389
Goodreads: 4.68
Çıkış: 2017 Mayıs
Seri: Hidden Legacy 2/3
Puanım:


Bu kitabın çıkmasını sittin senedir bekliyorum. Tam olarak 3 yıl. İlk çıktığında okumuştum serinin birincisini. Neyse ki serinin 3. kitabı temmuz itibariyle onun değerini bilecek bu ellere düşecek. Ve seri bitiyor. Üzdü. Neyse ki Ilona ve kocası duracak gibi görünmüyor. (Dinimiz Amin.)

12 Haziran 2017

Korku: Gwendy's Button Box || Stephen King ve Richard Chizmar


Gwendy's Button Box
Stephen King ve Richard Chizmar

Tür: Korku, kurgu, kısa roman.
Sayfa:175
Çıkış: 2017
Goodreads Oylaması: 4.03
Puanım:

Öyle etiketlenebilir ama bu kitap korku türünde değil. Ona bir açıklık getirelim, tabii gerilebilirsiniz. (Stephen King korku ustası olarak biliniyor ama hâlâ "korkacağım")

Bir zamanlar 12 yaşında bir kız varmış...

Gwendy's Button Box (Gwendy'nın Buton Kutusu), 1974 yılında biraz kilo vermek için intihar merdivenlerinde spor yapan bir kızla başlıyor. Gizemli bir adam tarafından ona büyülü bir kutu veriliyor. Eğer adama inanırsak her butonun bir gücü, iki kaldıracın da hediyeleri var. Gwendy her gün leziz bir çikolata yiyebilir. Ya da arada 650 dolar değerinde 1800'lerin sonundan kalma bir gümüş para alabilir. Ya da bir butona basarak dünyanın sonunu getirebilir. Sıradan şeyler işte.

Bu kitap aslında maceradan maceraya koşan bir kızın hikâyesini değil, bu büyülü kutunun gücünü elinde nasıl tuttuğunu, onu ne şekilde kullandığını anlatıyor. Onunla beraber hayatında sürükleniyoruz. Gwendy büyülü kutuyu aldığında tamamen sıradan ve bir süre daha öyle olmaya devam ediyor. Ancak zaman geçtikçe, kendisi olağanüstü bir kız oluyor... Başına da epey olay geliyor. Bir yandan normal bir insanın başına da gelebilir dediğiniz şeyler...

Dili epey akıcı. Konu sürükleyici. Gizemli. Tatmin edici. Merak uyandırıcı. Ve sanırım King'in biriyle yazdığı ilk kitap. (Öyle duydum ama araştırmadım, tembelim demiş miydim?) Kitabı okurken heyecanlanıp geriliyor, bazen de kızın şansına hayret ediyorsunuz. Beklenmedik hikayelerden aslında. Karakterin gelişimini süreç boyunca gözlemleyebiliyorsunuz ve bu, bence hikayenin en güzel yanlarından biri.

Eğer çabuk okunacak ve güzel bir kitap arıyorsanız, bakabilirsiniz. Zaten üzerinde KING yazıyor. Hüsrana uğramak yok.

11 Haziran 2017

Türk Edebiyatı: Huzursuzluk - Zülfü Livaneli

Huzursuzluk
Zülfü Livaneli

Tür: Türk Edebiyatı, kurgu.
Sayfa: 160
Goodreads ortalaması: 4.19
Çıkış: 2017
Puanım:
Merhamet zulmün merhemi olamaz!

İstanbul’un kargaşası içinde sıradan bir yaşam süren İbrahim, çocukluk arkadaşı Hüseyin’in ölüm haberi üzerine doğduğu kadim kent Mardin’e gider. Onun, önce sevdaya sonra ölüme yazılmış, Mardin’de başlayıp Amerika’da sona ermiş hayatını araştırmaya koyulur. Böylece âdeta bir girdabın içine çekilir, tutkuyla ve hırsla gizemli bir kadının peşine düşer.

Harese nedir, bilir misin? Develerin çölde çok sevdiği bir diken var. Deve dikeni yedikçe ağzı kanar. Tuzlu kanın tadı dikeninkiyle karışınca bu, devenin daha çok hoşuna gider. Kanadıkça yer, bir türlü kendi kanına doyamaz… Ortadoğu’nun âdeti budur, tarih boyunca birbirini öldürür ama aslında kendini öldürdüğünü anlamaz. Kendi kanının tadından sarhoş olur.

Mardinli Hüseyin ile IŞİD zulmünü misliyle yaşamış Ezidi kızı Meleknaz’ın ve kelamın çocuklarının hikâyesi... Livaneli okuru, sevda ile acının iç içe geçtiği bir Ortadoğu gerçeğiyle buluşturuyor.

12 Mayıs 2017

Çocuk Kitabı: Ben, Yalnız Ivan - Katherine Applegate


Tür: Çocuk kitabı, kurgu
Sayfa: 200
Yayıncı: Altın Kitaplar
Çıkış: 2012
Çevirmen: Petek Demir
Seri: Yok
Puanım:
Ivan iyi huylu bir gorildi. 8. Çıkış Büyük Alışveriş Merkezi ve Oyun Salonu adlı AVM'deki cam duvarların arkasındaki yuvasında oturup insanları izlerdi. Yabanıl ormandaki yaşamını pek özlemezdi. Aslında eski yaşamını hiç düşünmezdi.

Sürekli izlediği televizyon şovlarını düşünürdü. Yaşlı fil Stella ile sokak köpeği Bob en yakın arkadaşlarıydı. Ivan en çok sanatla ilgilenirdi. Mangonun lezzetini nasıl duyumsayacağını ya da kulağına fısıldayan renkli yaprakların hışırtısını hayal ederdi.

Katherine Applegate gülmece ile hüzün ögesini büyük bir ustalıkla harmanlayarak dostluğu, sanatın değerini ve umudu Ivan'ın gözünden anlatarak çocuklara unutulmaz bir öykü sunuyor.

Çocuk kitaplarını pek sevdiğim söylenemez. Ancak bu kitabı okuduğuma çok mutluyum. Hem gerçek bir hikâyeden esinlenmiş olması, hem karakterlerin tatlılığı, hem de verilen mesaj beni çok mutlu etti. Duygulandırdı.

Kitabın başında öncelikle Ivan'ın sıradan hayatını, diğer hayvanlarla olan ilişkisini görüyoruz. Ivan yalnız. Bezmiş. Yıllar yılı, alanım dediği bölgede hapis kalmış. Onun insanlara dair yorumlarını, diğer hayvanların neler düşündüğünü, nasıl yuvalarından koparıldıklarını öğreniyoruz. Ancak bir gün, batmak üzere olan bu sirke, yeni bir üye katılıyor ve Ivan'ın omuzlarına daha önce hiç tanımadığı, aslında genetiğinde olan bir sorumluluk yükleniyor: Korumak.

Yürek ısıtan, aynı zamanda da ağlatan bir kitap olmuş. İnsanların hem iyi hem de kötü yönlerini veriyor ve bunu hayvanlar kendi bakış açılarından anlatıyor. Öyle vahşet sahneleri yok aslında. Çocuklar için yazılmış ama yetişkinler imaların farkına varıyor. Genel olarak bakıldığında umut veren, hayvan sevgisini aşılayan, doğru ve yanlış ayırımını veren öğretici bir eser. Sanatın önemini, bağlayıcı bir gücü olduğunu da odak noktası yapıyor. Hayvanların tutsak edilmemesi mesajı veriliyor. İnsanların da iyi olma seçimlerinin olduğuna değiniyor. Dili gayet sade.

Sonu güzel ve sevinçli bitiyor. Ama insanın içinde de bir acı bırakıyor bence. Çünkü hayvanları doğal ortamlarından sergilensin diye koparıp köle ediyoruz, sırf eğlenebilelim diye. O yüzden insanın içi biraz buruk kalıyor ama, kitabın bağlanma şekli de güzel. Kötünün iyisi diyebileceğimiz bir sonuçlanma.

Çocukların ve yetişkinlerin okuyabileceği güzel, etkileyici bir kitap. Zaten Newbery ödülü de bu tür kitaplara veriliyor. 

22 Mart 2017

Erotik Aşk Kitabı: Black Swan Affair || K.L. Kreig

Black Swan Affair
K. L. Kreig

Sayfa:370
GR Puanı: 4.34
Türkçe: Yok
Seri: Yok ama olabilir.
Puanım:

Normalde aşk kitabı, hele erotik okumayı tercih etmiyorum. Cinsellik sahnelerini okurken içim bayılıyor çünkü bu tür kitaplarda, %40'ı falan cinsellikle geçiştirilip hikâyeye pek önem verilmiyor. Gelgelelim, bu hikâyenin konusunu okuduğumda, kitap bana epey ilginç göründü.

21 Mart 2017

Doğaüstü: First Year || Rachel E. Carter

First Year 
Rachel E. Carter 

Tür: Gençlik, doğaüstü
Çıkış: 2013
Seri: Black Mage 1/4
Türkçe: Yok
Sayfa:252
GR Puanı: 4,00
Puanım:

First Year, urban fantasy kategorisinde epey iyi bir puanı ve okunma oranı olan bir kitaptı. Kitabı görünce hemen okumak istedim ve sayfa sayısı az olduğu için de hemen atıldım.
Urban fantasy (şehir fantazisi), tarihi kurgu, genç yetişkin türlerinden oluşuyor ama okurken aklıma direkt Vampir Akademisi, Harry Potter ve daha sonradan da Ölümün Hizmetkârları serilerinin karışımı olduğu geldi. 

20 Mart 2017

Kitap Yorumu: Öksüzler Treni || Christina Baker Kline


GR puanı: 4.13 (244,327)
Çıkış: 2013
TR Yayın: 2014
Seri: X
Özgün Ad: Orphan Train
Yayıncı: Arkadya
Puanım:

Bazen içinizdeki çocuk geçmişinizde hapsolur ve siz o çocuğu kurtarmak için tüm umutlara sımsıkı sarılırsınız…

Binlerce çocuk düşünün, ya ailesini hiç tanımamış ya da ailesini kaybetmiş. Kimsesiz çocukları düşünün, gülen gözleriyle size bakan. Tek istedikleri sıcak bir yuvayken, tek umutları ise onları bilinmeyen geleceklerine taşıyan Öksüzler Treni'dir.

1929 yılı Amerika'sında Vivian Daly de o trende yolculuk eden çocuklardan sadece biridir. Küçük yaşta hayatın zorluklarıyla karşılaşan Vivian, bir şekilde kaderine yön vermek zorundadır. Bunu gerçekleştirme gücünü de ona nereden geldiğini hatırlatan aile yadigârı kolyesinde bulacaktır…

On yedi yaşındaki Molly Ayer, son şansını da tüketmek üzere olduğunun farkındadır. Ona bakmakla yükümlü olan aileyle arası iyice açılan Molly'nin tek şansı, kamu hizmeti adına doksan bir yaşındaki yaşlı bir kadının çatı katını temizlemeye bağlıdır. Molly bu işi gönülsüzce yapacak olsa da aslında o yaşlı kadınla ne kadar çok ortak yönleri olduğunu yaşayarak öğrenecek ve geçmişte hapsolan ruhlarını özgür bırakma yollarını onunla birlikte keşfedecektir.

Öksüzler Treni ikinci şansları, beklenmedik dostlukları ve bizi kim olduğumuzu keşfetmekten alıkoyan sırları barındıran muhteşem bir roman.

13 Mart 2017

Türk Edebiyatı: Yüksek Topuklar || Murathan Mungan



Murathan Mungan'ı aslında yıllardır okumak isterim, bir sürü de kitabını alıp kitaplığıma eklemişimdir bu yüzden. Tüyap'ta imzalattığım Yüksek Topuklar'a kısmet oldu yazarımızla tanışmak.

Kitapta kadınlardan nefret eden, kalbi kırık, orta yaşlı bir kadının beş gün boyunca büyümüş de küçülmüş bir kızı evinde misafir etmesini anlatıyor. Bu bahaneyle de hayatında bir yolculuğa çıkıyoruz. Kimi zaman çok sancılı, kimi zaman da çok komik oluyor bu. Tanıdığı kadınlardan ve erkeklerden, ailesinden bahsediyoruz.

Bu kitabı böyle özetleyerek de biraz haksızlık ediyorum, çünkü kitap bundan çok daha fazlası: Kadına kadınları anlatıyor. Neden kadınların kadınları sevmediğini, neyi neden yaptığını, her hareketin ardında aslında dağlar yattığını... Artık bu kitabı her gördüğümde başka bir şey düşünemeyeceğimi söylemem gerek.

22 Şubat 2017

Gizem: Arıcının Çırağı || Laurie R. King






Tür: Polisiye, gizem, tarihi kurgu
Sayfa: 368
GR Puanı: 4.08
Seri: 14/1
İlk Çıkış: 1992
Çevirmen: Müge Atalay Bayyurt
Orijinal Adı: The Beekeeper's Apprentice
Yayınevi: Portakal Kitap
Puanım:

Tanıdığımız Sherlock Holmes; dâhiyane fikirleri, zekâsı ve pek çok olayın perde arkasındaki gizemi çözmekte üstüne olmayan şahsiyetiyle bir ekol… Bir gün emekli olup da bir kasabada arıcılıkla uğraşacağını duysanız inanır mıydınız? Evet, doğru duydunuz!

Yıl 1915… Sussex'te bir çiftlik evinde arılarıyla karşımıza çıkıyor dâhi dedektif Sherlock Holmes. Ta ki yakın zamanlarda öksüz kalmış, en az kendisi kadar zeki ve bir o kadar da kendini beğenmiş, küçük Mary Russell hayatına girip onu etkileyene kadar… Ondaki ışığı gören Sherlock, bildiği her şeyi öğretiyor Mary Russell'a; bir ipucunun peşine düşüp büyük resmi görmeyi, bulguları birleştirip bir şüphelinin pesinde iz sürmeyi, kılık değiştirip kendini gizlemeyi ve uzun zamandır unuttuğu içindeki o kıpırtıyı… Bir usta-çırak ilişkisi olarak baslayan bu ilişki, muhteşem bir ikilinin soluksuz maceralarına dönüşüyor. Evet, Sherlock'un yeni sağ kolunu takdim etmekten onur duyarız; Mary Russell!

The New York Times Bestseller yazarı Laurie R. King, "20. Yüzyılın En İyi Polisiye Romanı" ödülünü kazanan Arıcının Çırağı ile sizi yeni maceraların peşinde iz sürmeye davet ediyor! Takipte kalın! Bu ikilinin ismini yeni kitaplarla daha çok duyacaksınız!

8 Ocak 2017

2016'da Okuduğum En İyi Kitaplar



Bir yılı daha bitirdik. İyisiyle (hatırlayan varsa yazsın) kötüsüyle. Her sene olduğu gibi, bu sene de bir özet geçip yıl boyu okuduğum güzel kitapları sizinle paylaşmak istedim. Listeyi aşağıda bulabilirsiniz.
İnşallah 2017 çok daha iyi bir yıl olur...