25 Ağustos 2014

Kitap Yorumu: Aşka Var Mısın? || Natasha Boyd


Tür: Aşk, çik-lit, çağdaş
Sayfa:362
Çıkış: 2013
Tr Çıkış: 15 ağustos 2014
Fiyat: 20 TL
Goodreads puanı: 4.20
Seri: Eversea 1 / Toplam 2
Puanım: 4,5

Aşka Var Mısın? Ben yoktum ama Keri ve Jack açıkçası varlar. :P Kelime oyununu yapmadan giriş yapamazdım. Yok öyle bir dünya. :D

Dünyaca ünlü oyuncu Jack Eversea'nın küçük bir turistlik kasabaya, kendisini aldatan sevgilisinden kaçmak için geldiğinde ve Keri Ann ile tanıştığında ikilinin hayatı tamamen değişir. Geçmişinde büyük kayıplar yaşayan küçük kasaba kızı Keri, hem aile yadigarı evi tamir etmek hem de ayakları üzerinde kalmak için çaba sarf ediyordur. Ancak seksi mi seksi, ünlü mü ünlü, azıcık da problemleri olan ve en sevdiği serinin film versiyonunda favori karakterini oynayan Jack Eversea'nın, tüm dünyanın izlediği aldatma faciasından kaçarak kasabasında huzur bulmaya gelmesi, işleri de pek bir rayından oynatmıştı onun için.

Şok şok şok.

Keri Ann kalbini bu ünlü adama kaptıracak mı?
Jack tüm hayatını bir kenara atacak mı?
Jazz kız mı erkek mi?
Joey sorumluluklardan kaçmaya devam mı edecek?
Ben ikinci kitabı ne zaman okumaya başlayacağım? (Tercihen hemen. )
İşte tüm bu soruların cevabı bu kitapta. :D


Ama gerçek şu ki, söz konusu Jack olduğunda, Rahibe Terasa’nın gözünde bile bir pırıltı oluşabilirdi.
Spoiler içerir!

Eversea oldukça eğlenceli, akıcı, cinsel gerilimle dolu bir kitap. Her ne kadar erotik diyemesek de, sevişsinler de kurtulalım diyen tek ben olamam. :D Hele Jack'in yanağındaki gamzesi, kasları, boyu posu bu kadar detaylıca tarif edildikten sonra. :D

Yer gelecek her karaktere iki tokat çakıp sonra da kucağınıza oturtup sevmek isteyeceksiniz. Kitabı kapatıp sonra tekrar açıp merak içinde okuyacaksınız. Tatlı bir aşk hikayesi okumak isteyenler için! Ama tek sorun var: Finalsiz. İkinci kitap için gün saymaya başlayabilirsiniz.


Vakti geldiğinde terk edilme düşüncesi, daha doğrusu bunun kaçınılmazlığı anlık bir soğuk duş etkisi yarattı diyebilirim. Umutsuz aşkımı kibarca geri çevirse de, hiçbir şey söylemeden sadece çekip gitse de fark etmeyecekti.

Eversea'yı yavaş başlayan ama çok güzel biten bir kitap. Tatlı bir kapağı, içinde de sıcacık insanları var.  Meraklı komşular, yardımsever insanlar, deli bir arkadaş... :D Tehlikeli, doğaüstü ya da gizemli kitaplardan bir kaçış arıyorsanız bence bir el atın.

Finalsiz olduğunu söylemiştim değil mi? Kaplumbağanın da hikayede yer ettiğini? Benim özellikle Jack'i tekme tokat dövmek, yer geldiğinde yağlı kazığa oturtmak istediğimi? :D Keri Ann gibi masum, tatlı, yardım sever kızları baştan çıkarıp kalbini kıran heriflerden nefret ediyorum. O yüzden, yağlı kazık bence uygundur. :D

Çok eğlenceli bir kitap. Öneriyorum millet! Çik-Lit deyince bence istenileni veriyor. Hele Jazz'in ve Joey'in hikayesini çok ateşli bir şekilde bekliyoruz! :D

Bu da sevdiğim, komik alıntılardan biri. :D



Ben: Kusura bakma, sana uğrama ihtimali olduğunu söylemem gerekirdi. Büyükannemin yakın arkadaşıydı. Kim olduğunu sormuştur kesin, ne dedin?
Gece Yarısı Misafiri: Seni yapan bir arkadaş...
Gözlerim yuvalarından fırlayacaktı.
Gece Yarısı Misafiri: İyilik yapan! Sana iyilik yapan bir arkadaş! Pardon. Aptal telefon. Şeytan diyor fırlat at duvara...


Jack... Eğer geleceğimde olacağını bilseydim, tamamen farklı bir yaşam seçerdim.
Eğer farklı bir yaşam seçseydin, beni hiçbir zaman bulamazdın...Keri Ann



Tavan arasındaki kavanozlarda unutulmuş bir deniz taşı gibiydim. Denizin hızıyla öne arkaya savrulan, sonra Butler Cove kıyısına vurup sıkışan ve daha fazlası, daha güzeli için umudu olmayan, unutulmuş kırık bir çömlek parçası.


Kitabın en sonunda finalsiz olduğunu keşfeden ben


23 Ağustos 2014

Kitap Yorumu: Last Kiss Goodnight || Gena Showalter (Otherworld Assassin #1)


Tür: Aşk, doğaüstü, fantastik, uzaylı
Sayfa: 436
Goodreads puanı: 3.81
Seri: Otherworld Assassin 1 - Toplam 2
TR: Yok
Puanım:  (3,5)

Gena'nın bu yeni serisini okumak istiyordum. Genel olarak bakarsak, iyi bir Gena fanı sayılırım. Alien Huntress ve Karanlığın Efendileri serisini okumuş biri olarak... Kitabı okumaya başladıktan sonra, Bu Otherworld Assassin serinin de aslında Alien Huntress serisinin dünyasında geçtiğini fark ettim. Biraz şok oldu. Zira gözümde, Gena AH serisinde muhteşem bir dünya yaratmış, ancak ilk kitaptan sonra hepsini heba etmişti. AH'de uzaylıları ve yaşadığımız dünyayı işliyordu. Gelecekte geçen ve distopik bir dünya yaratmıştı yazarımız. Bin bir çeşit uzaylıyla dünyalılar yan yana ama pek de huzur içinde yaşamıyordu. Unuttuğum bir sürü şey var elbette, ama temelde bir uzaylıyla (ki bu vampirimsi uzaylı olur, altın gibi sarı uzaylı olur) bir insan eş oluyordu. Bu kitapta da işte bir uzaylı ile bir insan bin bir felaketi atlatıp mutlu oluyorlar.

Solo bir uzaylı ve bir patlama ardından kötü adamın biri tarafından bir sirke satılıyor. Tutsak ediliyor. Onun gibi bir sürü uzaylı da bu sirkte tutsak. Bu sirkin sahibi de kara büyüye bir bulaşmış sormayın gitsin. Herifin nefesinden dahi karanlık karanlık buğular çıkıyor resmen. Bu adamın da dünyalar tatlısı, Vika adında bir kızı var. Üstelik babasının karanlık büyüyle olan anlaşmasından nasibini fazlasıyla almış ancak kendisi saf kalmayı başarmış. Amma ve lakin babası sevgi ve koruma adını verdiği bahanelerle bu kızın hayatını zindan ediyor. Vika ise babasının gazabından kaçabildiğinde sirkteki tutsaklara yardım ediyor. Bu hem onun görevi, hem de onlara yapabildiği tek yardım. Taaki bileklerindeki kelepçelerin anahtarını bulup, onları kurtarana kadar.

İşte durum böyleyken, en son tutsak Solo ve Vika tanışıyorlar ve bir birlerine anında vuruluyorlar. Ancak ne Solo ne de Vika bu durumdan haberdar. İkili hem birbirine güvenmeli hem de bu kara büyü ile yönetilen sirkten diğer tutsaklarla kaçmalılar.



Alien Huntress'in dünyasını sevdiğim bir gerçek. Ama bu kitap gereğinden 100 sayfa daha uzundu. Okur olarak gereğinden çok fazla aynı şeyleri okuduğumu düşünüyorum. Çember bir odanın içinde koşuyormuş gibiydim aynı. Kitabın sonlarına doğru, olaylar ilerlemeye başladığında rahat bir nefes aldım ve Gena'nın yarattığı dünyaya kendimi kaptırabildim.

Kitap inandırıcılıktan ya da duygudan yoksun değil ama ÇOK uzun. İnsanı sıkıyor. Eğer sonu güzel olmasaydı, nefret edebilecek kıvama getirebilirdi beni.

Solo ve arkadaşlarının hikayesini merakla beklemiyorum. Kitabın beklentilerimi karşılamadığını düşünüyorum. Hatta 2. kitabı okuyup okumayacağım bile şüpheli. Gena beni kendinden soğuttu anlayacağınız. O zaman neden 3,5 verdim? Türüne göre iyi bir kitap ve iyi bir anlatımı var. Sırf 100 sayfa fazla diye de güzel romanı harcayamam. Öyle tutkuyla önermiyorum ama biliyorum ki kapak yüzünden ağzınızın suları akıyor ve burada çıkarsa koşa koşa alıp okuyacaksınız. :D

Düşündüğümde, kızın biraz daha az tatlı biraz daha vahşi olmayışı da beni hayal kırıklığına uğratan bir unsur. Zira kapak bunu sunuyor. Kızın duruşunda bir seksilik, bir kendine hakimiyet var. Ancak Vika ağlak ve aciz göründü gözüme. Fikri var ama cesaret ayrı bir konu. Birinin ona iyi bir neden vermesini bekliyor adeta.

Eğer yayınevi çıkarmaya karar verirse, bence önce Alien Huntress'i çıkarmalı. Kapak demişken, kapak kitabın kendisi ile %95 uyumlu. (Kızın saçları beline dökülüyor. :D )

22 Ağustos 2014

Kitap Yorumu: We Were Liars || E. Lockhart


Tür: aşk, genç yetişkin, gizem
Sayfa: 240
Goodreads puanı: 3,92
Seri: yok
Türkçe: yok
Puanım: 

Güzel ve seçkin bir aile.
Özel bir ada.
Zeki ve sorunlu bir kız; tutkulu, politik bir oğlan.
4 kişilik bir arkadaş grubu --Liars-- Yıkım yaratan bir arkadaşlık.
Bir isyan. Bir kaza. Bir Sır.
Yalan üstüne yalan.
Gerçek aşk.
Gerçek.

20 Ağustos 2014

Kitap Yorumu: Beware the Wild || Natalie C. Parker


Tür: Genç Yetişkin, Aşk, Gizem, doğaüstü
Sayfa: 336
Çıkış: 21 ekim 2014
Tr Çıkış: Hakları alınmadı.
Seri: Şu an için yok
Puanım: 

En tehlikeli sırlar, unuttuklarımızdır.

Sıcak bir haziran günü, Sterling’in abisi öfkeyle bataklığa gider ve o gün ondan haber alınamaz. Normalde bu pek endişe edilecek bir şey değildir, ama kasabada bu bataklıkla ilgili korkunç efsaneler dolaşıyordur. Giden aklı sağlim dönmüyor, bataklık insanlarla oynuyordur.

Akşam yemeği vakti annesi kızı Sterling’i çağırdığı sırada, abisi yerine bir kız çıkar bataklıktan ve ondan itibaren, abisi Phil’in bütün hayatını bu kız çalar: Arabasını, odasını, anılarını… İlk başta bunu bir tek Sterling hatırlar ve ailesine bunu açıkladığında doktoru çağırırlar. Sterling bütün hareketini güneş çarpmasına vurur ve gece abisini hatırlamaya çalışsa da yavaş yavaş bu yeni kız Lenora May’in abisinin hayatını daha fazla çaldığını fark eder: Anılarında bile. Ancak Sterling bu yabancı kıza abisini ve onun anıları çaldırmamaya kararlıdır. Bu andan itibaren bataklığa karşı soğuk bir savaş başlatır. Heart adlı bir çocuğun da bataklığın farkında olması, bu ki karakteri birbirine yakınlaştırır.



Kitabın çok heyecanlı bir anlatımı var. Bataklık olayı gerçekten ilgi çekici ve gizemi de oldukça sürükleyici. Peri masalı kıvamı var, sanki Hansel ve Gratel gibi. Sterling’in anoreksik oluşu, Phil’in öfke sorunları… Gerçekçi karakterler. Anlatımı da oldukça güzel. Kitabın ortalarına doğru bataklığın sırrı hem aydınlanıyor hem de daha karışık bir hal alıyor.

Kitabı gerçekten sevdim, hem tok bir anlatımı var hem de gerçekten kötü adam bulmak zor. Lenora ve abisi aslında Sterling ve Phil. İki farklı yola giden ama aynı şeyi isteyen kardeşler onlar. Kitabın sonunda bile, Fisher’dan nefret edemiyorsunuz. Shakespeare’ın evrensel karakterleri vardır ya, bir yandan bu kitabın karakterleri de öyle. Hayatta kardeşinden başka kimsesi olmayan birinin, onu korumak için elinden gelen her şeyi yapması; hatta bu kendi yozlaşmasını başlatsa bile.

Kitabın romans unsuru pek oturmamıştı bence, Heath ikinci sınıf bir karakter. Ancak kitabın asıl konusu ailenden kopamazsın olduğu için bence o kadar da önemli değil. Gerçi kitabın sonuna doğru sevimliliği arttı…

Bataklık Sterling'i de baştan çıkacak mı yoksa gerçekten daha mı güçlü artık. Aklımda sorular! Kitabın haklarını kimin alacağı heyecanlı bir bekleyiş benim için! :D

Beware the Wild, Natalie C. Parker'ın ilk kitabı. Bence oldukça iyi bir iş çıkarmış! :D

19 Ağustos 2014

Kitap Yorumu: Fireborn || Keri Arthur (Souls of Fire #1)


Tür:  Doğaüstü, Aşk, Vampir
Sayfa: 370
 İlk Çıkış: 2014
TR Çıkış: Çıkmadı
Goodreads puanı: 3.82
Seri: Souls of Fire  / Toplam 1
Puanım: 

Urban Fantasy günlüğümden gene merhabalar efendim. :D Bu sefer ünlü bir yazar olan Keri Arthur'un yeni serisi Fireborn'u okudum. Fireborn (Ateşten Doğan) adından da anlayacağınız üzere, Ateşle ilgili. Kitabın kapağı da oldukça ateşli. 2014 temmuzunda çıkan bu kitap. Zümrüdü Anka ya da sadece Anka adıyla andığımız mitolojik, kendi küllerinden doğan bir yaratığı ele almış. Ancak her zamanki gibi bir sürpriz var: Anka bir insanın 3 şeklinden biri. Yani ateş ruhuna, insanken ateşe ve kuşa dönüşebilir. Bu kızımızın adı Emberly ve kendisi anlatıcımız.

Not: Ankalar hakkında buradan bilgi alabilirsiniz.

16 Ağustos 2014

30. ÜKG Blog turu: Duvarların Dili Olsa || Alice Clayton - Ön Okuma



30. ÜKG turundan herkese merhabalar. Bu turda, aşık olacağınız karakterlerin yer aldığı bir kitabımız var. Benim ve binlercesinin favorisi elbette Clive.
Kitaptaki erkek karakter olan Simon değil.
Kadın karakter Caroline de değil.
Kitabın sevimli mi sevimli, zıpır mı zıpır kedisi Clive. Kedi nanelerini hazırlayın yani!!

Karanlığın Efendileri Serisini Hangi Sıra ile Okumalı - Gena Showalter



Serinin yeni çıkan kitabıyla birlikte bugün bana bir sürü "Serinin diğer kitapları neler?" sorusu geldi. Ben de boş işler müdürü ve yardım etmeyi seven bir blogger olarak hemen kitap adlarını saydım. :D Ancak sorun şu, hafızam öyle kötü ki 3 kişiye cevap vermek için 3 defa araştırmak zorunda kaldım.
Çok şanslıyım. :D

Hem kendim için hem de sizler için: işte serinin tüm kitapları. Linklere tıklayarak yorumlara gidebilirsiniz.

Karanlığın Efendileri - Lords of The Underworld


0,5 - The Darkest Fire (Lords of the Underworld, #0.5) - Kısa Hikaye, çevrilmedi.
1 - En Karanlık Gece (Lords of the Underworld, #1)
2 - En Karanlık Öpücük (Lords of the Underworld, #2)
3 - En Karanlık Zevk (Lords of the Underworld #3)
3,5-The Darkest Prison (Lords of the Underworld, #3.5) - Kısa Hikaye, çevrilmedi
4 - En Karanlık Fısıltı (Lords of the Underworld, #4)
4,5-Heart of Darkness (Includes: Lords of the Underworld, #4.5)
5 -The Darkest Passion (Lords of the Underworld, #5)
6 -The Darkest Lie (Lords of the Underworld, #6)
7 -The Darkest Secret (Lords of the Underworld, #7)
8 -The Darkest Surrender (Lords of the Underworld, #8)
9 -The Darkest Seduction (Lords of the Underworld, #9)
10-The Darkest Craving (Lords of The Underworld, #10)
11-The Darkest Touch (Lords of the Underworld, #11)

Mitolojik bir seri olan Karanlığın Efendileri Pandora'nın Kutusunu açıp dünyaya iblisleri salan güçlü savaşçıların hikayelerini anlatıyor. Ceza olarak Tanrılar bu iblisleri her bir savaşçının bedenine yerleştiriyor. Şüphe, ölüm, veba... Bu savaşçılar ve iblisleri artık bir bütün. Pandoranın Kutusunu kendilerini öldürmek isteyen Avcılardan önce bulmalılar.