30 Aralık 2012

2012'nin Fos Çıkanları


Elbette herkesin günlerce, aylarca okumak için beklediği, okuyunca da bu muydu! diye saç baş yolduğu kitapları vardır. Bende de bir kaç tane oldu. Listeyi 2012 de okuduğum kitaplarla sınırladım.
Bu, listede ki kitapların hepsinin kötü olduğu anlamına gelmiyor kesinlikle, sadece daha farklı şeyler beklediğimi ifade ediyor. Ya da kötü olduğunu.
Hadi hangi kitaplarmış bunlar bakalım:

29 Aralık 2012

En Sert Kadın Kahramanlar


Geçenlerde Yorumbaz  Yılın En Esas Adamlarını seçmişti, onun adamlarıyla benim kadınlarım kıyasıya çakışır dedim ve En Sert Kadınları seçmeye başladım. Bunun için aylarımı laptop başında harcadım, her gün saatlerimi verdim...

Ve işte karşınızda En Sert Kadınlar!

26 Aralık 2012

Akmar Ziyareti || Kitaplarım 11


Dün Twitter'dan ve Facebook'dan Akmardayız diye yeri göğü inletmiştim, bugün de burayı inleteyim dedim :D

23 Aralık 2012

Kitap Yorumu: Ucube Kocakarılar || Terry Pratchett

Ucube Kocakarılar (Discworld #6)
Terry Pratchett

Tür: Fantastik, mizah, 
Sayfa:413
Orginal Adı:;Wyrd Sisters
Goodreads Puanı:4.03 (27.207 Oylama)
Çeviri: Niran Elçi
Büyülü Diskdünya`da krallıklar sallanıyor, tahtlar devriliyor.. Yasalara saygılı üç cadı, krallık politikasına karışıyor. Ama Nine Havamumu (Eşit Haklar, Eşit Ayinler) ve cadı meclisinden arkadaşları bunun, oyun yazarlarının düşündüğünden çok daha zor olduğunu anlatmakta gecikmiyorlar... Beklediğiniz her şey burada; kambur krallar, kayıp taçlar ve kılık değiştirmiş varisler. Hepsi, daha önce hiç duymadığınız şeylerle bir araya geliyorlar; sahne korkusuyla tir tir titreyen bir gök gürültülü fırtına ustası ve uçuş sırasında yakıt ikmali yapılabilen cadı süpürgesi gibi. Fantastik kurguyu ironi ile buluşturan Diskdünya serisinin altıncı kitabı. Katışıksız bir kahkaha fırtınası.

Paranormal dedim, cadısı, hayaleti, efendime söyleyeyim Azrail'i var dedim, akar bu kitap bitiririm bir seferde dedim. Nah bitirdim! Moonstone vakası gibi elimde süründü kitap, ucu başı sonu belli olmaya bir süre boyunca.

Elimde silah olsa yapabilirdim...

Amazing



Terry İngilterenin en iyi yazarlarındanmış... Aman benden uzak dursun. (Zaten kadın sanıyordum, öğrenince abov erkekmiş bu dedim. Kitap Hayvancağızı Neil'in kankası demişti fantaziler kurmuştum.)

22 Aralık 2012

Nalini Singh'i Tanıyalım




Bu sefer hem çok sevdiğim, hemde Facebook sayfamda yaptığım ufak ankette sizlerin seçtiği bir yazardan bahsetmek istiyorum.

Nalini Singh.

  • Kendisi Türkiyede çıkan Meleklerin Kanı adlı kitabın (Lonca Avcısı Serisi), çok bilinmesede Psy-Changeling adlı paranormal-romance türünde başka bir serinin ve çeşitli harlequin kitaplarının da yazarıdır.

21 Aralık 2012

2012 de Okuduğum En İyi Kitaplar





Pinuccia'nın Kitaplarında görüp ben de 2012'de okuduğum en iyi kitapları bir postta paylaşmak istedim. Goodreads bu konuda çok yardımcı oldu.

İnsan senenin sonunda tüm kitapları gözden geçirince, kimini unuttuğunu kimini tekrar okumak istediğini görüyor. Bir nevi senenin özeti. Bu sene okuduğum kitapların bana ne kattığını ölçmenin imkanı yok, ama her biri farklı bir pencere her biri farklı bir dünyaydı.

19 Aralık 2012

Kitap Yorumu: Umut Işığım || Matthew Quick


Pat Peoples ile tanışın. Pat'in iyimserliğe dair bir teorisi var: Hayatının, yapımcılığını Tanrının üstlendiği bir film olduğuna inanıyor. Ve mutlu sona ulaşması için Tanrı ona fiziksel olarak formda olmasını, duygusal açıdansa kitap okumasını emrediyor; bunun karşılığında ayrıldığı karısı Nikki'nin ona geri dönmesini sağlayacak. (Pat'in uzun yıllar bir akıl hastanesinde yattığını söylersek umarız şaşırmazsınız.)
Umut Işığım, bir adamın hafızasını yeniden kazanmaya çalışırken karısının ihanetiyle yüzleşmek zorunda kalmasına dair gürültücü ve keskin hikâyesini anlatıyor. Matthew Quick bizi Pat'in zihninde dolaştırıyor, hünerli kalemiyle bize onun sevimli olduğu kadar çarpık bakış açısıyla bambaşka bir dünya gösteriyor. Bu dokunaklı ve eğlenceli roman, depresyon ve aşka çok farklı bir gözle bakmanızı sağlayacak.
O yüzden elimden gelenin en iyisin yapıyorum ve etrafımızı saran aynalarda göz ucuyla dansımızdan parçalar yakaladığımda Gerçekten kusursuz dans ediyoruz! diye düşünüyorum. Bitirdiğimizde çok heyecanlanıyorum, çünkü kazanacağımızdan adım gibi eminim; kendimizi bu kadar adayıp hayatımızdaki bir sürü şeyden feragat ettikten sonra kazanmamamız mümkün değil. Bu kısa film, kesinlikle mutlu sonla bitecek!

16 Aralık 2012

4. ÜKG Turu Part 3: İki Dresden Arasındaki Fark.


4. ÜKG turu part 3'e hoş geldiniz! Bu sefer kitap yorumu ve okuyucu testi yerine sizlere daha farklı bir yazı sunmak istedim. Bu yüzdende daha önce bahsedilen, Harry Dresden'in konu alındığı The Dresden Files adlı diziyi didik didik ediyorum. İşte 2007 yılında başlayıp bir sezon süren dizideki Dresden ile kitap kahramanı Dresden arasındaki benzerlikler ve farklılıklar.

  • Harry'nin annesinin öldüğü hem dizide hemde kitapta üzerine basa basa belirtiliyor. Ama kitabın aksine dizide Harry daha çocukken annesinin öldürüldüğün bilirken kitap serisinde bu, daha sonra aydınlığa çıkarılıyor.
  • Bob, bizim çapkın kuru kafamız ise kitapta bir bedene sahip olmazken dizide, gayet katı bir biçimde karışımıza çıkıyor. Sahne bitimindeyse onu kuru kafasına geri dönerken görebiliyoruz. Ayrıca dizide Bob'un Amcasından Dresden'e miras kaldığını öğreniyoruz. Tabii bunun doğruluğunu bilmek şuan için mümkün görünmüyor. Henüz okuduğum kadarıyla böyle bir bilgi yok. Ayrıca Bob dizide çok büyük bir yer edinirken kitapta bir kaç sahne dışında onu göremiyoruz.
  • Kitapta Dresden'i kiralamaya gelen kişiler ofisi tercih ederken dizide daha farklı sahnelerde onları görebiliyoruz.
  • Kitabın aksine Harry insanlardan yardım almaktan çekinmeyen birisi ve kitapta başlayan Susan & Dresden ilişkisi dizinin daha ilk bölümünde temelleri uzun süre önce atılmış bir şekilde karşımıza çıkıyor.
  • Kitapta Harry büyüyü çok acil durumlarda ya da göz korkutması gerektiği anlarda kullanırken dizide daha çok büyü sahnesi var, ayrıca insanların önünde uygulamaktan çekinmiyor.
  • Dizide deri yüzen bir aztek tanrısı geçiyor ve bu, bana, Anita Blake'in Karacamdan Kelebek kitabını hatırlattı. Derisi yüzülmüş kurbanlar ise bu ip ucunu güçlendiriyor. Bir gönderme var mı emin olamasamda yakalaması hoş bir ayrıntı. Daha önce size bahsettiğimiz gibi yazarımız Jim, Laurell'den etkilendiğini belirtmişti.
  • Aynı kitaptaki gibi dizide de Harry, Murphy'e pek bir şey anlatmıyor ve gizemli adamı oynuyor.
  • Dizinin Fırtına Büyücüsünün kurgusuna uygun gitmediğini de belirtelim. Cinayetler, sahneler ve tabii -bir kaç ana karakter dışında- karakterler farklı.
  • Murphy'nin dizide bir kızının olması ise tam anlamıyla bir şok.
  • Kitapta Dresden asasını elinden düşürmezken dizideki Dresden'in asasını ilk bölümde göremedik bile.

Ah unutmadan, aynı kitaptaki gibi Dresden dizide de dövülüyor. Sırf bu bile olmuş bu dizi dedirtecek bir ayrıntı.

Dizinin baş rol oyuncusu Paul Blackthorne ilk başta Harry Dresden için çok itici gelse de yavaş yavaş gözünüz ona ısınıyor. Tabii ben daha uzun, biraz tüy siklet hayal ediyordum Dresden'i. Kitapla beraber gitmeyen ama bu büyü dünyasını tanımak için izlenebilecek bir dizi.

Bu yazı ile Dresden Dosyaları artık bir sona ulaşmış bulunuyor. Umarım sizlerde bizim kadar eğlenmişsinizdir. Diğer Turlarımızdan ve gelecekteki etkinliklerimiz için facebook sayfamızı beğenmeyi unutmayın! Ütopik Kızların Günlüğü

Diğer Bloglarımızı ziyaret için:

Kitap Hayvanının Günlüğü: 10 Maddeyle Harry Dresden.
Kitap Esintisi: Dresden Dosyaları.
Kağıt Kız: Ön Okuma
Kitaplık Kedisi: Hayalet Tehlikesi


13 Aralık 2012

Kitap Yorumu: Obsidiyen || Jennifer L. Armentrout


Obsidiyen
Jennifer L. Armentrout

Tür: Paranormal Aşk, Genç Yetişkin
Sayfa: 360
Seri: Lux 1
Toplam Seri Kitabı: 5
Orjinal Adı: Obsidian
Çevirmen: Bilge N. Zileli
Puanım:

Her şeye yeniden başlamak çok berbat.
Annemle birlikte Batı Virginia'ya taşındığımızda, kendimi sıkıcı işlere adamıştım, ta ki tüyler ürpertici yeşil gözleri ve kaslı vücuduyla yan komşumuz karşımda dikilene kadar.
Ama işler tahmin ettiğiniz gibi gitmedi. O, ağzını açtı.
Daemon hem kabaydı hem de kendini beğenmiş bir pislikti. Birbirimizden hoşlanmamıştık. Tam hikâye burada bitiyordu ki bir kazaya uğradım ve Daemon zamanı dondurarak beni kurtardı. Yakışıklı uzaylı komşum üzerimde bir iz bırakmıştı. Yanlış okumadınız. O, bir uzaylı. Daemon ve kız kardeşinin yeteneklerini çalmak isteyen düşmanları vardı ve Daemon'ın bıraktığı iz bütün düşmanları başıma toplamıştı. Bu korkunç durumdan canlı kurtulmak içinse tek yapmam gereken üzerimdeki uzaylı izi etkisini yitirene kadar
Daemonın yanından ayrılmamaktı.

9 Aralık 2012

4. ÜKG Blog Turu: Kurtadamlar || Jim Butcher + Kitap Yorumu


4. ÜKG Blog Turu ile karşınızdayız! Bu sefer formatta ufak bir değişiklik yaptık. 3 hafta boyunca, İthaki yayınlarından çıkmış olan Dresden Dosyalarının 3 kitabını inceliyoruz. Bu hafta serinin 2. kitabı Kurtadamları ele aldık.


Diğer ÜKG Bloglarınıda ziyaret etmeyi unutmayın!

Zimlicious: Yazar Röportajı
Kitap Esintisi: Kitap Yorumu
Kitap Hayvanının Günlüğü: Kitap Yorumu
Romancekolik:Kitap Yorumu
Kitaplık Kedisi:Kitap Yorumu


5 Aralık 2012

Yasmine Galenorn'u Tanıyalım




Gene çok sevilen bir yazar hakkında edindiğim ufak tefek bildileri sizinle paylaşmak istedim. Her ne kadar kitapları sevsek de yazarlar hakkında pek bir bilgimiz yok, bu kitapları sevmemize engel değil tabii ki; ama ben her daim yazar hakkında bir iki şey bilmenin beni daha çok tatmin ettiğine inanmışımdır.

2 Aralık 2012

4. ÜKG Blog Turu || Fırtına Büyücüsü || Jim Butcher



4. ÜKG Blog Turu'nda Dresden Dosyaları ile karşınızdayız. Serinin ilk 3 kitabını 1 hafta arayla inceliyoruz. Biz gene hazırlarken çok eğlendik, umarım siz de eğlenirsiniz. 

9 Aralık Pazar Saat 3.00 || Kurtadamlar
16 Aralık Pazar Saat 3.00 || Hayalet Tehlikesi
Serinin meraklıları içinse güzel bir haber, 4. kitap 2013'ün ilk aylarında çıkıyor.

27 Kasım 2012

Kısa Hikaye: The Speckled Band || Arthur Conan Doyle




One of four Sherlock Holmes stories that can be classified as a locked room mystery. The story was first published in Strand Magazine in February 1892, with illustrations by Sidney Paget

The Speckled Band 
Arthur Conan Doyle


Tür: Gizem, Polisiye
Seri: The Adventures of Sherlock Holmes #8
Sayfa: 25
Goodreads Puanı: 3.99 ( 1.137 oylama)

24 Kasım 2012

Son Tüyap! || Kitaplarım 10



Bu son 4 kitapla tüyap maceramı sonlandırdım.Gene bir Aziz Nesin. Alıyorum ama ne zaman okuyacağım ? Olasılıksız ise Zimlicious'un gazına gelip alındı. Ayrıca ciltli, ayrıca 10 lira :))

Israr üzerine bedavaya aldığım iki kitabıda yazıyorum :))

April yayınevinden Olasılıksızı aldım ve Empatiyi de yanında "hediye" olarak istedim :D Sevimli stand görevlisi de 10 liralık kitaba 13 liralık kitabı hediye edemeyeceğini ama çizgi roman verebileceğini söyledi. Bende saydıklarından Jack London'u seçtim :D

Aziz Nesin ise sahafımın armağanı. Ben arkadaşlarım faydalansın diye onlarla 3 kez gidip, her seferinde de kitap alınca oda bana Aziz Nesin'i hediye etti :))

20 Kasım 2012

Gene Tüyaptaydım!! || Kitaplarım 9


Gene Tüyaptaydım, gene bir sürü kitap aldım :D Aziz Nesin ve Tengezer sahaflardan alındı. AN 3.5 lira Tengezer 5. liraydı. Nemesis'in standında 5 liraya bulabilirsiniz. Lucian ve Işık Prenside bu fiyat kapsamındaydı




 İki Tuna Kiremitçi kitabının tanesi 2 liraydı. Doğan Kitabın standında görmemle direkt elimde kaldı. Çok sevindim :))

19 Kasım 2012

The Moonstone || Wilkie Collins


The Moonstone
Wilkie Collins


Tür: Dedektif, Gizem, Aşk Hikayesi
Sayfa: 640
Goodreads Puanı: 3.88 (18.199 oylama)
Türkçe: Çevrildi. Aytaşı
Puanım:

Savaş ganimeti olarak İngiltere´ye getirilen paha biçilmez Hint elması ´Aytaşı´, on sekizinci yaş gününde Rachel Verinder´e hediye edildiği gece ortadan kaybolur. Kuşkular kambur hizmetçi kızın, Rahcel´in kuzeni Franklin Blake´in, esrarengiz üç Hintli hokkabazın, hatta Rachel´in kendisinin üzerinde toplanmıştır. Scotland Yard elemanı, soğukkanlı Çavuş Cuff çağrılır ve Robinson Crusoe okumaya meraklı, çok bilmiş kahya Betteredge´in yardımlarıyla kayıp elmasın sırrı aydınlanır. (Arka Kapak)

18 Kasım 2012

Tüyap Macerası || Kitaplarım 8


Bir yıldır beklediğim gün nihayet geldi ve ben koşa koşa Tüyaba gittim. Kapılarını açar açmaz girdim. İlk işim Salon 3'te ingilizce roman satan bir standa gitmek oldu. Ve oradan Nicholas Sparks'ın The Lucky One adlı kitabını aldım. (Günah Pazarının yanındaki)


O yeşil ve kırmızı kedişler sevgili Yaşar~Okur~Çizer'in kendi elleri ile bana yapıp gönderdiği kitap ayraçları :))

11 Kasım 2012

Kitap Yorumu: Undeniable | Madeline Sheehan


Undeniable (Undeniable #1)
Madeline Sheehan

Tür: Erotik, Romance. 
Goodreads Puanı: 4.31 (1881 oylamada)
Türkçe : Çevrilmedi
Puanım:  

Okurdan Not: Bu kitap tek eşlilik, çiftler arası sadakat isteyenlere göre değildir. Dili küfür dolu, içinde cinayet, tecavüz ve işkence barındırmakta.

Uyarımıda yaptıktan sonra bu kitaba bayıldığımı söylemeliyim. Açılış cümlesi ile başlayıp beni kendisine hayran bıraktı. İçinde o kadar çok "F*ck" geçiyordu ki  Fifty'deki "gasp"lar hiç kalır.

Madem bu kadar çarpık neden sevdim?

Bu soruya kesin bir cevabım yok, ama her şeye rağman hatalar yapan insanların bir arada olması, kopmaz bağlar inşa etmesi, her kötülükten dahada güçlü çıkması beni çok etkiledi. Ayrıca kitabın anlatım tarzı çok hoş. 25 yıllık bir dönemi bize Deuce ve Eva'nın birbirini ilk gördüğü anı, onların gözünden anlatıyor. Öyle haftalar değil birkaç dakikayı, bir saati bir günü...

Kitap şu cümle ile başlıyor:

Mark Twain said, “The two most important days in your life is the day you were born and the day you find out why” I don't remember the day I was born but I remember the day I found out why. His name was Deuce. He was my “why”. And this is our story. It is not a pretty one.  Some parts of it are downright ugly. But it’s ours. And because I believe everything happens for a reason, I wouldn’t change a thing.

Kendi çarpık biçiminde romantik bir kitap.

Eva 5 yaşlarındayken bir motor kulübünün lideri olan babasını hapishanede ziyaret eder ve Deuce ile tanışır. (Oda başka bir kulübün lideri.) Orada ufak bir bağ kurarlar. Yıllar geçen Eva'nın Frankie adında üvey bir kardeşi olur, tüm hayatı kulüp erkeklerinin seks, ölüm kokan hayatında geçmektedir.

16 yaşında ilk kez Deuce'u öper 18'inde birlikte olurlar. 22'sinde o yazı onunla geçirmek için kulübüne gider ve her şey ters gider. Deuce onu "Old Lady" yapmak ister. Evde onun gelmesi için bekleyen bir kadın, ama bu Eva'ya aykırıdır. Gider...

Deuce hep öküzdür, hep kördür, işleri batıran kısımdır...

Frankie kitabımızın en sapık, psikopat karakteri... Tecavüzlerin sorumlusu... Eva kaçınca ona bağımlı olan Frankie delirir ve görür görmez onu, tecavüz eder. Eva artık onu terk etmeyecektir. Öyle de olur. Frankie Eva'nın soluduğu havayı saluyanlardan bile nefret eder. Frankie Eva olmadan uyuyamaz bile...

Yıllar geçer Frankie hapise düşer ve Eva onu kurtarmak için kendini satmak zorunda olduğu bir durumda bulur. Chase. Kitabımızdaki evli bir başka karakter üstelik Eva'nın en iyi arkadaşıyla.

Deuce evli, Eva evli, Chase de.

Kitapta motor kulüplerinin tüm pisliklerini görüyoruz. Okumaya niyetliyseniz kendinizi hazırlayın. Orada burada geçen sert bir yolculuk olacak. Kitabın sonu  mutlu bitiyor, azda ya da çok. Ben gerçekten sevdim ve ağzım bir karış açık biçimde okudum. Hâlâ etkisinden de çıkamadım...


8 Kasım 2012

Charlaine Harris'i Tanıyalım





Bu sefer sizlere Charlaine Harris'i tanıyorum. İyi eğlenceler!


4 Kasım 2012

3. ÜKG Blog Turu: Bazı Kızlar Isırır || Chloe Neill - Kitap Yorumu



3.kez Blog Turumuzla karşınızdayız!


Türkiyenin ilk Blog Turu
Ütopik Kızların Günlüğü

Daha önceden iki blog tur düzenlemiş, çok güzel tepkiler almıştık. Türkiye bir ilki başarmanın verdiği heyecan bu tepkilerle birleşti ve yolumuza 3. turumuzla devam ediyoruz. Bu sefer Optimum Kitap'tan Bazı Kızlar Isırır'ı eleştirdik, yorumladık.

1 Kasım 2012

Konumuz Buffy The Vampire Slayer.


Siz daha önce Vampir Avcısı Buffy/ Buffy The vampire Slayer'ı duydunuz mu?
Eğer duymadıysanız çok kaybınız var, hemen  bir bakın derim.

Bir Hedda Gabler Günü




        Bugün Taksimde Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesinde Hedda Gabler'ı izledim ve tek kelime ile müthişti.

        Çok tiyatroya deneyimim yok itiraf etmem gerekirse. Öyle bu güzeldi, bu değildi dersem sözüme pek güvenmeyin, araştırın ne bileyim. Baştan söylemek istedim :D

        Civciv saçlı kadın Hedda'nın performansı çok güzeldi. Hakkıyla oynadı resmen; güldürdü, ağlattı, nefret ettirdi... Tam bir cadolozdu. Cadoloz severim.

28 Ekim 2012

Marked || Kim Richardson

Marked || Kim Richardson

Marked (Soul Guardians #1)
Kim Richardson


Tür: Genç Edebiyatı
Sayfa:292
GR Puanı:3.60
Türkçe: Çevrilmemiş
Puanım:


Sixteen year-old Kara Nightingale’s ordinary life is suddenly turned upside down when she dies and wakes up in a strange new world with a new career—as a rookie for the Guardian Angel Legion. Kara is pulled into the supernatural, where monkeys drive the elevators, oracles scurry above giant crystal balls, and where demons feed on the souls of mortals. With the help of her Petty Officer and friend, David, Kara hurtles towards an adventure that will change her life forever…

24 Ekim 2012

Gençlik Kitabı: İntihar Notlarım || Michael T. Ford




Bir yılbaşı gecesi bileklerini keserek intihar eden 16 yaşındaki Jeff'in, kaldırıldığı psikiyatri kliniğinde yaşadıklarını anlatan kitap, buradaki 45 günlük terapi programı boyunca Jeff'in yazdığı günlüklerden oluşuyor.

Önceleri, intihar ettiği gerçeğini gözardı eden ve oradan bir an önce çıkmak için terapistini iknaya çalışan Jeff, bunda başarısız olunca dikkatini klinikte tedavi gören diğer hastalara yöneltir. Kurduğu arkadaşlıklar sayesinde onları ve yaşadıkları sorunları daha yakından tanıdıkça, kendini hem keşfetmeye hem ifade edebilmeye başlar.

Günümüzün en önemli sorunlarından birini merkez alan kitabı, 1968, ABD doğumlu Michael Thomas Ford 2008'de yazdı. Lambda Edebiyat Ödülleri'ne onlarca kez aday gösterilip bu ödülü birçok kez kazanan yazarın bu kitabı da, yok sayılmaya çalışılan önemli temaları, tüm gerçekliğiyle gözler önüne seriyor.

23 Ekim 2012

Kitap Yorumu: Fury's Kiss || Karen Chance



Dory sert ve kirli dövüşmeye alışık. Tuhaf bir laboratuvar'da uyanıp, yabancı bir adamın başında dikildiğini görünce, ilk iç güdüsü adamın kafasını hızlıca kesmek oluyor. Şans da o ki, adam aslında efendi vampir Louis-Cesare; yani, öldürmesi pek kolay değil. Sonuç olarak, Dory kaçırılıp laboratuvar'a getirildiğinde, bir grup senato vampir kuvveti ile büyülü eşyaları ve silahları Faerie'den çıkaran kaçakçılar üzerinde çalışıyormuş. Louis-Cesare onu kurtardığında ise, kendisine ne olduğuna dair bir anısı yok. Ne olduğunu ve kimin yaptığını öğrenmek için Dory meleklerle, delilerin en delisi çılgın bilim adamlarıyla ve ölüden beter, bir kaç vampir türüyle yüzleşmek zorunda kalıyor. 






Fury's Kiss (Dorina Basarab #3)
Karen Chance

Tür:Paranormal Aşk Hikayesi
Sayfa:536
Goosreads Puanı: 4,34 (720 oylamada)
Türkçe:Çevrilmedi


Dorina Basarab, benim sevgili Dhampir'im,

Uzun bir aradan sonra seni okuma şansı elde ettim. "Hoşlandın mı" diye sorarsan biraz hayal kırıklığına uğradığımı söylemem ne yazık ki kaçınılmaz oluyor. Tabii, kitabının sonu beni çok şaşırttı. Dory ile Dorina (Senin vampir yarın) arasındaki ayrım benim biraz kafamı karıştırdı. Bir kez daha Mircea'nın bir baba olarak ne kadar harika, bir sevgili olarak ne kadar odun olduğunu anladım. Hayatın artık iyice yoluna mı girdi ne!

Sana daha çok puan vermek isterdim ama ne yazık ki Karen'ın seni anlatma tarzı beni yoruyor, sürekli bir aksiyon! Olayları hazmetmemize izin vermiyor. Doğal olarak, aşırı olan kitap sayfaları gözümde büyüyor. Belki seni de Türkçe'ye çevirirler ne dersin? Cassi ile olan karşılaşma sahnen! Bir oturup konuşun, şu işi açığa kavuşturun ne olur, beklemekten iliğim her tarafım kurudu.

Louis- Cesare gerçekten farklı bir vampir, onun bulduğun için şanslısın. Bırakmayı düşünürsen her zaman talibiyim. İlişkiniz bazen çıkmaza girmiş gibi görünse de mutlu sonunuzu görüyorum.

Kitap boyunca ne çok ayılıp bayıldın sen öyle! 6 defa falan oldu sanırım. Claire'in yorumları beni gülümsetti; ama onda yapay bir şeyler var. Belki de hikayesini tam bilmediğim için...
Beni en çok Senate'nin senin yeni pozisyonunu açıkladığı andaki düşüşün güldürdü. Ah Kit Marlowe! Onun aşık olmasını ne kadar çok istiyorum! Öpüştüğünüz anda bir şeyler olsun o kadar çok istedim ki!!! Ama tam bir çıkmaz olurdu. Gene de onunda bir hikayesi, serisi olmalı. Çok şey istemiyorum değil mi?

Bu kitapta Zombiler olmak zorunda mıydı? Gerçekten??? Düşmüş meleklere sözüm yok!

Bana geçiş kitabı gibi geldi Dory. Bir şeyler olacak belli, büyük şeyler. Ama tam oturmamıştı. 4. kitapta artık, ne zamansa.

Seni kısa zamanda okumayı umuyorum. Sağlıcakla kal!

Sevgiler, Merve

Kitap Hakkında:

Hafıza kaybı ile uyanan Dory gene bir sürü şey ile uğraşıyor. Önce hafızasını kazanmaya çalışırken vampirler tarafından sürekli bir saldırıya uğruyor. Marlowe'un ona karşı olan düşmanlığı, Mircea'nın beynine ufakken yaptığı bir duvar ve çocukluk anıları, bu duvarın çökmeye başlaması ile... Çok yoğun, aksiyon dolu  ve biraz karmaşık bir kitap.
Zombi-vampirlerin saldırıları ve onca vampirin ölümü, en sonunda Faeri'nin dünyayı ele geçirip eski tanrıları serbest bırakma planlarının gene Dory tarafından alt edilmesi... O kadar çok olay var ki.

Cassie sevenler ve Mircea'ya tapanların ve Louis-Cesare'a aşık olanların okuması gereken bir seri.

Seri:


Midnight's Daughter (Dorina Basarab, #1) 
Death's Mistress (Dorina Basarab, #2) 
Fury's Kiss (Dorina Basarab, #3) 





Fury's Kiss
Karen Chance



I still looked like Dracula’s daughter. Which was completely unfair, since he’d only been an uncle.

****

“Not hurting is a different thing from saving,” he replied quietly. “There was a time when you would have let Raymond burn up in your hallway. When you would not have cared if four strange vampires died. When you would have been like your friend Claire, who says all the right things but looks at us as if we were roaches crawling across her kitchen floor.” “You…didn’t act like you noticed that.” “Of course not. I am charming,” Radu pointed out.

****


“What’s this shit?” Ray demanded, looking at the salesclerk. “Honey, truth hurts, but ain’t no way you’re a Magnum.” “Well, I ain’t no medium!” The clerk smiled. “Yeah, but I was being generous.”

****

“Not in the middle of the store, you’re not.” “Ain’t nobody here,” the cashier reminded me, grinning. “And ain’t no way he’s filling that thing out.”

*****

“You shoulda seen the other guy,” I said, grinning slightly at the thought of Zheng-zi’s messed-up face. And then almost choked on something. After a second of hacking, I spat part of a tooth out into my palm. Damn. I hated when that happened. I looked up to find Claire staring at me with something approaching horror. I started to say something, but the horror turned to a glare so bright, I swear I could see little flames in her pupils. “If you say you’re fine,” she told me tremulously, “I’ll kill you!”

*****

I’d have expected to feel something. But I didn’t. Not a damned thing. Nothing but anger and annoyance and a weird sort of sadness, because he wasn’t the one I wanted. Oh, God, I thought in horror. Louis-Cesare’s ruined me for other men.

*****

“I don’t know who’s crazier,” Ray muttered a few minutes later. “You or me.” “Me.” “Then why am I doing this?” “Because you’re the only one who knows how?” “God. I hate being useful.”

*****

“To help you bridge your own divide,” the Irin murmured. I looked at him, hurting, defeated. “I don’t understand,” I cried. “You will.”

*****

22 Ekim 2012

Aldığım Kitaplar | Kitaplarım | 7



     Bunlar da geçen haftanın ganitmetleri.

     İlk önce: Ölüm Elçisini aldım, niye? İlkini dahi okumadım. Ama kitap manyaklığı ne yaparsınız. Medaline'i seviyorum. İkinci kitabın çıktığını görür görmez elimde kaldı. Çevirisi nasıl bilmiyorum, Tual hakkında kötü diye duyumlar aldım. Okuyunca burayada yazarım. Aslında her okuduğum kitabın orjinal kopyasını yayınevleri bana göndermeli. Olmuyor böyle.

     İkinci olarak: Arthur Conan Doyle/Sherlock Holmes'ü aldım, duymayan kalmamıştır sanırım. D&R da 25 liraya 4 roman +56 kısa hikaye ve ingilizce olarak görünce, tabii kutusuda çok hoş, elimde kaldı. Puntosu biraz küçük ama bende büyük sevmiyorum zaten.

     Bu sevgilileri mi zaman okurum bilmiyorum ama kütüphanem onlarla daha güzel :D

Kütüphane demişken çok doldu, anneme 3. lazım diye hafiften çıtlatıyorum

20 Ekim 2012

Jeaniene Frost'u Tanıyalım.



Jeaniene'i Kedicik serisi ile tanıyoruz.Tabii Vlad'ı anlattığı kitabı saymamak gerek, oda Kedicik ile bağlantılı. Yazarın Kedicik serisinden başka yazığı birkaç antolojisi var. Ayrıca daha önce bir antoloji de yayınladığı hikâyenin kitabı çıkıyor, adı Night's Darkest Embrace. Gene paranormal yazıyor ve bu sefer şeytanları konu alıyor. 2012 kasımda çıkacak, 100 sayfa. Gün sayabiliriz.

Unutmadan Kedicik serisi Artemis Yayınları'ndan çıkıyor:

Mezarla Randevu
Tek Ayağı Mezarda
Mezarın Dibinde
Mezara Mahkum
Mezarın Yüzü

17 Ekim 2012

Kitap Yorumu: Gece Okulu || C.J. Daugherty



Gece Okulu (Night School #1)
C.J. Daugherty

Tür: Gizem, Genç Edebiyatı
Sayfa: 448
Goodreads Puanı: 3.96 (926 oylama)
Türkçe: Dex
Çevirmen: Deniz Başkaya
İlk Çıkış: 2012
Seri: Gece Okulu 1 (5?)
Puanım:  

Allie’nin dünyası başına yıkıldı.

Okuldan nefret ediyor. Erkek kardeşi evden kaçtı. Üstüne üstlük kısa süre önce tutuklandı. Yine… Şimdi bir de annesiyle babası onu evinden uzaklara, kimsenin adını duymadığı bir okula gönderiyorlar.

Her şeye rağmen Allie yatılı okulunda mutlu oluyor. Yeni arkadaşlar ediniyor. Bir de Carter var; görür görmez yakınlık duyduğu, yalnızlığı seven, karamsar bir oğlan.

Ama bir gün Allie çatıda garip sesler duyuyor…
Ve akşamları ormanda gizemli gölgeler görmeye başlıyor.

Cimmeria Akademisi sıradan bir okul değil.
Gece Okulu’nun öğrencilerinin ne yaptığını kimse bilmiyor.
Öğretmenler büyük bir sır saklıyorlar.
Allie okulun ne kadar tehlikeli olduğunu anlıyor…
Hepsi korkunç bir sona doğru sürükleniyor.

15 Ekim 2012

Kitap Yorumu: Limos || Larissa Ione


Limos 
Larissa Ione

Tür: Paranormal, Aşk hikayesi, yetişkin
Sayfa: 476
Goodreads Puanı: 4.31 (4.189 oylamada)
Türkçe: Arunas
Çeviri: Burcu Çelik
Orjinal Adı: Immortal Rider
Seri: Mahşerin Dört Atlısı 2
Puanım: 
Limos
Mahşerin Dört Atlısından Limosa merhaba deyin. O bir dişi. Ama bildiğiniz dişilerden değil. Ölümsüz, savaşçı, tutkulu, inatçı ve geçmişi sırlarla dolu bir dişi. R-XR askeri olan Arik Wagner, Limosun cazibesine karşı koyamayıp onu öper. Fakat bunu yaparken Limosun nişanlısı Satanı çok kızdırdığını ve cehennemde işkence dolu günler geçireceğini bilmez. Limos ise binlerce yıldır özlemini duyduğu şeyleri bulduğu Ariki kurtarmak için tüm dünyayı karşısına alarak kardeşi Salgın ile bir anlaşma yapar. Fakat bu anlaşmanın başına neler açacağından habersizdir.Limos ve Arikin tutkularını gözler önüne seren, geçmişteki sırların ortaya çıktığı bu sürükleyici efsaneyi ellerinizden düşüremeyeceksiniz.

13 Ekim 2012

31. İstanbul Kitap Fuarı




17 kasım 2012'de başlayacak olan Fuar 25 kasımda sonlanacak. Şans bize hiç gülmüyor ki gene vize zamanına denk geliyor. Peki bu benim gitmeme engel olacak mı? Tabii ki hayır.

Bu senenin onur konuğu Hollanda, yayın evleri ile birlikte ilk 4 gün Tüyapta. 600 den fazla yayın evi ve 200 etkinlik bizi bekliyor. Önümüzde bir ay var, erken daha çok erken, ama insan genede heyecanlanıyor.

Fuarın teması ise “Çocukluğum Yurdumdur-Çocuk ve Gençlik Edebiyatı” Gülten Dayıoğlu bir çok etkinlikte yer alıp imza günü düzenleyecekmiş.Ayrıca bu yılın Onur Yazarı. Sevenlerine duyrulur.

Etkinlik programına buradan ulaşabilirsiniz: Tüyap Etkinlikleri

Daha fazla bilgi için: İstanbul Kitap Fuarı

İmza günleri ve isimleri için: İmza
Tüyap'a bir süre önce Kristin Hannah geliyor diye duymuştum ama göremedim, ne kadar doğru bilmiyorum. İmza günleri hala hazırlanıyormuş.

Benden not: Tüyap'a gitmek bu sene çok kolay. Metrobüse binin ve son durakta inin. Çok açıklayıcı oldu ama...

Gün sayıyorum.

10 Ekim 2012

Kitap Yorumu: Sağdan Birinci Mezar || Darynda Jones // Alıntılar


       Sağdan Birinci Mezar’ı okurken çok eğleneceksiniz… Çünkü Charley'nin hayatında her şey var: Olağanüstü yetenekler, macera, gizem, görünmez ama iç titreten dokunuşlar, yani aşk…
       “Charley’nin şeytani neşesi ve hayata karşı iştahı, paranormal roman okurlarına çok çekici gelecek ve sanırım ‘Ghost Whisperer’ dizisinin yasını tutanların kalbindeki boşluğu dolduracak.”
Publishers Weekly
       Charley Davidson bir özel dedektif… Hem de cazibeli bir kadın.
Ama bildiğimiz özel dedektiflerden ve tabii bildiğiniz cazibeli kadınlardan değil. O bir ölüm meleği. Henüz öbür dünyaya geçememiş ruhlarla iletişim kuruyor ve “ışığa gitmeleri”ne yardım ediyor. Doğrusu, ölülerle konuşma yeteneği, katilleri bulmakta da çok işine yarıyor…
       Charley’nin bir de âşığı var… Ama kahramanımız adamı göremiyor. Sadece o çıldırtıcı dokunuşlarını hissediyor… Sık sık ve derinden…
Cazibeli dedektifimiz bugünlerde ne mi yapıyor? Cinayete kurban giden üç avukatın katillerini bulmaya çalışıyor… Herhalde sizi nasıl bir heyecanın beklediğini anladınız artık.

8 Ekim 2012

En Karanlık Öpücük || Gena Showalter (Karanlığın Efendileri 2)


En Karanlık Öpücük (Lords of the Underworld #2)
Gena Showalter

Tür: Paranormal, Aşk
Sayfa :368
GR Puan:4.24
Türkçe: Çevrildi
Puanım:
Birçok erkeği baştan çıkardı... Fakat hiçbir zaman aradığını bulamadı. Bugüne kadar... Asırlardır hayatta olmasına rağmen Anya, anarşi tanrıçası, bugüne dek tutku denilen şeyi tatmamıştır. Lucien'la karşılaşana dek… Lucien, ruhları öteki âleme taşıyan bir savaşçıdır ve daha ilk görüşte Anya'nın dikkatini çekmiştir. Lucien'ın büyüsüne kapılan Anya, onu elde etmek için artık her şeyi göze almıştır. Fakat Kronos, Yeraltı Dünyasının Efendisi Lucien'ın Anya'yı tutsak etmesini emretmiştir. Şimdi Lucien ve Anya içlerinde birbirlerine karşı güçlü bir arzu taşırken onları kontrol eden bu güçlere karşı da savaşmak zorundadır. Sonsuza dek lanetlenmiş, karşı konulamaz bir şekilde baştan çıkarıcı ve kesinlikle çok ateşli savaşçılar... Karanlığın Efendileri.

6 Ekim 2012

Kitap Yorumu: Fade || A.K. Morgen

Fade (The Ragnarök Prophesies #1)
A.K. Morgen

Tür: Aşk hikayesi, Paranormal
Sayfa: 320
Goodreads Puanı: 3.84 (57 oylama)
Türkçe: Çevrilmedi
Puanım: 

Hayatınızda bildiğiniz herşeyin aslında hiç de öyle olmadığını farkettiğinizde ne yaparsınız?
Arionna Jacobs, annesini trajik bir trafik kazasında kaybettiğinde bütün dünyası yıkılmıştı. Tüm hayatını geride bırakıp babası ile yaşamaya mecbur kalmıştı. Dace Matthews ise yeni üniversitesinde bir öğretmen asistanıydı ve içindeki kurt ile iletişim kuramadığı için ikiye bölünmüştü.
Karşılaştıklarında hayat hakkında bildikleri her şey açığa kavuşmuştu. Dace Arionna'nın zihnine derin bağlarla bağlıydı ve Arionna'nın içinde su yüzüne çıkmak için savaşan bir şeyler vardı. Ne olduğu hakkında bir fikirleri yoktu. Çevrelerinde ise tuhaf şeyler dönüyor ve onların zamanı tükeniyordu.
Karşılaşmaları eski bir iskandinav yıkım kehanetini harekete geçirmiştir üve kaderin onlar için planladığı şey ikisininde hayal edebileceğinden çok daha büyüktü. Eğer kendilerine ve birbirlerine güvenmezseler dünyayı ve onları ilgilendiren bu gizemi asla çözemeyecekler.

4 Ekim 2012

Kitap Yorumu: Ateş Ustası || Maria V. Snyder




Fire Study (Study #3)
Maria V. Snyder

Tür: Epik Fantazi, Aşk Hikayesi, doğaüstü
Sayfa: 441
Goodreads Puanı:3.95 (15.762 oylamada)
Türkçe: 3 kitap çıktı. DEX
İlk çıkış: 2008


        Çok sevdim demiştim değil mi? Hala seviyorum ama üçlemenin final kitabı pek beklentilerimi karşılamadı. Seride en çok sevdiğim şey asla olayların nasıl bağlanacağını tahmin edememem olmuştu. Valek ve Yelena'nın birlikte olacağı kesindi ama nasıl? İşte bu benim 3 kitabı 5 gün içinde bitirme nedenim. Beni rahatsız eden başka bir şey de ise ölümün çok az olmasıydı. Şöyle bir sayarsak kitaptaki karakterlerden sadece 2 kişi öldü. Bence daha çok kayıp olmalıydı. Aşırı mutlu son güzel olmuyor.

        Öncelikle Valek, ne kılıbık şey oldu öyle. İlk kitapta hayranlık uyandıran hallerinden eser yoktu. Yazar bize bir iyilik yapıp Yelena ile aralarında bağ kurmadı bu kitapta. Bu artı bir puan sayılabilir. Ama umduğum Valek değildi. Herkes Yelena'yı takip etmeye istekliydi. Valek'in "sen nasıl istersen, aşkım " tavrı ise beni kitaptan soğutmaya başardı. Kılıbık, iç güveysi oldu resmen.

        Bu kitapta kötü adam gerçekten kötüydü. Ateş ile dünya ya giriş yapabiliyor, kan büyüsüyle güçlenip dünyayı yönetmeyi planlıyordu. Güce aç bir kişilikti yani. Sandseeder kabilesini resmen yok etti. Ölüm yok derken ana karakterin tanıdığı sevdiği kişilerden bahsediyordum.

3 Ekim 2012

Kapakları Beni Çekti.


          Kitabı kapağına göre seçerim. Her ne kadar içeriği önemli olsada bana, beni oku diyen şey kapaktır. Aşağıda göreceğiz kitaplarda "ben ben ben" diye bağırıyorlar. Kırmak olmaz. Ama bazen kendimi engelleyebiliyorum.

         Above örneğinde gördüğümüz gibi bazen muhteşem kapaklar kötü kitapları barındırıyor. Kitabı okumadım ama Goodreads'ta 3.11 alan bir kitabın güzel olabileceğine inanmıyorum.

Sizler ne düşünüyorsunuz?






Grimspace (Sirantha Jax #1)
Ann Aguirre

Puan: 3.81(3.789 oylama)
Okunma: Belki
Tür: Bilim Kurgu, Paranormal
Aşk Hikayesi



2 Ekim 2012

Kitap Yorumu: Büyü Ustası || Maria V. Snyder



Büyü Ustası
Maria V. Snyder

Tür: Paranormal, Genç Edebiyatı
Sayfa: 392
Goodreads Puanı: 4.08 (19.392 oylamada)
Puanım:
Türkçe: Zehir Ustası 2/3
Orjinal Adı: Magic Study (Study #2)
Bir sadakat dersi, entrika üzerine bir uzmanlık eğitimi.
Yelena şu ana dek hayatta kalmayı başardı. Çocukken kaçırıldığı, gençliğinin başında hapse atılıp çeşnici olmak şartıyla serbest bırakıldığı düşünüldüğünde yeterince acı çektiğini düşünebilirsiniz.
Fakat hayır.
Ixia'da yasaklı büyü güçleri ona bir idam fermanı getirdi. Tek şansı Sitia'ya, doğduğu yere dönmek. Ancak Sitia ona çok yabancı bir yer. Burada güçlerini kontrol edemiyor. Başıboş bir büyücü korku salıyor ve kurban olarak Yelena'yı seçiyor.
Büyü becerileri yelena'yı kurtaracak mı? Yoksa sonunu mu getirecek?
Yelena'nın hikâyesi Zehir Ustası'nın ardından Büyü Ustası ile devam ediyor.
"Snyder'ın romantizmi ve aksiyonu aynı potada erittiği bu enerjik ve büyüleyici karışımın kendisine yeni hayranlar kazandıracağına hiç şüphe yok. Büyü Ustası fantastik türün mükemmel bir örneği."
-Publishers Weekly-
"Snyder yine on ikiden vurmuş! Büyü Ustası daha en başından ilginizi çekiyor ve sizi kendine bağlıyor... Kesinlikle okunması gereken bir kitap."
-In the Library Reviews-


      Zehir Ustası'nı o kadar sevdim ki seriyi elimden bırakamıyorum. Şimdi de ikinci kitabı bitirdim, üçüncü kitabı okuyorum.  Bazı boşluklar var, mükemmel bir kitap değil ama okumaktan gerçekten zevk alıyorum. Hele dövüş sahnelerinde sayfalar nasıl akıyor bilmiyorum. Ari... Valek..

      Bu kitaptaki erkek karakterler beni mest ediyor.

      Hani kitabı nereden anlatmaya başlasam diye çelişkideyim şuan. Bir yerden başlamak lazım.

      Önceki yorumumda (Burada bulabilirsiniz)  Yelena'nın büyü gücünün pek işlenmediğini ve bunun ikinci kitaba saklandığını düşündüğümü söylemiştim. Nitekim haklıda çıktım. Yelene artık güçlü bir büyücü, o kadar ki güneydeki en önemli büyücülerin arasında yer alıyor. Maalesef Valek bu kitapta çok az. Üstelik çok yüzeysel görünüyor. İlk kitapta ona vurulmamış olsaydım bu kitapta yüzüne bile bakmazdım.

      Yelena önce annesi ve babası ile tanışıyor. Zaltana klanını, orman hayatını görüyor. Kültürlerini yavaş yavaş öğrenmeye başlıyor. Ne yazık ki bela onu bırakmıyor. Abisi Leif onun bir casus olduğunu düşünüyor. Yolda kaçırılıyor. Neyse ki  bununda üstesinden geliyor.

      Keep'te (Büyücülerin eğitim gördükleri yer) onu sorunlar bırakmıyor, çünkü komutanın kendisi kadın olarak bir gurup elçi ile geliyor, insanlar dedikodusunu yapıyor. Peşinde bir katil var. Elçilerin arasında kılık değiştirmiş Valek'te vardı. Ama dediğim gibi bu kitapta  çok yüzeyseldi ve aralarında ki aşkın nasıl geliştiğini göremiyorduk. İkiliyi sevsem de ben pek inanmıyorum. Güç ikilisi Ari ve Janco'da geliyorlardı.

       Bu kitapta ki asıl problem ruh çalıcı bir büyücünün 11 kızı kaçırıp tecavüz etmesi ve ruhlarını kendi içine almasıydı. Ferde takma adıyla çağrılan bu adamın amacı ülkenin kontrolünü ele geçirmek. Yelena hem bu adamı durdurmaya çalışıyor hemde Goel adlı bir adamla uğraşıyor. Gene işi başından aşkın. Üstelik gücünü de kontrol de etmeye çalışıyor.

      Yeni karakterler katılıyor; bunların bir kısmı kötü iken bir kısmı kurban ve bir kısmı da Yelena'nın arkadaşı oluyor. Bazıları Yelana'nın Sitia'ya casus olarak geldiği fikrine karşı koyamıyor. Tabii gücünün ortaya çıkması ile Ruh bulucu unvanını alıyor. Bu onun için kötü çünkü bu güç tehlike olarak biliniyor ve ölümle sonuçlanıyor. Tehlike, tehlike, tehlike...

      Yelena'nın normal gücüne inansam da Valek ile aralarındaki bağlantıya bir türlü inanamıyorum. Çok ani gelişiyor.

      Keep'te 4 tane büyücü ve konsey var ama asıl işi 4 büyücü yapıyor. Roze birinci büyücü ve en güçlüsü. Yelena'ya karşı dert bir tavrı var. Reif'i o eğitmiş. Yani eğitim alanı da pek huzurlu değil.

      Sonuç olarak, okunması gereken bir seri. Mevsimleri, insanları bir garip. Beni kendi dünyasına çekmeyi başarabiliyor. Sadece 3 kitaptan oluşmasına üzülüyorum.
Not: Kitap ingilizce okunup yorumlandı.

Seri:



1 Ekim 2012

Kısa Hikaye: Assassin Study || Maria V. Snyder



Assassin Study (Study #1.5)
Maria V. Snyder

Tür:Fantastik, Aşk
Sayfa: 15
Goodreads Puanı: 3.80 (2,325 oylamada)
Türkçe: Çevrilmedi
Çıkış: 2008
Puanım:
Yelena, the heroine of Maria V. Snyder's stunning debut novel Poison Study, is on her way to her ancestral homeland of Sitia to be reunited with her family and to learn more about her magical powers. An order of execution hangs over her head should she ever return to Ixia. But her true love, Valek, quickly learns that an assassin has taken it upon himself to make sure Yelena doesn't reach her destination. As Ixia's chief of security, and a highly skilled assassin himself, can Valek track down the killer in time to save Yelena's life?

        Zehir Ustası'nın ait olduğu seriye ait kısa bir hikaye Assassin Study. Valek'in gözünden anlatılıyor. Önceki kitapta ona bayılan biri olarak gerçekten çok hoş bir kaç sayfa oldu. Valek...

Photobucket


       Valek bu hikayede Yelena'nın bir kiralık katil tarafından takip edildiğini öğreniyor ve tüm işini gücünü bırakıp onun peşinden gidiyor. Gerçekten muhteşem bir adam, seksi birde. İçim eriyor resmen.

        Yolda tuzağa düşülüyor ve zindandan kaçmasına bir kadın yardım ediyor. Ona çocuğunu alacağım sözü veriyor, çünkü kadının kocası kızına büyü kalkanı koymuş ve onu annesinden uzak tutuyormuş. Valek'in büyüden etkilenmeme gücüde işe yarayacak tabii bu konuda. Valek Tam adlı katili öldürüyor ve onu, Yelena'yı, görmeden kadına yardım edeceğini söylüyor.Hikaye burada sonlanıyor. İkinci kitabı okumalı, çok merak ediyorum. Uzun zamandır ilk kez bir karaktere bu kadar bağlandım umarım yazar içine etmez