1 Mayıs 2012

Kitap Yorumu: Desire Untamed || Pamela Palmer



Desire Untamed (Feral Warriors, #1)
Pamela Palmer

Tür: Paranormal, aşk
Sayfa: 363
Yayıncı: Avon books
Yayın Tarihi: 30.06.2009
Dil: İngilizce
Türkçe: Çevrilmedi
Puanım:

In Desire Untamed, Kara MacAllister thinks she's just an average, small-town pre-school teacher until the night a mysterious stranger shows up at her door claiming she's not only immortal, but the chosen one of a band of powerful shape-shifting males. Lyon steals her away from everything she knows and thrusts her into a world beyond her comprehension, a world filled with magic, nightmares, and perilous danger where Kara discovers an inner strength she never knew she possessed, and a passion in the arms of Lyon beyond anything she ever imagined. As he works with Kara, preparing her to become the source of power for the Feral Warriors, Lyon is swept away by Kara's vulnerable beauty and tempted beyond all reason by a desire he can't deny. But when Lyon realizes his band of warriors has been infiltrated by an ancient evil, he begins to question whether Kara is quite as innocent as she seems. And he begins to wonder if the woman who's stolen his heart is destined to be his salvation...or his doom.

Kitaba büyük umutarla başlamıştım. Özellikle girişte şok etkisi yaratmıştı. Ama kitap ilerledikçe önce ana karakterimizin Kara MacAlister'ın çok korkak olduğunu gördüm. Bunu bir tür büyüye bağlamıştı yazar ama kitabın bu yönlerini hiç inandırıcı bulmadım. Özellikle karakterler arası konuşmalar hiç yaratıcı değildi ve sürekli "I love you" tarzı konuşmalar ise inanmadığım bir aşkı bana satmaya çalışıyordu.

Dediğim gibi kitaba büyük umutlarla başladım. Güzel bir girişi olmasına rağmen bu böyle devam etmiyor. Karakterlerin çeşitliliği gerçekten hoş. Yalnız sayı bir türlü tutmuyor. Bir 13 kişiyiz diyor sonra 9 ve sonra 10. Ben belki yanlış anladım.

Karakterler şeklini aldıkları hayvanların adlarını taşıyorlar. Lyon (lider), Jag, Tighe, Foxx, Hawke, Wulfe, Hougar, Paenther,Vhyper ve bir filamingonun bedenine sıkışmış olan pembe tüylü Pink. Bunlar Feral Warriors takımı ve onların Radiance'ı olan (aydınlık) olan Kara...

"Sen bizim Aydınlığımızsın, bizim gücümüzün rehberi. Bizim hayatlarımızı elinde tutuyorsun"

Kurgu dışarıdan bakıldığında hoşunuza gidebilir. Ama yazar anlatmaya başlayınca olaylar inandırıcılığını kaybediyor. Her şeyin gereksiz bir yere sekse balanması da beni bunaltı. Karakterlerin sevişme istegi ile ilgili bir sorunum yok ama mantıksal olarak açıklandığında, açıklama bana yeterli gelmedi.
Yazarın diğer ünlü serilerin yolundan gitmeye çalıştığı hissine kapıldım. Zorlama olduğunu hissettim.

Bir başka konu ise Aydınlık adı ile anılan bu karakterin ölmüş adamları tekrar hayata gertirmede çok başarılı olmasıdır. Mucizeler bekliyoruz bu tür kitapları okurken ama bir sınır içinde olan mucizeler daha hoş oluryor ya da belirli bir zamana yayılarak yapılınca daha inandırıcı oluyor. Kitabı sırf inadımdan bitirdim.Üzgünüm ama bu kitabı öyle pek kimselere önermem.

Kara kendini insan sanan ama aslında Theries ırkının bir üyesidir. Kendinden önce ki Aydınlığın ölmesi ile güç 3 ay önce gögsünde belirenb ir işaretle onun olmuştur. Artık doğa ananın sunduğu gücü Daemonlar ve diğer gölge tarzı yaratıklarla savaşan Vahşi Savaşçılar'a (Feral Warriors) aktarmakla yükümlüdür. bu savalçılardan biri onun Eşi olacaktaır. Ama büyücü olam mageler işin içine girer ve tüm kahramanlarımızın hayatını tehlikeye atar. Savaşçılarımızın evinde bir casus vardır.

Beğendiniz mi? Paylaşın! :)

0 Yorumcuk:

Yorum Gönder