14 Haziran 2012

Kitap Yorumu: The Goblin King || Shona Husk


The Goblin King (Shadowlands,1)

Shona Husk


Tür: Paranormal, aşk, Fantazi
Sayfa:317
Yayıncı: Sourcebooks Casablanca
Yayın Tarihi: 01.10.2012
Dil: İngilizce
Türkçe: Çevrilmedi

Bir kelt rahibi tarafından 1000 yıl önce lanetlenen Roan Karanlıktopraklarda kasvetli bir yaşam sürmektedir. Çaresizce ruhunu geri almaya ve goblin halkına lider olmaya çalışmaktadır. Güzel bir insan dileğini gerçekleştirmesi için onu çağırdığında ise bir umut ışıgı görmüştür. Ama o kraliçesi olmayı kabul edecek midir? Bir varmış bir yokmuş. Karanlık topraklarda lanetlenmiş bir adam varmış, kalbi soğuk bir altın yumru ile değiştirilmiş. Efsanelerde, o, Goblin Kral diye bilinirmiş.Çok seçkin bir kaç kişinin dileğini yerine getirirmiş. Çaresizce yok olan insan ruhuna tutunurmuş, onun tek dileği kendi rızası ile kraliçesi olacak bir kadınmış.
Kim modern dünyadan kabuslar alemine gelmeye razı olur ki? Her ne kadar dokunuşu sarhoş edici, cesareti derin olursa olsun onu sevmek tehlikeliydi. Ve deneyecek kadın ise onu sonsuza dek yok edebilirdi.
Kısa hikayesini okuyup, gerçekten heyecanla ve merakla başladığım bir kitaptı. Goblin unsuru beni çok meraklandırmıştı. Özellikle Kral Goblinimiz Roan, çok güçlü bir karakter gibi görünüyordu, bol aksiyonlu olacağını ummuştum. Bir insan bu kadar mı yanılır!

Kitapta dövüş sahnesi yoktu, çok fazla Roan ve Eliza'nın zamanla gelişen aşkına odaklanmıştı. Özellikle kötü karakterlerin kitabın ortasında ölmesi ve hapise düşmesi beni çok hayal kırıklığına uğrattı.

Kitapta tek sevdiğim nokta sonuydu. Gerçekten güzel bir şekilde kitap bitti. Ama geneline baktığımızda, bırakmayı bile düşündüğüm bir kitap oldu.

Roan'ın laneti  kalbinin altınla değiştirilmesi. Altın deyince bile gözünün dönmesi denilebilir. Ve her büyü kullandığında daha çok goblin olması. Goblin olmaktansa kendini öldürmeye razı kardeşide öyle. 

Roan'ın kardeşi Dai ile Eliza'nın görümcesi Amanda arasında bir şeyler olabilir gibi bir hisse kapıldım. Ama serinin diğer kitaplarını okumayı düşünmüyorum.

Kitapta yeterince bilgi yoktu. Ne ELiza ne de Roan geçmişten pek konuşmuyordu.Eliza'nın kardeşi Matt'ın nasıl öldürüğü ya da Eliza'nın annesinin o büyülü sözleri nasıl elde ettiği gibi aklıma takılan sorulara cevap bulamadım. Zaten kitapta toplam 7 karakter vardı. Amandanın kızı Bridge ve Steve (Eliza'yı tehdit eden nişanlı.) ve Bir kelt rahibi.

Kitabın başından sonuna kadar o laneti kaldırma derdi ve sürekli yanlış ip uçlarını takip etmeleri beni gerçekten bunalttı.
İşte Roan ve Dai dünyada bu şekle bürünüyorlar. Shadowland'de( Gölge toprakları) ise insan halindeler.




Elizanın başında da bir dert var. Babası ve abisi  ölünce Eliza hayatta yalnız kalır ve avukat olan Steve ile yakınlaşır. Yalnız adam kızımızın iyi adını kullanıyor ve yasadışı işler yapıyor. Sonuçta  onu ya benimle evlenirsin ya da hapise gidersin tarzı bir duruma sokuyor. Tabii Roan bunu hallediyor.

Kimseye okuması için önereceğim bir kitap değildi.

Kitabın türkçe tanıtımını bu linkten okuyabilirsiniz.
The Goblin King Kitap Tanıtımı



Beğendiniz mi? Paylaşın! :)

0 Yorumcuk:

Yorum Gönder