29 Haziran 2012

Confessions of a Werewolf Supermodel || Ronda Thompson

Ronda Thompson
Supermodel Lou Kipinski seems to have it all. But beauty is only skin deep--and sometimes Lou's porcelain complexion can get a bit hairy. The only thing worse than a furry fashion faux-pas? Fangs in her million-dollar smile. That's what happened six months ago, when Lou had her first outbreak. But now that she's at the height of her career she absolutely must find a cure…So what's a single werewolf gotta do? Then a sexy detective comes knocking on her door. Two women who bear an eerie resemblance to Lou have been killed--something with teeth and claws tore them apart. Is it a coincidence that the grisly murders have taken place during the same time as Lou's own outbreaks? With a killer at her heels and another outbreak just a concealer-wand's distance away, Lou is soon in a race to discover truths about her own murky past. And before it's all over she may be forced to show the world that her bark is nothing compared to her bite.

Confessions of a Werewolf Supermodel
Ronda Thompson


Tür:Paranormal,Gizem-Polisiye
Sayfa:352
Yayıncı:St. Martin's Paperback
Yayın Tarihi:2.10.2007
Dil: İngilizce
Türkçe:Çevrilmedi.

Yazarının öldüğünü öğrendiğim bir seri. Asla nasıl bittiğini öğrenemeyeceğim. Seriler konusundaki en büyük endişem bu, bencilce biliyorum ama düşünmeden de edemiyorum.

Lou Kipinski, bir supermodel kurtadam; arada sırada tüyleniyor. Birisi ona benzeyen kadınları öldürmeye başlayınca Teddy adlı bir polis ile aralarında ilişki başlıyor. 7 yıllık bir Stefan platonik aşkından sonra ilk defa düzgün bir ilişkiye adım atıyor.

Lou mezuniyet balosunda Tom adlı, ona tecavüz etmek isteyen bir çocuğu kurda dönüşerek öldürüyor ve kaçıyor. Evlatlık olduğunu bildiği ailesini aramıyor. Şimdi ise hem kim olduğunu öğrenmek, hemde onu öldürmek isteyen katili durdurmak zorunda.

Modellerin dünyasına bakış attığımız bu kitap çok eğlenceli olmasa da orta derecede sürükleyiciydi. Serinin diğer kitapları olsaydı okuyacağımı biliyorum. En yakın kız arkadaşının lezbiyen olması da değişik bir karakter çeşitliliği sağlıyordu.

Kitap ilk başta saçma görünse de kesinlikle öyle değil. Kan, ölüm, polis gibi ciddi meselelerin yanında kızımızın bazen gerçekten yavaş algılaması ve kozmetik ürünlerine saplantılı olması kurguya heyecan katıyordu. Güçlü bir erkek gelsin de beni kurtarsın türü bir bayan olmaması da artı puandı. Polisiye- gizem türü de olması sıkıcı olmasını engellemişti.

Kitap boyunca Lou kendi kimliğini bilmiyor. Vampirlerle konuşup sentetik bir kurt adam olduğunu öğreniyor, aynı Tom gibi. Katilin de o olduğunu öğreniyor. Kitabın sonunda her şey hem çok farklı hemde aynı. Aşk hayatı dersek, başka bir adamla çıkmazda. Kimligi desek, hala bilinmiyor. Cindy kendine model bir sevgili yapıyor ve Lou'nun evinde kan bankasından çaldığı kanları buzdolabında saklayan bir vampir var.

En sevdiğim özellik:

Lou'nun tek bir erkeğe saplantılı olmaması.3 kişi arasında gidip gelmesi. Kedini idare edebilecek güçleri olması. Yer yer kendine güvensizliği ve biraz boşboğazlığı ile potlar kırması.



Beğendiniz mi? Paylaşın! :)

0 Yorumcuk:

Yorum Gönder