25 Temmuz 2012

Kitap Yorumu: The Fault In Our Stars || John Green



13 yaşında 4.derece tiroid kanseri teşhisi konan Hazel ölmeye hazırdı. Ancak 14 yaşında mucizevi bir tedaviyle ciğerlerindeki tümörler küçüldü. Mucizeden iki yıl sonra Hazel herşeyi geride bırakmıştı; liseyi, arkadaşlarını, normal bir hayatı... Hazel bir oksijen tankına bağlı olarak uzun bir süre yaşayabilecekti (artık ne kadar uzunsa). Tümörleri kimyasalların yardımıyla belli belirsiz bir şekilde kontrol altında tutuluyordu.
Augustus Waters; Kanserli Çocuklar Destek Grubunda yapılmış bir eşleşmeyle hayatına girmişti. Augustus göz kamaştırıcydı, Hazel gibi hastalıktan kurtulmuştu ve şaşırtıcı bir şekilde onunla ilgileniyordu. Augustus ile birlikte olmak hem beklenmedik bir gelişme, hemde uzun zamandır ihtiyaç duyulan bir yolculuktu onun için. Bu yolculuk Hazel'in hastalığı ve sağlığı, ölümü ve yaşamı tekrar değerlendirmesine, kendisinin ve diğerlerinin geride bıraktığı mirasını tanımlamaya iticektir.






The Fault In Our Stars
 John Green 

Tür: Genç Edebiyatı, aşk
Sayfa: 336
GR puan: 4.59
Türkçe: Pegasus Yayınları (Aynı Yıldızın Altında)
Puanım:  


The Fault in Our Stars da Hazel'i okuyorduk. Kitabın en başında ailesi için yaşayan, bir nevi yaşama katlanan bir havası vardı Hazel'in. Sonra bir gün Gus ile tanışıyor. Augustus. Aşık oluyorlar. Gus'ta kansere bir bacağını vermiş.
Beni asıl büyüleyen şey karakterlerin seçimleri, aralarında geçen sohbetler ve düşünce tarzları.
Gus ile aralarında geçenler, bir kitabın sonunu öğrenmek için Amsterdam'a gitmeleri, orada yaşadıkları... Her şey çok yoğun.

Ödüllü bir kitap ve okuduktan sonra bunun nedenini anlıyorsunuz. 2012 yılına damgasını vuran harika bir kitap. Üstelik film de oluyor.

Hayata bakış açımı değiştirdi diyemem ama okuduğum için mutlu olduğum kitaplardan. Tekrar okumaktan zevk alacağım, ömrümün sonuna kadar kütüphanemde tutacağım...

Hazal Grace Lancaster
Augustus Waters

Edit:(Spoiler) Bu arada kitabı okurken göz yaşlarım sular seller gibi aktı. Kolay ağlayan biri değilim ama John'un iki kitabı da bende böyle hisler uyandırdı.
Gus öldüğünde benimde bir arkadaşım ölmüş gibi hissettim. Onların o yarı anlamlı konuşmalarına bir daha tanık olamayacaktım çünkü. Yaşadıkları şeyler o kadar yoğundu ki, insanın içinde en azından böyle bir tutkuyu tadabilme arzusunu uyandırıyordu.

Kurgusu ve konusuyla bence önümüzdeki yıllardada gündemden düşmeyecek, belkide unutulmaz kitaplar arasında yerini alacak.

Beğendiniz mi? Paylaşın! :)

15 yorum:

  1. Senin yüzünden okumak istiyorum bu adamı...=D

    YanıtlaSil
  2. O zaman blog işe yarıyor :D İnşallah okuyacaksın :D

    YanıtlaSil
  3. Adsız22.8.12

    Bu kitabın Türkçeye çevirisi yapılacak mı? Bununla ilgili bir bilgi var mı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir kaç yayinevine onerdim, yanit bekliyoruz.

      Sil
  4. spoiler komasına girmek üzereyim:D insan bir uyarır :D Şaka bir yana cidden ilgi çekici umarım en kısa sürede çevrilir...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bazen kaptırıyorum kendimi. Her yorumum öyle :D
      Bende çevrilmesini çok istiyorum. Gene bir tane daha yayınevine önerdim. Biri çıkıp kabul etsin artık :D

      Sil
  5. Okuduklarımdan anladığım kadarıyla benlik bir kitap. Kanser kelimesini gördüğüm an bile "mavi saçlı kız" gelir hep aklıma. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kitabı okurken bende öylemi bitecek diye düşündüm ama yazar çok şaşırttı.
      Oku Ezgi. :D

      Sil
  6. The Fault In Our Stars'ı İstanbul'da hangi kitabevinde bulabiliriz acaba?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben e kitap olarak okudum, ingilizce. İStanvulda, eğer siz getirmezseniz, nerece var bilmiyorum.

      Sil
  7. Yorumunu atlıyorum çünkü önümüzdeki hafta John Green'in tüm kitapların topluca sipariş edip bundan dalacam.

    YanıtlaSil
  8. Resmen kitabın sonunu yazmışsınız. Şakam yok, bütün okumam mahvoldu ve ağlayamadım. Sadece uyarmak istedim, başkaları da aynı duruma düşmesin diye. O kısmı silerseniz sevinirim.

    YanıtlaSil
  9. Silmeyi düşünmüyorum, ama bir uyarı koyarım.

    YanıtlaSil
  10. Okuyucu4.6.14

    Kitap gerçekten de çok güzel. Fakat ben daha da etkileyici bir son beklemiştim. Bence gayet basit ve tahmin edilebilir bir son olmuş. Benim kafamda kurguladığım son çok görkemli ve ihtişamlıydı. Tabii belki de bu kadar basit olması hayatın inceliklerini yansıtmasından olabilir. Ya da "Hayat her zaman bu kadar görkemli veya ihtişamlı değildir, basit sonlar da olabilir." mesajı verilmeye çalışılmış da olabilir. Bence sonu dışında gerçekten de çok güzel bir kitaptı.

    YanıtlaSil
  11. hush husher10.6.15

    merve merakımdan soruyorum wattpad kullanıyor musun ??

    YanıtlaSil