18 Temmuz 2012

Kitap Yorumu: Kızıl || Alfred Andersch

Alfred Andersch

Kızıl
Alfred Andersch

Tür: Gizem
Sayfa: 266
Yayın Tarihi: 1991
Dil: Almanca
Türkçe: Çevrilmiş
Puanım: 

Franziska, ilişkilerine tekmeyi basıp, kendini arayabileceği herhangi bir yere "yalnız gidiş" bileti aldı. Tesadüf, herhangi bir yer Venedik oldu. Kızıl saçlı kadını orada bekleyenler vardı. İşkencecisini öldürmeyi planlayan bir eşcinsel: Patrick. Patrick'in işkencecisi, Yahudi avı peşindeki eski bir Nazi: Kramer. Kemanına dönen, kırgın komünist militan: Fabio. Ve dört günlük öyküye karışan diğerleri...
"Almanlar'ın işkencesine direnebildim. Çünkü, sadist değil, öfkeliydiler. Karşılarında kurban değil, düşman görüyorlardı. Sadist için işkence bir amaçtır, bir sanat, bir incelik, bir çeşit keyif, cinsel tatmin. Ama Almanlar, ideolojileri ile ipnotize olmuşlardı. Beni, yok etmeleri gereken bir düşmandan ibaret görüp, üzerimde kaba şiddet uyguladılar"

Franziska: Kadın baş karakter.(Kızıl)
Patrick: Venedikte tanıştığı bir gay. Eski casus.
Kramer: Patrickle geçmişi olan bir katil.
Fabio: Müzisyen (eski siyasi ilişkileri var)

Yorumum:


Daha önce içinde casus barındıran bir kitap okumamıştım. Ya da bu kadar çok itkileriyle hareket eden insanları konu alan....
Kitap Almancadan çeviri ve bir çok İngilizce, (sanırım) Fransızca kelime barındırıyor. Kızıl kadın, Franziska, 4 dil bilen bir çevirmen. Üstelik işinde çok iyi. Anlık bir karar ve biraz parayla eşini ve hayatını bırakıp Venediğe gidiyor: Orada bir iş bulmaya çalışıyor ama nafile, üstelik hamile de olabilir. Orada gezinirken Patrick adlı, gay ve eski bir casus ile tanışıyor, Patrick ona yaklaşıyor ve mükemmel bir teklif sunuyor. Evliliğe çok yakın bu teklif çok cazip, büyü gibi, tüm sorunlarına çare olabilecek türden.... İşte bu yüzden Kızıl şüpheleniyor. Şüphelenmekte de çok haklı.

Kitap aslında iki kişinin gözünde anlatıyor: Fabio ve Franziska. Diğer iki kişi ise Kızıl'ın Venediğe geldiği sürede karşılaştığı kişiler.Yer yer ağır olsa da okumaya değer bir kitap. Venedik meraklıları içinse çok daha değerli bir kitap olacaktır, zira Kızıl gerçekten detaylı bir şekilde anlatıyor orayı.

Kitabın sonu biraz gizemli bitiyor. Buna kendinizi hazırlayın. Neler oluyor diye bitirilecek, bitincede ahh dedirtecek bir kitap zira sonu eksik gibi.

Kızıl:
"Ama ben, ben artık Joachim'in tutsağı değilim; ondan almak istemediğim, ondan korkmadığım ve hâlâ ona bir şans verebileceğim için onun tutsağı değilim"


Beğendiniz mi? Paylaşın! :)

0 Yorumcuk:

Yorum Gönder