24 Temmuz 2012

Kitap Yorumu: Tanrıça || Aimee Carter


Tanrıça 
Aimee Carter

Tür: Paranormal, aşk, mitoloji
Sayfa: 319
Yayıncı: Ephesus
Yayın Tarihi: 2012
Çeviri: Gökçe Çiçek
Puanım:
Teste tabi tutulan her kız öldü.
Şimdiyse Kate'in sırası.
Kate'in hayatı, en başından beri yalnızca kendisi ve annesinden ibaret olmuştur -ancak şimdi annesi ölmek üzeredir.Peki ya son isteği? Çocukluğunu geçirdiği eve geri dönmek.Bu nedenle Kate bir yandan annesinin sonbaharı çıkaramayacağından endişelenirken diğer yandan da hiçbir arkadaşı yada akrabası olmayan bir yerde yeni bir okula başlayacaktır.
Sonra Henry ile tanışır.Karanlık.Istırap dolu.Ve büyüleyici.
Henry, kendisinin Ölüler Diyarı tanrısı Hades olduğunu ve kendisiyle bir anlaşma yapmayı kabul etmesi durumunda, Kate kendisine sunulan yedi testi geçene kadar annesini hayatta tutacağını iddia etmektedir.Kate Henry'nin çıldırmış olduğundan
emindir -ta ki ölü bir kızı hayata döndürdüğüne tanık olana kadar.
Artık annesinin hayatını kurtarmak gözüne delicesine mümkün görünmektedir.Testleri geçmeyi başardığı takdirde Henry'nin gelecekteki eşi ve bir tanrıça olacaktır.
Ve başarısız olursa..

Yorum:

Güzel bir Hades ve Persephone kitabıydı. Tabii biz onlara Henry ve Kate diyoruz. Zaman değişti :)

Spoiler içerir ona göre okuyun!

Kitabın ilk başında Bella'yı farklı bir yazardan okuyorum sandım; yeni okul, güzelliğinin farkından olmayan bir kız, etrafında dönen gizemli erkekler... Neyse ki kitap o yönden hemen uzaklaştı.
Öncelikle tanrıların çok masum davrandığını düşünüyordum. Ay ne yanılmışım. Kızın tüm hayatı yalandan ibaret daha ne kadar acımasız olabilirler ki! Üstelik onca çektiği acı bir yerde boşa, yani annesi bir tanrıça ve ölemez. En azından bilindik anlamda. Onca çektiği acı...Ve bunun hiç sözü geçmiyor. Hiçbir şekilde dile getirmiyor. Affetmek bu olsa gerek. Ayrıca gerçekten cesur. Buna inanıyorum.

Genede tanrılar çok garip geldi. Ama mantıklıydı da.
"İsimlerin varlığından çok daha önce yaratıldık"

Biraz fazla dünyevi davranıyorlardı. Ben tanrılarımı biraz kudredli ve insan duygularından uzakta severim.
Kızımız Kate gerçekten yedi ölümcül günahtan alnının akıyla geçebilecek bir kızdı. Tabii biraz beni sinirde etti. Ava kendi kıskançlığı ve bencilliği yüzünden nehire atlıyor ama ölümü nasıl Kate'in suçu oluyor hala çözebilmiş değilim. Bazen mantık pek hoş olmuyor.

Not: Bu arada Kate'in bir şekilde Persephone'nin reenkarne hali olarak karşıma çıkacağını düşünmüştüm. Yarı yarıya tutturdum :D
Kısacası bir çok mitolojik öğe içeren, aşkı bize yaşatan, yeri geldiğinde annene bile güvenmemen gerektiğini hatırlatan bir kitaptı.

Not2: Umarım Alacakaranlık ve Lanetli sevgiliye benzediğini düşünen tek ben değilimdir.


Seri:
The Goddess Legacy (Goddess Test, #2.5)


Beğendiniz mi? Paylaşın! :)

0 Yorumcuk:

Yorum Gönder