24 Temmuz 2012

Laurell K. Hamilton'u Tanıyalım

Anita Blake

En sevdiğim yazardan bahsetmek istedim bugün size. Böyle bir planım yoktu ama estiler işte.

Kendisi Laurell K. Hamilton olur.
 Benim en sevdiğim serinin yaratıcısı: Anita Blake. Bizim sert, çetin ceviz, katil ruhlu, birazda seksüalitesi yüksek vampir avcısı. Ah unutmadan pelüş penguen toplayıcısı :D
Ben onu vikipediden gördüğüm gibi değilde kendi tanıdığım şekilde tanıtacağım. Ya da ona olan hayranlığımı...

 Kıvırcık saçlıdır kendisi, bir aralar yaşını bilsem de şimdilerde Anita'yı bitirmeden ölür korkusu ile pek bakmıyorum. Seri 93'te başladı, siz düşünün. Bence yersiz bir korku değil.

Kendinden küçük adını John sandığım bir eşi var. Okuyanlar bilir, Nathaniel karakterini ondan esinlenmiştir. Saçları ikisininde uzundur. Tek merakım ne kadar Nathaniel'e benzediğidir. Ya da asıl soru: Edward'ı ve Jean Claude'u kimlerden esinlenmiş olduğu? Aman!

Laurell K'nin iki ünlü serisi, bir kaç tane de pek ünlü olmayan kitabı var. İki serisinin tüm kitaplarını okumama rağmen o arada kalan kitaplardan sadece birini okuyabildim. Zor durumlar için saklıyorum. Biraz bağımlıyımdırda.

En ünlü ve Türkiye de çevrilen serisi Anita Blake ile devam edelim.

    Kendinden esinlenmiştir bu karakteri. Şöyle bir bakınca zaten direkt görürüz bunu; kıvırcık saçlar, kısa boy, kahverengi göz, kahve bağımlılığı, bugün öğrendiğim pelüş hayvan toplaması (penguen değil ama, bu olmadı!), ...

    Gidip kendisi ile şahsen tanışmadım tabii karakterlerinin ne kadar benzer olduğunu bilemiyorum Anita serisine şuan 21 kitap kazandırdı ve dedikodulara bakarsak bitirmeye de niyeti yok. Bana sorarsanız, her ne kadar çok sevsem de, uzun bir seri oldu ve kendine yakışır bir sonu hakediyor. Hem Jean Claude'a eskisi kadar yer vermiyor. Gerçi o bile bozdu kendini ama en büyük şok Richard'dı. (Okumayanlar şimdi bu kız neden bahsediyor diye düşünüyorlardır. Okuyun ve görün :D )

    İkinci serisi Meredith Gentry.

    Bu karakteri de ananesi ya da babaannesinden etkilenerek yazdığı söyleniyor. Bense kızıl saçlı afetimizin gene kendi hayal gücü ve karakterinin yansıması olduğunu düşünüyorum. Görünüşünü çalmış olabilir :D

    Bana Anita'nın bir tekrarı gibi geliyor Merry, ama genede okumayı seviyorum. Son iki kitapta gerçekten farklı bir çizgide ilerliyor. 2012 de 9. kitap çıkacak bekliyorum.

    Merry bir peri prensesi. Bir kaç kitapta bir kötü kraliçe ile karşılaşıyoruz, peri diyarına gidiyoruz. Tanrıçalar var. En son hamileydi :D Bir çok da sevgilisi. Çanlar çalıyor. Tanıdık değil mi?

    Bu serinin Türkiye de yayın hakları alındı. İki yıldır çevrilmesini bekliyoruz. İlk kitabı bir kaç sene önce çevrilmiş ama sonra yayın evi batmış sanırım ya da öyle bir şey, kopyalar elimizde yok. Bulsam elimde kalır. En sevdiğim kitaptır (Seri içinde).Gölgelerin Öpücüğü. Yayın evi de batmamış. Inkilap çıkarmış. Ne oldu sormak lazım aslında. Satış Dışı.

    Diğer kitaplarından okumadığım için bahsetmeyeceğim ama işte adları;

    Nightseer: Laurell K. Hamilton (Bu kitabı'da okudum ama gene sert kadın karakterli olduğundan başka söyleyecek bir şeyim yok.)
    Death of a Darklord (Ravenloft, #13) (Evet O bir Ravenloft yazarı)
    NightShade -Star Trek (Star Trek'in adını duydum pek ilgilenmiyorum.)
Ayrıca bir kaç antolojisi var.(işte onları da okuyorum. Ama koskoca kitabı sırf Laurell için okumak olmuyor. Yarım bırakmayı sevmem)

    Laurell K'yi neden sevdiğime gelirsek, onun size hikayeyi sunması ve detaylarla desteklemesi gerçekten sizi o dünyaya çeker. En azından beni çekiyor. Nasıl anlatsam pek emin değilim aslında. Bazen çok tekrar yaptığını düşünüyorum ama aslı kendi fikrini bana dayatmaya çalıştığını düşünmüyorum. Samimi buluyorum. Hayal gücünün çok geniş olduğunu düşünüyorum ve basit kelimelerle size çok şey anlatabildiğini  vs.

    Vampir sevip fransız olsun diyorsanız bence Anita'yı okumalısınız. Kurt adamlarda var. Kiralık katil bile var. Bu kitapta gerçek vampirler var :D Parlamayan cinsinden.Herkesin tarzı değil Laurell'i okumak, o yüzden bana kanıpta hayal kırıklığına uğramayın derim. Biraz sorun :D



13 yorum:

  1. Anita'ya başlayamadım gitti...

    YanıtlaSil
  2. Sen bu gidişle başlayamayacaksın zaten :P

    YanıtlaSil
  3. 10. kitaptan sonrasını bir türlü okuyamıyorum. Zincirlenmiş Narkissos Anita'nın değiştiği kitap. Diğer kitaplardaki Anita yoktu. Bende serinin devamını okumaya korkuyorum.

    YanıtlaSil
  4. Tuğçe gerçekten öyle, 10. kitaptan sonra çok büyük değişiklikler oluyor. Ama ben Laurell'in hastası olduğum için, tabii Anita'nın da, bırakmak asla söz konusu olmadı :D
    Ama birinci ve üçüncü kitap her daim favorim :D
    Gülen Ceset vasat kalıyor.:)

    YanıtlaSil
  5. Ben 19 a kadar geldim hatta 21. kısa hikaye Beauty de okudum ama sonra bende okuma şevki kalmadı. Aslında beni rahatsız etmiyordu serinin şekil değiştirmesi ama artık içimden okumak gelmiyor.

    Gölgelerin Öpücüğü bende var ne kadar aradım bilemezsin ama buldum ve sabırsızlıkla çıkmasını bekliyorum serinin:D

    YanıtlaSil
  6. O kitap benim olmalı. Bana böyle bir konuda nasıl hava atarsın. Ödeşeceğiz! :D

    Bilmiyorum Laurell'den çıkan her kitabı okurum sanırım.

    YanıtlaSil
  7. haha:D benim ki oooo vermemmm :D

    YanıtlaSil
  8. :D Bencede :D Gönül devam et der demek ister ama sevmediğin için :D Bu arada Richard cinsiyet falan değiştirmiyor orada öyle bir anlam çıkmış sanırım :D

    YanıtlaSil
  9. The Reading Lady21.12.12

    Evet öyle zannettim pek bir üzüldüydüm :D

    YanıtlaSil
  10. The Reading Lady21.12.12

    Neeeeeee ??? Oh My Richard, Dağ gibi Richard :)) Tamam en iyisi ben aklımda kaldıkları gibi hatırlayayım onları yüreğim kaldırmayacak böyle şeyleri :))

    YanıtlaSil
  11. Ardeur, :D Ben çıkan tüm kitapları okudum, bu saatten sonra Anita asla eskisi gibi olmaz, olamaz orası kesin. Ben seriyi çok seviyorum, 14'ü 15'i okuyup sevdiysen devam et derdim ama sıkıldıysan tadında bırak bence. Çünkü porno olayı değişmiyor aksine Richard da bozuluyor Anita'nın "kız arkadaşı" oluyor... Anlatabildim mi? :D

    YanıtlaSil
  12. The Reading Lady21.12.12

    Ben Anita'ya bayılıyordum taa ki artık 11. kitapta sanırım Gökmavisi Günahlar' da artık olay macera/aşk olayından çıkıp ardour (yazım yanlış oldu mutlaka) etkisiyle ufak çapta porno olayına dönmesiyle sıkılmaya başladım. Nedense inatla diğer kitapları da alıyorum ama dediğim dibi son kitaplarda sıkıldım artık. Eski Anita dönsün istiyorum. Eğer diğerlerini de okuduysan tavsiye eder misin serinin geri kalanını?

    YanıtlaSil