16 Ağustos 2012

Kitap Yorumu: Git Kendini Çok Sevdirmeden || Tuna Kiremitçi

Git Kendini Çok Sevdirmeden
Tuna Kiremitçi

Tür: Türk Edebiyatı, Aşk Hikayesi
Sayfa: 179
GR puanı: 2.45
Yayınevi: Doğan
Çıkış: Eylül 2003
Puanım:

Sıcak bir yaz gecesi, Arda ağabeyi tarafından uyandırılır. Fırat'ın paniğe kapılmasının nedeni, İstanbul'daki kız arkadaşının hamile kaldığını öğrenmesidir. Ona yardım etmek için İstanbul'a gitmeye karar verirler. Orada geçirecekleri süre boyunca, Fırat'ın kolejden arkadaşı olan Ertuğrul'un evinde kalacaklardır. O yaz, Arda için hem İstanbul'u hem de kendi gençliğini keşfettiği, küçük bir serüvene dönüşür. Romanın öteki ayağında 40 yaşındaki, yaşam yorgunu Arda'nın çocuğunu bir kazada yitirdikten sonra Eskişehir'deki ana ocağına sığınmasına tanık oluruz. Orada yaralarını iyileştirmeye çalışırken, 23 yıl önceki ilk aşk serüveninin kahramanı Ertuğrul çıkagelir. Arda'nın yaşamına yeniden girerek hem onun iyileşmesine yardımcı olur hem de gençlik duygularını uyandırarak onu yeni bir serüvene sürükler.

Yorum

      Bugün şanslıyım, çünkü çok güzel bir kitap okudum ve birazdan yatıp uyuduğumda Arda, Ert ve Fıratı rüyamda göreceğim. Tabii ben hatırlamayacağım. Rüyalarımı hiç hatırlamam.
Bu kitap neden hoşuma gitti peki?
Hem hiç ölmeyen duyguları, hem geçmişi hemde geleceği anlatıyordu çünkü. Arda'nın ilk aşkını, ve 40 lı yaşlarındaki depresyonunu... Sevgiyi...Terketmeyi....Gençliği ve hataları...
Ert'in anlam veremediğim arayışını ve Rıfat'ın (en garip) kaçışını. (Sanırım büyük konuşamamak gerek yurdu terkeden o oldu.)
Çok kısa ve daha uzun olmasına gerek yok.
Kısmen yarım kalmış gibi, siz devam ettirin der gibi.
Umarım Ert'in bir kurtarıcı olacağını ve Türk filmi gibi kitabın sonlanacağını bir tek ben düşünmemiştim. Saçma bir düşünce ama aile olurlar dedim. Öyle bir zamanda geldi ki Ert ve ufak bir süprizle...
Gidenin yerine Dünya'yı koyamaz tabii ama yeni bir başlangıç?
Herkesin Ert gibi bir tanıdığı yok mudur? Belki...
Merakla okunacak, bir kaç saate bitecek bir kitap.
Siz yaşarken onları, aslında bir yandanda izliyorsunuz. 

kitabisevda"İnsanın hiç tanımadığı biriyle konuşması bir yerde kolay. Uygarlık dediğimiz şey de bunun için binlerce yol geliştirmiş. Ama bir zamanlar tanımış olduğunuz, ruhunuzu ara yollarına kadar bilen, üstelik bugün hala aynı kişi olduğundan emin olamadığınız bir yabancıya, ilk yirmi dakikadan sonra neler söylemek gerektiğini anlatan bir görgü kuralı yok henüz."

Beğendiniz mi? Paylaşın! :)

0 Yorumcuk:

Yorum Gönder