11 Eylül 2012

Kitap Yorumu: Archangel's Storm || Nalini Singh



With wings of midnight and an affinity for shadows, Jason courts darkness. But now, with the Archangel Neha’s consort lying murdered in the jewel-studded palace that was his prison and her rage threatening cataclysmic devastation, Jason steps into the light, knowing he must unearth the murderer before it is too late. Earning Neha’s trust comes at a price—Jason must tie himself to her bloodline through the Princess Mahiya, a woman with secrets so dangerous, she trusts no one. Least of all an enemy spymaster. With only their relentless hunt for a violent, intelligent killer to unite them, Jason and Mahiya embark on a quest that leads to a centuries-old nightmare… and to the dark storm of an unexpected passion that threatens to drench them both in blood.



Archangel's Storm (Guild Hunter #5)
Nalini Singh 

Tür: Paranormal, Aşk Hikayesi
Sayfa: 352
GR Puan: 4,30
Türkçe: Artemis ilk kitabı çıkardı.
Puanım: 

Gene Guild Hunter/Lonca Avcıları serisinin büyüleyici dünyasına ziyarette bulundum ve tamammiyle kendimden geçmiş durumdayım.

Bu hikayede yer alan karakterleri öyle çok seviyorum ki!

Kitapta Raphael'in sadık 7'lisinden biri olan Jason'un hikayesini okudum.

Bir baş melek ve Cadre üyesi olan Neha'nın 300 yıl önce kendisine ihanet eden eşi(Kız kardeşi ile) Eris'in ölümüyle her şey başlıyor. Jason hem cinayeti çözmek hemde bilgi edinmek için bu tehlikeli meleğin bölgesine gidiyor ve orada 300 yıl boyuca hor görülmüş bir prenses olan Mahiya ile tanışıyor. Mahiya, Eris'in ve Nivriti'nin(Neha'nın kız kardeşi) kızı. Bu yüzden her ne kadar prenses diye adlandırılsada Neha ona karşı pek merhametli davramamış, çünkü onu her gördüğünde bu ihaneti hatırlıyor.

Jason ardıardına işlenen cinayetleri çözerken Mahiya ile yakınlaşyor ve Neha'nın ona söylediğinin aksine Nivriti'nin ölmediğini, Neha'yı öldürmek için plan yaptığını öğreniyorlar. Tam bir akraba kavgası anlayacağınız.Kitabın sonunda ise Jason Neha ile pazarlık yaparak Mahiya'yı onun acımasız pençelerinden kurtarıyor.

Bu kitap aslında serinin diğer kitaplarına göre biraz sönüktü, ancak gene muhteşemti, sevdiğimiz karakterlerle doluydu. Dimitri ve Honor'un gözünden kitabı okuyabiliyorduk. Tabii Artık yazar Elena ve Raphael'e dönmeli. Ara çok uzadı.

Gölgelerin dostu başcasus Jason'un aşık oluşunu okuyoruz bu kitapta. Üstelik diğerlerirnin aksine dünyaya Polyanna bakış açısıyla bakan bir melek olan Mahiya'ya aşık oluyor.Bir savaşçı değil,  acımasız bir meleğin ellerinde 300 yıldır suistimal edilen ama kendini az çok korumayı öğrenen bir kadın o. İlk gördüğü andan beri Jasondan etkileniyor. Birlikte bir maceraya açılıyorlar.
Mahiya sevgiye muhtaş bir melek, aile sevgisi görmemiş ve ilk aşık olduğunda ise kullanılmış, kalbi kırılmış. Jasondan etkilenmesinin nedeni ona asla yalan söylememesi. Ondan aşk sözleri yerine ona değer verdiğini bilmek istiyor.

Kitapta karakterler arası kıskançlık bulamayacaksınız, tutku ve bağlılık önemli bir rol oynuyor. Jason bir yuva isterken Polyanna sevginin peşinde ikiside aradıklarını buluyor. Bu yönden çok duygusal bir kitap.

Yer yer bu ikili arasında geçen konuşmalar sıkıcı olabiliyor çünkü birden fazla tekrar edilebiliyor.  Özellikle kitapta sadece iki kişinin arasına kimsenin girmemesi ve duyguların tek taraflı dile getirilmesi beni yordu. Kitabın sonunda Jason'un Mahiya'ya aşık olacağını biliyorsunuz ama bunu yazar size son dakikaya kadar söylemiyor. Benim için son bu yüzden çok muhteşem oldu çünkü Jason yıllardır ilk defa Mahiya için şarkı söyledi ve yazar o anı gerçekten çok iyi anlattı.

Kitabın sonunda iki kız kardeş dövüşüyor, bu sahneler bana ilk kitaptaki dövüşü hatırlattı. Kavga vasattı, savaştan beklediğim o büyük yıkım, acı, dramatik sahneler yerine iki kız kardeşin neredeyse saç başa gireceği bir kavga gördüm. Birde melekler ölümsüz, güçlü diye abartılıyor. Bir erkek için bir birine giren iki kız kardeş, tarihte bundan çok ne var bilemiyorum.

Kitabın Kapağı:

 Bu serinin tüm kapaklarına bayılıyorum, meleklerin ana konu olduğunu ifade ediyor ve bunu çok zarif bir şekilde sunuyor. 4. kitabın kapağını pek sevmiyorum, genelde kadın barındıran kapakları seviyorum. Yazıda "e" de ve "o" da kullanılan beyaz toplar kitap sık sık geçen iç organların alınmasını temsil ediyor. Ve tabii ki kan öbeklerini.
Yeni kitap için gün sayacağım.2013 kasım.

Önerilen Bağlantılar:


Nalini Singh Fiji'de doğdu ve Yeni Zellanda'da büyüdü. Üç yılını Japonya'da çalışarak harcadı. Şuan Tekrar Yeni Zellanda'da yaşıyor ve hâlâ gezi planları yapıyor.| Resimler| Şu ana kadar avukat, kütühaneci, ingilizce öğretmeni ve çeşitli işlerde çalıştı. 2002'den beri aktif bir yazar olarak çalışıyor.
Site/Facebook

0 Yorumcuk:

Yorum Gönder