24 Ekim 2012

İntihar Notlarım || Michael Thomas Ford

"İntihar bir soru mudur, yoksa bir yanıt mı?" "İdam mahkûmlarını, daha sonra öldürebilmek için ölümü bekledikleri sırada canlı tutuyorlar. Mahkûmları, zamanı geldiğinde yargılayabilmek için intihar etmesinler diye gözetim altında tutuyorlar. Hiç anlamlı değil. Birini ölüme mahkûm etmek doğal ama insanların bunu kendilerinin yapması değil, öyle mi? Size ne düşündüğümü söyleyeyim: Kendinizi öldürmeye çalıştığınızda insanlar sinirleniyorlar; çünkü bu, onların sizin hayatınızı birazcık bile kontrol edebilmesini engelliyor." Bir yılbaşı gecesi bileklerini keserek intihar eden 16 yaşındaki Jeff'in, kaldırıldığı psikiyatri kliniğinde yaşadıklarını anlatan kitap, buradaki 45 günlük terapi programı boyunca Jeff'in yazdığı günlüklerden oluşuyor. Önceleri, intihar ettiği gerçeğini gözardı eden ve oradan bir an önce çıkmak için terapistini iknaya çalışan Jeff, bunda başarısız olunca dikkatini klinikte tedavi gören diğer hastalara yöneltir. Kurduğu arkadaşlıklar sayesinde onları ve yaşadıkları sorunları daha yakından tanıdıkça, kendini hem keşfetmeye hem ifade edebilmeye başlar. Günümüzün en önemli sorunlarından birini merkez alan kitabı, 1968, ABD doğumlu Michael Thomas Ford 2008'de yazdı. Lambda Edebiyat Ödülleri'ne onlarca kez aday gösterilip bu ödülü birçok kez kazanan yazarın bu kitabı da, yok sayılmaya çalışılan önemli temaları, tüm gerçekliğiyle gözler önüne seriyor.


Suicide Notes
Michael Thomas Ford

Tür: Genç edebiyatı, Glbt
Sayfa: 295
Goodreads Puanı: 3.85 ( 2.169 oylamada)
Türkçe: Çevrildi (On8 Yayınları)


Adım Jeff,

Yılbaşı akşamı intihar ettim ve ertesi gün kendimi çocuklara özel bir deliler hastanesinde buldum. 45 günlük bir programın ardından gidebileceğimi söylüyorlar.

İlk başta intihar ettiğimi kabul etmesemde yavaş yavaş sadece anlık bir şey olduğunu, sonra da bunu neden yaptığımı sizlere açıklıyorum bu kitapta. Neden bileklerimi kestim? Neden arkadaşım, en iyi arkadaşım, Allie beni aramıyor, sormuyor? Ailem okuldakilere ne dedi?. En önemlisi Amanda benim hakkımda ne düşünüyor? Ya ben ne düşünüyorum? Psikiyatristim Dr CatPoop bana yardımcı olmak istiyor, ama şu an, şu an konuşmaya hazır değilim.


Suicide Notes gerçekten çok hoşuma gitti. John Green havası vardı kitapta. Belki ondan belki de Jeff'in espiri anlayışıydı sevmemi sağlayan. Çok hazır cevap, "Cool" bir çocuk denilebilir. Belki de yeri geldiğinde inek... İkisi arasındaki fark bakış açısına bağlı aslında.
 Kız kardeşi Amanda ile olan ilişkisini gerçekten çok kıskandım. Beni böyle tanıyan birileri olmasını isterdim. 15 yaşında ya da değil. Ama böyle şeylerin sadece kitaplarda olduğunu düşünüyorum. İntiharının nedeni çok basit ama aynı anda çok gerçek. Çünkü Jeff (erkek) en iyi arkadaşının (kız) erkek arkadaşından hoşlanıyor. 15 yaşındasınız ve daha önce bilmediğiniz bir yönünüz ortaya çıkıyor. Biz Jeff'i kendisi ile beraber tanıyoruz. Gay olduğunu kabul etmesini, bunu ailesine söyleyecek cesareti bulmasını ve aynı zamanda olgunlaşmasını okuyoruz. 45 günün sonunda o artık bambaşka biri ama dünya halen aynı dünya, güçlü olması gerek... Kitabın içindeki karakterlerde çok renkli. Bones, Sally, Juliet , Alice...Onların her birinin hikayesi var. Bir solukta biten bir kitap. İlk gördüğümden beri okumak istiyordum ve dün bu şansı elde ettim. Bu kitaptan herkesin hoşlanacağını sanmıyorum ama John Green'i sevenler bir nebzede olsa bu kitaptan tad alabilirler. Ben aldım. Unutmadan kitapta sizi rahatsız edebilecek yarı seks sahneleri var, ona göre okuyun. Benim daha çok ilgimi çekti ama ben zaten böyle şeyleri okumayı seviyorum.



Suicide Notes
Michael Thomas Ford



****

Finally, the Human Leech and Goody went away with his tray of tubes and a woman came in. "I'm Miss Pinch," she said. I swear. I'm not making it up. I don't know what it is with the names around here. I'm not sure this isn't all a dream, because in the real world people just aren't named things like Nurse Goody and Miss Pinch and Dr. Cat Poop.


****

 "How about glue?" she asked me. I nodded, and she lit up like a Christmas tree. At least until I said, "I used to eat paste. In kindergarten. Bad habit. I totally gave it up, though. I swear. It didn't mix with the apple juice so well."


****

I can totally see why she would set that guy on fire, which maybe makes me as crazy as she is. Then again, I didn't do it; I can just imagine doing it. Maybe that's the difference between crazy and not crazy.


****

"Okay," she said. "My name is Sadie. I'm a Libra, I like sunny days and kittens, and think pollution and negative people are real downers. Oh, and I tried to drown myself and this guy saved me and so I'm not dead."


****

"You know, if this whole shrink thing doesn't work out, you should look into getting a job at Disneyland. You're good at this guide thing. You'd rock the safari ride."

****

"I did it because . . ." I hesitated, blinking and sniffing a little, like I might start to cry at any second. "I did it because . . . because I couldn't stand to live in the same world as Paris Hilton."

****

he shrugged. "How do you really know if anyone loves you?" When I didn't answer, she looked at me. "Really, how do you know?" I thought about it for a minute. "I guess you just assume they do until they tell you they don't," I said.


****

One time Allie and I skipped school and went to see this foreign film called Los Diablos, where these villagers found a glowing blue ball and peeled pieces off of it to see what was inside. Only the ball was really radioactive, and they all died from the poison. I think that's what happens when you look too deep inside for the truth. The poison comes out, and you die, even though you have beautiful glowing pieces of blue truth in your fingers.


****

I sat down. "Okay," I said. "Where should I start?" "Where every good story starts," said Cat Poop. "At the beginning."

****

"How would you like to have a gay brother?" Then everyone stopped talking and stared at me. Amanda stopped chewing her hair and sat up. "That would be okay with me," she said. "Why?" "Because you do," I told her. My mother gave a little gasp. Amanda sat there with her mouth open. My father said, "Sweet Jesus Christ on a biscuit." I swear to God that's what he said. Sweet Jesus Christ on a biscuit.


Beğendiniz mi? Paylaşın! :)

2 yorum:

  1. Bilgi için teşekkürler, gözümden kaçmış. Güncelliyorum. :)

    YanıtlaSil
  2. dex tarafından çoktan çevrildi bu

    YanıtlaSil