1 Kasım 2012

Bir Hedda Gabler Günü




        Bugün Taksimde Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesinde Hedda Gabler'ı izledim ve tek kelime ile müthişti.

        Çok tiyatroya deneyimim yok itiraf etmem gerekirse. Öyle bu güzeldi, bu değildi dersem sözüme pek güvenmeyin, araştırın ne bileyim. Baştan söylemek istedim :D

        Civciv saçlı kadın Hedda'nın performansı çok güzeldi. Hakkıyla oynadı resmen; güldürdü, ağlattı, nefret ettirdi... Tam bir cadolozdu. Cadoloz severim.


        Favori karakterim ise Yargıç Brack oldu, pislik karakterleri seviyorum ne yapabilirim. İnsanları kullanan... Ama adamda güzel oynadı. Son sahnelerde hele. Hedda ve o tam bir muhteşem ikili. Yargıç için gider bir kere daha izlerim.

        "Tanrım, insanlar böyle şey yapmaz ki"

        Hedda tam bir sosyopat, psikopat... Artık adını siz koyun. İlk elbisesine bayıldım bu arada, hareketleri ile onu o kadar güzel taşıdı ki... Onun Hedda Gabler olduğunu her hareketinden anlıyordunuz, piyanoda poz verişinden, koltuğa oturuşundan, elaleme laf atışından...

        Bu oyunu okumam gerek.

        Oyun Henrik Ibsen'in. Daha önce Bir Bebek Evini(A Doll's House) okuduğum için gidipte bir oyununu görmek harikaydı.

        Oyuna girmeden önce ben daha çok yazıldığı döneme ait şeyler görmeyi bekliyordum. Ne bileyim, eşyaların bu kadar modern olmamasını, kıyafetlerin kat kat olmasını bekliyordum. Bunlar yoktu, isimler haricinde her hangi psikopat bir eve misafir olmuş gibiydik. Eğlenceli bir ev....

        Tiyatronun başındaki şapka bir tanıdıklık yakalamama yardımcı oldu ama.
     
        Benim söyleyeceğimçok bir şey yok aslında. Güzel bir kaç saat geçirdim.

        Bu arada kalbi olanlar uzak dursun, sahnede mantar tabanca patlıyor (psikopat bu kadın, gerçekten!) gerçi uyarı veriyorlar ama ben 2. patladığında bunu unutmuştum. Az kaldı yerimden sıçrıyordum. :D

        Şebnem Köstem'in dublaj yaptığından emin oldum. Şehir tiyatrosu sanatçılarının dublaj yaptığını bilmekle onu duyup tanımak çok farklı.

        Burada nerede seslendirme yaptığı yazıyor: Şebnem Köstem

        Ve şok, saçlar insanı bu kadar değiştirebilir. Bu kadın bu muymuş dedim, kendime saydırıyorum şuan.



Konusu:

        Burjuva hayatının garantilerine sığınarak yaşayan Hedda Gabler, bu nedenle hayatında çok büyük ödünler vermiş, istikrarı seçmiş, aşkı yaşamayı ve üretkenliği reddetmiştir. Sevgiden değil sıkıntıdan evlenmiştir. Kocası güvenilir bir insandır ama bir bilgin olarak parlak değildir. Bir gün ortaya büyük bir tutku yaşadığı ve risklerle dolu hayatı olduğu için reddettiği eski sevgilisi çıkar. Hem de lisede saçlarını çekip durduğu, basit bulduğu bir kız arkadaşının desteğiyle kocasını yerinden sarsacak müthiş bir kitap yayınlamak üzeredir...

Yazan: Henrik Ibsen
Çeviren: Emre Koyuncuğlu - Başak Ezgi
Yöneten: Emre Koyuncuoğlu
Dramaturg: Dilek Tekintaş
Müzik: Çiğdem Borucu Erdoğan
Sahne Tasarımı: Gamze Kuş
Işık Tasarımı: Cem Yılmazer

Oyuncular:

Miss Juliane Tessman: Alev Ortaoğlu
Berta: Elçin Atamgüç.
Jorgen Tesman: Ertuğrul Postoğlu.
Hedda Gabler: Şebnem Köstem
Mrs. Thea Elvsted: Meriç Benlioğlu
Judge Brack: Eraslan Sağlam
Ejlert Lovborg: Mert Tanık

Sıra Lüküs Hayatta.




2 yorum:

  1. Henüz geldim bloguna ve cok sevdım..

    Her şey kenara ,yukarıdaki samimi yoruma bayıldım: "cadoloz severim."

    YanıtlaSil
  2. Teşekkürler :) Tam olarak hissettiklerimi aktarmaya çalıştım :))

    YanıtlaSil