31 Ekim 2012

Kapak Tanıtımı: Affliction || Laurell K. Hamilton

Affliction
Laurell K. Hamilton

Tür: Doğaüstü, erotik, aşk
Sayfa: 576
Çıkış: Temmuz 2013
Türkçe: Serinin hakları Artemiste
Seri: Anita Blake 22 (22)


Micah, uzun süredir görüşmediği ailesi tarafından eve çağırılır, çünkü kasaba şerifi olan babası saldırıya uğramıştır ve durumu ciddidir. Anita ve Nahtaniel destek olmak için onunla birlikte giderler ve oldukça zor bir durumda ailesiyle tanışırlar.

Micah 10 yıldır ailesiyşe görüşmüyordu, Önceden Leopar sürüsünü ele geçiren sadist katilden korumak için bilerek onlara sırtını dönmüştü. Ancak şimdi babası ölüm döşeğinde, doktorların "Zombi hastalı" adını taktığı hastalık yüzünden içten içe çürüyor.

Zombileri herkesden daha iyi tanıyan Anita, görünenden çok daha fazlası olduğunu biliyor. Zombilerin pek hoş olmayan özellikleri varken, zombi olmak insanların acı içinde çürümesine neden olmuyor. Gizemi çözmek zorunda, ancak ilgilenilmesi gereken daha önemli bir konu var: Micah'ın babasının yaşayacak sadece 5 günü kalmış olabilir.


Laurell 22. kitabın kapağını yayınladı, biz fanlar sevinebiliriz. Aslında bayağı oluyor, ama ben bu gece alıntıyı da görünce blogumda bir gönderi yazmaya karar verdim.

Laurell'i ne kadar sevdiğimi bilirsiniz. Edward'ı, en sevdiğim fantastik dünyayı çok özledim! Bir an önce Temmuz gelsin.

YA DA mayıs gelsin, önce güzel bir Sookie Stackhouse Finali yapalım ve sonra Laurell okuyalım!

Kitabın adı, Azap, Keder olabilir.

22. kitaptan alıntılar!

Gerektiği kadar söylemiyorsam, Jean-Claude, seni seviyorum, masada yemek yerken karşıda senin yüzünü görmeyi seviyorum, Cynric'in futbol maçlarında tezahurat yapmanı, ve bizimle kaldığında Matthew'a yatakta masal okumanı ve daha binlerce şaşırtıcı şeyi, hepsini, seni ve seni seviyorum."
"Beni ağlatacaksın."
"Zeki bir arkadaşım ağlamanın iyi olduğunu, bazen mutluluğun gözlerinden dökülebileceğini söyledi."


Bana güven.” dedi Dev. “Evde, bizim çekici Micah’ımızın erkeklerden daha fazla hoşlanmasını dileyen kırık kalpli bir erkek sürüsü var. Ne yazık ki, erkekleri hesaba katarsak tek oğlan bizim ki için yeterli.” 5 yaşındaymış gibi suratını astı, ve yavaşça pis bis gülümseme yüzüne yayıldı. Ona kaşlarımı çatmak istedim ancak Cheshire gülümsemesi her seferinde bana işliyordu. Bu kadar olgun biri nasıl bu kadar haylaz olabiliyordu ki?

Micah Dev’e baktı. “Evde Nathaniel dışında dikkat ettiğim bir ya da iki erkek var.” Sesi tamamiyle uysaldı.

Dev’in gülümsemesi kenarlardan hafifçe soldu, ve gözleri ne kadar derin düşündüğünü gösteriyordu. Neredeyse, evde, Micah ve diğer erkekler arasından geçen tüm etkileşimleri incelediğini görebiliyordunuz. Micah da bu yüzden söylemişti, Devil’e şeytanı tattırmak için.

Laurell K. Hamilton, New York Times listelerinde çok satan gizem, fantezi, büyü, korku ve romantizm barından iki serinin yazarıdır. Ace Books’tan çıkan, kahramanı ölü çağırıcı ve suç inceleme uzmanı Anita Blake olan on iki kitaplık ‘Vampir Avcısı’ dizisi, Suçlu Zevkler romanıyla başladı. Bu arada bu dizi içinde Anita’nın baş vampir ve kurtadamla olan, karmaşık kişisel ve profesyonel ilişkisi de evrimini sürdürüyor. Şu anda dünya üzerinde Anita kitaplarının iki bin kopyası bulunuyor. Hamilton kocası, kızı, iki köpeği ve sayısı her an değişen balıklarıyla St. Louis County Missouri’de yaşıyor.
Site/Twitter/Facebook

28 Ekim 2012

Marked || Kim Richardson

Marked || Kim Richardson

Marked (Soul Guardians #1)
Kim Richardson


Tür: Genç Edebiyatı
Sayfa:292
GR Puanı:3.60
Türkçe: Çevrilmemiş
Puanım:


Sixteen year-old Kara Nightingale’s ordinary life is suddenly turned upside down when she dies and wakes up in a strange new world with a new career—as a rookie for the Guardian Angel Legion. Kara is pulled into the supernatural, where monkeys drive the elevators, oracles scurry above giant crystal balls, and where demons feed on the souls of mortals. With the help of her Petty Officer and friend, David, Kara hurtles towards an adventure that will change her life forever…

24 Ekim 2012

İntihar Notlarım || Michael Thomas Ford

"İntihar bir soru mudur, yoksa bir yanıt mı?" "İdam mahkûmlarını, daha sonra öldürebilmek için ölümü bekledikleri sırada canlı tutuyorlar. Mahkûmları, zamanı geldiğinde yargılayabilmek için intihar etmesinler diye gözetim altında tutuyorlar. Hiç anlamlı değil. Birini ölüme mahkûm etmek doğal ama insanların bunu kendilerinin yapması değil, öyle mi? Size ne düşündüğümü söyleyeyim: Kendinizi öldürmeye çalıştığınızda insanlar sinirleniyorlar; çünkü bu, onların sizin hayatınızı birazcık bile kontrol edebilmesini engelliyor." Bir yılbaşı gecesi bileklerini keserek intihar eden 16 yaşındaki Jeff'in, kaldırıldığı psikiyatri kliniğinde yaşadıklarını anlatan kitap, buradaki 45 günlük terapi programı boyunca Jeff'in yazdığı günlüklerden oluşuyor. Önceleri, intihar ettiği gerçeğini gözardı eden ve oradan bir an önce çıkmak için terapistini iknaya çalışan Jeff, bunda başarısız olunca dikkatini klinikte tedavi gören diğer hastalara yöneltir. Kurduğu arkadaşlıklar sayesinde onları ve yaşadıkları sorunları daha yakından tanıdıkça, kendini hem keşfetmeye hem ifade edebilmeye başlar. Günümüzün en önemli sorunlarından birini merkez alan kitabı, 1968, ABD doğumlu Michael Thomas Ford 2008'de yazdı. Lambda Edebiyat Ödülleri'ne onlarca kez aday gösterilip bu ödülü birçok kez kazanan yazarın bu kitabı da, yok sayılmaya çalışılan önemli temaları, tüm gerçekliğiyle gözler önüne seriyor.

23 Ekim 2012

Kitap Yorumu: Fury's Kiss || Karen Chance



Dory sert ve kirli dövüşmeye alışık. Tuhaf bir laboratuvar'da uyanıp, yabancı bir adamın başında dikildiğini görünce, ilk iç güdüsü adamın kafasını hızlıca kesmek oluyor. Şans da o ki, adam aslında efendi vampir Louis-Cesare; yani, öldürmesi pek kolay değil. Sonuç olarak, Dory kaçırılıp laboratuvar'a getirildiğinde, bir grup senato vampir kuvveti ile büyülü eşyaları ve silahları Faerie'den çıkaran kaçakçılar üzerinde çalışıyormuş. Louis-Cesare onu kurtardığında ise, kendisine ne olduğuna dair bir anısı yok. Ne olduğunu ve kimin yaptığını öğrenmek için Dory meleklerle, delilerin en delisi çılgın bilim adamlarıyla ve ölüden beter, bir kaç vampir türüyle yüzleşmek zorunda kalıyor. 






Fury's Kiss (Dorina Basarab #3)
Karen Chance

Tür:Paranormal Aşk Hikayesi
Sayfa:536
Goosreads Puanı: 4,34 (720 oylamada)
Türkçe:Çevrilmedi


Dorina Basarab, benim sevgili Dhampir'im,

Uzun bir aradan sonra seni okuma şansı elde ettim. "Hoşlandın mı" diye sorarsan biraz hayal kırıklığına uğradığımı söylemem ne yazık ki kaçınılmaz oluyor. Tabii, kitabının sonu beni çok şaşırttı. Dory ile Dorina (Senin vampir yarın) arasındaki ayrım benim biraz kafamı karıştırdı. Bir kez daha Mircea'nın bir baba olarak ne kadar harika, bir sevgili olarak ne kadar odun olduğunu anladım. Hayatın artık iyice yoluna mı girdi ne!

Sana daha çok puan vermek isterdim ama ne yazık ki Karen'ın seni anlatma tarzı beni yoruyor, sürekli bir aksiyon! Olayları hazmetmemize izin vermiyor. Doğal olarak, aşırı olan kitap sayfaları gözümde büyüyor. Belki seni de Türkçe'ye çevirirler ne dersin? Cassi ile olan karşılaşma sahnen! Bir oturup konuşun, şu işi açığa kavuşturun ne olur, beklemekten iliğim her tarafım kurudu.

Louis- Cesare gerçekten farklı bir vampir, onun bulduğun için şanslısın. Bırakmayı düşünürsen her zaman talibiyim. İlişkiniz bazen çıkmaza girmiş gibi görünse de mutlu sonunuzu görüyorum.

Kitap boyunca ne çok ayılıp bayıldın sen öyle! 6 defa falan oldu sanırım. Claire'in yorumları beni gülümsetti; ama onda yapay bir şeyler var. Belki de hikayesini tam bilmediğim için...
Beni en çok Senate'nin senin yeni pozisyonunu açıkladığı andaki düşüşün güldürdü. Ah Kit Marlowe! Onun aşık olmasını ne kadar çok istiyorum! Öpüştüğünüz anda bir şeyler olsun o kadar çok istedim ki!!! Ama tam bir çıkmaz olurdu. Gene de onunda bir hikayesi, serisi olmalı. Çok şey istemiyorum değil mi?

Bu kitapta Zombiler olmak zorunda mıydı? Gerçekten??? Düşmüş meleklere sözüm yok!

Bana geçiş kitabı gibi geldi Dory. Bir şeyler olacak belli, büyük şeyler. Ama tam oturmamıştı. 4. kitapta artık, ne zamansa.

Seni kısa zamanda okumayı umuyorum. Sağlıcakla kal!

Sevgiler, Merve

Kitap Hakkında:

Hafıza kaybı ile uyanan Dory gene bir sürü şey ile uğraşıyor. Önce hafızasını kazanmaya çalışırken vampirler tarafından sürekli bir saldırıya uğruyor. Marlowe'un ona karşı olan düşmanlığı, Mircea'nın beynine ufakken yaptığı bir duvar ve çocukluk anıları, bu duvarın çökmeye başlaması ile... Çok yoğun, aksiyon dolu  ve biraz karmaşık bir kitap.
Zombi-vampirlerin saldırıları ve onca vampirin ölümü, en sonunda Faeri'nin dünyayı ele geçirip eski tanrıları serbest bırakma planlarının gene Dory tarafından alt edilmesi... O kadar çok olay var ki.

Cassie sevenler ve Mircea'ya tapanların ve Louis-Cesare'a aşık olanların okuması gereken bir seri.

Seri:


Midnight's Daughter (Dorina Basarab, #1) 
Death's Mistress (Dorina Basarab, #2) 
Fury's Kiss (Dorina Basarab, #3) 





Fury's Kiss
Karen Chance



I still looked like Dracula’s daughter. Which was completely unfair, since he’d only been an uncle.

****

“Not hurting is a different thing from saving,” he replied quietly. “There was a time when you would have let Raymond burn up in your hallway. When you would not have cared if four strange vampires died. When you would have been like your friend Claire, who says all the right things but looks at us as if we were roaches crawling across her kitchen floor.” “You…didn’t act like you noticed that.” “Of course not. I am charming,” Radu pointed out.

****


“What’s this shit?” Ray demanded, looking at the salesclerk. “Honey, truth hurts, but ain’t no way you’re a Magnum.” “Well, I ain’t no medium!” The clerk smiled. “Yeah, but I was being generous.”

****

“Not in the middle of the store, you’re not.” “Ain’t nobody here,” the cashier reminded me, grinning. “And ain’t no way he’s filling that thing out.”

*****

“You shoulda seen the other guy,” I said, grinning slightly at the thought of Zheng-zi’s messed-up face. And then almost choked on something. After a second of hacking, I spat part of a tooth out into my palm. Damn. I hated when that happened. I looked up to find Claire staring at me with something approaching horror. I started to say something, but the horror turned to a glare so bright, I swear I could see little flames in her pupils. “If you say you’re fine,” she told me tremulously, “I’ll kill you!”

*****

I’d have expected to feel something. But I didn’t. Not a damned thing. Nothing but anger and annoyance and a weird sort of sadness, because he wasn’t the one I wanted. Oh, God, I thought in horror. Louis-Cesare’s ruined me for other men.

*****

“I don’t know who’s crazier,” Ray muttered a few minutes later. “You or me.” “Me.” “Then why am I doing this?” “Because you’re the only one who knows how?” “God. I hate being useful.”

*****

“To help you bridge your own divide,” the Irin murmured. I looked at him, hurting, defeated. “I don’t understand,” I cried. “You will.”

*****

22 Ekim 2012

Aldığım Kitaplar | Kitaplarım | 7



     Bunlar da geçen haftanın ganitmetleri.

     İlk önce: Ölüm Elçisini aldım, niye? İlkini dahi okumadım. Ama kitap manyaklığı ne yaparsınız. Medaline'i seviyorum. İkinci kitabın çıktığını görür görmez elimde kaldı. Çevirisi nasıl bilmiyorum, Tual hakkında kötü diye duyumlar aldım. Okuyunca burayada yazarım. Aslında her okuduğum kitabın orjinal kopyasını yayınevleri bana göndermeli. Olmuyor böyle.

     İkinci olarak: Arthur Conan Doyle/Sherlock Holmes'ü aldım, duymayan kalmamıştır sanırım. D&R da 25 liraya 4 roman +56 kısa hikaye ve ingilizce olarak görünce, tabii kutusuda çok hoş, elimde kaldı. Puntosu biraz küçük ama bende büyük sevmiyorum zaten.

     Bu sevgilileri mi zaman okurum bilmiyorum ama kütüphanem onlarla daha güzel :D

Kütüphane demişken çok doldu, anneme 3. lazım diye hafiften çıtlatıyorum

20 Ekim 2012

Jeaniene Frost'u Tanıyalım.



Jeaniene'i Kedicik serisi ile tanıyoruz.Tabii Vlad'ı anlattığı kitabı saymamak gerek, oda Kedicik ile bağlantılı. Yazarın Kedicik serisinden başka yazığı bir kaç antolojisi var. Ayrıca daha önce bir antoloji de yayınladığı hikayenin kitabı çıkıyor, adı: Night's Darkest Embrace. Gene paranormal yazıyor ve bu sefer şeytanları konu alıyor. 2012 kasım'da çıkacak, 100 sayfa. Gün sayabiliriz.

Unutmadan Kedicik serisi Artemis yayınevinden çıkıyor:

Mezarla Randevu
Tek Ayağı Mezarda
Mezarın Dibinde
Mezara Mahkum
Mezarın Yüzü
Şimdi Mezar Zamanı

17 Ekim 2012

Kitap Yorumu: Gece Okulu || C.J. Daugherty



Gece Okulu (Night School #1)
C.J. Daugherty

Tür: Gizem, Genç Edebiyatı
Sayfa: 448
Goodreads Puanı: 3.96 (926 oylama)
Türkçe: Dex
Çevirmen: Deniz Başkaya
İlk Çıkış: 2012
Seri: Gece Okulu 1 (5?)
Puanım:  
Gece Okulu eski polis muhabiri C. J. Daugherty'nin ilk kitabı. Bir seri olarak kurguladığı kitabının bu ilk bölümü oldukça heyecan verici bir noktada kesiliyor. Kitabı diğer genç-yetişkin kitaplarından ayıran en önemli özelliği; yazarın, hikâyenin neredeyse sonuna kadar fantastik, hayaletli, paranormal bir ortam kurgulasa da ve okuyucuda sürekli böyle bir beklenti yaratsa da, sonunda her şeyi gerçek nedenlere bağlaması. Bu kitabın büyük sürprizi. Bu yüzden kitap fantastik görünse de (ve özellikle öyle lanse edilse de) aslında daha çok polisiye-gerilim türünde. Kitabın bir ormanın ortasında, havalı bir yatılı okulda, yaz aylarında geçmesi ve başkahraman Allie'nin ele avuca sığmaz, asi hali özellikle genç okuyucular için oldukça çekici olacak ve kendileriyle birebir özdeşleşmelerini sağlayacaktır. Kitabın dili ve çevirisi oldukça akıcı; kurgudaki birbirinin peşi sıra eklenen sıra dışı olaylar, sorunlar, cinayetler, kazalar, aşklar, kıskançlıklar, korkutucu anlar, tansiyonun hiç düşmemesini sağlıyor. Herkes yalan söylerken kime güvenebilirsin? "Allie'nin dünyası başına yıkıldı. Okuldan nefret ediyor. Erkek kardeşi evden kaçtı. Üstüne üstlük kısa süre önce tutuklandı. Yine... Şimdi bir de annesiyle babası onu evinden uzaklara, kimsenin adını duymadığı bir okula gönderiyorlar. Her şeye rağmen Allie yatılı okulunda mutlu oluyor. Yeni arkadaşlar ediniyor. Bir de Carter var; görür görmez yakınlık duyduğu, yalnızlığı seven, karamsar bir oğlan. Ama bir gün Allie çatıda garip sesler duyuyor... Ve akşamları ormanda gizemli gölgeler görmeye başlıyor. Cimmeria Akademisi sıradan bir okul değil. Gece Okulu'nun öğrencilerinin ne yaptığını kimse bilmiyor. Öğretmenler büyük bir sır saklıyorlar. Allie okulun ne kadar tehlikeli olduğunu anlıyor... Hepsi korkunç bir sona doğru sürükleniyor

15 Ekim 2012

Kitap Yorumu: Limos || Larissa Ione


Limos 
Larissa Ione

Tür: Paranormal, Aşk hikayesi, yetişkin
Sayfa: 476
Goodreads Puanı: 4.31 (4.189 oylamada)
Türkçe: Arunas
Çeviri: Burcu Çelik
Orjinal Adı: Immortal Rider
Seri: Mahşerin Dört Atlısı 2
Puanım: 
Limos
Mahşerin Dört Atlısından Limosa merhaba deyin. O bir dişi. Ama bildiğiniz dişilerden değil. Ölümsüz, savaşçı, tutkulu, inatçı ve geçmişi sırlarla dolu bir dişi. R-XR askeri olan Arik Wagner, Limosun cazibesine karşı koyamayıp onu öper. Fakat bunu yaparken Limosun nişanlısı Satanı çok kızdırdığını ve cehennemde işkence dolu günler geçireceğini bilmez. Limos ise binlerce yıldır özlemini duyduğu şeyleri bulduğu Ariki kurtarmak için tüm dünyayı karşısına alarak kardeşi Salgın ile bir anlaşma yapar. Fakat bu anlaşmanın başına neler açacağından habersizdir.Limos ve Arikin tutkularını gözler önüne seren, geçmişteki sırların ortaya çıktığı bu sürükleyici efsaneyi ellerinizden düşüremeyeceksiniz.

14 Ekim 2012

Kitap Yorumu: The Darkest Fire || Gena Showalter (Karanlığın Efendileri 0,5)


The Darkest Fire (Lords of the Underworld 0.5)
Gena Showalter

Tür: Aşk Hikayesi, Paranormal
Sayfa: 66
GR Puan:3.83 (5.115 Oylamada)
Türkçe: Çevrilmedi
Puanım: 



O, cehennemin bekçisi, insandan çok bir canavar.  O Zulüm tanrıçası, kadından çok bir melek. Birlikte iblis efendilerine karşı ateşlerle bezenmiş tehlikeli bir savaşa girecekler - ve benzeri olmayan bir tutkuyu tadacaklar.Gena Showalter'ın seni serisinin kavuran tanıtımını kaçırmayın.

13 Ekim 2012

31. İstanbul Kitap Fuarı




17 kasım 2012'de başlayacak olan Fuar 25 kasımda sonlanacak. Şans bize hiç gülmüyor ki gene vize zamanına denk geliyor. Peki bu benim gitmeme engel olacak mı? Tabii ki hayır.

Bu senenin onur konuğu Hollanda, yayın evleri ile birlikte ilk 4 gün Tüyapta. 600 den fazla yayın evi ve 200 etkinlik bizi bekliyor. Önümüzde bir ay var, erken daha çok erken, ama insan genede heyecanlanıyor.

Fuarın teması ise “Çocukluğum Yurdumdur-Çocuk ve Gençlik Edebiyatı” Gülten Dayıoğlu bir çok etkinlikte yer alıp imza günü düzenleyecekmiş.Ayrıca bu yılın Onur Yazarı. Sevenlerine duyrulur.

Etkinlik programına buradan ulaşabilirsiniz: Tüyap Etkinlikleri

Daha fazla bilgi için: İstanbul Kitap Fuarı

İmza günleri ve isimleri için: İmza
Tüyap'a bir süre önce Kristin Hannah geliyor diye duymuştum ama göremedim, ne kadar doğru bilmiyorum. İmza günleri hala hazırlanıyormuş.

Benden not: Tüyap'a gitmek bu sene çok kolay. Metrobüse binin ve son durakta inin. Çok açıklayıcı oldu ama...

Gün sayıyorum.

10 Ekim 2012

Kitap Yorumu: Sağdan Birinci Mezar || Darynda Jones // Alıntılar


       Sağdan Birinci Mezar’ı okurken çok eğleneceksiniz… Çünkü Charley'nin hayatında her şey var: Olağanüstü yetenekler, macera, gizem, görünmez ama iç titreten dokunuşlar, yani aşk…
       “Charley’nin şeytani neşesi ve hayata karşı iştahı, paranormal roman okurlarına çok çekici gelecek ve sanırım ‘Ghost Whisperer’ dizisinin yasını tutanların kalbindeki boşluğu dolduracak.”
Publishers Weekly
       Charley Davidson bir özel dedektif… Hem de cazibeli bir kadın.
Ama bildiğimiz özel dedektiflerden ve tabii bildiğiniz cazibeli kadınlardan değil. O bir ölüm meleği. Henüz öbür dünyaya geçememiş ruhlarla iletişim kuruyor ve “ışığa gitmeleri”ne yardım ediyor. Doğrusu, ölülerle konuşma yeteneği, katilleri bulmakta da çok işine yarıyor…
       Charley’nin bir de âşığı var… Ama kahramanımız adamı göremiyor. Sadece o çıldırtıcı dokunuşlarını hissediyor… Sık sık ve derinden…
Cazibeli dedektifimiz bugünlerde ne mi yapıyor? Cinayete kurban giden üç avukatın katillerini bulmaya çalışıyor… Herhalde sizi nasıl bir heyecanın beklediğini anladınız artık.

8 Ekim 2012

En Karanlık Öpücük || Gena Showalter (Karanlığın Efendileri 2)


En Karanlık Öpücük (Lords of the Underworld #2)
Gena Showalter

Tür: Paranormal, Aşk
Sayfa :368
GR Puan:4.24
Türkçe: Çevrildi
Puanım:
Birçok erkeği baştan çıkardı... Fakat hiçbir zaman aradığını bulamadı. Bugüne kadar... Asırlardır hayatta olmasına rağmen Anya, anarşi tanrıçası, bugüne dek tutku denilen şeyi tatmamıştır. Lucien'la karşılaşana dek… Lucien, ruhları öteki âleme taşıyan bir savaşçıdır ve daha ilk görüşte Anya'nın dikkatini çekmiştir. Lucien'ın büyüsüne kapılan Anya, onu elde etmek için artık her şeyi göze almıştır. Fakat Kronos, Yeraltı Dünyasının Efendisi Lucien'ın Anya'yı tutsak etmesini emretmiştir. Şimdi Lucien ve Anya içlerinde birbirlerine karşı güçlü bir arzu taşırken onları kontrol eden bu güçlere karşı da savaşmak zorundadır. Sonsuza dek lanetlenmiş, karşı konulamaz bir şekilde baştan çıkarıcı ve kesinlikle çok ateşli savaşçılar... Karanlığın Efendileri.

7 Ekim 2012

Beyoğlu Sahaf Festivali | Kitaplarım | 6



        Biliyorsunuz Beyoğlunda Sahaf Festivali var. Daha ne kadar sürecek bilmiyorum ama gitmeden olmazdı. Bir haftalık bir zaman bulma çabasından sonra en sonunda kendimi attım. Kitaplar gerçekten ucuz Georgette'nin(5 lira) dışındaki  kitapları 2, 3 liraya aldım. Bence sizde gitmeli ve faydalanmalısınız. Çok güzel kitaplar çok ucuz fiyatlara... Fransızca ve ingilizcede bulmak mümkün. Üstelik 3, 5 tezgahta yok, bir sürü kişi var. Biz tamamen gezemedik bile. Bu sıcakta bayılmadığımıza seviniyorum.

        Bu haftayı Aziz Nesin haftası ilan ediyorum :) 3. kitabım oldu.




          Bu iki kitabıda Bu sene okuyacağız, The Moonstone'u bayağı aradım, en sonunda D&R'da buldum, ne kadar çok şaşırdığımı tahmin bile edemezsiniz. Pandorada bile yoktu yanlış hatırlamıyorsam, varsa da pahalıydı... A Midsummer'ın kapağına ölebilirim, o kadar çok sevdim.

Beyoğlu Sahaf Festivali.

         14 Ekim tarihine kadar sürecek ve çeşitli etkinliklerin düzenleneceği festivale yetmiş dört sahaf katılıyor. 25 Eylül'de başyacak olan Sahaf Festivali Tarlabaşı TRT binasının yanında saat 11:00 ile 23:00 arasında gerçekleşecek.


6 Ekim 2012

Kitap Yorumu: Fade || A.K. Morgen

Fade (The Ragnarök Prophesies #1)
A.K. Morgen

Tür: Aşk hikayesi, Paranormal
Sayfa: 320
Goodreads Puanı: 3.84 (57 oylama)
Türkçe: Çevrilmedi
Puanım: 

Hayatınızda bildiğiniz herşeyin aslında hiç de öyle olmadığını farkettiğinizde ne yaparsınız?
Arionna Jacobs, annesini trajik bir trafik kazasında kaybettiğinde bütün dünyası yıkılmıştı. Tüm hayatını geride bırakıp babası ile yaşamaya mecbur kalmıştı. Dace Matthews ise yeni üniversitesinde bir öğretmen asistanıydı ve içindeki kurt ile iletişim kuramadığı için ikiye bölünmüştü.
Karşılaştıklarında hayat hakkında bildikleri her şey açığa kavuşmuştu. Dace Arionna'nın zihnine derin bağlarla bağlıydı ve Arionna'nın içinde su yüzüne çıkmak için savaşan bir şeyler vardı. Ne olduğu hakkında bir fikirleri yoktu. Çevrelerinde ise tuhaf şeyler dönüyor ve onların zamanı tükeniyordu.
Karşılaşmaları eski bir iskandinav yıkım kehanetini harekete geçirmiştir üve kaderin onlar için planladığı şey ikisininde hayal edebileceğinden çok daha büyüktü. Eğer kendilerine ve birbirlerine güvenmezseler dünyayı ve onları ilgilendiren bu gizemi asla çözemeyecekler.

5 Ekim 2012

Bakırköyden Nelerle Döndüm | Kitaplarım | 5



Yeni kitaplarım. Bugün Bakırköy sahaflardan tanesini iki buçuk liraya aldım. Sizde uğramalısınız. Çok güzel kitaplar var. :) Aziz Nesin okumalı!


4 Ekim 2012

Kitap Yorumu: Ateş Ustası || Maria V. Snyder




Fire Study (Study #3)
Maria V. Snyder

Tür: Epik Fantazi, Aşk Hikayesi, doğaüstü
Sayfa: 441
Goodreads Puanı:3.95 (15.762 oylamada)
Türkçe: 3 kitap çıktı. DEX
İlk çıkış: 2008


        Çok sevdim demiştim değil mi? Hala seviyorum ama üçlemenin final kitabı pek beklentilerimi karşılamadı. Seride en çok sevdiğim şey asla olayların nasıl bağlanacağını tahmin edememem olmuştu. Valek ve Yelena'nın birlikte olacağı kesindi ama nasıl? İşte bu benim 3 kitabı 5 gün içinde bitirme nedenim. Beni rahatsız eden başka bir şey de ise ölümün çok az olmasıydı. Şöyle bir sayarsak kitaptaki karakterlerden sadece 2 kişi öldü. Bence daha çok kayıp olmalıydı. Aşırı mutlu son güzel olmuyor.

        Öncelikle Valek, ne kılıbık şey oldu öyle. İlk kitapta hayranlık uyandıran hallerinden eser yoktu. Yazar bize bir iyilik yapıp Yelena ile aralarında bağ kurmadı bu kitapta. Bu artı bir puan sayılabilir. Ama umduğum Valek değildi. Herkes Yelena'yı takip etmeye istekliydi. Valek'in "sen nasıl istersen, aşkım " tavrı ise beni kitaptan soğutmaya başardı. Kılıbık, iç güveysi oldu resmen.

        Bu kitapta kötü adam gerçekten kötüydü. Ateş ile dünya ya giriş yapabiliyor, kan büyüsüyle güçlenip dünyayı yönetmeyi planlıyordu. Güce aç bir kişilikti yani. Sandseeder kabilesini resmen yok etti. Ölüm yok derken ana karakterin tanıdığı sevdiği kişilerden bahsediyordum.

3 Ekim 2012

Kapakları Beni Çekti.


          Kitabı kapağına göre seçerim. Her ne kadar içeriği önemli olsada bana, beni oku diyen şey kapaktır. Aşağıda göreceğiz kitaplarda "ben ben ben" diye bağırıyorlar. Kırmak olmaz. Ama bazen kendimi engelleyebiliyorum.

         Above örneğinde gördüğümüz gibi bazen muhteşem kapaklar kötü kitapları barındırıyor. Kitabı okumadım ama Goodreads'ta 3.11 alan bir kitabın güzel olabileceğine inanmıyorum.

Sizler ne düşünüyorsunuz?






Grimspace (Sirantha Jax #1)
Ann Aguirre

Puan: 3.81(3.789 oylama)
Okunma: Belki
Tür: Bilim Kurgu, Paranormal
Aşk Hikayesi



2 Ekim 2012

Kitap Yorumu: Büyü Ustası || Maria V. Snyder




Bir sadakat dersi, entrika üzerine bir uzmanlık eğitimi.
Yelena şu ana dek hayatta kalmayı başardı. Çocukken kaçırıldığı, gençliğinin başında hapse atılıp çeşnici olmak şartıyla serbest bırakıldığı düşünüldüğünde yeterince acı çektiğini düşünebilirsiniz.
Fakat hayır.
Ixia'da yasaklı büyü güçleri ona bir idam fermanı getirdi. Tek şansı Sitia'ya, doğduğu yere dönmek. Ancak Sitia ona çok yabancı bir yer. Burada güçlerini kontrol edemiyor. Başıboş bir büyücü korku salıyor ve kurban olarak Yelena'yı seçiyor.
Büyü becerileri yelena'yı kurtaracak mı? Yoksa sonunu mu getirecek?
Yelena'nın hikâyesi Zehir Ustası'nın ardından Büyü Ustası ile devam ediyor.
"Snyder'ın romantizmi ve aksiyonu aynı potada erittiği bu enerjik ve büyüleyici karışımın kendisine yeni hayranlar kazandıracağına hiç şüphe yok. Büyü Ustası fantastik türün mükemmel bir örneği."
-Publishers Weekly-
"Snyder yine on ikiden vurmuş! Büyü Ustası daha en başından ilginizi çekiyor ve sizi kendine bağlıyor... Kesinlikle okunması gereken bir kitap."
-In the Library Reviews-

1 Ekim 2012

Kısa Hikaye: Assassin Study || Maria V. Snyder



Assassin Study (Study #1.5)
Maria V. Snyder

Tür:Fantastik, Aşk
Sayfa: 15
Goodreads Puanı: 3.80 (2,325 oylamada)
Türkçe: Çevrilmedi
Çıkış: 2008
Puanım:
Yelena, the heroine of Maria V. Snyder's stunning debut novel Poison Study, is on her way to her ancestral homeland of Sitia to be reunited with her family and to learn more about her magical powers. An order of execution hangs over her head should she ever return to Ixia. But her true love, Valek, quickly learns that an assassin has taken it upon himself to make sure Yelena doesn't reach her destination. As Ixia's chief of security, and a highly skilled assassin himself, can Valek track down the killer in time to save Yelena's life?

        Zehir Ustası'nın ait olduğu seriye ait kısa bir hikaye Assassin Study. Valek'in gözünden anlatılıyor. Önceki kitapta ona bayılan biri olarak gerçekten çok hoş bir kaç sayfa oldu. Valek...

Photobucket


       Valek bu hikayede Yelena'nın bir kiralık katil tarafından takip edildiğini öğreniyor ve tüm işini gücünü bırakıp onun peşinden gidiyor. Gerçekten muhteşem bir adam, seksi birde. İçim eriyor resmen.

        Yolda tuzağa düşülüyor ve zindandan kaçmasına bir kadın yardım ediyor. Ona çocuğunu alacağım sözü veriyor, çünkü kadının kocası kızına büyü kalkanı koymuş ve onu annesinden uzak tutuyormuş. Valek'in büyüden etkilenmeme gücüde işe yarayacak tabii bu konuda. Valek Tam adlı katili öldürüyor ve onu, Yelena'yı, görmeden kadına yardım edeceğini söylüyor.Hikaye burada sonlanıyor. İkinci kitabı okumalı, çok merak ediyorum. Uzun zamandır ilk kez bir karaktere bu kadar bağlandım umarım yazar içine etmez