29 Ocak 2013

Kitap Yorumu: Arşiv || Victoria Schwab


The Archived 
Victoria Schwab

Tür: Genç Edebiyatı, Paranormal, aşk
Sayfa: 336
Goodreads Puanı: 4.19 (346 oylama)
Seri 1/2
Puanım: 

İnsanların kitaplar gibi raflarda dizildiği bir yer düşünün.
Her bedenin anlatacağı bir hikâye var; bir tek Kütüphanecilerin okuyabildiği, resimlerde görünen bir hayat. Ölüler Geçmiş diye çağırılıyor, ve kaldıkları geniş boyut Arşiv olarak adlandırılıyor.
Dedesi Mackenzie Bishop'u buraya ilk defa 4 yıl önce getirmişti, 12 yaşında, ürkmüş ama kendini kanıtlamaya kararlı. Şimdi ise dedesi ölü ve Mac bir zamanlar onun olduğu gibi merhametsiz bir Bekçi'ye dönüştü,  çoğunlukla acımasız olan Geçmişlerin uyanıp dışarı çıkmalarını engellemekle görevli. İşi yüzünden sevdiği insanlara yalan söylüyor ve korkunun gerçekte ne demek olduğunu biliyor: Hayatta kalmak için gerekli bir araç.
Bekçi olmak sadece tehlikeli değil- Mac'e sürekli neler kaybettiğini de hatırlatıyor. Dedesinin ölümü zaten yeterince zordu, ama şimdi küçük kadeşi de gitti. Mac yaşayan ve ölü, uyuyan ve uyanan arasındaki sınırları merak ediyor. Arşiv de ölü asla rahatsız edilmemeli. Ancak  biri bilerek Geçmişleri değiştiriyor, önemli bölümleri siliyor. Eğer Mac kalanları birleştirmezse Arşiv parçalanıp yıkılabilir.


Kitap hakkında söylemek istediğim çok şey var, nereden başlasam nereden :D

The Archived'da yaratılan dünyada insanlar öldükten sonra yok olmuyor; onların geçmişleri bazen çıldırabilen ama beslenme ihtiyacı duymayan zombiler olarak farklı bir yerde,boyutta tutuluyor; Arşivde. Onlar normal insanlardan daha güçlüler ve bazen kapalı tutuldukları bu yerlerden kaçabiliyorlar. Burada devreye Keepers( Bekçiler) giriyor. Kendilerine verilen anahtarlarla bu History (Geçmiş) adı verilen olguları tekrar uykuya gönderiyorlar. Ve bazen bu kişiler bizim dünyamıza kaçıyorlar. Ama onları yakalamak başka kişilerin görevi...

Tabii birde Kütüphaneciler var, Geçmişler ile uğraşan gizemli insanlar...

Buradan sonrası Spoiler içerir. Dayanamadım veriyorum :))

Mackenzie dedesinin yerine atanan bir Bekçi, Diğerlerinden farkı ise 12 yaşından beri bu işi yapıyor olması.

Mac'in içinde yalnızlıktan daha büyük bir acı var aslında. Küçük kardeşi öldü. Bunu atlatamayıp hala kardeşinin Geçmiş olarak tutulduğu yere gidiyor ve ona yaşamından bahsediyor.

Kitap Mac'in yeni bir eve taşınması ve bu gizli görevi sürdürmek için yaptığı şeylerle başlıyor. Gerekli kapıları bulmak... Yoğun Geçmiş kaçışları ile uğraşmak... Bir problem var.

Ailesi yeni bir başlangıç için yeni bir yere taşınıyor ve ailesi kahve dükkanı açıyor. Mac gizli görevinden bahsetmeyerek 17 yaşına basmış bir kız. Geçmiş'lerle neredeyse her gün dövüşüyor, biz bunların bir kaçına şahit oluyoruz hatta. Üzerinde öyle çok baskı var ki.

Sonra Başka bir Bekçi ile tanışıyor Mac. Kendi yaşlarında ondan daha kısa süredir bu görevi üstlenmiş biri ama oda kendi yaralarını taşıyor. Yıllar sonra ilk defa Wes ile huzur buluyor ama bu durum çok fazla sürmüyor. Bu yeni yerde bir problem var. Geçmişler durmaksızın kaçıyor ve Mac kendini bir Geçmiş'i saklarken buluyor. Çünkü o kimliğini kaybetmiyor, peki ya kardeşi de kaybetmezse? delirmezse? Tekrar onunla birlikte olabilir mi, eskisi gibi?

Şimdi konuyu az çok biliyorsunuz, biraz ortalardan başlamak istiyorum şu Geçmiş olayı. Mac bu sakladığı Geçmiş ile kitabın bir yerinde öpüşüyor, ay allahım nasıl iğrendim! Bu Geçmişler benim gözümde zombiden farksız ve sen zombileri öldürürsün onlarla öpüşmezsin. işte bu kadar. (Zombi dedim ama daha çok beslenme ihtiyacı duymayan vampir gibiler...)



İkincisi Wes, kitabın sonunda ona ne oluyor? İşte bunu çok merak ediyorum. Kütüphanecilerin gerçek kimlikleri açığa vuruluyor ve benim aklımdaki  soru şu. Wes insan mı oldu yoksa bir Kütüphaneci mi?

Kitapta bol bol dövüş sahneleri var ve ben buna bayıldım. Kızımız gerçekten her olaydan kolayca sıyrılan bir tip olarak aklınızda kalmıyor.

Kitabın sonu hem tatmin etti hem etmedi. İkinci kitabı okumadan olmaz yani.
Yazarın yarattığı dünyaya bayıldım. Wes esas oğlan olmasına rağmen pek beni heyecanlandırmadı ama o öpüştüğü zombimsi ve eski Bekçi Owen daha tutkulu ve bu role layık gibiydi tabii kızımız nekrofili değilse uzak durmalı. Zombileri sevmiyorum.

Mac gerçekten hoş bir karakterdi hareketleri, dedikleri ile çakışmadı. Sevdim onu yani, ikinci kitaba göre en sert kadın karakterler listemde bile yer alabilir.
Kitabın kapağına da bayıldım. *-*

Netgalley ile elime geçen kitaplardan.

2 yorum:

  1. Çok karışıkmış kız bu. Ben öle çirkin şeyleri öpmeeeeğm!

    YanıtlaSil
  2. Çirkin değil Simayyy :D Ya ben tam anlatamadım ama çirkin davranışlar sergiliyor. :D Zombiden çok vampir gibiler yaşlanmıyorlar beden gibiler bazen uyanıyorlar ve sorun o zaman başlıyor. :D Ben hoşlandımm :D

    YanıtlaSil