10 Mayıs 2013

Kitap Yorumu: Meleklerin Kanı || Nalini Singh - Alıntılar + Yazarla Söyleşi

Meleklerin Kanı
Nalini Singh


Tür: Paranormal, aşk, melek, Şehir fantazisi
Sayfa: 476
Goodreads Puanı: 4.16
Orjinal Ad: Angels' Blood
Seri: Lonca Avcısı 1
Yayınevi: Artemis
Yayın Tarihi: Eylül 2012
Puanım: 
New York Times çoksatarı yazar Nalini Singh, meleklerin vampirlere hükmettiği, kana susamış yaratıklarla dolu ama bir o kadar da baş döndürücü bir dünyanın kapılarını aralıyor... Ölmeden önce göreceğİnİz son şey, onun gözlerİ olacak...
Vampir avcısı Elena Deveraux, işinde en iyisi olduğunu biliyordu. Ancak yeni görevi için doğru kişi olup olmadığından emin değildi. Üstelik öldürücü bir güzelliğe sahip ve hiçbir ölümlünün kızdırmak istemeyeceği Başmelek Raphael tarafından görevlendirilmişti. Elenanın başarısızlık gibi bir seçeneği yoktu. Görevi imkansız olsa bile. Bu kez peşine düştüğü kişi, yoldan çıkmış bir vampir değil, yoldan çıkmış bir başmelekti. Elena, kendini daha önce benzeri görülmemiş bir cinayetler zincirinin tam ortasında bulacak ve tutkunun tehlikeli uçurumlarına doğru çekilecekti. Bu av onun sonunu getirmese bile, Raphaelin baştan çıkarıcı dokunuşlarına kendini teslim etmesi, Elenanın hayatının en büyük hatası olabilirdi. Çünkü başmelekler, ölümlü oyuncaklarıyla oynarken onları fark etmeden kırabilirdi.
Uzun ama eğlenceli olduğunu düşündüğüm bir yazıyla karşınızdayım bugün.
Lonca Avcısı Elena ve onun sevgili yazarı Nalini Singh ile!

Öncelikle serinin içine iyice girersek melekleri, vampirleri ve Lonca Avcılarını görüyoruz. Bu dünyayı melekler yönetiyor ama onların tanrısal bağlantıları olduğunu düşünmeyin sakın. Güçlü, ölümsüz, acımasız ve soğuklar. Onlar melek. Meleklerden sonra onların yaptığı vampirler geliyor. Daha insani ancak kana susamış yaratıklar. Meleklere hizmet ediyorlar. Ve eğer bu zorunlu hizmetten kaçarlarsa avcılık yetenekleri ile öne çıkan Lonca Avcıları devreye giriyor ve para karşılığı bu "salak" olarak adlandırılan vampirleri yakalıyor. Çünkü bir melekten kaçamazsınız.

Elena bir Lonca Avcısı ve bir melek problemi içine düşüyor. Serseri olmuş doğaüstü yaratığı yakalamak için tutuluyor. Ancak sorun var, her geçen gün bir insanın bilmemesi gereken şeyleri öğreniyor ve her geçen gün kalbini bir başmeleğe kaybediyor. Romantik, vahşi, tutkulu ve elinizden bırakamayacağınız bir kitap.

Ben

Meleklerin Kanı'nı o kadar çok seviyorum ki. Bu seriye 3. başlayışım, Meleklerin Kanını 3. okuyuşum oldu. Bu yüzden Başlığımın adı 2. kitap yorumu, 2. kez yazdığım için. İlk yorum için. Angel' Blood

Bu sefer Türkiye de ilk çıktığında aldığım Türkçe edisyonunu yorumluyorum. Biraz da üzgünüm aslında, niye derseniz çevirmenin yazarın dilini yakalayamadığı kanısına vardım. Kötü değil ama Nalini'yi ingilizce okuduğum da -ilk ya da ikinci kez- beni etkilemeyi, ele geçirmeyi başarmıştı. Bu kitapta bu olmadı. Gene güzeldi, gene düşüşleri içimi parçaladı, gene benim de onlarla beraber gözlerim ıslandı ama bunun nedeni seriyi 2 kere okumuş olmam. Neyse, her halikârda bu seriyi öneriyorum. Ama imkanınız varsa Türkçe okumayın.

Elena'nın meleklere olan takıntısı, korkusu ve cesareti her zaman olduğu gibi gene öldürücüydü. Dimitri ile olan garip oynaşmaları, Ilium'un mavi tüyleri, Raphael'in sürekli "sen benimsin, benden başkası olmayacak" göndermeleri ile lanet olsun mükemmeldi yahu.

Kurgunun biraz yarım kaldığını itiraf etmeli, buna daha sonraki kitaplarda değiniyoruz. O şıp şıp olayı. Ama asla finalsiz değil.

Elena'nın ailesine öyle gıcık oluyorum ki... Böyle bir ailenin bizim Elena gibi biz kıza sahip olması içimi yakıyor. Anlıyorum, çok büyük bir travma var ama neden onu bu kadar dışlıyorlar, eziyet ediyorlar... Ufak bir çocukken bile... Okurken o acı yüzünden benim de içim yanıyor. Bu seriyi bu yüzden seviyorum. Bir nedenden, beni normal de olduğundan daha çok etkiliyor.

Raphael, ah bizim başmeleğimiz. Altın kanatlı,  sahiplenici aşık adamımız. Onu seviyorum. Düşünme tarzı çoğunlukla yıkıcı olsa da, neden fedakârlık edip neyin üzerine titreyeceğini biliyor. Böyle bir melek daha okumak isterim, yok ne yazık ki...

İllium, bizim tehlikeli yönünü güzelliğinin ardına saklayan oyunbaz meleğimiz. Onu sevmeyen yoktur sanırım.

Bu seriyi okumanız için yalvarabilirim. Ben çok seviyorum, Kağıt Kız okudu ama pek sevemedi maalesef. Ona inanmayın, kanmayın. Bana güvenin. Özellikle sert kadın karakter seven okuyucular bu seriye kesinlikle bakmalı...

Nalini Singh benim yıllardır okuduğum bir yazar. Onunla ilk hangi kitabıyla tanıştım hatırlamıyorum ama iki serisini de merakla okuduğumu söylemek istiyorum.

Nalini Singh Fiji'de doğdu ve Yeni Zellanda'da büyüdü. Üç yılını Japonya'da çalışarak harcadı. Şuan Tekrar Yeni Zellanda'da yaşıyor ve hâlâ gezi planları yapıyor.| Resimler| Şu ana kadar avukat, kütühaneci, ingilizce öğretmeni ve çeşitli işlerde çalıştı. 2002'den beri aktif bir yazar olarak çalışıyor.
Site/Facebook


Söyleşi

Kitaptaki (Meleklerin Kanı) Serideki favori bölümün neresi?

Nalini: Lonca Avcısına gelince o kadar çok sevdiğim şey var ki- onlardan biri ilişkilerin ilerleyişini görebilmemiz. Elbette, Elena ve Raphael'inki ve sonra Raphael ve Yedisi, Elena ve arkadaşları. Her bir kitabı yazdığımda, devam eden karakterlerin bir parçası oluyormuşum gibi hissediyorum ve bunu seviyorum.

Vampirleri ve melekleri aynı kitaba koyduğun için endişelendin mi, getireceği tepkiler konusunda?

Nalini: Hikâyeyi yazarken satış, yayın ya da öyle şeyler hakkında düşünmedim. Sadece hikâyeyi yazmayı istedim ve böyle biçimlendi. Bitirdikten sonra, okuyucuların sevip sevmeyeceklerine karar vermesini istedim.

Serinin ilhamının bir hayalden geldiğini okudum, Newyork'ta bir kulenin üzerinde bir melek gördüğünü ve yazmaya başladığını. Bunun meleklerin başlangıcı olduğunu varsayabiliriz, belki Raphael. Peki Elena nereden geliyor? Senden parçalar taşıyor mu?

Nalini: Elena, benim tüm karakterlerim gibi eşsiz bir karakter. Bana göre, her biri benden  tamamen ayrı bireyler. Nereden geldiğine gelirsek, yazmaya başladım ve oradaydı; bir sokakta vampiri yakalamak üzereydi. Hikâyeyi yazmaya devam ettim, onun hakkında öğrenmeye. İlk taslağın sonunda kim olduğunu ve taşıdığı sırları öğrendim.

Yazmanın zor olduğu ve kişinin kendinden çok fazla şey kattığı söylenir. Bir kitabı bitirdikten sonra boş mu hissediyorsun yoksa sonraki tur için hazır mısındır?

Nalini: Genellikle karakterler hikâyeyi ileri taşır. Asla bir karakteri belirli bir kalıba sokmak istemiyorum, hikâye gerçeğe sadık olmalı.

Favori bir karakterin var mı?

Nalini: Ah, Seçemiyorum! Hepsini seviyorum, kötüleri bile, çünkü karanlık olmadan, ışığı nasıl görebiliriz ki?

Thank you so much, Nalini!

Alıntılar

kitabisevdaElena vampirlere kazık saplamazdı. Onların izini sürer, paketler sonra da efendilerine geri götürürdü -yani meleklere. sy.1

kitabisevdaSara, kızına Zoe Elena adını vermişti. Elena bunu ilk öğrendiğinde bebek gibi hıçkırmıştı. sy15

kitabisevda- Elena
"Düşersem beni tutmazlar mı?" diye sordu ona bakmadan.
"Ancak canları isterse." sy.24

kitabisevda"Dikkatli olmalısın," dedi Raphael doğal olmayan bir sakinlikle.
Elena rahatlamadı, ağır hava tehditkar bir vaatle aralarında asılı duruyordu. "Oyun oynamayı sevmem."
"Öğren." sy.33

kitabisevdaElena bile Başmelek Raphael'in hayranlık uyandırmak için yaratıldığı gerçeğine karşı koyamazdı. Adam adeta tapılmak için yaratılmıştı. sy.35

kitabisevdaRaphael:
"İnsanlığın bizim için hiçbir değeri yok," dedi. "Karıncalardan farkları yok, kolayca başları ezilebilir, hemen yerine başkası konabilir." sy73

kitabisevdaÇağlardır bir insan sevgili ile birlikte olmadım. Ama senin tadın...ilgimi çekiyor.
sf.90

kitabisevda“Bana gül göndermiş."
Hattın diğer ucundan, hayal kırıklığını belirten bir hırlama geldi. "Hayatım, nadiren randevuya gittiğini biliyorum ama o şeyleri sokak köşelerinde beş papele satıyorlar."
"Kristalden yapılmış." Elena konuşurken, kristal gülün ışıltılarından gözünü alamıyordu. "Ay, olamaz."
"Ne olamaz?"
Elena ağzı açık bir halde en yakın çekmeceye uzanıp fazla hafif olduğu için nadiren kullandığı ince keskiyi aldı ve gülün sapındaki bir bölgeyi hafifçe kazımaya çalıştı. Bıçak işlemiyordu. Sonra bıçağı tersine sürttü ama bu kez gül "Çizilmelere dayanıklı"bıçkı çizdi. "Ay olamaz."
"Ellie, neler olup bittiğini hemen anlatmazsan yemin ederim seni eşek sudan gelene kadar döverim. Ne oluyor? Kan emen mutant bir gülmüymüş.?
Elena kahkahasını tutup elindeki tarif edilmez güzellikteki şeye baktı. "Kristal değilmiş."
"Kübik zirkon mu? diye sordu Sara kuru kuru. "Ay, dur bir dakika, yoksa plastik mi?"
"Elmas."
Ölüm sessizliği.” sy 111

kitabisevda"Onu öldürmelisin." Lijuan'ın göz bebekleri oburca büyürken gözlerini siyah alevler doldurdu. Yüzü, alev almış bir kurukafa gibi görünüyordu. "Onu öldürmezsen, duvarlarının ne zaman çökeceğini asla kestiremezsin."
"Peki onu öldürmezsem ne olur?"
"O seni öldürür. Seni bir ölümlüye dönüştürür." sy 140

kitabisevda...Ona göre kana bulanmış bir kazıktan sonra en ateşli şey benim." sy 147

kitabisevda"Ölü bir kadın için fazla meraklısın."
"Ne diyebilirim? İyi bilgilendirilmiş olarak ölmeyi tercih ediyorum." sy. 265

kitabisevda"Seni yatağımda görmek istiyorum."
"Bir avcı daha düştü." diye mırıldandı Elena. sy. 352

kitabisevdaElena, Raphael'in sözlerinde geleceğini görebiliyordu. "Benim anılarımı almazsın," diye hatırlattı ona. "O aşamaya geldiğimizde bana istediğini yapabilirsin ama anılarımı almaya kalkma."
"Ölmeyi mi tercih edersin?"
"Evet."
"Öyle olsun"
sf 364

kitabisevdaMasumiyetle gücün tuhaf karışımını kendine yakın tutabilmek için, ölümsüzlüğünden bir parça fedakarlık etmesine değmez miydi? sy.379

kitabisevdaBu ölümse Lonca Avcısı o zaman seninle öteki tarafta görüşeceğiz. sy.432

Umarım eğlendiğiniz bir yazı olmuştur, yorumlarınızı merakla bekliyorum. :))

Önerilen Bağlantılar:

Beğendiniz mi? Paylaşın! :)

6 yorum:

  1. esra1.4.14

    Kitap hakkındaki tüm yorumlarını okudum:) öyle güzel anlatmışsın ki kitabı, okumadan hayranı oldum. Kaç gündür e kitap olarak indirmeye çalışıyorum. Verilen linklerde hep bir sorun var :( kitabı çok merak ediyorum inşallah indirebilir ve okuyabilirim. Ellerine sağlık.

    YanıtlaSil
  2. Teşekkür ederim ♥ Bence kitabı satın al, elinde olsun isteyeceksin. :D

    YanıtlaSil
  3. ceyda20.5.14

    serinin diğer kitaplarının isimlerini sırasıyla yazar mısın

    YanıtlaSil
  4. Serinin başka kitabı türkçeye çevrilmedi.

    YanıtlaSil
  5. duygu21.5.14

    kitaplar ne zaman çevrilecek tam bi bilginiz varmı acaba?

    YanıtlaSil
  6. Deniz21.8.14

    ya olaylar iyi güzelde genel kurgusu biraz yamalı geldi bana. mesela meleklerin hem tanrıyla alakası yok hemde tanrının kendisi kitapta çok anılıyor birde tanrının yemeği olayında iş yine tanrıya bağlanmıştı. Eğer meleklerin tanrıyla işi yoksa ne oluyorlar? ülkeyi yönetiyorlar ama ortada başbakanlar var uff çok kafa karıştırıcı bence. Melekler sanki besin zincirine sonradan eklenen denklemi bozan canlılar gibi.Kitapta düzen varmış gibi görünsede kafamda canlandırdığım zaman kaos ortaya çıkıyor. ayrıca kitaptaki İnsanların meleklere imrenmesini anlıyorum ama kaç bin yıldan beri insanlarla yaşayan meleklere hala sanki ilk defa görmüşler gibi davranıyorlar.. melekler sadece kendi aralarındaki dengeye odaklanmış gibi görünüyorlar başka hiçbir görevleri yokmuş gibi. Ha birde vampirleri kontrol altında tutuyorlar o kadar insanların arasına bile nadiren iniyorlar sonrada biz dünyayı yönetiyoruz diye böbürleniyorlar.. mantık filan kuramıyorum artık yazar ne yazdıysa kafamda bölük pörçük yansıtıyorum yalnızca..

    YanıtlaSil