12 Mayıs 2013

Kitap Yorumu: Reboot || Amy Tintera


Amy Tintera 

Goodreads Puanı: 3.98 ( 6,507)
Sayfa: 352
Türkçe: ---
Çıkış: 07.05.2013
Seri: Reboot #1 (2)
Puanım: 

Bu aralar evrim geçirmiş zombileri çok seviyorum. Archived ile başlayan maceram dizi olan In The Flesh'le devam etti ve Amy Tintera'nın çıkış romanı olan Reboot'la hâlâ da devam ediyor.

Reboot'un dünyasında gerçekten de evrim geçirmiş zombiler mevcut. Öncelikle size biraz bu "zombi"lerden bahsetmek istiyorum. Ben zombi terimini kullanıyorum ama öyle akılsız yaratıklar hayal etmeyin, göreceksiniz. Gerçi tam anlamıyla insan olmadıkları bir gerçek.

Bir virüs tarafından ele geçirilen bir toplum, karantinalar ve zengin fakir diye ayrılmış şehirler düşünün. Bu şehirleri reboot adı verilmiş virüs mağduru kişiler bir organizasyonun tutsakları olarak koruyorlar. Ancak işin ilginç yanı rebootlar öyle ya da böyle ölmüş, öldükten belirli bir süre sonra geri gelmiş gençler. Kitabımızın ana kahramanı 178 dakika boyunca ölü kalmış genç bir kız. 5 yıldır bu organizasyona çalışıyor. Aralarında belki de en güçlüsü o. Ne kadar uzun süre ölü kalırsan, o kadar güçlü olursun ve o kadar insanı duygulardan uzaksındır.

Wren de böyle ruhsuz diye adlandırabileceğimiz (ki bana göre başından beri hiç değildi. Sürekli kendine yalan söylüyordu.) bir reboot. Bir eğitimci, yeni olmuş reboot'ları bu zorlu hayat koşullarında ölmemesi için eğitiyor. Rebootlar arasında bile en korkulanı o. Rebootları bile korktuğu bir reboot.

Ancak bu durum 22 numaralı(22 dk ölü kalmış) birinin gelmesiyle değişiyor. Yeni ölmüş ve insandan pek de güçlü değil bu 22nin Adı Callum. Sıcacık bir gülümsemesi var. Ve daha ilk anda Wren'e gözlerini dikiyor. İşte bu nokta da Wren'in kendine söylediği yalanların haddi hesabı yok. Aslında çok sevimliler. Özellikle Callum onu kucağına aldığında...

Wren merakın kurbanı oluyor ve kendisine aykırı davranarak 22'yi eğitmek için seçiyor. Onunla geçirdiği her saniye daha da bağlanıyor sıcak gülümsemesine, siyah gözlerine. ve Ever var. Wren'in 5 yıllık oda arkadaşı, en iyi arkadaşı. Organizasyonun kurbanı oluyor. Gizlice 60 altı olan rebootlara yapılan aşılar onları vahşi hayvanlara dönüştürüyor.İşler karışıyor.

Wren Callum'un emirlere uymayan doğası yüzünden kısa zamanda öldürüleceğini
biliyor. Onu kurtarmak için her şeyi yapmaya hazır. Gardiyanlardan biriyle anlaşıyor ve kaçıyorlar. Ancak bir sorun var; Callum kaçmadan önce aşı oldu. Onca çaba boşa mı gidecek, yoksa Wren panzehiri bulabilecek mi? Çünkü o olmasaydı Wren asla kaçmazdı. İnsanken sahip olmadığı her şey var burada.

Sayfa sayısı uzun gösterilmesine rağmen kısacık, hızla okunabilen bir kitap. Başının çok güzel olduğunu düşünüyorum. Ancak ortalardan sonra olaylar basit, pek de ilginç olmayan bir seyir aldı. Gene okunabilir. Ancak 4 ya da 5 yerine 3 gibi bir puan alıyor benden.

“Sanırım insanlar hemen senin olduğumu düşündüler ve yaklaşmadılar." Gözlerime baktı ve gülümsedi. "Öyleydim. Öyleyim. "Eğildi ve dudaklarını benikilere dokundurdu. "Seninim."

Hoşuma giden en önemli şey. Wren'in ruhsuz tanımlanması oldu, tabii güçlü bir reboot, eğitimli bir katil ve problemli bir ruh halinin olması da benim için büyük artı. Böyle karakterlere bayılıyorum. Mükemmel bir askerden bir isyancıya dönmesi hele...

İkinci kitabını okumayı düşündüğüm bir seri. Bir finalsiz değil, ancak aklımızda bir sürü soru var.

Ah birde kitabın finali biraz "olmamış" her şey güllük gülistanlık olunca, insanın pembe baloncuklar kusası geliyor. Kitabın ruhuna aykırıydı bence böyle bir son. Dramatik olmalıydı. O açıdan "olmamış"

Ama okuyun yani, hoşça vakit geçirirsiniz.

Not: Yukarıda ki resim bana göre Wren. En azından bulabildiğim kadarıyla. Böyle karakter bulmada pek iyi değilim. Gözleri falan ben yaptım. Ay neyse. :D


Beğendiniz mi? Paylaşın! :)

0 Yorumcuk:

Yorum Gönder