25 Haziran 2013

Kitap Yorumu & Film: Okuyucu || Bernhard Schlink

Tür: Aşk Hikayesi, dram, tarih, soykırım.
Sayfa: 192
Çevirmen: Cemal Ener
Yayınevi: İletişim
Orijinal Dil: Almanca
Çıkış Yılı: 1995
Puanım: 

Yaşadığım kenti terk ederken, Hanna'nın kafasını kurcalayan şeyle benim o dönemde düşünüp kurduklarım arasındaki uçurum, tuhaf bir biçimde içime dokunuyordu. Ona ihanet ettiğim, onu yadsıdığım için uzaklaşmasına neden olduğumdan kuşku duymamıştım, oysa gerçekte tramvay şirketinde utanılası bir duruma düşmekten kaçıyordu. Ne ki, onu benim uzaklaştırmış olmamam, ihanet ettiğim gerçeğini değiştirmiyordu. O halde hala suçluydum. Ve eğer bir caniye ihanet etmek suç sayılamayacağı için suç işlemediysem, bir caniyi sevmiş olduğum için suçluydum.
Sıradışı bir aşkın ardına gizlenmiş dehşet verici bir tarihin öyküsü bu. Daniel Cohn Bendit'in dediği gibi, "büyük edebiyat".


The Reader, Okuyucu, sevdiğim bir arkadaşımın bahsetmesi ile dikkatimi çekti. O filminden bahsediyordu ve ben de fransız kalmaktan nefret ettiğim için- ki konusu bir daha muhakkak açılmayacaktı- o hırsla eve gidip izlemiştim. Sonradan ise kitap olduğunu öğrendim.
Küfür ettim. Nefret edilesi durumlar arasında yer alıyor.

İlk olarak filmi izlesem de konuya kitaptan girmek istiyorum. 14 yaşında hastalanan Michael iyileştikten sonra kendisine yardım eden ondan yaklaşık 20 yaş büyük olan bayanın evine gider. Her şey böyle başlar, ilk gördüğü andan beri genç erkek karakter bu kadından etkilenir, tesadüfle başlayan ilişkileri cinsel bir yön alır.

Kitabı Michael'in ağzından okuyoruz. Atlaya atlaya bize 30 yıllık dönemi, Hannah'ı, onu nasıl değiştirdiğini ve kadının geçmişinde neler barındırdığını 3'e bölünmüş olarak anlatıyor. Oldukça kısa ama yeterince dram barındıran bir kitap.

Kısa olmasına rağmen hemen bitiremedim, bunun filmi öncesinde izlememle alakadar olduğunu düşünüyorum. Pek sevemedim ancak bu türde, soy kırıma dair başka kitaplar okumayı planlıyorum ne zaman olur bilinmez.

Hannah'ı onun gözünden çok iyi okuyoruz, anlatımı çok canlı. Her hareket uzunca betimlenmiş, belki yeterince uğraşırsak kokuları bile hissedebiliriz. Filmle ilgili bir videoda Kate, Hannah'ın suçluluğu sonradan anladığından bahsediyor. Ve bende buna katılıyorum. Bize utancı da anlatıyor kitap, ayrıca gururun bazen özgürlükten çok daha fazla anlam ifade ettiğini. Anlayış'ı da unutmamak gerek.

Michael'in dilemmasına ise mana veremedim. Onu nasıl aldatmış oluyordu ki? Bence Hannah onu birazcık şartlandırmıştı. Zaten 15 yaşında böyle yoğun şeyler yaşayan bir çocuğun hayatına normal devam etmesi de beklenemez.

Filmde bir kaç sahne değiştirilmişti ve olaylar kronolojik olarak anlatılmıyordu. Onun dışında başarılı buldum. Erkek karakterin 18 yaşında oluşu yüzünden sevişme ve samimi sahnelerde sorun olmuş mudur diye de aklımdan geçti ve bunun cevabını da bu videoda buldum. IMDB video (ingilizce)

Michael'i oynayan çocuğun ise bilmem kaçıncı en güzen insan oluşu beni şaşırttı: hadi ama o ağızla mı? Belki de şimdilerde çektiği bir filme bakmalı. :D 5 yıl çok şey katar insana.

Film 2008'de çekilmiş, ingilizce. Ancak kitap Almanca yazılmış ve çoğunlukla Almanya'da geçiyor. Harry Potter'dan tanıdığımız Ralph Fiennes, Michael'in yaşlı halini canlandırıyor. David Kross (büyük ağızlı dude) ise 15 yaşındaki Michael'i. Kate Winslet ise Hannah.

Bu tür kitapları okuduktan sonra her zaman acaba bu gerçekten başına mı geldi yazarın demeden edemiyorum.

Filmi bir kez daha izlemeyi planlıyorum. Bakalım bu sefer neler hissedeceğim.



Beğendiniz mi? Paylaşın! :)

2 yorum:

  1. Çeviren Cemal Ener.. Cümleleri güzel ama biraz uzun.. kısa kısa cümleler kursa daha zevkli olurdu..

    YanıtlaSil
  2. Çevirmenlerin böyle bir amacı yok. a yerine a+ kelimesini kullanır ama bu tip bir çevirinin kabul göreceğini sanmıyorum. Neticede yazar kitabını böyle yazmış.

    YanıtlaSil