30 Temmuz 2013

14. ÜKG Turu: Ruhun Ateşi || Rita Hunter - Yorum + Okuyucu Testi + Çekiliş




Yeni bir tür, yeni bir kitap. ÜKG'nin 14. turundan herkese merhabalar. Bu ay, bir çok tarihi aşk sever tarafından tapılan bir yazarı turumuzda ağırlıyoruz. Rita Hunter. 

Bu tur ben Yorum ve Okuyucu Testi ile karşınızdayım. Ancak şunu da unutmamanızı öneririm. Ben bu türü pek sevmiyorum. Bu yüzden de yorumum sizi pek tatmin etmeyebilir, yanıltabilir. Yorumbaz, Kitap Esintisi, Romancekolik bu açıdan size daha tatmin edici düşünceler verecektir.
O zaman tur başlasın!

Tur Çizelgesi

28.07 - Kitap Esintisi: Yorum

28.07 - Yorumbaz: Yorum + Alıntı

29.07 - Kitap Hayvanı'nın Günlüğü: Yorum

29.07 - Sevgili Kitap: Yorum

30.07 - Kağıt Kız: Ön Okuma

30.07 - Kitab-ı Sevda: Yorum + Okuyucu Testi

31.07 - Romancekolik: Yorum

31.07 - Zimlicious: Yazarla Röportaj


Ruhun Ateşi
Rita Hunter

Tür: Tarihi aşk
Goodreads Puanı: 4.43 ( 14 oylama)
Sayfa: 496
İlk çıkış: 2013
Seri: Ateş Dizisi 2
Yayınevi: Epsilon
Puanım:
Sophie Langford çileden çıktığında birilerinin hayatı kökten değişecekti...

Sevgi dolu bir ailede büyüyen Sophie'nin huzur, zenginlik ve bolca sıradanlıkla geçen hayatındaki tek renk, seneler önce bir kazada ailesini kaybeden kuzeni Lilianaydı.
Ailesine katıldığı ilk günden itibaren anne ve babasının sevgisi de dahil ona ait her şey üzerinde sinsice hak iddia eden kuzenini kabullendiğini sanıyordu Sophie. Hatta Liliana baş döndüren güzelliğiyle ilk aşkını elinden aldığında bile bu kabulleniş elini kolunu bağlamıştı, çünkü babasına Liliana'ya asla kızmayacağına ve onu seveceğine dair söz vermişti.
Ancak sabrının da sınırları vardı ve bir gün o sınırlar küçük bir olayla ortadan kalktığında Sophie!nin aklındaki tek şey kuzeninin meydan okuyuşuydu.

"İlgimi hak eden erkeği bulduğumda onu baştan çıkarmayı dene... Tabii becerebilirsen..." demişti kuzeni. Eh madem istediği buydu...

Leighton Kontu Brendan Blackmore... Kibirli, buz gibi ve ulaşılmaz bir soyluydu. İnsanda merak, heyecan ve nefret uyandıran onca meziyete sahip bu adamın ilgisini çekmek göründüğünden çok daha zordu. Üstelik o ve Liliana birbirlerinden fazlasıyla hoşlanıyorlardı. Ancak Sophie kararlılığının önüne hiçbir kuvvetin çıkmasına izin veremezdi, çünkü Liliana başına gelecekleri çoktan hak etmişti. Üstelik Brendan Blackmore'u her gördüğünde hissettiği kalp çarpıntısı ve umutsuz arzu başka hiçbir teşvike yer bırakmayacak kadar güçlü ama bir o kadar da ürkütücüydü.

Sophie'ye göre Brendana dokunmak buzla yanmaktı ve Sophie yanmak istiyordu.

İkisini bir araya getiren skandal, onları artık geri dönüşü olmayan bir yola soktuğunda Sophie ya pes edecek ya da imkânsız gibi görünse de mutluluk için sonuna kadar direnecekti.

Yorum

Annesi babası öldüğünden beri Liliana -kuzen-, Sophie ile aynı evde yaşıyor, aynı onun kız kardeşiymiş gibi davranılıyordur. Ne yazık ki, fazla şımartılmış olmasından gelen bir kendinden eminlikle, Sophie'nin herşeyine göz koyan Liliana'nın en son gafı, Sophie'yi çileden çıkarıyor. Aynı onun önerdiği gibi evlenmek için gözüne kestirdiği bir lordu ele geçirmeye çalışıyor Sophie. Amacı Liliana'ya ders vermek. Ama işler hiç de onun umduğu gibi gitmiyor tabii.

Ruhun Ateşi, Ateş serisinin ikinci kitabı. Ancak seri farklı karakterleri ele alıyor. Benim gibi ilk kitabı okumayanlar bir sorun yaşamayacaklardır. Ben gayet güzel okudum. Hatta daha da bir gizemi vardı kurgunun. Kim kimdir bilmediğim için daha çabuk adapte oldum -spoilerlerla ilgili problemlerim var-. 

Yukarıda da söylediğim gibi ben pek tarihi aşk romanı okumam, tür beni itiyor. Tur için Ruhun Ateşi önerildiğinde pek sevmesemde olur dedim. Zaten ben demesem, Romancekolik ve Yorumbaz bir kiralık katil tutup beni vurdurtabilirdi; hayatta kalmak istiyordum... :D
kitabisevda"Böyle kaşlarınızı çatarak taliplerinizi korkutmaya mı çalışıyorsunuz Bayan Langford?"
"İnanın bana bunun için özel bir çaba sarf etmiyorum lordum. Fakat benden kaçmak için hep bir neden buluyorlar."
"Pek de kalbiniz kırılmış gibi görünmüyorsunuz."
"Şeker yemiş bir at kadar kederliyim."



Liliana kitapta ki çirkef, sürtük kuzen; asıl olay yaratan şahsiyetti. Aslında her şey onun yüzünden ürüyordu bile denilebilir. O olmasa Sophie'nin hayatı bu kadar karmaşık olmayacak, zavallı kız hayatını bir öküzle harcamak zorunda kalmayacaktı. Liliana aslında benim Brendan için uygun gördüğüm bazı özellikleri taşıyordu. Liliana'nın sebepsiz sürtüklüğünü çıkarıp, Sophie'nin saflığını koysak muhteşem olurdu.

Kitap bildiğiniz deli etti beni. Neden mi? İlk önce Sophie'den gireyim olaya. :D Bir insan bu kadar su katılmamış salak olabilir mi?  İlk 200 sayfa benim için bir aç bir kapa oldu. Oradan sonra su gibi aktı.  Kitabın başından size ufak bir örnek vermek istiyorum. Demek istediğimi anlayacaksınız. 
Spoiler var aman dikkat! :
Kitabın başında Sophie'nin babası ona bir kolye hediyor ve her şeyi elde etmeye alışkın Liliana'da buna göz koyuyor. Ancak tabi Sophie vermemekte kararlı. Liliana kolyeyi takmayı teklif ediyor ve biizm kız bildiğiniz ona boynunu uzatıyor. Öldürür mü gebertir mi? Bu kız neden böyle pervasız hareket ediyor! size yemin ederim burada öldüm ben. İnsan bir düşünür. Kaç yıllık kuzenin huyunu suyunu bilmiyor musun sen! Neyse kolyeyi kırıyor tabii. Sonra da Sophie intikam yemini ediyor.
Bu arada İngiltere'ye falan gidersem bir gün, orada kalmış olan şatolardan birini ziyaret etme şansı umarım elime geçer. Böyle sırf görüyoruz, okuyoruz vallahi billahi olmuyor. Downton Abbey'in setine gitsek o bile olur. Zaman farkı var ama olsun. :D


Brendan... Daemon'a öküz deriz ya, bu adamın yanında kibar o çocuk. Ne yaptığını bile bile kızın kalbini kırmaktan zevk alıyor. Bu yüzden ayrı sinir oldum. Abi, bırak işte, sen neden kendine eziyet edip bu insanlık nedir bilmeyen camışa taviz veriyorsun ki! O Liliana'nın olsun sen de git başka kibar bir tane bul...




Liliana'ya olan hoş görüsü bazen gerçekten sizi bunaltabiliyor. Hayatınızın 10 yıldan fazlasını bencillikleri ile rezil etmiş, her fırsatta ailenizi size karşı çeviren birine bu kadar müsamaha göstermezsiniz.

Olayların akışı bazen çok çabuk dedirtti bana. Özellikle 115 ve 124'ü not ettim. Çünkü o sayfalarda geçen olay yüzünden ÜKG'nin çok başını ağrıttım. :D Anlatım bakımından akıcıydı. Yazım hatası gözüme çarpmadı.

Önceki kitaptan tanıdığınız kızıl afeti de bu kitapta görüyoruz. Ancak benim ilgimi en çok Mimi ve onun cinsiyeti çekti. Gülümsememi, kitaba ısınmamı sağlayan nedenlerden biriydi. Kate'in meme takıntısı da benim için doruk noktalarından biriydi. Fifty'de gasplar varsa bu kitaptada meme olayı vardı. İlk 30 defada anlamıştık memelerinin güzel olduğunu kızam. :D

Sonuç olarak bana türü neden sevmediğimi hatırlattı. Ancak nefret etmedim kitaptan, sadece sinirden, öfkeden kudurdum. :D Diğer arkadaşların yorumlarını azçok inceledim. Onlar bayılmışlar, o yüzden türü seven arkadaşlara öneriyorum.

Okuyucu Testi




Çekiliş

a Rafflecopter giveaway

10 yorum:

  1. Buse Ilter30.7.13

    objektif yorumlar harikadır..<3

    YanıtlaSil
  2. Ben adamı alınca o şatolardan birini oraya getirip içinde yaşicam nihah! Ellerine sağlık kuzu.

    YanıtlaSil
  3. Sağol Sim. Misafirin olabilir miyim? Zindanı ve Batı kanadını bana ver piliz :D

    YanıtlaSil
  4. Rüşvete bakar Merve. Kaç yakışıklı getircen yanında? :D

    YanıtlaSil
  5. Kendimi sınırlamıyorum Sim, kaç tane olursa. Kısmet. :D

    YanıtlaSil
  6. O zaman you may come over :D

    YanıtlaSil
  7. Çocuk isimlerini bilemedim hiç. :D Ellerine sağlık yavrum!

    YanıtlaSil
  8. Bilemeyin diye sordum. İtiraf ediyorum. :D

    YanıtlaSil
  9. Damla3.8.13

    Valla Zeynep (Rita) Türkiyeden çıkan en iyi Historical Romance yazarı bence. Bu kitabıyla da beklentimi tamamen karşıladı. Güzeldiii :D

    YanıtlaSil
  10. sinem4.8.13

    twitter şartı hata veriyor paylaşım linkim:
    https://twitter.com/sineminbahari/status/364099256174395392

    YanıtlaSil