13 Temmuz 2013

Ceren Taştan ile Söyleşi


İleride çevirmen olmak istediğimi bir ya da iki kere söylediğimden eminim. :D Hedefler belli ve çok sevdiğim arkadaşlarımdan birinin ablası çevirmen olunca, bu fırsata atlamamak olmazdı tabii.

Çevirmen olmak isteyenlere ufak önerileri de olan kısa bir söyleşi. Umuyorum ki bir yazı dizisinin ilk konuğu olacak. Hem onunla konuşma fırsatını bana tanıdığı [Irmak sayesinde onu çok iyi tanıyorum diyebilirim. :P] hem de böyle bir yazı için desteğini esirgemediği için çok teşekkür ediyorum! Çok yoğun bir zamanına denk geldi üstelik.

Çevirdiği Kitaplar:


Cehennem Köşesi (Özel Baskı)
Muhteşem Gatsby
Seçilmiş Bedenler
Sırçalan
İz Bırakanlar Unutulmaz
Cehennem Köşesi
Jane Eyre
Aşk Peşinde
Şeytan Kadın
Gece Avcısı
Ejderha Cadı

İşte çevirmenimizle olan söyleşim.

1-Biraz kendinden bahsedebilir misin?

Ben Ceren Taştan. İstanbul doğumluyum. İstanbul Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı mezunuyum. Şu anda okutmanlık ve çevirmenlik yapıyorum. Bugüne kadar içinde paranormal serilerin de olduğu 11 roman çevirdim.

2-Çeviriye nasıl başladın, İngiliz Dili ve Edebiyatı okurken aklında çevirmen olmak var mıydı?

Çeviriye başlamam çok tesadüfi oldu. Taksim’de yıllardır görmediğim bir arkadaşıma rastladım. O sırada iş arıyordum. Çeviri yapar mısın dedi. Ve çeviri maceram başladı. Okurken aklımda çevirmen olmak yoktu ama çeviri derslerini çok severdim. Öğrenciyken de çeviriler yapıyordum zaten. Ama onlar genellikle teknik çevirilerdi. Edebi çeviri çok ayrı bir dünya.

3-Paranormal kitapları değil de klasik kitapları tercih ettiğini biliyorum, onları çevirirken ruh halin nasıl oluyor? Klasik çevirilerim bu türü sevdiğimden dolayı daha iyidir diyebilir misin?

Aslında sevmediğim bir tür diyemem. Sadece paranormal kitaplara yabancıyım. Hani yaşlı insanlar bazen gençlerin jargonunu anlamaz ya, ben de paranormal kitap çevirirken kendimi böyle hissediyorum. Ama klasikleri çevirirken tanıdığım bir çevrede huzurla dolaşıyormuş gibi oluyorum. Yine de klasik çevirilerim daha iyidir diyemem.

4-Şu aralar erotik kitaplar oldukça revaçta, sana da böyle bir teklif gelse kabul eder misin?

Gelen kitabın içeriğine göre değişir. Sadece erotik yanı ağır basan bir kitap çevirmek istemem ama bunun nedeni içerdiği cinsellik değil, içermediği edebiyat olur. Edebi yönü olan kitapları tercih ederim. Gerçek bir edebi eserin içinde erotizm olması benim için sorun olmaz.

5-Çevirdiğin kitaplara dair güzel/kötü anıların var mı [çok zorlandığın, yarım bırakmak istediğin]? Bizimle paylaşır mısın?

Jane Eyre çevirisi yaparken özel sektörde bir işe başlamıştım. Hem kitap çok zordu hem de yeni bir işe alışmam gerekiyordu. Sanırım en çok zorlandığım kitap o oldu. Kitap bittiğinde sevinçten ağlamıştım.

6- En sevdiğin yazar ve kitap nedir? Okuduğun kitapların şu an bulunduğun yere katkısının olduğunu düşünüyor musun?

En sevdiğim ve aralıklarla tekrar tekrar okuduğum iki kitap var. Biri Yüzyıllık Yalnızlık. Diğeri 1984. Yazar olarak da bu kitapların yazarları Gabriel García Márquez ve George Orwell favorilerimdir. Kendimi bildim bileli elime geçen tüm kitapları okudum ben. Edebiyat okumamda da çeviriye başlamamda da en büyük etken okuma aşkımdır zaten.

6-Paranormal tutkunu olarak bunu çok merak ediyorum. Bu tür kitaplarda seni iten ne oluyor? Bir vampirin ve elfin çekiciliği seni neden etkilemiyor? :D

Bunu bazen ben de kendime soruyorum. :D Sanırım beni etkilemeyen şey şu anda piyasada olan kitapların çoğunda var olan yüzeysellik. Mesela vampirler benim için çok ilginç bir konu ama bir vampirin lise çağındaki genç kıza olan aşkı hiç ilgimi çekmiyor. Yani bu kitaplarda beni iten şey paranormal dünyanın sakinleri değil, kitapların konuları. Benim için hâlâ en şahane vampir Dracula & Elfler ise ayrı bir konu. Onların çekiciliğini ben bile görmezden gelemiyorum ;) Tabi fikrimi değiştirecek kitap önerilerine de açığım.

7-Ölmeden önce bu kitabı çevirmeliyim dediğin bir kitap var mı?

Daha önce çevrilmiş midir bilemiyorum ama Yusuf Atılgan’ın Aylak Adam kitabını İngilizceye çevirmeyi çok isterdim. Böylece Aylak Adam gibi muhteşem bir kitabı tüm dünya okuyabilirdi. Hem de benim çevirimle.

8-Benim gibi çevirmen olmak isteyen arkadaşlara önerilerin var mı?

Bence çeviri için ön hazırlık olarak bol bol kitap okumak gerek. Bu hem yazın gücünü geliştirmek hem de Türkçeye hâkim olmak açısından çok önemli. Bir de küçük küçük çeviri denemeleri yapabilirsiniz. Özellikle daha önce çevrilmiş bir kitabı çevirmeyi deneyin. Böylece karşılaştırma yapıp hatalarınızı görme şansınız olur.

9-Çeviri haricinde başka bir işin daha olduğunu biliyorum. İkisini bir arada yürütmek zor oluyor olmalı.Kendini nasıl ayarlıyorsun? Ne kadar sürüyor çeviriyi tamamlamak?

Aslında epey zor oluyor. Haftada otuz saat derse girip ayda bir kitap çevirisi tamamlıyorum. İşin özü planlı çalışmak. Ben bir kitabı aldığımda hemen plan çıkarırım. Sonra da elimden geldiğince o plana sadık kalırım. Bazen gece yarısına kadar çeviri yapıp ertesi sabah erkenden ders anlatmam da gerekebiliyor. Bunu başarabilmemin tek nedeni ise çeviriye olan bağlılığım. Her çeviriden sonra biraz ara vereyim diyorum ama en fazla iki hafta sonra çeviriyi özlemeye başlıyorum.

10-Sen de yazı yazıyor musun? Yazmıyorsan neden yazıyı değil de çeviriyi tercih ediyorsun?

Ben şimdilik sadece kendime sakladığım öyküler yazıyorum. Aslında çeviri kendimi geliştirmem için bir aracı da oluyor benim için. Çünkü edebi çeviri sadece gördüğün kelimeleri başka bir dile çevirmek değil. Bir yerlerde şöyle bir söz okumuştum “çeviri kadın gibidir, sadık olursa güzel olmaz, güzel olursa sadık olmaz.” Yani çeviri yaparken asıl olan okuduğun şeyi aynı duyguları katarak tercüme etmektir. Bunu yapabilmek için de yazın gücünün olması şart. Eğer okuduğun şeyin duygusunu kavrayamıyorsan ya da o duyguyu okuyucuya çeviremiyorsan, sorun olur. Çevirmen olarak ben buna çok önem veriyorum. Bu da beni yazı anlamında iyice geliştiriyor.

12-Eklemek istediğin bir şey var mı?

Edebiyata kıyısından köşesinden bulaşan herkese bol şanslar.

Beğendiniz mi? Paylaşın! :)

10 yorum:

  1. Çevirinin başlı başına bir iş olduğunu düşünüyorum. Çevirmenin ve kitap tasarımının da yazar kadar önemli olduğunu düşünüyorum. Bir kapak kitabı es geçmemize neden olabilir, kötü bir çeviri kitabı bırakma sebebi. Çevirmen arkadaşa başarılar dilerim yolu açık olsun. NOT: İyi bir ingilizce bilgisi iyi bir çevirmen demek de değil. Çevirmenler de kitaba iz bırakabiliyor. Bu konuda ne kadar da söylenecek şey var:) Kitab-ı sevda inşallah siz de ileride iyi bir çevirmen olarak anılırsınız.

    YanıtlaSil
  2. Çok güzel bi röportaj olmuş Mirveeee. "bunun nedeni içerdiği cinsellik değil, içermediği edebiyat olur." yorumuna da bayıldım!

    YanıtlaSil
  3. Hande VARLI13.7.13

    Bayıldıım ! harika olmuş Merve ^_^

    YanıtlaSil
  4. :D Sağol Sim, yardımın için de ben teşekkür ederim. :D

    YanıtlaSil
  5. Teşekkürler Pudra Tozu :))

    YanıtlaSil
  6. Sırf çevirmenine bakıp kitap aldığımı bilirim. Beni hiç yanıltmayan çevirmenler var ve gerçekten bambaşka bir şey kitap çevirmek. Herkes çevirebilir ama hitabet başka bir sanattır. Ceren hanım'ın da çevirilerinden okumuşum ve hepsini de beğenmiştim. İşinin ehli olmak bu işte. Bu güzel röportaj için ellerine sağlık Merve. Devamını beklerim (:

    YanıtlaSil
  7. lkmsrl13.7.13

    Çok güzel olmuş Merve.. Çevirilerini ben de beğenerek okumuşumdur Ceren hanımın, ikinizin de ellerine sağlık :)

    YanıtlaSil
  8. portakalmavisi17.7.13

    Tebrikler Merviş

    YanıtlaSil