29 Temmuz 2013

Kitap Yorumu: Ölüm Sessiz Geldi || Agatha Christie (Hercule Poirot #1)

Tür: gizem, polisiye, aşk
Goodreads puanı: 3.94 ( 55,874 )
Sayfa: 256
Yayın tarihi: 1920 (edisyon 2008)
Çevirmen: Çiğden Öztekin
Yayıncı: Altın Kitaplar
Puanım:  

Styles St. Mary köyündeki Styles Köşkü'nde son zamanlarda garip olaylar meydana gelmektedir. Sonunda bir gün, köşkteki yaşlı Bayan Inglethorp'un sağ kolu olan Evelyn, "Zavallı Emily... Hepsi, ama hepsi köpekbalığından farksızlar," diye mırıldanarak evden dışarı fırlar. Varlığıyla Bayan Inglethorp için bir güvence oluşturan Evelyn'in gidişi, köşkün havasını tümüyle değiştirir. Artık koca evde sonsuz bir kuşku ve ürkütücü bir kötülük havası esmeye başlar... Kırık bir kahve fincanı, bir damla mum yağı, Begonya tarhı...

Dedektif Poirot, efsanevi zekâsını kullanarak bu ipuçları sayesinde olayı aydınlatacaktır...
Pinuccia'nın Kitapları'nın düzenlediği Yazar Ayları etkinliğinde bu ay Agatha Christie vardı. Bu etkinliği görünce, uzun zamandır okumak istediğim bir serinin ilk kitabını okuma nedenim olsun dedim ve hemen katıldım. Ölüm Sessiz Geldi ya da orijinal adıyla The Mysterious Affair at Styles, Hercule Poirot serisinin ilk kitabı. Kitap 1920'de ilk olarak çıkmış. Savaşın izlerini görüyoruz.

Not: Bu yıl okul için 6. kitabı okumuştum ve hocamızın sonunu önceden söylemesi, yani katili, tüm gizemin içine etmişti. Bu kitap o açıdan süper geldi.

Styles Köşkü'nün yaşlı hanımı bir gece aniden kıvranarak ölür ve bunun nedeninin zehir olduğu düşünülür. Peki evde bulunanlardan hangisi bu cinayeti işlemiştir? Poirot eski bir tanıdığı ve anlatıcımız olan Hastings tarafından davaya dahil edilir ve oradan oraya koşuşturma başlar.

Kitabın başından beri hiç telaffuzu bile edilmeyen bir karakterden şüpheleniyordum ve bu doğru çıktı. İnanabiliyor musunuz? Ne kadar da üzüldüm o anlarda. Daha kurnazca bir şeyler bekliyordum. Ancak sonra romanın devam ettiğini farkettim. Ve güm! Agatha beni ters köşeye yatırdı. Hiç beklemediğim bir kişi çıkıverdi. Şaşırsam mı üzülsem mi bilemedim! Ama kesinlikle sevdim.

Dili biraz ağır. Ama bir süre sonra alışıyorsunuz. Zaten kısa da bir roman. Bir sonraki hareketi tahmin edememek sizi deli ediyor bazen. Bağlantılı bir kurgusu var. Bu ne kadar saçma diyemeden hemen bir şeyler oluveriyor.

Bu romanlarda herkes suçlu ama!

Mahkeme anlarında bayağı sıkıldım doğrusu. Poirot'un sürekli aha, ehe, uha demesi ise beni yordu. Abi bi sus. :D Anladık bilir kişi sensin. Niye sürekli zeki oluşunu yüzümüze çamur gibi fırlatıyorsun. :D

Sonu ayrı bi hoştu yahu. Poirot'un neyi neden yaptığı değil de aileyi resmen birleştirmesi...:D Sevdim. Dilinden ötürü biraz yoruldum. Adı türkçe koydum ama ingilizce okudum. Agatha'ya haksızlık etmek istemedim. Sizde okuyun hep birlikte Poirot'lanalım.


Beğendiniz mi? Paylaşın! :)

0 Yorumcuk:

Yorum Gönder