12 Ağustos 2013

Kitap Yorumu: Magic Bites || Ilona Andrew ( Kate Daniels #1)






Magic Bites
Ilona Andrew

Tür: Doğaüstü, Urban Fantasy, şekildeğiştirici, vampir, büyü
Goodreads Puanı: 4.08 (29,444)
Sayfa: 260
Türkçe: -
Seri: Kate Daniels 1 (6*)
Çıkış: 2007
Puanım:


Ilona Andrew dikkatime Under Her Skin'i tekrar okumam ve serisinin ne kadar ünlü olduğunu fark etmemle geldi. Üstelik bir yerde Blade Song'un da bu seriden esinlendiğini okumuştum. Kedi & merak meselesi, bilirsiniz. Urban Fantasy aşeren okuma ruhum için bir dua ederek hemen başladım. Üstelik seksi şekil değiştirici kapakta bana 'gelll gelll yaptı.-şarkı var sonda!

Konusu
Kate Daniels'in ailesi olarak tanımladığı son kişi araştırdığı davada -vampirler ve şekil değiştiriciler öldürülmüştür- öldürülünce, onun katilini aramayı kendisine borç biliyor. Yalnız Greg öyle kolay yem olabilecek birisi değil. Hele onunla beraber öldürülen vampir hiç değil. İkisi aynı anda? İmkânsız. Bu seride vampirler çok hayvani, vahşi çizilmiş. Greg'in çalıştığı topluluk zaten tüm doğaüstülerin korktuğu bir birim. Yani güçlü ve karmaşık bir şeyler var ortada.

Kate ip uçlarını araştırıyor ve yerel şekil değiştiricilere kadar geliyor olay. Liderleri Curran'la çatışıyor, olaylar gittikçe büyüyor, tehlikeli hale geliyor. Vampirlerin lideri ile de olaylar yaşıyor, nekromansırlarla muhatap oluyor. Bu sırada da hem hayatta kalmalı, hem de kendisine söz verdiği gibi cinayeti çözmeli.

Burada problemleri çözmek için 3 resmi grup var. Lonca, Şövalyeler ve insanların yönettiği bir tane daha. Vampirler People diye çağırılıyor ve Şekil değiştiricilerin hepsi; kedisi, köpeği, sıçanı... aynı sürüde toplu halde yaşıyor. Liderleri ise Curran, en güçlüleri o.

Kate'in güçleri:
  • kelime gücü - kelimelerle insanlara istediğini yaptırabiliyor. İtaat et, öl...
  • Kendi büyüsü var
  • Silahlar konusunda eğitimli
  • Babası onu yaratıklar hakkında eğitmiş
  • İşinde yetkin.
  • Bağlantıları var.
Yorum
Bu kitabın dünyası çok derin ve çok karmaşık. Kitabın yarısına geldiğimde pes etmeye gerçekten hazırdım. Ama sonra kurgu ön plana çıktı ve bunu unutabildim. Hâlâ seriye devam edecek miyim bilmiyorum. Ne olacak gerçekten merak ediyorum, ama kitabın dilinden pek hoşlanmadım. Ağır oluşundan, dünyanın çok basık oluşundan kaynaklı sanırım. Tabii, bu dediklerime Kate'in doğası ekleyince pek inandırıcı olmuyor. Kendisi tam bir çetin ceviz. Sertlikten elmasa dönüştü dönüşecek, o kadar. Anita tarzı, sadece kendine komik gelen bir espiri anlayışı var. Ve işinde çok iyi. Tavrı çok hoşuma gitti. Üstelik daha önce bahsettiğim gibi, Ilona Andrew karı koca yazıyor. Yani yaratılan karakterlerin - erkek ve kadın- daha oturaklı olduğunu düşünüyorum. Bir elin nesi var iki elin...
kitabisevda“Greg Feldman was my only family,” I said. “I’ll find who or what killed him.”
“And then what?”
 “I’ll burn that bridge when I cross it.”


Derek'i ve Curran'ı çok sevdim, hele Doktor'un sevecen tarzı öldürdü. Ölümler her zaman beni sarsıyor ama onlarsız yeterince gerçek olamıyor dünya. Kate'in babasının kim olduğu,büyüsünün kaynağı -çok gizli tutuyor. Asla etrafta kan bırakmıyor- direkt söylenmese de defalarca parmakla gözümüze sokuluyor. Ağır büyü olayı var. Büyünün bu kadar derin işlenmesi çok hoş, ama işte anlatım tarzı bazen tabiri yerindeyse kafanızı sikiyor.

Blade Song büyük ihtimalle bu seriden esinlenmiş, ancak işin garibi yazar kendi dünyasını da yaratmış. Yani çakma diyemem. Ama var. O seriyi bundan daha çok okunabilir bulmam ise kaderin bir cilvesi olsa gerek. :/

Kitabın içinde cinsellik yok, yani Curran ve Kate sevişmiyorlar. Öpüştükleri bile söylenemez tam olarak. Ancak işkence ve hani diğer türlü vahşi şeyler mevcut. Kesinlikle yetişkin kitabı.

İkinci kitabı okumaya yorumu yazarken karar verdiğim için size öneriyorum. Ama dediğim gibi hazırlıklı olun. Ve bilin, Curran haremimde. Ellerinizi çekin. ;)

Aslında 3.5, genelde 4'e tamamlardım, ama bu sefer içimden gelmedi.


0 Yorumcuk:

Yorum Gönder