7 Ekim 2013

16. ÜKG Turu: Doktor Uyku || Stephen King - Kitap Yorumu + Okurlar Neler Diyor? + Çekiliş


ÜKG'nin 16. turundan merhabalar!

Bu turumuzda dünyaca ünlü bir yazarın son kitabını okuma fırsatı bulduk. Korku türünün Kralı olan bir yazar. Doktor Uyku aslında Türkiyede Medyum adıyla çıkan kitabının devamı. 36 yıl aradan sonra Danny ile birlikteyiz. O da artık bir yetişkin...

Bu turdaki yazımda hem Doktor Uyku'nun yorumunu yapacağım hem de 3 King hayranının gözünden yazara ve kitaplarına bakacağız. Siz de lütfen King hakkındaki düşüncelerinizi yorum bırakmayı unutmayın!


Turumuz Ayın 5'inde başladı,

05.10.2013 - Kitap Hayvanı / Ön Okuma
06.10.2013 - Zimlicious / Stephen King
07.10.2013 - Kitab-ı Sevda - Kitap Yorumu + Okurlar Neler Diyor
07.10.2013 - Romancekolik / Stephen King'e Dair
07.10.2013 - Sevgili Kitap / Kitap Yorumu + Karakter Fihristi
08.10.13 - Yorumbaz / Kitap Yorumu + Alıntılar
08.10.13 - Kitap Esintisi / Kitap Yorumu
08.10.13 -  Kağıt Kız / King Filmografisi


Doktor Uyku
Stephen King

Tür: korku, doğaüstü.
Goodreads puanı: 4.28
Sayfa: 544
İlk çıkış: Eylül 2013
Tr çıkış: Eylül 2013
Orijinal adı: Doctor Sleep
Seri: The Shining 2
Puanım: 

King'in, tüm zamanların en çok beğenilen eseri Medyumun (The Shining) unutulmaz karakterlerinden Danny (Dan) Torrance, Doktor Uyku olarak karşınızda.

Çocukluğunda bir kışını geçirdiği Overlook Otelinin sakinlerinden bir türlü kurtulamayan Dan, yıllarca bir şehirden diğerine sürüklenirken, sonunda ufak bir New Hampshire kasabasına yerleşir, bir bakımevinde işe girip, kalan ışıltısını ölmekte olan insanları rahat ettirmekte kullanır. Orada Dan'e Doktor Uyku adını verirler.

Dan, o güne dek görmediği kadar parlak bir ışıltıya sahip olan küçük bir kızla, Abra Stone'la tanıştığında geçmişiyle barışır ve Abra'nın hayatta kalabilmesi için iblislerle zorlu bir mücadeleye girişir.

İyi ile kötü arasındaki epik savaşın hikâyesi olan Doktor Uyku, Medyumun sadık milyonlarca okuyucusunu tatmin edecek ve King külliyatının başyapıtını bilmeyenleri de hayal kırıklığına uğratmayacak yeni ve ihtişamlı bir King destanı...

Düşüncelerim

Doktor Uyku'da Danny Torrence ile birlikteyiz, ilk Medyum'da hayat buldu. Ancak bu sefer karşımızda ufak bir çocuk yok; en azından romanın büyük bir kısmında. Kitap Danny'nin geçmişini bize hatırlatarak, Overlook otelinden sonraki hayatından kısa kısa kesitler sunarak başlıyor. Dick'in ona nasıl tavsiyeler verdiğini, Overlook'un nasıl peşini asla bırakmadığını ve Danny'nin nasıl asla normal bir çocuk, ilerde ise nasıl asla normal biri olamayacağını defalarca gösteriyor King bize. Ve o nasıl gösteriş! Daha kitabın ilk 10 sayfasında, siz bir fansınız.

Kelimenin tam anlamıyla bu kitapta yaklaşık 30 yıllık sürece ara ara bakarak Danny'nin çöküşüne, ilk defa yardım istediği ana, kendine yeni bir hayat çizişine ve Doktor Uyku oluşuna tanık oluyoruz. Onun gibi insanlarla tanışıyoruz ve nihayetinde onun da, aynı Dick'in dediği gibi, öğretmen olma zamanı geliyor.


Danny'nin  adım adım çöküşünü okurken iki ayrı bakış açısı daha bize rehber oluyor; "Onlar" (Kardeşlik) ve "Abra". Arada King gelecek olaylardan bize haberler vererek merakın tavan yapmasına ve tasvirleriyle sizi daha da etkisine almaya devam ediyor. Siz bazen bir çocuğun gözünden okuyor olabilirsiniz kitabı, ama emin olun yetişkinlerin bile baş edemeyeceği sahneleri detaylıca anlatıyor ve kafanıza yer edinmesini sağlıyor.

Bu sefer Danny'nin başı belada değil. Kendilerine "Onlar" "Kardeşlik" adı veren bir grup yetenekli çocukları öldürüp, onların ışıltılarından vampir gibi beslenerek ölümsüzlüğe ulaşmak için otobanları fethediyorlar. Ve son hedefleri güçlü bir çocuk olan Abra. Daha bebekken Danny ile iletişime geçen Abra, başının belaya girdiğini anladığında yardım için Danny'e gidiyor ve birlikte bu tehlikeli insanlardan  kurtulmaya çabalıyorlar. 

King'i okurken aklıma sürekli Neil Gaiman'ın nasıl hikayeyi ilmek ilmek ördüğü, farklı farklı hikayeleri kitapta nasıl birleştirdiği geldi. Neil'de sıkılırken King'de bu yoktu. İkisinin de kısmen doğaüstü konularda yazdığını söyle biliriz ama tabii tarzları ve ele aldıkları konular çok farklı. Stephen King'i daha çok okunabilir, aşık olunabilir bulduğumu inkar edemem. :D Gerçi Neil daha karizmatik... :D

Doğaüstü şeyleri okumayı ne kadar sevdiğimi sık sık dile getiriyorum. Ancak King'in bunu olağan hayata enteğre edip bize sunması, "komşunun kim olduğunu gerçekten biliyor musun?" düşüncesini sinsice aklına ekmesi, daha da kötüsü, benim gibi otobüste giderken "acaba biri aklımı okuyor mu? Okuyorsa lanet olsun, hemen başka bir şey düşün, lalallala," diye düşünen birini daha da paranoyak yapacak şekilde anlatması gerçekten harika. Okurken güldüm, şok geçirdim -bir yerde harbi şok geçirdim-, hayran oldum, korkmadım ama ne olacak diye çok merak ettim, Danny'e de azıcık dibim düştü. Kitaba bayıldım. bu turda yer alıp, yıllar sonra değil de şimdi okuduğum için çok mutluyum. Çok gerçekçi yazıyor. Ustalığı da buradan geliyor. Kitabın sonu ise... Lanet olsun dedirtti bana...

Tasvirleri, hikayenin kurgusu, insanlar arası ilişkileri ele alışı ve kadere olan inançları ile beni mest etti bu kitap. Korktuğu söyleyemem, arada güldüğüm su götürmez, Danny'e ve sahip olduğu ve sonradan kazandığı değerlere, temelde iyi oluşuna ise hayranım. Bu kitabın da filmi olur mu acaba diye çok merak ediyorum. Ancak kitabın ne kadarını ekrana aktara bilirler ki? Kısacası öneriyorum bu kitabı. Kısa tur vaktinden dolayı Medyum'u okuyamadım ama sıradaki King kitabım o olacak gibi duruyor... King'in ilk kitabını ve son kitabını okuyup aradaki farkı gördükten sonra bunu yapmamam imkansız olurdu zaten.





Okurlar Neler Diyor?

King olunca onu bir de okurlarına sormak gerek diye düşündüm. Ve 3 arkadaşa kitap ya da yazar hakkındaki düşüncelerinden bahsetmelerini rica ettim. Onlarda beni kırmadılar. Çok teşekkür ediyorum.


Derya Yalçınkaya,
blog / twitter / facebook

Stephen King benim eennnnnnnnn sevdiğim yazar üstüne yazar tanımam harbiden. Stephen amcam benim o. Kalemine, düşünce tarzına hayranım, kitaplarında bir çok duyguyu size aynı anda yaşatabiliyor. Bir an gülerken, bir bakmışsınız acayip tırsmışsınız. Onun gibi yazan başka yazar görmedim. Tanışma imkanım olsa koşarak giderdim



Bilge Kaan Kaya
Goodreads
"Bu kitabı bu kadar beğenmemin sebebi Stephen King'in son dönem eserlerinin aksine yazarlığının ilk yıllarındaki o özlediğimiz korku dolu atmosferine bu kitapla geri dönmüş olması. Öyle ki, Doktor Uyku bitirilip kapağı kapatıldıktan sonra bile evdeki gizli-karanlık köşelerde, dolaplarda yabancı kimse var mı diye araştırma yaptırtabilecek, kafamızın içini paronayakça düşüncelerle doldurabilecek kadar etkisine alan ve ürküten bir kitap. Uzun bir süre en korkunç rüyalarımın ana teması bu kitap olacak orası kesin."


Eren Nadir Akşamoğlu
Blog / Twitter

Stephen hakkında ne söylesem, ne kadar konuşsam az kalır. Aslına bakarsan anlatmak istediğim o kadaro mu? yoksa bu mu olsun? derken adam bana “sana Stephen Hawking’in yeni kitabını getireyim. Çok beğenildi, çok satıyorum bu aralar. Duyduğuma göre çok hastaymış bu son kitabı olabilirmiş al oku beğenmezsen yarın getirirsin” dedi. İyi tamam dedim. Ve böylece biz yanlış anlaşılmayla da olsa tanışmış olduk. Daha öncesinde kitap okuma alışkanlığım olsaydı Buick 8’i okuduktan sonra Steve’i sever miydim bilmiyorum. Kesinlikle kötü bir kitap değil ama King’le tanışmak için en ideal kitap olduğunu da  söyleyemem. Buick 8’i anlamak, taşları yerine oturtmak için en azından 10-15 King kitabı okumuş olmanız lazım. Neyse, ben kitabı bitirdim. İşin aslı çok da bir şey anlamadım, ama hoşuma gitti. Sonra “O”yu okudum ve King sevdam başlamış oldu. Muhteşemdi! Üzerimdeki etkisi ilk seferki gibi taze. Halen açık ara farkla en sevdiğim kitap “O”dur. Ardından Kemik Torbası geldi sonra Karanlık Öyküler, Rüya Avcısı, Azrail Koşuyor derken tam bir King bağımlısı oldum. İnanır mısınız, Stephen King’in kitaplarını bitirene kadarda başka bir yazar okumadım. Şu anda okunmayı bekleyen Doktor Uyku’yla birlikte diğer bütün kitapları kitaplığımda mevcut.  Hatta Richard Bachman adıyla basılmış Düzenleyiciler’i ve Korku Ağının ilk basımı olan Hortlak’ta öyle. Hayranlığımı varın siz düşünün. Gözüm gibi bakıyorum onlara
çok şey var ki. Birkaç kere bu konuyu blogda irdeleyeyim dedim. Sonuçta o kadar hayranıyım değil mi? Ama beceremedim. Çok dağıldı, dallandı-budaklandı, bir yerden sonra toparlayamadım. Yazarak beceremiyorum sanırım ben bunu. En azından 4-5 saatinizi vermeniz lazım bana. *-* Şöyle birkaç fincanda kahve olacak çok daha güzel konuşuruz. Biz King’le tesadüfen karşılaştık. Lise ikiye geçtiğim yaz olması lazım bana bir okuma arzusu geldi. Bu arada lise 2’den önce kitap okuma alışkanlığım olmadığını üzülerek itiraf etmem gerekiyor. Bildiğim bir yazar yok ama korku filmleri sevdiğimden korku kitabı olsun istiyorum. Neyse çıktık kuzenimle kitap arıyoruz. Girdik bir kitapçıya ama adamı görmeniz lazım. Kitaplardan bihaber. Biz 

Farklı bir adam King. Ne yazık ki Türk okuru tarafından yanlış anlaşılmış. Bir korku yazarı etiketi yapıştırılmış üzerine çıkma çıkmıyor. Tamam adam bu konuda gerçekten çok iyi ama sadece korku değil ki yazdığı. Yeşil Yol, Dolores Claiborne ve Esaretin Bedeli gibi en katı yürekleri bile yumuşatan harika dramların yazarı da; Çağrı, Bir Aşk Hikayesi, 22/11/63 ve Kara Kule serisinin 4. kitabı Büyücü ve Cam Küre’de işlenen tutkulu aşkların yazarı da Stephen King. Doğruyu söyleyin, aşk dediğimde şöyle bir afalladınız değil mi? Aşk yaaa. Hem de öyle aşklar ki oturur hüngür hüngür ağlarsın. Başlarda, insanların ön yargısını kırmak için çok uğraştım. Sonra baktım olmuyor koy verdim gitti. Onların kaybı.

Stephen King okumak büyük bir yapbozun parçalarını bir araya getirmek gibidir. Kitaplarına küçük göndermeler yapmayı sever Steve. Eğer sıkı bir okuyucusuysanız bu detayları aramaya başlarsınız. Yeri gelir Kujo çıkar bir köşeden yeri gelir Dolores. Ve bütün hikayeler bir şekilde Kara Kule’ye bağlanır. Hiç ummadığınız bir anda eski dostlarla karşılaşmak, ya da ne bileyim, onlar hakkındaki haberleri duymak, biz King severler için tarifi imkansız bir mutluluk kaynağıdır. Yanlış anlaşılmasın Kara Kule, Tılsım-Kara Ev ve Medyum-Doktor Uyku gibi serilerin dışındaki kitaplar birbirine bağlı kitaplar değil. Herhangi bir kitabını alıp gönül rahatlığıyla okuyabilirsiniz. Ancak kitapların tümüyle birbirleriyle bağımsız olduklarını da söyleyemem. Büyük zevktir King okumak. Senli benlidir, rahattır, detaylı anlatır ama sıkmaz. Yaşını da göz önüne alırsak ağzı iyi laf yapan, görmüş geçirmiş bir bilgeyi dinlemek gibidir. Ön yargılara aldanıp da kendinizi ondan mahrum etmeyin. 

Çekilişimize Katılmayı Unutmayın!

a Rafflecopter giveaway

Katkılarından dolayı Altın Kitaplar'a teşekkür ederiz!

3 yorum:

  1. Çok güzel olmuş kuzu ellerine sağlık :*

    YanıtlaSil
  2. Melis Akgüzel7.10.13

    Üç arkadaşın dediklerine katılıyorum. Özellikle Bilge Kaan'ın okurken GR'deki paylaşımlarından nasıl kendinden geçtiğini hatırlıyorum :D Stephen amca için ne desek boş. Gerçekten kelimeler yetersiz kalıyor valla :D Kitaplarını geçtim filmleri bile insanı korkutup, kendine hayran bıraktırabiliyor. Yorum içinde ellerine sağlık bebekim <3

    YanıtlaSil
  3. King ile özel bir birlikteliğe yelken açacağım bu yıl. :D

    YanıtlaSil