27 Ekim 2013

Kitap Yorumu: Carter Reed || Tijan

Carter Reed - Tijan

Sayfa: 302
Goodreads Puanı: 4.04
İlk Çıkış: 28. 09. 13
Seri: Yok
Tr: Yok
Puanım: 

Carter Reed'i gene benim en iyi arkadaşlarımdan biri olan Goodreads önerisi ile listeme girdi. ( Çok ısrarcı bir sürtük, eğer bir kere gözünü kestirdi mi, önerip önerip duruyor :s ) Konusu ilgimi çektiği için ve Hanife aşk yok dediği için kitaba başladım. :P
Konusu
Kitap kadın karakterimiz Emma'nın eve erken gitmesi ile başlıyor, ancak eve adımını attığı anca ünlü mafya üyelerinden birinin oğlunun oda arkadaşına tecavüz ettiğini, hatta öldürmek üzere olduğunu görüyor. ( Ki kendisi oda arkadaşının erkek arkadaşı olur.) O anda onu öldürmenin yapacağı tek şey olduğunu fark ediyor. Hala arkadaşına tecavüz ederken kafasına sıkıveriyor kurşunu.

Arkadaşını da alıp, bedeni orada bırakıp kaçıyor Emma. Bir kafede bir süre oturduktan sonra, Ben adlı ortak arkadaşlarının yanına gidiyorlar. Orada Ben onlara kapı açıyor ancak o da çok korkuyor ve Emma'ya bir çöp gibi davranıyor; arkadaşının hayatını kurtarmasına rağmen... Tecavüze uğrayan arkadaştan faydalanıyor Ben... Ölen mafya üyesinin oğlu haberlere çıktığında Emma panikliyor ve Carter Reed'e gitmeye karar veriyor. Rakip mafya ailesinin güçlü üyelerinden biri. Öldürülen abisinin en yakın arkadaşı. Bir silah. Eskiden kanepelerinde uyuyan, babasından dayak yiyen çocuk. Yıllardır görmediği o çocuğa...

Carter Reed'e ulaşması kolay olmuyor, ilk önce sahibi olduğu kulübün önünde bekliyor, sonra kimliği ortaya çıkınca özel bir yere götürülüyor. Orada Carter'ın tanıdığı eski çocuk olmadığını öğreniyor. Arkadaşlarını onların güvenliği için terk etmesi gerektiğini... Carter'ın her şeyi halledeceğini. Onunla (Carterla) sevişmek istediğini.... ;) Hayatı o tetiği çektiği andan itibaren asla eskisi gibi olmayacağını. Bambaşka bir dünyaya adım attığını...
Düşüncelerim

Tamam, güm diye girmek hoş değil ama ne rezil bir kitap bu! :D Tanıtımı ile konusu hoş görünüyor, girişi biraz ani ama devamında daha iyi olabilir diye düşünüyorsunuz ve okuyorsunuz, ancak kitabın daha %15'inde vakit kaybı olduğunu anlıyorsunuz. Peki, ben niye devam ettim? Kitap aktı çünkü. Bu yüzden 2 verebilirim ama hiç ama hiç içimden gelmiyor...

Sizi içine çekemeyen bir anlatımı var. Bir türlü giremiyorsunuz kitaba. Havada kalmış her şey. Kitabın aktığından bahsettim, bu bitirme nedenim. Ancak iş yok. Bu yazarın daha bir kitabını elleyeceğimi sanmam. Goodreads'a baktığımızda gerçekten sıkı takipçisi olan biri, ama bana gelmedi. Açıkçası eğer bu kitaptan yola çıkarsak, ağzının tadını bilen birçok okuyucuya da gelmez...

Kurgu ve karakterler. Emma ve Carter ikisi de havalarda semalara yükselen karakterler. En azından anlatıcının oturmuş olmasını beklersiniz. Ama beklemekle kalırsınız. Emma salak bir karakterken Carter da sapık takipçi kıvamında. İkili arasında geçen konuşmalar ise intihar sebebi. "Sen üç milyar yediyüzelli milyon sen mafya babasını sen nasıl koruyacaksın!" Kız tehlikeleri durumlara "Carterı korumak" için atladığında benim tepki Kıza seni hayatın boyunca izledim diyor, kız tahrik oluyor. Senin için romayı da yakarım diyor, kız tahrik oluyor. Kıza bakış atıyor kız tahrik oluyor. Kızı azarlıyor kız tahrik oluyor...
Kitabın sonu da pek tatmin etmedi. İnandırıcı değil desem kapsar mı bilemiyorum.

Amanda, Emma ve Terressa. (Bu muydu adı, unuttum. ) Bu karakterlerin arkadaşlıkları inandırıcılıktan çok uzak. Ter değişken karakterli, Amanda da öyle. Kitapta içime sinen tek şey kapak ve bu bence çok kötü bir şey :(



Carter'ın hayatının gerçeklerini Emma'ya anlatma çabasını anlayabilirim, hak verebilirim. Ama yazarın bunu aktarma tarzı da olmamış. Ya ben yazara, anlatım tarzına hiç ısınamadım sanırım. :'(

Hanife'nin dediği gibi aşk yoktu ama zaten kitapta hiçbir şey yoktu ya. GR'de 4.04 verilmiş. Gözlerim pörtlüyor. Aynı kitabı okumadık belki de!!???!!!

Sevişme sahneleri bile güzel değildi, bir sevişemediler zaten. Bol bol öpüşme vardı ama boş işler bunlar, olmamış işte.

Önermediğimi bu zamana kadar anlamışsınızdır artık ;) Kapağı çok hoş olan ama içeriği olmayan bir kitap. Kitapta ölüm varken işkence göremedim ben demek istiyorum son olarak. Okuduğum onca kitaptan  öğrendiğim ve hak verdiğim bir şey. :P Ölümden daha kötü şeyler var. Carter ölümü değil bence işkenceyi örnek vermeliydi. :D Şöyle bir hafta boyunca bıçakla deşilmiş bir adam yeterli olurdu.

Not: Kitap NA diye etiketlenmiş ama ben pek öyle olduğunu düşünmüyorum. Bildiğin yetişkin yani. Ve yazar Wattpad ile ünlü olan biri sanırım.

Bir de ben neden devam ettim biliyor musunuz, (Aşağılama, parmakla gösterme falan yok. -_-) Carter'ın katil olması, mavi gözlerinin olması yüzünden. Edward (Anita Blake) olarak aklımda şekillendi. Tabii Edward ortalama tarif ediliyor, arka plana karışabiliyor. Carter ise gittiği her yerde ilgiyi kendisine çeken biri. (Nasıl mafya olup, adam öldürüyor orası muamma) Yani sırf fikir için okudum. Damn bana. :(



4 yorum:

  1. pudra tozu27.10.13

    şaşırdım doğrusu biri birini öldürüyor korumak isteyen illa seks istiyor diğerine kaçıyor o da yatacağım seninle diyor neeeeee? :) Şu mafyadan kaçarken mafyaya tutulmak olsa gerek. Güzelce yazılsa nasıl olurdu acaba dedim hani.

    YanıtlaSil
  2. Anlatımı daha iyi olsa bu kitaba ölürdüm ben doğrusu. Ama işte, her şey havada kalmış. :(

    YanıtlaSil
  3. lkmsrl27.10.13

    ya okumasam mı şimdi ne etsem :D

    YanıtlaSil