21 Ekim 2013

Kitap Yorumu: Tempt The Stars || Karen Chance



Tür: doğaüstü, aşk, vampir, büyü
Sayfa: 432
Goodreads puanı: 4.13
İlk çıkış: 1 ekim 2013
Tr çıkış: Pegasus 2 kitabı yayımladı
Seri: Cassandra Palmer 6
Puanım: 


Yorum yazamıyorum, PC'm bozuldu. Evet yazıma bu cümle ile girdim çünkü bağımlı olan arkadaşların "çabuk tamir olur inşallah" dualarını istiyorum :(

Tamam bu çaresizliğimi hemen üzerimden attıktan sonra, Cassandra Palmer serisinin önceki kitaplarından biraz bahsedip bu kitabı yorumlamaya başlayacağım. 

Önceki kitaplarda Cassie, Artemis'in kızı olduğunu ve annesinin tanrıları bu dünyadan uzaklaştırmak için kendi ruhunu bir büyüye bağladığını öğrenmiştik. Ancak annesi babası ile birlikte ölüydü ve bu büyü çökmek üzereydi, çünkü tanrılar artık gerçekten dünyaya gelmek istiyordu. Cassie kendisini avlamaya gelen bir yarı tanrıyı da öldürmüş ancak bu sürede ölüme çok yaklaşmıştı. Pritkin, bizim her daim şövalye ruhlu war mage'imiz ise cehenneme geri döneceğini bile bile, bir sperm bankası, açık büfe olarak kullanılacağını bile bile Cassie'yi kurtarmıştı. Bunun sonucunda Cassie vampir senatörlerini etkilemeyi başarmıştı. İşte TTS'da bu olaydan bir hafta sonra, Pritkin'i kurtarmak için çözüm arayan bir Cassie ile 6. kitaba başlıyoruz.

Karşımızda cehenneme gidip, babasından ve konseyden Pritkini almaya kararlı bir Cassie var. Onu Silver Circle'ın lideri Jonas ile babasının ruhunun koyuldu kağıt ağırlığını ararken buluyoruz. Çok acı çekiyor, o kadar ki bu sefer başına üşüşen cadılardan kaçmak için kendini Pritkin'in odasına gönderiyor ve uyurken zamanda geri giydiyor, böylece aradığı şeytan uzmanına ulaşmış oluyor. Geçmişteki Pritkin'i alıp Artemis'in yanına gidiyor ve şeytan konseyinden Pritkin'i kurtarmak için ondan, sevgili tanrıça anneciğinden yardım istiyor. Annesi de bunu kabul ediyor.


SPOİLER

Cassie,  Caleb'i, Casannova'yı alıp cehenneme kısa bir yolculuk yapıyor. Orada güvendiği bir şeytan tarafından ihanete uğruyor ve Pritkin'i buluyor. Ama bu cehennem bildiğiniz binbir gece masallarından fırlamış bir yer! Uçan halılar, saraylar, köleler, kıyafetler. Aladdin... Cassie burada konseyle yüzleşmeli ve Pritkin'i kurtarmalı.

Ama bizim sevgili yazarımız ne yapıyor, Pritkin'i öldürüyor, evet doğru duydunuz. ÖLDÜRÜYOR! Konsey, Cassie'nin ve Pritkin'in birlikte çok büyük bir güç olduğuna karar veriyor ve onu öldürüyor. Nasıl yıkıldım size anlatamam. Bu ara kitaplardan darbe üzerine darbe yiyorum. Bu konuda yazara mesaj bile attım, o da cevap verdi. Gelecek kitap hakkında spoiler vermese de.... Kitabın sonunda kurtulabileceğine dair umut veriyor yazar ama ya tamamen ölürse. içim hala parçalanıyor...

Tam da kindle'mın ismini Pritkin koymuş, onu haremime almıştım. Tam da benim seksi adonisvari war mage'imin en sonunda mutlu olacağına inanmıştım... Gidip ağlayıp geri geleceğim. Yorum yazmak çok fazla geldi...



SPOILER BİTTİ

Kitap her zamanki Karen Chance kıvamındaydı. Aksiyondan aksiyona koşuyoruz, mola olarak da 150 - 200 yıl yaşamış, hiç beklenmeyecek derecede yaygara yapan  başvampirlerle muhatap oluyorduk. Ben bu serinin dünyasını çok seviyorum; vampirler klasik kan içen korkunç yaratıklar olarak yansıtılmıyor ve çok fazla paranormal öğe var. Ancak yazarın tarzı beni çoğu zaman boğuyor. Bu seriye ilk İngilizce okumaya başladığım zaman el atmıştım ve 5 yıldır sanırım sadece alışkanlıktan devam ediyorum, devam etmeyi de sürdüreceğim.

Kitabın cehennem kısmı çok renkliydi, insanın hayal gücünü yorduğu kesinlikle su götürmez. Pritkin & Cassie sahneleri ise beni benden aldı. Ya bayılıyorum o adama. Umarım yazar bir çözüm bulur, yoksa yüreğim buna el vermez ve bu dünyadan başka kitap okuyamam sanırım, ben de insanım. Hatta şunu da paylaşmak istiyorum. Kitabı okuduktan sonra facebookda paylaştığım bir durum güncellemesi...
______________________________________________________________

Lanet kitaplardan darbe ardına darbe yiyorum. Yeter lan, bir okur daha ne kadar kaldırabilir. Ben de insanım. Ben de üzülüyorum. Önce sırtımdan bıçaklayıp sonra senin kitaplarını okumamı mı bekliyorsun. İsyanım var ulan!!!!!!
Gidip kendimi çikolataya vuracağım. 
Kaybettiklerime ağlayacağım.
Geçirdiğim kalp krizlerine yenisini eklemek için kendimi tamir edeceğim.
Sonra başka kalp krizlerine açılacağım.
İnsaflı olun ama azıcık ya.
______________________________________________________________

Abi size de Cassie'nin sürekli gözlerini kapatıp tehlikeye atlaması ve düşünmeden hareket etmesi ve sonunda mucize eseri kurtulması biraz fazla gelmiyor mu? Tüm paranormal dünya Pythia olması sebebiyle onun peşinde ama yani, kendi de kaşınmıyorsa ne olayım. :D

“I can get others to do what you do. They won’t be as good, but . . . okay. It could work. But it doesn’t matter because no matter how good they are, they can’t replace you. They can’t because I don’t need you only for what you can do. I need you . . . for you.”
Karen Chance, Tempt the Stars

Bu kitapta pek tanrılarla muhatap olmuyoruz, çok fazla geçmiş gelecek yapmıyoruz. Günümüzdeyiz. Cassie'nin başına yeni belalar biniyor; cadılarla uğraşıyoruz. Mircea hayranlarını üzecek bir kitap, adamın adı var bir iki de hayali var ama kendisi yok. Dorina ile hala buluşamadı. :D 7. kitabı okumadan rahat etmeyeceğim bir kitap. Damn you! Eh, bir de finalsiz. Kısmen finali var ama asıl kısım 7. kitapta. 2014'e kadar nasıl bekleyeceğim ben!!!!

0 Yorumcuk:

Yorum Gönder