27 Şubat 2013

Wait For You || Cover Reveal


Jennifer L. Armentrout'un, J. Lynn takma adıyla yetişkin romanları çıkardığı az çok biliniyor. Geçenler de kitap kapağını ilk olarak yayınlacak bloggerları seçmek için yaptığı bir etkinliğe katılmıştım ve şansa bakın ki o bloggerlar arasında yer aldım. Şimdiden her yere yayınlandı ama bir de ben yayınlamak istedim.

What do early readers have to say about WAIT FOR YOU?
J. Lynn creates a wonderful cast of characters that will make you laugh, swoon, and cry. Cam stole my heart.” – Cora Carmack, NYTimes and USA TODAY Bestselling Author of LOSING IT
“For the love of all that is Cameron without a shirt on! Wait for You will have you laughing out loud, fanning yourself and anxiously waiting to know what will happen next.” – Molly McAdams, NYTimes and USA TODAY Bestselling Author of FROM ASHES and TAKING CHANCES
I don't think I have ever read a NA Contemporary novel with as much depth as this one. It really moved me and by the end I was just speechless over how inspirational and uplifting it was as well as being sexy and cute and funny and emotional.” - K Books

Wait For You is uniquely different from anything else J. Lynn's written but it might possibly be her best work yet.” – Jenuine Cupcakes

For all of you in love with Aiden and Daemon, PREPARE YOURSELVES! Your heart will have to expand a little more for Cam.” Total Bookaholic

For the love of all things CAM, this book deserves more than 5 stars.” – Mundie Moms

I cannot even begin to explain how much I adored this perfectly crafted contemporary.” – Shortie Says

Excited? Ready to see the cover for WAIT FOR YOU?




Synopsis
Some things are worth waiting for…
Traveling thousands of miles from home to enter college is the only way nineteen-year-old Avery Morgansten can escape what happened at the Halloween party five years ago—an event that forever changed her life. All she needs to do is make it to her classes on time, make sure the bracelet on her left wrist stays in place, not draw any attention to herself, and maybe—please God—make a few friends, because surely that would be a nice change of pace. The one thing she didn’t need and never planned on was capturing the attention of the one guy who could shatter the precarious future she’s building for herself.
Some things are worth experiencing…
Cameron Hamilton is six feet and three inches of swoon-worthy hotness, complete with a pair of striking blue eyes and a remarkable ability to make her want things she believed were irrevocably stolen from her. She knows she needs to stay away from him, but Cam is freaking everywhere, with his charm, his witty banter, and that damn dimple that’s just so… so lickable. Getting involved with him is dangerous, but when ignoring the simmering tension that sparks whenever they are around each other becomes impossible, he brings out a side of her she never knew existed.
Some things should never be kept quiet…
But when Avery starts receiving threatening emails and phone calls forcing her to face a past she wants silenced, she’s has no other choice but to acknowledge that someone is refusing to allow her to let go of that night when everything changed. When the devastating truth comes out, will she resurface this time with one less scar? And can Cam be there to help her or will he be dragged down with her?
And some things are worth fighting for…
WAIT FOR YOU is available now!
J. Lynn, also known as Jennifer L. Armentrout, is the USA TODAY Bestselling author of the adult romance Gamble Brothers’ series, the young adult Lux Series and award winning Covenant Series. She pretty much writes everything—contemporary, paranormal, and fantasy. All of her books have one thing in common no matter the name or genre: kissing… and stuff. When she’s not busy writing, which is never, she’s usually hanging out with dog Loki, watching reruns of The Walking Dead, or procrastinating on the Internet. You can find out more about Jennifer by visiting the following websites:

19 Şubat 2013

7. ÜKG Blog Turu || Sana Soyundum || Sylvia Day || Çekiliş - Yorum - Okumak İçin 10 Neden!



ÜKG Soyunuyor!

Sana Soyundum için hazırladığımız, Doğan Kitap'ın sponsor olduğu, 7. Blog turumuza hoş geldiniz. Bu sefer de gene bir ilk ile karşınızdayız. Size tam 9 kitap hediye ediyor ve daha kitap çıkmadan yorumlarımızla, yazar tanıtımımız ve ön okumamızla yeni bir soluk getiriyoruz.

Bugün Kitab-ı Sevda'da yorum, çekiliş ve Sana Soyundum'u okumak için 10 neden adlı yazıyı bulacaksınız!

 Diğer ÜKG'leri ziyaret etmeyi unutmayın! Her blogda çekiliş var!

17.02 - Zimlicious - Yazar Tanıtımı ve Çekiliş
18.02 - Kitap Esintisi - Ön Okuma ve Çekiliş
19.02 - Yorumbaz - Gideon vs. Christian ve Kitap Yorumu
19.02 - Romancekolik - Kitap Yorumu ve 'Alfa Erkek Furyası'
19.02 - Kitap Yorumu, 'Sana Soyundum'u Okumak İçin 10 Neden ve Çekiliş
20.02 - Kitap Hayvanı'nın Günlüğü - Karakter Tahili, Soundtrack'ler ve Çekiliş
20.02 - Kağıt Kız - Film İçin Oyuncu Seçimi ve Çekiliş
20.02 - Sevgili Kitap - Kitap Yorumu, Alıntılar ve Çekiliş


Not: Yazı ve kitap +18'dir. Sınırın altındaysanız sayfayı terketmeniz önerilir.

 Sana Soyundum || Sylvia Day || Çekiliş - Yorum - Okumak İçin 10 Neden!
Sana Soyundum (Crossfire, #1)
Sylvia Day

Tür: Erotik, Bdsm, Aşk Hikayesi, 
Goodreads Puanı:4.20
Sayfa:378
Çevirmen: Ayşe Kaya
Seri: Crossfire 1
Orijinal Adı: Bared To You
Puanım:
Dünyada olay yaratan üçleme nihayet Türkçede!
Crossfire serisi 1. Kitabı...

Ateşle oyna!
Sana Soyundum Amerikada haftalarca bestseller listelerinden inmeyen, tüm dünyada 38 ülkeye satılan Crossfire üçlemesinin ilk kitabıdır.
"Sana ihtiyacım var, Gideon" dedim soluk soluğa keve tahrik olduğu için şimdi daha da yoğunlaşmış olan kokusunu içime çektim. Sırf teninin baştan çıkarıcı kokusu yüzünden hafifçe sarhoş olduğumu düşündüm. "Beni çıldırtıyorsun."
Bileklerimi bırakıp yüzümü avuçlarının arasına aldı ve dudaklarını dudaklarıma sertçe bastırdı. Pantolonuna uzanıp gizli fermuara ulaşabilmek için iki düğmeyi açtım...
New Yorkun en gözde bekârı, Cross Holdingin varisi Gideon Cross -namı diğer Bay Gizemli ve Tehlikeli- Evanın karşısına çıktığında genç kadının yapabileceği tek bir şey vardı: Tüm bedeni ve ruhuyla ona teslim olmak.



Tutkunun ateşi önce ikisini, sonra bizi yakacak!

Şaka yapmıyorum, kitap daha beni ilk sahnesiyle etkisi altına aldı. İlk 100 sayfa nasıl geçti bilmiyorum. Her yönüyle tatmin etti. İdeal bir uzunluğa sahipti. Gerek çetin ceviz Eva ve Gideon'un arasındaki konuşmalar, krizler olsun, gerek Cary'nin o gaylere bindirilen espirili hoş havası olsun okumaya bayıldığım, okumak için neden bu kadar beklemişim dediğim kitaplardan biri olup çıktı.

Gri'nin Elli Tonu ile çok karşılaştırıldı ve ben pek bariz benzerlik göremedim. Belki erkek karakterler benziyor ama onun dışında ben Gideon'un Grey'e bin bastığını düşünüyorum. Hele Eva, bu tür kadınlara bayılıyorum. Geçmişindeki yaraları silemese de hayatına devam eden, çabalayan, korksa da bir sonraki adımı atan bir kadın. Ana'dan bunalıp daha gerçekçi bir kadın istiyorsanız, Eva tam size göre.
Sadist yönüm onlar eziyet çekip, içleri paramparça olurken o kadar eğlendi ki. Okuruna göre bir kitap anlayacağınız!

Erotizm kitapta önemli bir yer kaplıyor, ben bir yerden sonra türü sevmeme rağmen "Ay bu ne be!" dedim. Tavşan gibiler. Yapmadıkları yer kalmıyor. Çok da eğlenceli sahnelere gebe bu olaylar. Eva ve Gideon'un ilk tanışma sahnesi bile bence olayları özetleleyen bir durum: Eva yerdedir ve adamın ayaklarını görür önce, sonra cehennemden yükselmiş esmer, gri gözlü bir meleği incelemeye başlar. Bu sahneyi ilk okuduğumda kahkaha attım.

Gideon'un çok yakışıklı, Eva'ın manken gibi olduğunu söylememe gerek yok. İkisi de sosyetik tipler. Belirli bir kültürel birikimleri, paraları ve problemleri var.

En çok komiğime giden şey: Bu Gideon neden her binanın sahibi? Adam zengin kabul ama... Eva, Gideon'un sahip olduğu bir şeye adım atmadan nefes dahi alamıyor.Evi, iş yeri, yemek yediği yer, otel, spor salonu ZİNCİRLERİ...

İki karakter de geçmişlerinde büyük olaylar yaşamış, bu onları kalıcı olarak yaralamış. Size bunları söyleyip kitabı mahvetmeyeceğim tabii. Ama bu tür olaylar bana göre değil diyorsanız iki kez düşünün diyorum.

Kitabın çevirisine aşık oldum desem. Eğer hesaplarımda bir problem yoksa bu okuduğum ilk Türkçe'ye çevrilmiş erotik kitap. Gri'nin Elli Tonu'na şöyle bir bakıp "Laters, baby'ye ne demişler öyle" deyip şeytan kovarcasına kütüphanemin uzak bir yanına bırakmıştım. İlk sayfalar da "ben ne okuyorum" şokunu yaşadım, ama sonrasında hikaye beni öyle çekti ki aklıma bile gelmedi bu anlık şok.

Türü seviyorsanız kaçırmayın diyorum. Daha kitabı bitireli bir kaç saat oldu ama ikinci kitabın hayalleri ile yanıp tutuşuyorum. 3. kitap çıkmadan okumayacağım!


 Sana Soyundum'u Okumak İçin 10 Neden

  • Gideon Cross zorlayıcı, sınır tanımaz ve sapıklık derecesinde kontorolcü, akıllanmaz ve istediğinin peşinden giden bir erkek. Her kadının rüyası. (ya da kabusu mu demeliydim.) Kabul edin, böyle erkekleri okumak çok zevkli! 
  • Sadece adı Gri'nin Elli Tonu ile beraber anıldığı için...
  • Bir çiftin ne badireler atlatabileceğini, aşkın kaç farklı yönle ifade edilebileceğini görmek için...
  • Yazarın kitabını özetlediği bu cümle için... “Bugüne kadar nerede olduğunuz ve başınızdan neler geçtiği önemli değil; sizi olduğunuz gibi seven birini bulabilirsiniz.” 
  • Çetin çeviz kadınları okumaktan zevk aldığınız için...
  • Gündemde kalmak için, emin olun herkes bu kitabı konuşacak!
  • Gri'nin Elli Tonu'ndan daha iyi yazılmış olduğu için...
  • Kahkahalar atıp yastık yumruklayacağınız ve heyecanlanacağınız için...
  • Nefesinizi Tutarak, bir sonraki kelimeyi görmek uğruna kör olabilme ihtimaliniz için...
  • Kitabı bitirdikten sonra, ikincisinin merakıyla düz duvara bile tırmanma kıvamına geleceğiniz için...


Veee Çekiliş!(Sonlandı)
Kurallar: 
  • Sadece Türkiye için geçerlidir.
  • 18 yaşından küçüklerin girmesi yasaktır.
  • Sonuç bu gönderide çekiliş bittikten bir gün sonra açıklanacaktır.
  • Size e-mail atacağım. Düzenli olarak kontrol edin lütfen.
  • Kazanan kişi 2 gün içinde cevap vermezse, yeni bir çekiliş yapılacaktır. İyi şanslar dilerim!
  • 26.şubat 2013 - Kazanan kişiye e-mail attım. Dönmediği taktirde tekrarlanacak!



a Rafflecopter giveaway


Size bir alıntı ile veda ediyorum!

Bir adım yaklaşıp elini yüzüme doğru kaldırdı. Geriye çekilmemek ve gözümü korkutmuş olma hazzını ona yaşatmamak için zorladım kendimi. Başparmağını ağzımın köşesine sürüp, sonra da kendi ağzına götürdü. Parmağını emdi ve mırıldandı. "Çikolata ve sen . Leziz."


Sylvia Day, New York Times çok satanlar listesinde haftalarca 1 numara olan kitapların yazarıdır. Day’in romanları kırkın üzerinde dile çevrilmiştir. Goodreads Choice En İyi Yazar ödülüne aday gösterilen ve Amazon’un En İyi Romantik Edebiyat kitabı ödülünü kazanan Day Amerika’nın prestijli Romantik Edebiyat ödülü RITA’ya iki kez aday gösterilmiş, RT Book Reviews Rewievers Ödülünü kazanmıştır.

17 Şubat 2013

Anger Management || Bruce Helford



Charlie Sheen'i tanırsınız, Two and a Half Men'in çapkın, asi çocuğu. Diziden olaylı ayrılışının ardından yerine Ashton Kutcher getirilmiş, eskisi gibi olmasa da yeni bir hava yakalamıştı. Şimdiler de ise bu asi adam, bir terapist olarak Adam Sandler'ın ve  Jack Nicholson 2003 yılında oynadığı, Peter Segal'in yönettiği Anger Management (Asabiyim) adlı filmin dizi uyarlamasında oynuyor. Hem de hayranlarını mutlu ederek sadece bir yıl ara ile.

Dizide Charlie hem psikiyatrik desteğe gerek duyan, hem de grup terapileri yapan boşanmış, Sam adında obsesif kompülsif kızı olan bir adam. Eski eşiyle araları çok iyi. En iyi arkadaşı ile (friends with benefits) garip bir ilişkisi var. VE dizi delilerle dolu.

Bu diziyi uzun zamandır biliyordum, ama bu kadar komik olacağını tahmin etmiyordum. Dizi, Anger Management, hem Two And a Half Men'den izler taşıyor hem de o kadar farklı ki. İlk sezonun  4. bölümünde (kitaplarla ilgili) yerlere yatarak güldüm. Bunu yazıyı yazmamın nedeni de bu.

Çok eğlenceli bir sitcom. Her bölümde farklı bir amacı var ve tabi ki seks ve alkol ve kadınlar... Bu adamı bundan başka rolde hayal edemem sanırım.

Selma Blair'in can alıcı halleri içinde kesinlikle izlenmesi gereken bir dizi. The Big Bang Theory ve HIMYM'den sonra listeme dahil oldu.

2012'de başlayan şuan için 16 bölümü olan, her bölümü 25 dakikalık bir dizi. Bu fırsatı kaçırmayın derim.

Kitap Yorumu: Cam Şato || Sarah J. Maas



Throne Of Glass (Throne Of Glass #1)
Sarah J. Maas

Goodreads Puanı: 4.15
Çevirmen:Deniz Başkaya
Yayınevi: DEX
Seri: 1/2
Puanım: 

Karşınızda Suikastçılar Kraliçesi Celaena Sardothien. Celaena ömür boyu hapse mahkûm edilmişti. Oysa o, eğitimli bir suikastçıydı, benzerlerinin en iyisiydi ama bir hata yapmış ve yakalanmıştı.

Genç yüzbaşı Westfall ona bir teklifle geldi. Celaena, kraliyetin en yetenekli savasçıları ve suikastçılarıyla katılacağı ölümüne bir yarışmada veliaht Prens Dorian'ı temsil edecek.

Yarışmayı kazanırsa kralı korumaya ve sonrasında özgür bırakılmaya hak kazanacak. Ama önce bir biri ardına ortaya çıkan cinayetlerin katilini bulmalı ve hayal bile edemeyeceği bir geleceğe hazırlanmalı 



Celaena Sardothien, Yeraltının kraliçesi. Bir yıl tutsak kaldığı Endovier'den ruhunu satmak pahasına da olsa çıkmayı ve özgürlüğünü istiyor.

Celeana 12 yaşından beri dünyanın en iyileriyle suikast için eğitilen, dünyanın en yetenekli belki en geç ve şüphesiz en ünlü suikastçisi. Kitabın sonlarına doğru onun yeteneğini daha iyi hissediyor neden bu adı hakkettiğini çok iyi anlıyorsunuz.

Köle olarak geçirdiği bir yıldan sonra Kralın düzenlediği bu yarışma bir umut kapısı onun için, bir yılını daha o cehennemde geçirirse sağ çıkamaz. Arkasından komple kuranların, tehlikli suçluların arasından kolaylıkla sıyrılacağından emin, boşuna ona Kraliçe demiyorlar, ama birileri kralın yaver adaylarını öldürmeye başlayınca soğuk bir korku içine işliyor.

Kickass Lady var dediler geldik moduyla başladım Çam Şato'ya. Bir bakıma öyleydi de; suikastçiler, ölüm, çeşitli suçlular, yaratıklar... Celaena'nın dramatik bir geçmişi var. Bunun haricinde kitabın çoğunluğunda bana şımarık bir kız gibi geldi, bu bir suikastçiden bekleyeceğim tavırlar değildi aslında. Ben daha soğuk, hesapçı ve taşlaşmış beklerdim ama Celeana'nın da büyüsü bu olsa gerek.

Kitap paranomal bunu söyleyelim, bayağı bir süre belli olmuyor.  Heyecanlı ilerlediği için bunun farkına varmıyorsunuz ama. Gene de kitabın biraz uzun olduğunu itiraf etmeliyim. Oku oku bitmedi. O sonunda bir şeyler olacak, bekliyorsunuz, ama gelmiyor. Hele en can alıcı noktalar, yaverlerin yarışma sahneleri, kesiliyor. Bir yerden sonra bu da ayrı bir hayal kırıklığı oluyor benim için. Dövüş sahnelerine bayılıyorum.

Cinayetler, kısaca gizem çok hoş yerlere götürüyor. Kitapta en sevdiğim yerler oraları oldu. Gizli yerlere.:D

Celeana'yı kitap kurdu kahramanlar arasına katabiliriz, zira onca işi arasında kitap okumaktan kendini alıkoyamıyor.


Chaol ile Dorian meselesi beni boğdu. Bence ikisi birleştirirsek tam bir erkek eder. Şu durumdaki halleri bence Celeana'yı tatmin etmez, çok zayıflar. Dorian'ın cazibesi kitabı okutan önemli öğelerden biri.
Spoiler var aman dikkat! :

İşin içinde aşk üçgeni olması beni çok rahatsız etti. Elflerin olması ise çok hoş bir ayrıntıydı. Kızımızın önemli işler başaracağını söylemekten onur duyuyorum.
Chaol'un kitap sonundaki hareketi ise bir Yüzbaşına yakışmıyordu. Eğer sen askersen, ölüm senin silahın olmalı. Korktuğun, seni yıkan bir eylem olmamalı. Eğer öyleyse o zaman sen asker değilsindir...

Balolardan, saray hayatından ve entrikalardan hoşlanan herkese öneriyorum. Sert kadın karakterleri seven okuyucular da bu öneriden yararlanabilir :)) Dönen, çeşitli karakterlerin gözünden anlatılan kitaplardan hoşlanmayanlarsa iki kez düşünsün. Çünkü ana anlatıcı Celeana olsa da, diğer karakterlerin zihinlerine de misafir oluyoruz.

Sonuç olarak, hoşlandığım ama bayılarak okumadığım bir kitap oldu. Ben daha delici, uç noktalarda yaşayan karakterler beklemiştim.


Size alıntılarla veda ediyorum!


Dorian tahtına iyice yaslandı. "Babamın imparatorluğayardım edecek birine ihtiyacı var. Güçlük çıkaran kişileri aradan çıkarmasına yardımcı olacak birine."
"Yani pis işlerini yaptıracak bir yalakaya."
Prens "Açıkça ifade etmek gerekirse, öyle." dedi. "Yaveri rakiplerini sessiz tutmalı."
Celaena sevimli bir edayla "Mezar kadar sessiz." dedi.


Chaol onun öfkesinne kıkırdayarak cevao verdi ve kılıcıyla , ayağa kalkmasına izin verdiği Celaena'ya silahların olduğu rafı gösterdi. "Başka bir silah seç. İlginç bir şey olsun. Beni terletecek bir şey, lütfen."
Celaena ince kılıcını yerden alıp "Diri diri derini yüzüp göz kürelerini ayağımın altında ezdiğimde epey terleyeceksin." diye mırıldandı
"işye aradığımız ruh bu."
İnce kılıcı basbayağı fırlatarak yerine bıraktıktan sonra hiç tereddüt etmeden av bıçaklarını eline aldı.
Eski dostlarım benim.
Celaena'nın yüzüne muzır bir gülümseme yayıldı.



"O kocaman şeyi giymeye nasıl tahammül ediyorsun?"
Celaene elbisesinin eteklerini tuttu. "Doğrusu kaburgalarımı kırıyor."
Nehemia "En azından azap çeken tek ben değilmişim," dedi.


"Kancıklarımdan biri bir sürü melez doğurdu. Bir süre öncesine dek farkı anlayamacağımız kadar küçüktüler. Fakat... Eh, ben saf kan olacaklarını umuyordum."
"Köpeklerden mi kadınlardan mı bahsediyoruz?"
"Hangisini tercih ederdin?" Dorian, Celaena'ya muzipçe gülümsedi.


Chaol'a "ne zamandır uyuyorum?" diye fısıldasa da yüzbaşı ona yanıt vermedi. Bir kez daha "Ne zamandır uyuyorum?" diye sorduğunda Chaol'un yanaklarının hafifçe kızardığını fark etti. "Sende mi uyudun?"
"Ağzının suyu omzuma akana kadar uyuyordum."
Celaena " Aman aman, nasıl da üste çıkıyor bu genç adam," deyince Chaol onun bacağını dürttü.

13 Şubat 2013

Kitap Yorumu: Beni Seç || Kiera Cass



Beni Seç
Kiera Cass

Tür: Genç Edebiyatı, romans,distopya
Sayfa: 304
Goodreads Puanı: 4.04
TR çıkış: 2013
Seri: 1/3
Puanım:  
Bir prens nasıl tavlanır?
Illéa ülkesinde tüm genç kızlar doğdukları günden beri sınıf atlamanın peşinde. Paha biçilmez mücevherlere, göz alıcı elbiselere ancak bu şekilde sahip olabilecekler. Bunun için tek bir şansları var: SEÇİM. Kıyasıya bir mücadeleyle geçen Seçimi kazanmanıntek yolu Prens Maxonı kendine âşık etmek.
America içinse Seçim, bir kâbustan farksız. Bu yarışa girmeyi kabul ederse, kendisinden aşağı sınıftan olduğu için herkesten gizlediği aşkı Aspeni arkasında bırakmak zorunda kalacak. Öte yandan bu, ailesinin tek kurtuluş şansı.
America saraya adım atar atmaz, kendini esrarengiz bir dünyanın içinde bulacak. Saray hiç de dışarıdan göründüğü gibi olmayacak.
35 kızın katıldığı vahşi bir yarış nasıl kazanılır?

"Açlık Oyunları ile The Bachelor arasında bir yerde duran bu roman öyle eğlenceli ki. Yazar, Americanın gizli, ilk aşkının külleri sönerken America ve Prens Maxon arasında gelişen kimyayı öyle ustaca kurmuş ki, okumaya doyamıyorsunuz."
Publishers Weekly
"Kiera Cassin ilk romanı Beni Seç, reality şov ve distopik bir peri masalının mükemmel sentezi."
Kiersten White, Paranormal


35 kız ve bir Prens, gerisini siz düşünün. Kedi kavgası kaçınılmaz, tırnaklar için törpü ister misiniz? Tanrıça || Aimee Carter

America Singer, geniş boşlukları olan bir kast sisteminde büyüyen bir 5. Kendisi yetenekli bir sanatçı, 6'dan bir çocuğa ölesiye aşık: Aspen. Hem ailesine yardım için, hem de Aspen'in isteği üzerine her nesilde Prens için düzenlenen ve eş seçmesi için yapılan bir kurada yer alıyor. Hiç tanımadığı bir dünyaya ayak basıyor. 35 kızla istemediği bir yerde, bir kuş misali tutsak tutuluyor. Üstelik hayatı her zamankinden daha zor ve ölüm tehlikesi her zamankinden daha fazla! Kalbi de kırık.

Kitap Açlık Oyunlarına çok benziyor, amma velakin onun sertliğinden yoksun. Saray hayatı ise donuk. Yaratılan dünya bizimkine çok benzer; uçaklar, telsizler, televizyonlar var. Ama aynı zamanda derin bir kast ve krallık sistemi, açlık hüküm sürüyor. 4. dünya savaşını atlatmış, Amerika'nın kalıntıları üzerine kurulmuş bir ülke Illea.

Kitabın ilk başında önce oradaki hayatı tadıyoruz. Gece çıkma yasakları, sınıf atlama telaşı, açlık... America (İsim beni öldürecek) ve Aspen kitabın başında favoriniz oluyor ama sonra Maxon ile tanışıyorsunuz. America ile aralarında hoş bir diyalog var: gülüyorsunuz, heyecanlanıyor ve sonra geriliyorsunuz. Onlar şakalaşırken sırıtmama engel olamadım.


35 kız olur da peki rekabet olmaz mı? Her zaman ki gibi bir baş cadı var. Ama kitapta çok derin içeriden bir suikast, hayati tehlike yok. Tüm tehlike dışarıdan.. Asiler... Sarayın tüm ahalisi biraz sığ olsa da özlerinde hepsi çok iyi.



Kitabı heyecanlı buldum, kurgusu hoştu. Arada sıkıldığım anlar oldu, hiçbir karakterden hoşlanmadığım anlar da oldukça çoktu. Erkekleri özellikle yetersiz buldum. Maxon'un ve America'nın buluşmaları bir yerden sonra aşırıya kaçtı ve kitabın sonu ise kesinlikle beni tatmin etmedi.  Ama aralarında geçen konuşmalar çok eğlenceliydi. O göz kırpmaları ise beni yordu. Eş olmadan arkadaş, anladım ama...  America'nın kararsızlığı ise bir yerden sonra baydı. 2. kitap olan Elit'i merakla bekleyeceğim. Çünkü ortalık çok kızıştı, son 6 kız!

Kast sistemi: Aklımda kalanlar bunlar, eğer hatırladıklarınız varsa lütfen yorum bırakın tamamlamak isterim :)

1
2
3
4: Öğretmenler/eğitimciler
5: Sanatçılar (Açlık sınırındalar)
6: Hizmetçiler( Açlar)
7
8: Evsizler
 ---Asiler

Kapağa bayıldığımı söylemiş miydim? Burada kısa bir video bulabilirsiniz :))
İlk tepkim: O Elbise mavi değil miydi o.O




Ufak bir alıntı ile veda ediyorum!

"Eğer sana âşık olmamı istemiyorsan, bu kadar tatlı görünmeye bir son vermelisin. Yarın ilk iş, hizmetçilerine senin için patates çuvalı diktireceğim!"
Koluna vurdum. "Kes sesini Maxon."
"Şaka yapmıyorum. Bu kadar güzel olman senin için zararlı. Buradan ayrıldığın zaman seninle birlikte birkaç muhafız göndermemiz gerekecek. Asla tek başına hayatta kalamazsın, zavallı şey." Tüm bunları şakasına, bana acıyormuş gibi söylemişti.
"Buna engel olamam." İç çektim. "Kimse dünyaya mükemmel bir şekilde gelmeye engel olamaz." Sanki çok güzel olmak yorucuymuş gibi suratımı yelledim.
"Hayır, bunu engelleyebileceğini sanmıyorum."(sf:231.)


Kiera Cass || Beni Seç

12 Şubat 2013

Hansel ve Gretel: Cadı Avcıları || Tommy Wirkola



Reklamları fragmanları ile ilk andan ilgi çeken, paranormal sevdalılarının ise ağızlarının suyunu akıtan bir film HvG. İlk gördüğüm andan beri gitmek istemiştim, 3D olması ise ayrı güzeldi.

Birlikte gittiğim arkadaşımın da söylediği gibi "3D olmasa da izlenebilecek bir filmdi."

Film HvG'in ilk cadılarını nasıl öldürdükleri anlatarak başlıyor ve sonrası kan, mermi, ok ve seksi dövüş sahneleri. Sert kadınları sevdiğim için bu filme BAYILDIM! Hele filmin başında ki o kafa atma sahnesi bana kalp krizi geçirtebilirdi!

İzlerken koltuğunuzdan zıplıyorsunuz. Ben 3 - 4 kere sıçradım, sıçradıkça da arkadaşımı dürttüm.:D

Filmde bence Alacakaranlık göndermesi var. Yani neden özellikle o isim. Sinemada bir kahkaha patlattım.

Kötü cadıyı ise X men'in 3. filminden hayran olduğum birisi oynuyor. Çok yakıştırdım. Kadın çok karizmatik.

Başındaki sahneler bana azıcık Van Helsing'i hatırlattı ama etkisini hemen kaybetti.

Aşk için izlenecek bir film de değil. Sadece cadılar yok işin içinde, ama ana konu onlar. Aslında klasik bir konusu var, İyi cadılar ve kötü cadılar arasındaki savaşı anlatıyor ve geçmişin elbet sizi yakalayacağını... Çok ihtişamlı büyüler görmüyorum, ama parçalanan şeyler havalarda uçuşuyor, iki üç saniyede bir litrelerce kan akıyor. HvG kelimenin tam anlamıyla bir ton sopa yemelerine rağmen bayılmak nedir bilmiyor. Tam benlik bil filmdi. İkinci hatta üçüncü kere izlenir.

Film için şu şöyle olmasaydı diyeceğim bir şey yok, hoş vakit geçirmek isteyen paranormal severler kaçırmasın. Ama öyle sanat harikası bekleyerek gitmeyin.


Film bittiğinde benim halim, ilk defa ekran kararana kadar oturdum :D

10 Şubat 2013

Film: Umut Işığım || David O. Russell


2012'de Umut Işığını okumamla filme de ilgim artmıştı doğal olarak. Ama uyarlamalara karşı olan  "tatlı ön yargım" ondan zevk alamayacağımı bana soldan soldan fısıldıyordu. İzlediğimde ise filmi bazı yönlerden daha başarılı bulurken, gene o solcu ses bana bu böyle değildi, bu neden böyle olmuş diye tırnaklarını geçirdi tabii.

6. ÜKG Blog Turu || Kutsanmış Kan - Samantha Young // Kitap Yorumu


6. ÜKG Blog Turumuza hoş geldiniz! Bu ay size Martı Yayınlarından çıkan, Kan Günlükleri Serisinin ilk kitabı Kutsanmış Kanı tanıtıyoruz! Serinin ikinci kitabı Geçmişin Kanı'nı kitapçınızda bulabilirsiniz!

9 Şubat 2013

Kitap Yorumu: Cam Kırıkları Parkı || Alina Bronsky


Alina Bronsky

Tür: Genç Yetişkin, Dram, Edebiyat
Sayfa: 232
Goodreads Puanı: 3.64
Çeviri: Çiğdem Güler
Yayınevi: İthaki Yayınları
Puanım:  
Sashanın hayatta yapmak istediği iki şey vardı:
Annesi hakkında bir roman yazmak ve uvey babası Vadimi öldürmek.
Alina Bronskynin ilk romanı Cam Kırıkları Parkı Almanyanın en önemli edebiyat ödüllerinden biri olan Ingeborg Bachmann Ödğlğne aday gösterildi. Bu keskin zekâ ürünü ve esrarengiz romanın kahramanı 17 yaşındaki Sasha Naimanndır. Moskovada doğan Sasha, iki üvey kardeşi ve annesiyle Berline taşınır. Üvey babası annesini öldürünce Sasha'nın hayatı değişir. Artık hayatta yapmak istediği iki şey vardır: Annesi hakkında bir roman yazmak ve üvey babası Vadimi öldürmek.
Almanyadaki Freundin Dergisi Cam Kırıkları Parkını toplumun kıyılarında yaşayanların acımasız ve eğlenceli bir portresi, olarak tanımlıyor. Fakat Sashanın hikâyesi kıyıda kalmıyor, okuyucunun tam kalbine yerleşiyor.
Hayran bırakan bir ilk yapıt.
Publishers Weekly
Sasha Naimann zamanımızın kahramanı
Buyuk bir yetenek ve zekâyla anlatılan hikâyesi
beni yakaladığı gibi sizleri de yakalayacak.
Alicia Erian

Alexandra Naimann, Sascha.
 Anlatılmaz yaşanır tarzı bir hikaye, içinize oturan bir olay dizisi.  Onun yaşadıkları zevkle okunacak cinsten değil, yüzünüzde gülümseme bırakmıyor. Her cümle daha korkunç bir gerçeğe gebe.

 Tanıtımdan zaten amacını biliyoruz, ama neden bunu istiyor, neden bu ufacık kızda bu öfke yaşıyor? İşte bunu okuyoruz, onun hıncını tadıyoruz. Seçimlerinden memnun kalmaya biliriz ama ona anlayış göstermemek imkansız. Belki siz olsanız böyle davranmazdınız, ama değilsiniz.

Bir bakıcı iki kardeş ile kalan Sasha'nın omuzlarında tarif edilemez bir yük var. Geçmişini lekeleyen bir sürü olay ve iki hedef...Vadim'i öldürmek ve annesi hakkında bir roman yazmak.

Hayata, insanlığa ve özellikle erkeklere bir nefreti var onun. Bunu hem kendine zarar vererek, hemde tutunduğu öfkesi ile çevresindekilere zarar vererek dışa vuruyor. Yardıma ihtiyacı var, nasıl isteyeceğini bilmiyor. Geleceği planlarken geçmişi sürekli karşısına çıkıyor. Bizde o anıları yaşarken bugüne onu ne getirmiş onu okuyoruz.

Almanya da geçiyor kitap, türkleri, rusları ve almanları okuyoruz. Oradaki vatanından kopmuş insanların nasıl algılandığına dair bir iki cümlede bulabilirsiniz.

Okurken bir an işlerin berbat bir yön alıp ensest'e dönüşeceğini sandım. Yanlıştım, belki kendi kendime kuruntu yaptım. Düşünüp rahat bir nefes alabiliyorum şimdi.

Bir solukta bitiremediğim yoğun bir kitap. Kısa olabilir ama çok şey anlatıyor. Sonu ise hem tatmin ediyor, bize temiz bir sayfa, özgürlük sunuyor hemde boşluğa itiyor. Sonuçta bir bekleti ile girdik bu kitaba. Daha çarpıcı bir son beklerdim. Gerçi hedefine ulaşsaydı o zamana da çok sıradan olurdu ve hedefinden şaşardı kitap. Sascha ise bayıldığım bir anlatıcı. Güvenilir olduğu pek söylenemesede zorlu ve öfkeli bir kişilik. Onu bu yüzden çok sevdim. Okuduğuma sevindiğim, sevgiyi ve ufacık iyiliklerin ne kadar önemli olduğunu hissettiren bir eser.

"Kendilerini zayıf hisseden insanlardan kendinizi koruyun, çünkü günün birinde güçlü hissetmek isteyebilirler ve bu sizin asla toparlanamamanıza neden olabilir." sf:45


8 Şubat 2013

Ayın Kitapları, Şubat 2013


Goodreads her ay okuduğum yazarların yeni çıkan kitaplarından beni haberdar eder, çok iyidir bu yönü. Bu ayda aynı e maili aldığımda ne görsem beğenirsiniz: SCARLET!





(Cinder) İlk kitabını okuyup sevdiğim bir serinin ikinci kitabı Scarlet. Bu ayın 5'inde çıktı ve okunmak üzere benim keyfimi beklemekle meşgul.








Kiersten White'ın Mind Games adlı kitabıda çıkacaklar arasında. Kendisini DEX Kitaptan çıkan Paranormal adlı seriden tanıyoruz. DEX demişken yakın zamanlarda okuduğum Yerkara'nın 2. kitabı Everbound'da bu ay çıkanlar arasında.




Okumayı düşünmesemde Richelle Mead'ın Indigo Spell'i de listeye dahil olmuş vaziyette.

Ephesusdan çıkan Tanrıça serisinin 3. kitabı The Goddess Inheritance de çıktı, ben seriden biraz soğudum ama belki ilerde okumayı düşünebilirim.

PC. Cast'tan ise Neferet'in Curse'ü görüyoruz. Bu kitabın belkisi falan yok kesinlikle okumayacaklarımın arasında :D

Optimumdan çıkan Chicago Vampirleri'nin 7. kitabı House Rules da listeye adım atmış. (Ethan öldü mü bilmiyorum ama temelli gitmeden almam ben bu seriyi elime)

Bu ay Gena Showalter'da aramızda. Daha yeni bir seri olan Angels of The Dark'ın 2. kitabı Beauty Awakened'ı görüyoruz.




Netgalleyden aldığım ve yakın zamanda okumayı düşündüğüm Wicked Kiss'de bu ay çıkanlar arasında. Nightwatchers serisinin ikinci kitabı. Kapağıda pembiş pembiş ne güzel :D







En son olarak ise, ülkemizde Tual yayınlarından çıkan Elçi Serisinin 5. kitabı Black City çıkıyor. Ben daha 4.yü okumadım ama yetişince bu kitabıda okumak isiyorum.




Not: Romancekolik ile biraz konuştuktan sonra ekledim bu notu. Gönderinin amacı ilerde okumayı düşündüğüm kitaplara şöyle genel bir bakış. Kim bilir belki sizlerinde ilgisini çeker diye yapılmış bir şey. Azıcık serilerden haber vermek, farkındalık kısacası.Umarım eğlenmişsinizdir!ü


6 Şubat 2013

Kitap Yorumu: Gölge ve Kemik || Leigh Bardugo


Gölge ve Kemik
Leigh Bardugo

Tür: Paranormal, Young Adult, Fantasy, Romance
Sayfa: 384
Goodreads Puanı: 4.17 (10.185 oylama da)
Çevirmen: Ozan Aydın
Orijinal Adı: Shadow And Bone
Seri: Grisha Serisi
Puanım: 
Onu yalnızca geçmişi… geleceği ise bir tek o kurtarabilir…
“Bekle!” diye sesimi yükselttim ama o çoktan arkasını dönmüştü. Kolunu tuttum, bizi izleyenlerden gelen şaşkınlık dolu seslere aldırış etmedim. “Bir yanlışlık olmalı. Ben… düşündüğünüz gibi…” Yavaşça bana dönüp kolunu tutan elime ters ters bakınca sustum. Elimi çektim ama öyle hemen geri adım atmayacaktım. “Ben düşündüğünüz kişi değilim,” diye fısıldadım çaresizce. Karanlıklar Efendisi biraz daha yakınıma geldi, sadece benim duyabileceğim bir sesle, “Kim olduğunu bildiğini hiç sanmıyorum!” dedi.
“Zengin fantastik öğelerle oluşturulmuş bir dünya, büyüleyici kurgu ve sizi kendine bağlayan duygusal bir kanca gibi… Sayfaları çevirirken kendinizden geçecek, final sahnesinde tüm tahminleriniz yanlış çıkacak ve doruk noktasında alnınızdan vurulmuşa döneceksiniz!” Horn Book Magazine
“Bu büyüleyici dünya, içinde birçok tuzak barındırıyor. Mitolojiyle süslenmiş ve inandırıcı karakterlerle güçlendirilmiş roman sarsıcı sürprizlerle heyecanı ve adrenalini zirveye ulaştırıyor. George R. R. Martin ve J. R. R Tolkien hayranlarına özellikle tavsiye edilir.” RT Book Reviews
“Baş döndüren, eşsiz bir dünyada beklenmedik sürprizleri olan muhteşem bir kitap. Fantastik roman severlerin gözdesi olacak.” Library Journal
“Etkileyici betimlemelerle dolu, entrika ve akıl almaz büyülerle süslenmiş, içinde pek çok sürpriz barındıran bu macera aynı zamanda romantizm ile tehlikeli bir tutkuyu da bir arada sunuyor.” Publishers Weekly
“Leigh Bardugo sihirli parmaklarıyla harika bir roman yaratmış. Karakterler oldukça gerçekçi, kurduğu dünya ise bir o kadar egzotik ve hareketli. Fantastik tür okuyucuları bu seriye bayılacaklar.” Booklist