31 Mayıs 2013

Maria V. Snyder ile Söyleşi!



Herkese merhaba!

Arada sırada yazarlarla ufak söyleşiler yapıyorum ve bu sefer çok sevdiğim bir seri olan Zehir Ustası'nın yazarı Maria V Snyder bloguma konuk oldu -harbi mutluyum bu konuda. :D

Maria'nın kedisi Valek.
Valek'e bayılıyorum. Bu soruyla girdiğim için üzgünüm :D. Lütfen bize 
onu nasıl yarattığını anlat. Görünüş ya da karakter özelliklerini birisinden esinlendin mi?

Valek'i seven yalnız sen değilsin - biri sürü okuyucu var!  Benim en ünlü karakterim. Top Gun  filmdeki Ice Man karakterinden esilendim. Film askeri savaş pilotlarının, hızlı uçarak ödül kazanma denemeleri hakkında. Ice Man'in büyüleyici mavi gözleri var ve kendinden oldukça emin, neredeyse züppe ve soğuk. onu Val Kilmer oynadı, onun adını kullandım ve Valek'i yarattım. Ve ben siyah saçlı mavi gözlü adamlara bayılıyorum, bu yüzden Valek'imin bu özellikleri var.

Yelena ve senin aranda benzerlikler olduğunu düşünüyor musun?

Bir kaç tane var. Ben oldukça akıllı ve bağımsızım. Espiri anlayışımız aynı ve ben de jimnastik yapardım. Ancak o benden daha cesur, benim asla söylemeyeceğim şeyleri söylüyor yapmayacağım şeyleri yapıyor! Ve aynı gözükmüyoruz. Ben daha uzunum, kıvırcık kahverengi saçlarım var, o daha kısa, siyah saçlı ve yeşil gözlü.

Hangi tür kitapları okumayı sevdiğini ve hangi yazarlardan esinlendiğini merak ediyordum? 

Fantazi, bilim kurgu, genç yetişkin, gizem ve non-fiction okuyorum. Favori hikayelerimde değer verdiğim karakterler vardır. Marion Zimmer Vradley, Kate Elliott, Barbara Hambly ve Rachel Caine gibi güçlü kadın anlatıcısı olan yazarlardan ilham alıyorum. Ayrıca Dick Francis'den yazma konusunda bir çok şey öğrendim. Dick, birinci ağızdan (benim gibi) yazan bir gizem yazarı ve bölümleri öyle bir yerde bırakmayı beceriyor ki gecenin kaçı olursa olsun okuyucuyu okumaya devam ediyor! Okurlardan düzinelerce geç saatlere kadar uyanık kalıp kitaplarımdan birini bitirdikleri söyleyen e-mailler aldım- onlara bayılıyorum!

Ari ve Janco'ya bayılıyoruz, onlar için daha uzun bir novella ya da kitap yazmayı düşünüyor musun?

Ari ve Janco benim okuyucularım arasında da popüler. Power Study adıyla onlara kısa hikaye yazdım. Burada okuyabilirsiniz: http://www.mariavsnyder.com/powerstudy.php.

Seriye daha fazla kitap yazıyorum ve ikisini de yeni hikayelere eklemeyi düşünüyorum. İlk (4.) kitap 2014'ün son aylarnda ABD'de çıkacak.

Bazı okurlar Zehir Ustası'nı yeni keşfediyor, onlara bir mesajın var mı?

Okumaya devam edin ve çok geç saate kalmadığınızdan emin olun.

Türk okuyucuların için bir mesajın var mı?

Kitaplarımı okuduğunuz için teşekkürler. Türkçe'ye çevirileceğini duyduğum zaman çok heyecanlanmıştım ve yeni kapaklara bayıldım. Ayrıca ülkenizi ziyaret etmeyi gerçekten çok isterim, ancak zaman ve para sınırlayan bir faktör. Bir gün, çocuklarım üniversite eğitimlerini bitirdiğinde, kocamla beraber yavaş bir Avrupa turu yapmayı planlıyoruz.


Eklemek istediğin bir şey var mı?

Beni bloguna davet ettiğin için teşekkür ederim! Eğer okurların benim ya da kitaplarım hakkında daha çok bilgi isterse, tüm kitaplarımın ilk bölümleri ve çeşitli kısa hikayeler internet sitemde mevcut (İngilizce- üzgünüm!)
Link: http://www.mariavsnyder.com
Blog'um: http://officialmariavsnyder.blogspot.com

29 Mayıs 2013

Kapaklarına Ölünür

description description description
description description description description description description

22 Mayıs 2013

Film: Iron Man 3 || Shane Black



Uzun bir bekleyişin ardından Demir Adam 3'ü izledim. Bayağı bekledik bu film için. Aslında serinin koyu taraftarı değilim. Sırf Jarvis için izliyorum. Bir bilgisayar nasıl bu kadar seksi olabilir?

Gene Imax'lendik bu arada. Sinema keyfini kat kat attırdı. 3d. Filmin başında en çok hoşuma giden şey uçuşan şeyleri elimle tutmaya çalışmak. Çok garip ya. :D

Bence gidilmesi için bir kaç neden var onları 10 madde ile saymak istiyorum.

20 Mayıs 2013

Lissa Price ile Söyleşi ve İmza Günü


Lissa Prize İstanbulday'dı!
Avrupa turunun son durağı olarak Lissa İstanbula'da uğradı ve okuyucularını çok mutlu etti. :D

Başlayanların sevimli yazarı ile yüz yüze tanışma ve özel olarak konuşma şansı olan 5 bloggerdan biriydim. [Diğerleri Romancekolik, Zimlicious, Ön Okumalar ve Kördüğüm Hayaller.] Yaklaşık bir buçuk saat boyunca Lissa sorularımıza yanıt verdi. Serisinin ikinci kitabı olan Enders hakkında ve daha birçok şey hakkında konuşma imkanı bulduk. Film hakkında da bir kaç şey konuştuk.


Diğer arkadaşlarımında bana katılacağından eminim, kendisi çok tatlı sevecen bir kadın. Bizleri unutmamış ve Amerika'dan ufak bir hediye bile getirmişti. Espirileri ve düşünceli tavrı gerçekten hoştu. Okuyucuları ile gerçekten ilgili bir kadın.

Hepimizin soruları vardı, bizimle kendi anılarını paylaştı. Çılgın hayranlardan tutun, yurtdışı kapaklarına ve hatta bizimde kullandığımız Başlayanlar kapağının yapım aşamasına kadar. Bu konuşmaların bir kısmı şu an adlarını hatırlamasam da çeşitli dergilerde yayınlanacak.

Bizimle konuştuktan ve tanıştıktan sonra yazar imza gününe gitti. Orada her kişi ile ilgilenerek sorularını cevapladı. (Zimlicious'u özel çevirmeni ilan etti. :D) En sonunda ise toplu ve tek resimler çekilerek yazardan ayrıldık. Çok eğlendik.

Tabii biz ondan imzaları alıp fotografları çektirdikten sonra yemek ve sohbet için de vakit ayırdık. Çok güzel bir gün olarak aklıma yer etti. :D On Okumalar'ın Buket'i ile tanışma fırsatı da elde ettim. :D

Yazar yaklaşık bir kaç saat önce Topkapı sarayına gittiğini durum güncellemesine yazdı. Oradan da Kapalı Çarşıya gidecek. Bugün ki 5 saatlik boş vaktini böyle değerlendirmeyi planlıyor. Yüzümde gülücüklerle hatırlıyorum. Gezeceği yerler hakkında çok heyecanlıydı.

DEX'e böyle bir etkinlik için teşekkür etmeyi borç biliyorum. Editörleriyle her şeyiyle çok sıcak ve ilgiliydiler. :D


18 Mayıs 2013

Shit Listemdeki Karakterler.



Bana gene estiler!

Başlık yarı ingilizce yarı Türkçe, ancak bu tabire de yakışacak Türkçe bir kelime gelmedi aklıma. Bu yüzden böyle bir başlık yapıyorum. Shit List, birinin sizin kötü tarafınıza düştüğünü belirtmek için kullanılan bir terim. Örneğin vampirlerin Shit List'inde Buffy vardır. Yani bir nevi düşmanlar.

Bunu açıkladıktan sonra, size okuduğum kitaplarda ki en nefret ettiğim karakterleri yazacağımı söylemek istiyorum.

Bunlar öyle anlık hareketlerle olan hisler değil, bildiğiniz onlara kıl oluyorum. Karakterlerden kolay nefret etmeyen biriyim, ama ettim mi de kötü ediyorum. Karakter öldürmüşlüğüm var yaydığım negatif enerjiyle :P

Hadi bakalım listeye, ben saydırırken çok eğlendim. :D

1: Ethan Sullivan.

Shit listemde, çünkü bu adam yüzünden kurgusuna bayıldığım bir seriyi okuyamıyorum. Chicago vampirleri. Bazı Kızlar Isırır. Serinin 3. kitabına geldim ve çok dengesiz bir hareket yaptı bu adam. Kanıma çok dokundu. O gün bu gündür seriyi bıraktım. Sadece blog turumuz için ilk kitabı tekrar okudum. Maalesef de seriye devam etmeyi düşünmüyorum. Optimum kitap yakında 3. kitabı çıkarıyor. Siz de nefret edin o adamdan!

17 Mayıs 2013

Kitap Yorumu: Working for the Devil || Lilith Saintcrow


Tür: Şehir fantazisi, doğaüstü, Aşk Hikayesi, İblis.
Goodreads Puanı: 3.83
Sayfa: 403
Türkçe: ----
Çıkış: 2006
Seri: Dante Valentine 1 (5)
Puanım: 
Serseri bir iblisi öldürülmesi gerektiğinde Şeytan kimi çağırır?

Oyuncu: Kiralık nekromansır Dante Valentine işleri konusunda çok seçici. Çabuk öfkelenir, sinirleri çeliktendir ve ölüyü ondan iyi kimse diriltemez. Ancak bir pazartesi sabahı her şey cehenneme dönüyor.

Skor: Şeytan Dante'yi serseri bir iblisi yok etmesi için kiralıyor. Varsimal Santino. Karşılığında yaşamasına izin verecek. Reddedemeyeceği bir teklif.

Sorun: Ölmeyen bir şeyi nasıl öldürebilirsin?

14 Mayıs 2013

Kitap Tanıtımı: Ember || Jessica Sorensen


Tür: Yeni Yetişkin, doğaüstü, Melekler, Aşk Hikayesi
Goodreads Puanı: 4.12
Sayfa: 337
Türkçe: ----
Çıkış: 2012
Seri: Death Collectors 1 (2)

Cinsel durumlardan ve dilden dolayı +17 okuyuculara önerilir. (Biz bunu +18 yapalım)

19 yaşındaki Ember'in hayatı hem ölüm ile alakalı olmuştu. En ufak bir dokunuşla birisinin ne zaman öleceğini görebiliyordu. Bu onun laneti ve dünyadan kendini tecrit etme nedeniydi. Sırrını bilen tek kişi en iyi arkadaşı Raven'di

Ama bu Asher Morgan ile tanıştığında son buluyor. Morgan çok yakışıklı ve gizemli ve Ember'in ölüm hissini alamadığı tek kişi. Ember'in aklına ve bedenini yaydığı sessizlik daha önce hissetmediği şeyleri hissetmesine neden oluyor. Başlangıçta ki çekincelerine rağmen, Ember, Asher'ın hayatına girmesine ve yakınlaşmalarına izin veriyor. Ancak bir birlerine yakınlaştıkça Ember, Asher'ın ondan bir şeyleri gizlediğini fark ediyor.

Kasabada beklenmedik ölümler meydana gelince Ember neden Asher'ın ölümünü göremediğini ve ondan neler sakladığını sorgulamaya başlıyor.

12 Mayıs 2013

Kitap Yorumu: Reboot || Amy Tintera


Amy Tintera 

Goodreads Puanı: 3.98 ( 6,507)
Sayfa: 352
Türkçe: ---
Çıkış: 07.05.2013
Seri: Reboot #1 (2)
Puanım: 

Bu aralar evrim geçirmiş zombileri çok seviyorum. Archived ile başlayan maceram dizi olan In The Flesh'le devam etti ve Amy Tintera'nın çıkış romanı olan Reboot'la hâlâ da devam ediyor.

Reboot'un dünyasında gerçekten de evrim geçirmiş zombiler mevcut. Öncelikle size biraz bu "zombi"lerden bahsetmek istiyorum. Ben zombi terimini kullanıyorum ama öyle akılsız yaratıklar hayal etmeyin, göreceksiniz. Gerçi tam anlamıyla insan olmadıkları bir gerçek.

10 Mayıs 2013

Kitap Yorumu: Meleklerin Kanı || Nalini Singh - Alıntılar + Yazarla Söyleşi

Meleklerin Kanı
Nalini Singh


Tür: Paranormal, aşk, melek, Şehir fantazisi
Sayfa: 476
Goodreads Puanı: 4.16
Orjinal Ad: Angels' Blood
Seri: Lonca Avcısı 1
Yayınevi: Artemis
Yayın Tarihi: Eylül 2012
Puanım: 
New York Times çoksatarı yazar Nalini Singh, meleklerin vampirlere hükmettiği, kana susamış yaratıklarla dolu ama bir o kadar da baş döndürücü bir dünyanın kapılarını aralıyor... Ölmeden önce göreceğİnİz son şey, onun gözlerİ olacak...
Vampir avcısı Elena Deveraux, işinde en iyisi olduğunu biliyordu. Ancak yeni görevi için doğru kişi olup olmadığından emin değildi. Üstelik öldürücü bir güzelliğe sahip ve hiçbir ölümlünün kızdırmak istemeyeceği Başmelek Raphael tarafından görevlendirilmişti. Elenanın başarısızlık gibi bir seçeneği yoktu. Görevi imkansız olsa bile. Bu kez peşine düştüğü kişi, yoldan çıkmış bir vampir değil, yoldan çıkmış bir başmelekti. Elena, kendini daha önce benzeri görülmemiş bir cinayetler zincirinin tam ortasında bulacak ve tutkunun tehlikeli uçurumlarına doğru çekilecekti. Bu av onun sonunu getirmese bile, Raphaelin baştan çıkarıcı dokunuşlarına kendini teslim etmesi, Elenanın hayatının en büyük hatası olabilirdi. Çünkü başmelekler, ölümlü oyuncaklarıyla oynarken onları fark etmeden kırabilirdi.

8 Mayıs 2013

Okuyucudan Lanet: Dead Ever After || Charlaine Harris


Bu bir yorum değil, tamamen yazara öfkemi atmak için oluşturduğum bir yazı. Serinin sonuna dair spoiler olacak. Çok da küfür edebilirim. Hazırlıklı olun çok kızdım. Tekrar ediyorum Spoiler var.

----

Bu kitap için sadece bir yıl bekledim, onu geçtim seriyi 5 yıldan fazla süredir okuyorum. Yani yazar hangi akıl gitti Sookie ile Sam'i birlikte yaptı, bana bir allahın kulu açıklasın lütfen. Bill biteli çok oldu. Bu kabul ediyorum (Zaten hiç sevmedim onu, içten pazarlıkçı muşmula) ama Sam? Eric varken? Sıçmış bırakmış resmen ya. Böyle son mu olur. Ben her şeyin düzgün bir sonla biteceğini ummuştum. Böyle bir final mi olur? Gerçekten. Dün geceden beri yazara lanet okuyorum resmen. Girdiğim çıktığım şokun haddi hesabı yok.

Kitabı tamamen okumadım, buna dair sabrım yoktu. Açtım sonunu okudum. Hay lanet girseydi de okumasaydım. Bu nedir arkadaş ya. Onca şey varken gitmiş Sam ile birlikte olmuş... Gerçekten mi?

Peki ya Claude'a ne demeli... bu peri merakı nedir.
Ya Eric, o Pre midir nedir o anlaşmalı evlilikle kaldı. (Tam bilmiyorum ama öyle gözüküyor.)
Arlene'i öldürdü.
Okuyucu bile mutlu sona ulaşamadı ya. Ne gıcık kadındır. Bir daha Charlaine romanı falan okumuyorum. İsterse dünya da onun romanını okumayan bir tek ben kalayım.

13 kitap boyunca ölü, ölü,ölü diye başlık koy, vampirden şeytandan geçilmesin. Sen git şekil değiştirici geri zekalı şaş Sam'le mutlu sonu koy. Abi nedir bu ya.

Feci isyanım var.

İlk şoku atlattıktan sonra başını falan okudum aralara baktım. Eric diye bir şey yok ortada. Sookie ölseydi, vampir falan olsaydı değil, direkt ölseydi bu kadar üzülmezdim. Ne yapalım derdim. Çok bile yaşadı. İhanete uğramış hissediyorum, yıkıldım.

Bir okuyucu olarak Harris'in yazdığı sonu beğenenleri kınıyorum. Ahana bu da son sözüm. Öf ya. Şuan Goodreads'ta 1700 kişi oylamış ve puanı 3.54, 0.01 olasıca kadın!

Diziden payını alamazsın, bir daha evine aklına yakına ilham perisi uğramaz,  bin yılın en kötü yazarı seçilirsin inşallah.

12 kitap boyunca boşuna mı bekledim ben...

Goodreads'a öğrendikten sonra yazdıklarım:
Dead Ever After


5 Mayıs 2013

Kitap Tanıtımı: Aynı Yıldızın Altında || John Green




En sonunda beklediğim John Green kitabı çıkıyor. Adı pek içime sinmesede çıkıyor. Size tek diyeceğim bu kitap kaçmaz. Son paranızı verip almanız gereken bir kitap. Övgülerini hak ediyor.

Hayatın anlamını bulmanın, aşık olmanın ve alınan her nefesin farkına varmanın hikayesi…

Nefesimizi tuttuk bekliyoruz, Pegasus çok yakında diyor.

ÜKG Blog Turu Kitap Yorumu: Aynı Yıldızın Altında
Bu kitabı anlatmaya başka bir kitap gerekir. Çok sevdim

Pegasus diyor ki:


Önümüzdeki günlerde yayımlayacağımız yazar John Green'in "The Fault İn Our Stars" adlı kitabı okurları derinden etkileyecek türden bir konuya sahip. John Green'in ilk kitabı "Alaska'nın Peşinde" geçtiğimiz yıl yayınevimiz tarafından yayımlanmıştı. Yazar günümüzde Amerika ve Avrupa'da en çok takip edilen yazarlar sıralamasında ilk sıralarda yer alıyor.

3 Mayıs 2013

Kitap Yorumu: Feral Sins || Suzanne Wright


Feral Sins
Suzanne Wright 

Goodreads Puanı: 4,23
Seri:The Phoenix Pack - 1/3
Sayfa:367
Türkçe:-----
Çıkış: 2012 
Puanım: 

When female wolf shifter Taryn Warner first encounters Trey Coleman, an alpha male wolf shifter with a dangerous reputation, she’s determined to resist his charms. After all, Trey—who was only fourteen when he defeated his own father in a duel, winning the right to be alpha of his pack—can’t have anything to offer the talented healer besides trouble, or so she thinks.

Taryn finds herself drawn in by Trey’s forceful demeanor and arctic-blue eyes, and she eventually agrees to enter an uneasy alliance with him. If the two succeed in convincing their respective packs that they’ve chosen each other as mates, Trey will win valuable political allies, while Taryn will escape an odious arranged mating.

But there are a lot of potential pitfalls to this plan—including the very real possibility that the wolf shifters, overwhelmed by their growing attraction to each other, will be unable to maintain the clear heads needed to pull off the deception.

Düşüncelerim & Yorumum

Bu kadar boş, gereksiz ve amaçsız konuşan bir topluluk görmedim. -oh, içimden attım, rahat rahat yazabilirim.

Feral Sins'de kurda dönüşemeyen, hayatı boyunca bu yüzden 3. sınıf insan muamelesi gören bir alfa kızının istemediği biriyle eşleşmemek için yardıma ihtiyacı olan başka bir alfa ile 'yalandan eş' olma olayını anlatıyor. Tabii iş farklı yönlere çabuk dağılıyor.

Taryn komik, hazır cevap kendini az çok bilen güçlü bir karakter, amma ve lakin kitap çok fazla geyik içeriyor. 430 sayfalık bu kitaptan eğer yazar 'aşırı' olan seks sahneleri ve bu geyikleri çıkarırsa çok daha mükemmel bir kitap olur. Şu haliyle benden zar zor iki puan alabildi.

Okuduğuma okuyacağıma bin pişman oldum. Seni seviyorum olayları uzadı, onu geçtim Trey'in büyükannesiyle Taryn'in boktan konuşmaları içimi baydı. Yazar sıçmış bırakmış.

Seriye devam eder miyim? Pek sanmıyorum... Ne içinde ki aşk aşktı, ne erotik kısmındaki sevişmeler ilgi çekiciydi, ne de kurgu merak ettiriyordu. Sonunda ne olacağı o kadar barizdi ki. Boşuna harcadığım saatlerimin geri gelmesini talep ediyorum.

Kitaptaki orgy sahneleri, sen benimsin, bu cinsel organ benim, ay ay ay benim eşim sensin sensiz olaman bla bla'sı kusmanıza neden olabilir. Zira hiç inandırıcı değil. Yazarın ilk kez kitabını okumuyorum, hazır cevap - yarı sert kadın karakteri yaratmayı başarıyor ama gerisinde az buçuk yüzüne gözüne bulaştırıyor.

Bu seriyi okumanız yerine size Lora'nın Breeds serisini öneririm. Bana çok orijinal ve özgün gelir. Ya da Nalini'nin Psy serisi de olabilir.

Okumanızı önermem, almayın elinize. Sırf kadın karakter yüzünden 2 veriyorum. Yer yer espirileri hoştu.

Bu arada kitabın yaklaşık %70'i seks ve %20si mutfakta geçiyor.

Beta ve diğer erkek karakterleri de hiç sevmedim çok uysallar o beklenen baskın doğayı sezemedim. Yazar dünyayı oturtamamış, bunun yanında karakterleri de oturtamamış. Ya bir de adamların konuşmaları o kadar sıkıcıydı ki!

2 Mayıs 2013

Kitap Yorumu & Alıntılar: Gölgelerin Öpücüğü || Laurell K. Hamilton

Gölgelerin Öpücüğü
Laurell K. Hamilton


Tür: Paranormal, Peri, büyü, erotik
Sayfa: 542
Seri: Merry Gentry-1. (8)
Goodreads Puanı: 4,00
Türkçe: Inkılap Yayınları
İlk çıkış: 2000
Çevirmen: Ferhan Ertürk
Puanım: 

Periler diyarındaki Büyük Saray'ın Prensesi Meredith Gentry, Los Angeles'de insan kılığında, doğaüstü suçlarda uzman bit özel dedektif olarak çalışıyordu.Ama Kraliçe'nin katilleri onu geri getirmek için yollanmıştır: istese de istemese de.Meredith birden kendini korkunç halasının planlarının içinde bir piyon olarak buldu.Onu bekleyen iş: dünyanın en güzel ölümsüz erkekleriyle arkadaşlık edip bunun tadını çıkarmak.Mükafat:Taht ve yaşamaya devam etme şansı.Başarısızlık halinde ceza: Ölüm.

En sonunda yorum geldi, tembelliğime verin.

Merry aslında Anita'dan sonra okuduğum bir seri. Anita'nın yanında bir hiç aslında. Ama onu da seviyorum. Ben zaten Laurell ne yazsa seviyorum. Tek korkum ölecek olması; Anita'yı bitirmeden...

Yorum:

Sert bir kadınla gene karşımızda Laurell. Merry Gentry. Perilerin dünya da serbestçe dolaşabildiği bir boyuttayız, bizimkine çok benziyor ama sağda solda bir birinden sofistike periler göremediğim için başka boyut demeyi kendime borç biliyorum.

Merry Kraliçe olan hâlâsından kaçan yarı insan, yarı peri arada Browni ve bereket tanrıçası genleri taşıyan tam bir melez. Kırmızı saçları yeşil gözleri kısacık boyu, kıvrımlı vücut hatları var. Bir paranormal dediktiflik bürosundan çalışıyor. Roane türünde (bir çeşit şekil değiştirici) bir sevgilisi var. Hayatı kraliçesi yüzünden tehlikede. Bu yüzden gerçek kimliğini saklıyor.

Branwyn gözyaşları adlı insanlarda kullanılması yasak, cinsel dürtüleri uyandıran bir yağın insanlar dünyada bulunması ile kimliği açığa çıkıyor Merry'nin ve peri kraliçesi onun peşinden adamlarını yolluyor. O aslında peri krallığının kayıp prensesidir. Asıl heyecan buradan sonra başlıyor işte. Sholto, Doyle ve niceleri ile karşılaşıyoruz. Perileri tanıyor kendimizden geçiyoruz. Seksin hava gibi dağıtıldığı bir aleme adım atıyoruz. Kraliçenin insanlara yüz yıllarca eziyet etmesinin -sonunda ölümsüzler- olağan olduğu, trellerin, garip ve bin bir çeşit büyüyle donanmış hayata merhaba diyoruz.
Lanet olsun, çok seviyorum.

Kitapta o kadar çok olay oluyor ki! Önce tecavüze uğruyor Merry, sonrasında sevgilisi onu bırakıp denize gdiyor, arkadaşıyla atışıyor, Sholto'nun yaratıkları ile muhattap oluyor, saldırıya uğruyor, Doylu görüyor ve periler diyarına gidiyor. Ölüm her an peşinde.

Okurken hiç kopmadığım bir dünya bu, belki de daha önceden okuduğum için. Orası biraz belirsiz. Nihayi sonuç sevdiğim, tutkuyla okuduğum. Laurell'in her kitabını okuduğum gibi.

Kitabı alın okuyun diyeceğim ama edisyonu bitmiş vaziyette. Şanslı azınlık olarak bir kopyası var bende.

Daha önce alışık olmadığımız bir orası. Büyünün yaşadığı ve öldüğü.


Bu kitabın Laurell'in aklına her zaman Kanlı Kemikleri yazarken düştüğünü düşündüm. Eğer hatırlarsanız orada da ikiz bir peri kardeşler karşılaşıyorduk. Doğruluğu bilinmez, ama zaman tutuyor hani.


Anita sevenler bunu da sever, bunu sevenler Anita'yı sever. Dövüşten çok büyünün konu olduğu silahın ve işkencenin yokluğunu çekmediğimiz, bizim dünya burası...

Seks ve seksi periler de cabası. Rengarenkler yemin ederim. :D Yeşil, siyah, beyaz, gümüş... :D

Alıntılar:


Beş milyar yıla sonsuz diyebilir misiniz? Sanmıyorum. ama bu kadarı bile geri kalanımızı kıskandırmaya yeter.
sf.10


"Lucy hafifçe güldü. "Zavallı çocuk, sanırım sen elbiseni çıkardığında ikinci dereceden bir yanık sahibi oldu."
Omuz silktim. "Çok fazla çıplak kadın görmemiş olmalı."
Gülümseyerek başını olumsuzca salladı. "Ben perilerle beraber çalıştım, hatta ziyarete gelen birkaç sidheyle bile ve içlerinde alçak gönüllü olan bir tek sen varsın."
sy.52

Birçok kişi güç çağırabilirdi. Ama çağırmak bir zanaatkâr olaran sizin kuvvetinizi ölçemezdi. Önemli olan bu güçle neler yapabildiğinizdi.
sy. 63

Başka bir sidhenin dokunuşunu ne kadar özlediğimi biliyordum ama o ana kadar fark etmemiştim. Eğer diğer odada Griffin olsaydı, ona giderdim. Sabah kalbine bir bıçak saplayabilirdim ama bu gece, ona giderdim. sy.98

Düelloyu kaybettim ama hayatta kaldım ve bu, bana göre her zaman için kazanmaktır."
sy.103

"...Bizi gerçekten özledin mii Meredith, yoksa özgür olduğun onca zamanın tadını mı çıkardın?"
sy.278

Bazı kararlarımızı beynimizle bazılarını da kalbimizle veririz, eğer süpheye düştüğümüzde beynimizi seçersek hayatta kalırız.
sy.289


"Bunu nasıl yapabildiğini hiçbir zaman anlayamadım." dedi.
Gözlerim hala yerdeydi. "Neyi, Kraliçem?"
"Tam olarak doğru sözleri doğru bir ses tonuyla söyleyip de aynı zamanda bu kadar samimiyetsiz olabiliyorsun. Sanki söylediklerini korkunç derecede yorucu buluyormuşsun gibi."
sy.367

Okuyucu Testi



Laurell K. Hamilton, New York Times listelerinde çok satan gizem, fantezi, büyü, korku ve romantizm barından iki serinin yazarıdır. Ace Books’tan çıkan, kahramanı ölü çağırıcı ve suç inceleme uzmanı Anita Blake olan on iki kitaplık ‘Vampir Avcısı’ dizisi, Suçlu Zevkler romanıyla başladı. Bu arada bu dizi içinde Anita’nın baş vampir ve kurtadamla olan, karmaşık kişisel ve profesyonel ilişkisi de evrimini sürdürüyor. Şu anda dünya üzerinde Anita kitaplarının iki bin kopyası bulunuyor. Hamilton kocası, kızı, iki köpeği ve sayısı her an değişen balıklarıyla St. Louis County Missouri’de yaşıyor.
Seriler: Anita Blake, Merry Gentry

1 Mayıs 2013

Çekiliş Zamanı!




Herkese merhaba,

Uzun zamandır beklediğim bir takipçi sayısına ulaştım ve bu nedenle çekiliş yapmanın zamanıdır dedim. :))

3 kitap hediye ettiğim bir çekiliş olacak, Optimum Kitap'ın sponsorluğunda Bazı Kızlar Isırır ve Gabriel'in Cehennemi sizin olacak ve onun ardından benim size hediye edeceğim Eşleşme sahibini bulacak.

Hepinize iyi şanslar dilerim :))


  • Çekiliş Türkiye için geçerlidir.
  • Belirlenen tarihte kazananları buradan öğrenebilirsiniz. ( Son gün 9 Mayıs )
  • Çekişin ardından size adresiniz ve telefon numaranız için e-mail atılacak, 2 gün içinde dönmezseniz hakkınız bir başkasına geçecek.
  • Kazanan kişiler random.org aracılığı ile seçilecek.
  • 3 kitap içinde çekilişe katılabilirsiniz (1,2,3 yazarak) Ancak her kişi sadece 1 kitap kazanabilecek.
İyi Şanslar!

a Rafflecopter giveaway

  Optimum kitap'a katkılarından dolayı teşekkürler.
Site / Facebook / Twitter / Satış Sitesi


Kitap Tanıtımı: Naked || Raine Miller





Byrnne Bennett'in iyi bir yaşantısı vardı. Londra Üniversitesinde, Amerikan bir sanat öğrencisi, ayrıca yarı zamanlı foto modeldi. Okula giderek ve çok çalışarak hayatını tekrar rayına oturtuyordu.
Başarılı, Londralı bir iş adamı Ethan Blackstone çıplak bir portresini aldığında "hayır" cevabını kabul etmiyor. Brynne'i yatağında istiyor ve onu orada tutmak için gözünü karartıyor. Adamın baskın doğası, Brynne'i içinde taşıdığı iblislere rağmen esir ediyor ve ağına düşürüyor. Ama bu ilişkide sırlar var. Büyük sırlar.
Ethan, Brynne'i geçmişinden kurtarabilir mi? Brynne ona izin verecek mi yoksa ona işkence eden hayaletler gün yüzüne çıkıp ikisini de yok mu edecek...


Tür: Aşk, New Adult, erotik

Kitap Tanıtımı


Naked, 2012 yılında çıkan ve Goodreads'ta 18.000 kişi tarafından okunmuş bir kitap. Popüler olduğunu ve sevildiğini söyleyebiliriz, zira 4.14'lük bir puanı var. Bu puan şuan blogumda yer alma ayrıcalığını bu kitaba tanıdı. Çünkü tanıtımının biraz sıradan, kısaca ise rezalet olduğunu düşünüyorum. Özgün değil.

Kitap hem ilgimi çekti, hem de beni kendisinden soğuttu. Okumayı çok sevdiğim sorunlu kadın temasını işlemesi bunun başlıca nedeni.

Tabii Cliffhanger (sonunda final yok. Ben bu türe 'finalsiz' diyeceğim.) olması da çok kötü. Şu an için 3 kitap görünüyor. Üçlememe mi orasını bilemiyorum.

Kitabın kısa oluşu okumamı desteklerken Finalsiz olmazı beni itiyor. Eserlerse okurum diye bu tanıtımı bitiriyorum.

İşçi Bayramınız da ayrıca kutlu olsun.

Raine Miller 13 yaşında, Barbara Cartland'ın bir kitabını eline geçirdiğinden beri aşk hikâyeleri okuyor. Asla okumayı bırakmayacağının da altını çiziyor, çünkü artık kendisi de aşk hikâyeleri yazıyor.Part time öğretmenlik hayatı ve seksi roman yazarlığı tüm zamanını tüketiyor.