9 Şubat 2014

Kitap Yorumu: Geçmişin Kanı || Samantha Young ( Kan Günlükleri #2) + Alıntılar




Geçmişin Kanı
Samantha Young

Tür: aşk, paranormal, genç yetişkin
Sayfa: 304
Gr puanı: 4.31
Orijinal adı: Blood Past
Seri: Kan Günlükleri 2 (3)
Puanım: (2,5)

Tek isteği kurtulmaktır...
Fakat kurtuluşa giden yol hiç kolay değildir!

Annesinin soyunu araştırmak için İskoçya'ya giden Eden, kısa süre içinde kendini karmaşık işlerin içinde, İskoç Savaşçı Neithler'in dünyasında bulur. Burası bazılarının kollarını açarak onu karşıladığı, bazılarının ise ona komplo kurduğu bir dünyadır; Eden'a aşkın, arkadaşlığın ve savaşçı olmanın ne anlama geldiğini öğretecek bir dünya...

Bir gün, sonsuza dek kurtulduğunu sandığı adam yeniden ortaya çıkınca Eden'ın hayatı allak bullak olur, çünkü herkesten çok sevdiği kişi büyük bir tehlikeyle karşı karşıyadır. Eden bu kişi için önemli bir seçim yapmak zorunda kalacaktır.
ÜKG blog turlarında Martı Yayınları'ndan çıkan Kutsanmış Kan'ı okumuş ancak pek kayda değer görmemiştim. Kısacası sevmemiştim. Ancak Samantha'nın normalde bayıldığım bir yazar oluşu ve serinin sadece 3 kitaptan oluşu içinde "okumalıyım ben bunu." hissi uyandırdı. 2013 istanbul kitap fuarında Martı standında iki kitabı pazarlıkla 15 liraya verdirtince kaderimiz de bağlanmış oldu. (Martı standı çalışanlarına bir öpücük buradan, seneye tekrar görüşeceğiz!)

Eden önceki kitapta geçmişini öğrenmiş ve bir Ankh savaşçısı olmak için Edinburg'a doğru yol almıştı. Hâlâ Noah'a karşı kırgın ve bir ruh yiyicidir. Annesinin soyundan birisinin kanı ile Ruh Yiyici statüsünü geride bırakır; orada tehlikelere karşı Cyrus, Val, Noah ve kuzeninin ailesi ile yaşamaktadır. Ayrıca hayatında ilk defa bir aile ne demektir onu da tadıyordur. Abisinin Noah'ın eski sevgililerinden biri tarafından öldürülmüş oluşunu ise atlatamıyor, onun kötü birisi olduğunu bildiği içinde kendi içinde çelişkiler yaşıyordur.

Teagan ise sosyopat seri katil kıvamında Eden'i geri almak için Heyet ile iş birliği kurmuş ve Cyrus'un evinden biri ile anlaşmıştır. Eden kendini geliştirmek için dövüş dersleri alıp kuzeniyle sıkı bağlar kurarken hayatı da tehlikededir.

İlk kitabı az çok unutmuş olmama rağmen, ikinci kitabı bitirdikten sonra ilk kitap yorumumu okuyunca fikirlerimin pek değişmediği fark ettim. Gayet tutarlı bir okurum ben. Gene pek etkileyici bir kurgusunun olmadığını düşünüyorum. Ancak kitabın garip bir şekilde akıcı olduğunu da inkâr edemem; üstelik bir kaç kere yüksek sesle bebek gibi kıkırdadım. Val ve Cyrus bu kıkırdamalarımın ana sebebi, çok sevimliler. İlk kitapta da Cyrus'u pek yaşının adamı bulmamıştım ama Val'a bayılmıştım. Samantha bence bu yaş olayının tutturamamış. Gerçi aşk ve tutku sahnelerinde oldukça başarılı. Yetişkin, günümüz türüne geçmesi gerçekten ama gerçekten isabet olmuş. Yaşasın Dublin Caddesi!

Eden'in dövüş eğitimi aldığını yukarıda belirttim. Aklıma takılan bir soru da bu eğitim oldu, eğitimin niteliği değil de süreci. 10 günde sen nasıl Ruh Yiyici arkadaşları avlayacak kadar iyi bir dövüşçü oluyorsun ki? 2 ay 3 ay olsa tamam derim. Samantha'nın buralarda biraz uçtuğunu düşünüyorum. Her ne kadar Ruh Yiyici ve Ankh genleri bir temel sağlasa da... Desteksiz atmış ya. :D Herkes ona kontrol vermekte de çok geniş... 17 yaşındaki bir kıza 2000+ yaşındaki adam söz veriyor? Nerde lan bu memleket, bilet ayırcam!

"Sen benim dünyamı değiştirdin Eden. Ölümsüzlük sensiz hiç hoş değil." (Noah)


Çevirinin de sorunlu olduğunu düşünüyorum, çevirmenin 5~6 yerde kelime seçimini pek beğenmedim. Üşendiğim için de not almadım bunları, ama kendim için zihnimin bir köşesine not ettim, lazım olur diye. :D Yazım hatası gözüme çarpmadı, ama sayfalar bir hayli kalın. Arada boşluğuma geldiğinde iki sayfamı çevirdim diye kontrol ettiğim oldu.

Ben hâlâ Cyrus konusunda şüphe içindeyim. O yüzden son kitabı merakla bekliyorum. Darius elementi ise aklımın bir köşesinde; Eden ile akraba çıkarlarsa hiç şaşırmam.

3. kitabı da okuyup seriyi bitirmeyi düşünüyorum. Öyle çok hayranı olmadım ancak okutuyor kendisini. Noah ve Eden'in sevimliliği de okutuyor. Ama bazen genç yetişkin mi okuyorum, erotikamı okuyorum ipin ucu kaçıyor. Okuyup okumama konusunu size bıraktım. Aşağıda alıntılar var, bakmadan geçmeyin.

Not: Ruh Yiyici yerine Emici deyip duruyordum yorum boyunca. Harry Potter izledim, ondan olsa gerek.

Alıntılar

"Persepolisli Cyrus ondan hoşlanıyor ve ona saygı gösteriyordu.
Keşke Noah, onun evlatlık kızının da yeniden doğduğunda aynı şeyi yapmasını sağlayabiliseydi." (Noah)

"Eden içini çekti ve gözlerinin indirerek gerginliği kırdı. " Affetmeye hazır değilim."
Noah derin bir iç geçirdi ve dönerek kapı koluna uzandı. "Ben hiçbir yere gitmiyorum. İstediğin kadar bekleyebilirsin. Sonsuza kadar zamanımız var, unutma." (hey gidi playboy Noah nerdesin!)

"...Ruh yiyici Merrit'i buldu ama ben onu kurtarmak için tam zamanında yetiştim. O zaman anladım işte."
"Neyi anladın?" diye sordu Eden fısıltıyla.
"Ona âşık olduğumu. Onsuz yaşayamayacağımı."
"O ne dedi peki?"
Geçmişi hatırlayan Cyrus kahkahaya boğuldu. "Dedi ki.."Eh bunu anlaman biraz uzun sürdü Persepolisli Cyrus..""

"Bebekler hakkında ne derler bilirsin."
Ruh yiyici sırıttı." Neymiş?"
"Altına ne zaman edeceğini tahmin bile edemezsin." (Bir Buffy gördüm sanki!)

"Hayatımda savaşmadan gitmesine izin vermeyeceğim bir şey var artık." (Noah)



2 yorum:

  1. HAYAL PEREST22.2.14

    Çeviriyi bende beğenmemiştim. Yazarın "dublin caddesi" kitabı daha başarılı .

    YanıtlaSil