6 Haziran 2014

Kitap Yorumu: Veronica Pompa İstiyor || Mehmet Ada Öztekin


Tür: ???
Sayfa: 94
Seri:--
Çıkış: 2011
Puanım:
Mehmet A. Öztekin, işitsel konstrüksiyonu görsel bir anlatıya dönüştürerek sunar. Onun metinlerini okurken ideal bir okur tipinin izleyici durumuna düşmemesi olası değildir. Cümleler karelere, pasajlar sekanslara dönüşüyor ürettiği metinler boyunca. Size sunduğu metin, görsel bir şölen havasına bürünüyor; bunun tek sebebi, kino-göze sahip olması değil elbette, bir yazın türü olarak bu anlatı şeklini seçmesi ve kısır kurmacalardan okuru kurtarması. Çok yönlü bir tür okuması sunuyor yazar en nihayetinde, daha çok bireyin (okurun) kendi içsel ve kültürel dünyasının yatkın olduğu janra dönüşüyor sıfat. Pulp bir roman, şahsına münhasır bir dedektiflik kitabı, hatta bir yol romanı, tamamen okuma kapasitenize bağlı.

Değişmeyen bir şey varsa o da şu Türkçe edebiyat yepyeni bir sesle karşı karşıya. Kulaklarınız kanayabilir. Ya da bir yerleriniz kanla şişebilir!

Serdar Aydın’ın illüstrasyonlarıyla…


Kaybedenler Kulübü ile tanıştım bu yayıneviyle. Kitaba göre değil de yayınevine göre seçtiğim bir kitap oldu aslında. Farklı ve canlı bir bakış açısı var. Normalde, benim okuduğum kitaplarda bu sadist adamların kurbanları odak noktası olurdu. Bu sefer sadistin bakış açısından olayı okuyoruz.

Veronica'nın kadınları. İstanbul'da, Kadıköy'de geçen bir hikaye. Bir fahişe organizasyonun başı Veronica ve adını bilmediğimiz kahramanımız, bir kadın istiyor. Paranoyak. Sorunlu. C'nin bahsettiği kadar hem de. Biz abarttığını düşünüyoruz en başta, ancak C'nin az bile söylediği patlak veriyor sayfalar aktıkça.

Odaya götürdüğü fahişeyi dövüyor, kadın bayılıyor. Bu bir arınma aslında. Kendisi bir nevi İsa ve bu kirlenmiş bedenlere huzur getiriyor. Birkaç gün fahişe olmamalarını sağlıyor. Yazarın o kadar canlı bir anlatımı var ki içinize işliyor, siz dövüyorsunuz sanki. Suçlu zihnine güzel bir bakış. Her fahişe kısa da olsa onun oluyor. Ve gene istiyor.

Sevdim mi sevmedim mi karar veremiyorum, ancak değişik bulduğumu söylemem gerekir. Kapağına ve baskısına da ayrı dibim düştü. Siyah mürekkep saman kağıdı yerine,pembemsi kırmızı mürekkep. Sayfa sayıları bile bir stil; ilk başta bulamadım, o kadar. Cnbc-e'nin içine düşmüş gibiyim. Şok olduğumu da söylemiş miydim?

Sons of Anarchy'i bir gün izlemem gerekiyor bence.

2 yorum:

  1. Cessie Balık11.6.14

    Ya altıkırkbeş konusunda derin bir ikilem içindeyim. Açlık Sanatçısı'nın çevirisi iyi değildi. Aynı şekilde bazı kitaplar konusunda da çevirinin kötü olduğu yönünde eleştiriler okudum. Fakat gerçekten çok tarz. Bu da okumak istediğim kitaplardandı. Bakalım ne zaman sıra gelecek.

    YanıtlaSil
  2. Ben bir iki kitabı daha okumak istiyorum.

    YanıtlaSil