16 Ağustos 2014

30. ÜKG Blog turu: Duvarların Dili Olsa || Alice Clayton - Ön Okuma (Wallbanger #1)



30. ÜKG turundan herkese merhabalar. Bu turda, aşık olacağınız karakterlerin yer aldığı bir kitabımız var. Benim ve binlercesinin favorisi elbette Clive.
Kitaptaki erkek karakter olan Simon değil.
Kadın karakter Caroline de değil.
Kitabın sevimli mi sevimli, zıpır mı zıpır kedisi Clive. Kedi nanelerini hazırlayın yani!!


Tür: çağdaş, aşk, çik-lit,
Sayfa: 408
Goodreads puanı: 4.19
İlk Çıkış: 2012
Tr Çıkış: 2014
Fiyat: 24 TL
Seri: Coctail 1 - Toplam 4

Bazen duvarlar o kadar incedir ki tutku aradan sızıverir.
"Ah, tanrım."
Tak.
"Ah, aaahhh."
Tak tak.
Neler oluy...
"Oh, aahh, çok iyi!"

Caroline, San Francisco'daki yeni dairesinde ilk uykusundan işteböyle uyandı. Çapkın komşusunun adeta küçük bir haremi vardı. Her gece başka bir kadınla, Caroline'ın yatak başındaki tabloyu kafasına düşürecek kadar hızla duvarları gümbürdetiyordu. Hatta Caroline'ın kedisi Clive bile bu seslere kayıtsız kalamamış, düz duvara tırmanmaya başlamıştı. Artık uyku haramdı. Kapı deliğinde nöbet tutmasına rağmen bu gizemli adamın neye benzediğini bir türlü göremiyor, meraktan ve sinirden çıldırıyordu. En sonunda, bir gece, bu tantanaya daha fazla dayanamayıp hışımla adamın kapısını çaldı. İlk görüşte aşk, hiç bu kadar eğlenceli, komik ve tutkulu yazılmamıştı…


Çekilişe buradan katılabilirsiniz.

a Rafflecopter giveaway





Ön Okumaaa!

Birinci Bölüm


“Ah, tanrım.”
Tak.
“Ah, aaahhh,”
Tak tak.
Neler oluy…
“Oh, aahh, çok iyi!”
          Uykudan uyanmaya çalıştım, bana yabancı gelen odaya baktıkça iyice kafam karıştı. Yerde kutular. Duvara dayanmış tablolar.
          Yeni Dairemde, yeni yatak odamda olduğumu hatırlattım kendimi. Ellerimi yatak örtüsünde gezdirdim, onun o pahalı, sıkı dokunmuş ipliklerine gömüldüm. Yarı uyanıkken bile ipliklerin kalitesinin farkındaydım.
          “Mmhh. Ah, evet. Tam orası. İşte orası… Durma, durma sakın!”
          Ah, olamaz…
          Yatakta doğrulup gözlerimi ovuşturdum, ardından arkamdaki duvara bakıp beni neyin uyandırdığını yavaş yavaş anlamaya başladım. Ellerimi tatlı kedim Clive’in dikkatini çekmeye çalışarak örtüye vurdum. Başını elimin altına sokan Clive sevilmek istiyordu. Başını okşayıp etrafıma bakındım yeni mekânımda nerede olduğumu anlamaya çalışarak.
          Buraya o gün erken saatlerde taşınmıştım. Muhteşem bir daireydi: geniş odalar, ahşap yer döşemesi, kemerli kapılar. Şöminesi bile vardı! Doğrusu nasıl ateş yakıldığı hakkında en ufak bir fikrim yoktu ama zaten bunun da bir önemi yoktu. Şömine rafının üzerine bir şeyler koymak için sabırsızlanıyordum. Bir iç mimar olarak kafamda benim olsun olmasın, eşyaları hep bir yerlere yerleştirme huyum vardı. Arkadaşlarım, süs eşyalarını sürekli tekrar düzenlediğim için bu duruma bazen sinir oluyorlardı.
          Tüm gün taşınmakla geçmişti. Derin, ayaklı küvette yatıp iyice tozdan arındıktan sonra kendimi yatağa atmış, yeni evin tıkırtılarının ve gıcırtılarının keyfini çıkarmıştım. Dışarıda tek tük geçen arabaların sesi, hafif bir müzik ve etrafı keşfeden Clive’in insana huzur veren tıkırtıları. Bu tıkırtılar Clive’in tırnaklarından geliyordu.
Kendimi rahat bir uykuya bırakırken mutlulukla “ yeni evimdeyim işte” diye düşündüm. O yüzden gecenin –saat kaç, bir bakayım-iki buçuğunda uyanınca bir hayli şaşırmıştım.
          Biraz rahat bir pozisyon bulmaya çalışırken kendimi aval aval tavana bakarken yakaladım. Fakat o sırada yatağımın başlığı hareket edince –hatta duvara vurunca- neye uğradığımı şaşırdım.
          Şaka mıydı bu? Daha sonra son derece anlaşılır bir ses duydum:
          “Ah, Simon, harika bu! Mmm…”
          Ah tanrım.
          Gözlerimi kırpıştırdım, şu anda kendimi çok daha uyanık hissediyordum. Komşu evde olanlardan da biraz etkilenmiştim. Clive’e baktım, o da bana baktı. Çok yorgun olmasam bana göz kırptığına adım gibi emin olabilirdim. Birileri birileriyle kırıştırıyor olmalıydı.
          Bense kurak bir dönemimdeydim. Uzunca bir süredir. Aceleci, berbat sevişmeler ve kötü zamanlara denk düşen tek gecelik ilişkiler orgazmımı elimden almıştı. Kendisi altı aydır tatildeydi. Altı uzun aydır.
Kendimi deliler gibi bu cezadan kurtarmaya çalıştıkça karpal tünelin tehditlerine maruz kalıyordum. Görünen o ki OR kalıcı bir boşluk yaratmıştı. Oprah’ı kastetmiyorum elbette.
          Kayıp OR ile ilgili düşüncelerimi kafamdan uzaklaştırıp yan tarafıma dönüp kıvrıldım. Her şey şimdi daha sessizdi. Tekrar uykuya dalmak üzereydim. Clive yanımda mutlu mutlu mırlıyordu. Derken kızılca kıyamet koptu.
          “Evet! Evet! Ah tanrım… Ahi oh!”
          Yatağımın üstündeki rafa koyduğum resim gürültülü bir şekilde düşüp kafama geldi. Bu bana San Francisco’da, eşyalarının hiçbir zaman iyi bir şekilde monte edildiğinden emin olmadan yaşamayı öğretecekti. Monte etmek demişken….
          Kafamı ovuşturup Clive’in yüzünü kızartacak –eğer kedilerin yüzü kızarıyorsa- küfürler savurduktan sonra tekrar arkamdaki duvara baktım. Yan taraftaki hengâme sürüp giderken koryola başlığı kelimenin tam anlamıyla sallanıyordu.
          “Mmmmhh… ahh, ahh, evet, evet, evet!” dedi geveze zat. Ve memnuniyet dolu bir iç çekmeyle olay tamamlandı.
          Daha sonra –o neydi öyle tanrı aşkına- şaplak sesleri başladı. İyi bir şaplak sesini fark etmemeniz imkânsız. Birisi yan tarafta bolca nasipleniyordu.
          “Oh, Simon. Evet. Çok yaramazlık yaptım. Evet, evet!”
İnanılmaz… Daha fazla şaplak, bir erkekten geldiği şüphe götürmeyecek bir ses, iniltiler, ahlamalar…
Kalktım, o koca yatağı duvardan on, on beş santim uzaklaştırdım. Sonra yatak örtüsünün altına girip gözlerimi duvara dikerek ofladım.
          O gece başka bir ciyaklama, inleme veya şaplak sesi duyarsam vuracağıma dair kendime söz verip uykuya daldım.
          Yeni mahallene hoş geldin.

İkinci Bölüm

          Ertesi sabah yeni evimdeki ilk resmi sabahımda, kahvemi yudumlayıp dünkü taşınma partisinden kalan keki götürdüm…



Tur çizelgesi!

14 .08. 2012 || Kitap Hayvanının Günlüğü - Yorum
14. 08.2012 || Yorumbaz - Yorum 
15.08.2012 || Okuyanusun Sözleri - Alıntılar
16 .08. 2012 || Kitab-ı Sevda - Ön okuma
15.08.2012 || Kitap Esintisi - Yorum
16. 08.2012 || Sevgili Kitap - Yorum
16.08.2012 || Romancekolik - Yorum + Video

0 Yorumcuk:

Yorum Gönder