22 Ağustos 2014

31. ÜKG Blog Turu: Guguk Kuşu || Robert Galbraith (Cormoran Strike #1)


Tür: Gizem, gerilim
Sayfa: 544
Goodreads puanı: 3.79
Seri: Cormoran Strike 1 / toplam 2
TR Çıkış: 2014 Ağustos
Fiyat: 30TL
Puanım:

Karla kaplı bir gecede, ışıltılı hayatıyla magazin haberlerinin gündeminden düşmeyen güzeller güzeli manken Lula Landry evinin balkonundan düşüp hayatını kaybeder. Tüm deliller intiharı işaret ederken Lulanın ağabeyi John, cinayet şüphesiyle Özel Dedektif Cormoran Strikeın kapısını çalar.

Eski bir asker olan ve hem fiziksel hem de psikolojik olarak büyük yaralar alan Cormoran Strike bir dönüm noktasındadır. Lulanın ölümünün ardındaki gerçeği araştırmak, bir yandan sorunlarıyla boğuşurken tamamen dibe batmaması için bir umut olur. Fakat şüpheler ve ipuçları bir araya gelmeye başladığında Strike bu gizemin, içinden çıkılmaz bir labirente dönüşeceğinin farkına varır…

Guguk Kuşu Mayfairin sakin sokaklarını, Doğu Yakasının barlarını ve Sohonun canlılığını yansıtan bir atmosferde, Londranın derinliklerindeki gizemi ortaya çıkartıyor. Cormoran Strike karakterini tüm dünyaya duyuran bu kitap, Robert Galbraith mahlasını kullanan J.K. Rowling tarafından yazıldı.



Şu an bu yorumu yeni bitirmiş, ruhum huzur bulmuş şekilde yazıyorum. Zira kitabın sonunu okuyana kadar -kısa da değil 550 sayfa- kilo verdim. Hele benim gibi gerilim, gizem okumaya alışkın değilseniz, o sayfalar resmen eziyet oluyor. Anlayacağınız sevgili bloggerınız, belki ruh eşiniz Merve bu gece 3-5 kere Rowling'in sülalesini düz geçti.

Paranormalden fırsat bulduğum zamanlarda aşk okuyorum ya da gene paranormal okuyorum. Beni azçok biliyorsunuzdur artık. Bileğimi kesseniz kan yerine büyü, ne bileyim çeşitli paranormal yaratıklar akar. Durum buyken ve Kraliçe olarak adlandırdığımız bir kadın, J. K. Rowling, takma adla da olsa bir seri yazınca ve ben ÜKG'nin başını, erotik romans istemiyorummmm! diye ağrıtınca denklem direkt Guguk Kuşu ile sonuçlandı.




Rowling Boş Koltuk ile gerekli gereksiz, yerli yersiz bir sürü eleştiri almıştı sizin de hatırlayacağınız üzere. Ben takma ad kullanmasında bunun da önemli bir pay oynadığını düşünüyorum. Kadının zaten paraya ihtiyacı yok, tek istediği bir yazar olarak takdir edilmek; ön yargılar olmadan. Bunun içinde karşımızda Robert Galbraith var artık. Ben bu yeni tür hakkında kendimi ön yargısız olarak düşünüyorum ama kim bilir?

Kitapta Cormoran Strike adlı bir özel dedektif ünlü bir modelin intihar ettiği davayı, modelin abisinin isteği üzerine üstleniyor. Özel dedektiflerin şanındandır, yoksulluk içinde kıvranıyor Cormoran. Hem güzeller güzeli sevgilisinden ayrılmış, hem evsiz hem de Afganistanda kaybettiği bacağına taktığı protezi ile sorun yaşıyor. Bir de o sabah komşu kızı güzelliğinde geçici bir sekreterle yaptığı talihsiz karşılaşma ise pişmanlıkları arasında yer alıyor.

Bu acılı ağabey, polisin intihar olarak elediği ölümü Strike'ın araştırmasını istiyor. Ailesinin göz bebeği, şımartılmış zengin model balkondan düşerek ölmüş ve abisi cinayet olduğunu kanıtlaması için elinde birçok delille gelmiş. Resmen yalvarıyor. Strike'ı ise parasızlık çekse de önce davayı geri çevirmeye kalkıyor ancak adamın ısrarı yüzünden kabul ediyor. Bu saatten sonra ise Strike'n yapacağı tek şey Lula'nın hayatını didik didik etmek ve bizi lüks dolu bu ihtişamlı dünyaya sokmak.

Normalde polisiye dizileri izlerim, ancak okuması zormuş. Çünkü kitap o kadar iyi yazılmış ki, hem tahmin edemedim hem de gerilimden bir noktada sinir krizi geçirmeye kadar vardım.  Agatha gibi kısa da değil ki, he deyince bitsin. Bir de Strike kitabın başında öyle çok kişiyi sorguladı, o kadar çok detay verildi ki ben sıkıntıdan öldüm. Yeni bir dünya yaratmak elbette kolay değil, ama gerçekten sıkıldım. Kitabın ortalarına doğru ise heyecan yavaş yavaş kendini gösterdi ve o saatte sonra beni tutabilene aşk olsun. :D Bu paragraftan çıkarılacak ders kitabın başı sıkıcı ama pes etmeyin çünkü muhteşem bir kitap, ileri sayfalarda sizi içine çekecek.

Kitabı okurken acaba Rowling biraz ırkçı mı? diye düşünmeden edemedim. Bu konuda biraz araştırma yapmayı planlıyorum. Kitabın tümünde ise gazetecilere, paparaziye sergilenen tavır ise beni hiç şaşırtmadı. Rowling'i çok üzdüklerini hepimiz biliyoruz. Harry Potter'dan Rita Skeeter'ın da buna bir tepki oluşu da dikkatimizden kaçmamıştı.

Guguk Kuşu aslında klasik bir dedektif romanının tüm unsurlarını taşıyor. Anlatıcı güvenilir, kanıtlar sunuluyor ve dedektif kendinden emin, işinde başarılı ve bunu size hissettiren biri. Kendisine yardımcı olarak da Robin adlı bir kadın var. Batman oy Batman demek istiyorum bu noktada. :D Robin ismi... :P

Guguk Kuşu oldukça heyecanla okuduğum, eğlendiğim bir kitap oldu. Elbette meraktan kanser olmayı eğlenmek sayıyorsanız. :P Kitapta zenginlerin yaşantısına, para avcılarına ve paranın insanları nasıl yönettiğine çok güzel örnekler bulabilirsiniz. Bir yanda zengin değilim, paranoyak olmam gerekmiyor derken, bir yandan da vay be diyesiniz, zengin olasınız geliyor. Bu yönde insanın çelişkili doğasını da irdelemeyi başarıyor. Dikkatimden kaçmayan konu ise Strike bu konuda oldukça sessiz kalmayı tercih edişi; kendi acılı geçmişi ve pratik tavırlarıyla beni oldukça etkiledi. Kitapta eski askerlerin psikolojik tramvalarını minimum yaşadığı da bir gerçek. Bu onun psikolojik açıdan sorunlu -bilinç altına atmak- olduğunu mu yoksa şiddeti gerçekten benimsemiş olduğunu mu gösteriyor emin değilim. Kitabın genelinde pek şiddet yanlısı olmasa da geçmişte boks yapmış olması ve iri cüssesi bunun aksini söylüyor. Her halükarda onu bir noktada ıssız bir adaya götürüp krallar gibi yaşatmayı isteyeceksiniz; adam çekmiş çünkü. Ben bu adamın yeni maceralarını okumak için sabırsızım. Siz de olmalısınız. Kesinlikle önerdiğim bir kitap. Türü seviyorsanız kesinlikle kaçırmayın.

Aramızda ;D


"Bu bir Gizem, Bay Potter. Kimseye onun yazdığını söyleme!"

Tur Çizelgesi:

Sevgili Kitap - Ön Okuma
Kitap Esintisi: Kitap Yorumu
Kitab-ı Sevda - Kitap Yorumu
Yorumbaz - Kitap Yorumu + JK Hakkında
Okyanusun Sözleri - Kitap Yorumu

1 yorum: