19 Ağustos 2014

Kitap Yorumu: Fireborn || Keri Arthur (Souls of Fire #1)


Tür:  Doğaüstü, Aşk, Vampir
Sayfa: 370
 İlk Çıkış: 2014
TR Çıkış: Çıkmadı
Goodreads puanı: 3.82
Seri: Souls of Fire  / Toplam 1
Puanım: 

Urban Fantasy günlüğümden gene merhabalar efendim. :D Bu sefer ünlü bir yazar olan Keri Arthur'un yeni serisi Fireborn'u okudum. Fireborn (Ateşten Doğan) adından da anlayacağınız üzere, Ateşle ilgili. Kitabın kapağı da oldukça ateşli. 2014 temmuzunda çıkan bu kitap. Zümrüdü Anka ya da sadece Anka adıyla andığımız mitolojik, kendi küllerinden doğan bir yaratığı ele almış. Ancak her zamanki gibi bir sürpriz var: Anka bir insanın 3 şeklinden biri. Yani ateş ruhuna, insanken ateşe ve kuşa dönüşebilir. Bu kızımızın adı Emberly ve kendisi anlatıcımız.

Not: Ankalar hakkında buradan bilgi alabilirsiniz.

Uzun yıllar boyunca yaşıyan Ankalar ölümsüz, ancak her zaman ki gibi bir sorun var. Her ömür 100 yıl sürüyor ve bunun ardından ölüp tekrar diriliyorlar. Ve her ömürde bir kalp kırıklığı yaşıyorlar ve sevdikleriyle asla mutlu olamıyorlar. Ayrıca (ve evet dahası var.) bu Ankaların bir ruh eşleri var. Onlarsız olamıyorlar. 16 yaşında bu eşleri buluyorlar, ancak onlar sadece arkadaşlar. Sevişiyorlar (ateşlerini canlı tutmak için gerekli) ama aşık değliller ve biri ölürse ancak diğeri onu ritüelle hayata döndürebiliyor ve ikisi de ölürse bu sefer canlanamıyorlar. Emberly'nin eşi Rory ve bu ömründe Emberly'nin kalbini kıran kişi de eski sevgili Sam.

Bu kadar acı dolu bir ırk bilmiyorum ben. Net.

Kitap Emberly'nin gördüğü bir rüya kehaneti ile başlıyor ve rüyada Sam öldürülüyor. Buna engel olmak isteyen Emberly, hemen işe koyuluyor ve başarılı oluyor. Ancak Sam'e hala aşık olması ve çok kötü ayrılmış olmaları onun acısına acı ekliyor. Sam'i kurtarırken bir virüsün yayıldığını ve insanları tehdit ettiğini öğreniyor. Üstelik ertesi gün patronunu ölü bulması ve bunun virüsle bağlantılı olması başına bin bir türlü bela açıyor. Üstelik gizemli bir Ateş Fae ile sürekli karşılaşması da pek hayra alamet değil. Hele de tehlikeli bir hayat sürme sırası Rory'deyken. :D Ve en kıdemli vampirler bir cadı avı başlatmışken.



Oldukça ilginç, kendini okutan bir kitap Fireborn, ancak aşk kısmı oldukça geniş çaplı. Ankaların laneti, bu kitabın genelini de etkiliyor. Tutku ve aksiyon bakımından eksik olmasa da, tamamlanmayan bir aşk hikayesi ve onunla yoğurulmuş acılar, geçmiş insanın ağzında acı bir tat bırakıyor.

Emberly'nin Anka konumu oldukça ilginç bir unsur. Daha önce bu tür bir varlık yazıldığını, eğer yazıldıysa da okuduğumu hatırlamıyorum. Yeni bir tür denemek isteyenler için bu bence ideal bir kitap.

Serinin ilk kitabı biraz hayal kırıklığı oldu benim için. Daha sağlam bir anlatım ve daha sağlam bir aşk beklentisi ile okumaya başlamıştım. Üstelik kitabın sonu da çok havada bitti, Finalsiz diyemeyiz ama istenen tamamlanmışlık duygusu da yoktu. Ancak serinin devam kitabından daha umutluyum. Bu yüzden kesinlikle bir kenara fırlatmayı planlamıyorum. İlginizi çektiyse, size de öneririm. Ancak tek eşlilik isteyen kişilerin pek seveceğini sanmıyorum. Ankaların genetiğinde yok öyle bir kavram.

Beğendiniz mi? Paylaşın! :)

1 yorum:

  1. Umarım Nermin. :) Mükemmel olmasa da ilginç bir konusu var.

    YanıtlaSil