5 Kasım 2014

Kitap Yorumu: Dove Arising || Karen Bao (Dove Chronicles #1)


Tür: bilim kurgu, genç yetişkin
Sayfa: 336
Beklenen çıkış tarihi: Şubat 2015
Tr: Bilinmiyor
Puanım: 3,5
Phaet Theta has lived her whole life in a colony on the Moon. She’s barely spoken since her father died in an accident nine years ago. She cultivates the plants in Greenhouse 22, lets her best friend talk for her, and stays off the government’s radar.

Then her mother is arrested.

The only way to save her younger siblings from the degrading Shelter is by enlisting in the Militia, the faceless army that polices the Lunar bases and protects them from attacks by desperate Earth-dwellers. Training is brutal, but it’s where Phaet forms an uneasy but meaningful alliance with the preternaturally accomplished Wes, a fellow outsider.

Rank high, save her siblings, free her mom: that’s the plan. Until Phaet’s logically ordered world begins to crumble...

Suspenseful, intelligent, and hauntingly prescient, Dove Arising stands on the shoulders of our greatest tales of the future to tell a story that is all too relevant today.

Benim kitaplar konusunda garip bir takıntım var, eğer kitap çıkmamışsa ve öyle veya böyle onu okuma fırsatı elde ediyorsam, zevkten dört köşe altıgen oluyorum. Dove Arising de görüldüğü üzere, bu türde bir kitap. Henüz yayınlanması ve ben de okuma lüksüne eriştim. Ha kitap pek de beklediğim gibi değildi o ayrı mevzu.

Şöyle kısaca size konusundan bahsedeyim, Phaet Theta ay kolonisinde yaşayan ve serada çalışan bir kız, babası 6 yaşındayken ölmüş. İki kardeşine annesiyle beraber bakıyor. Kardeşlerinin biri kız diğeri ise erkek; elektroniklerle ilgili. Fakirlik sınırında yaşıyorlar. Annesi salgın teşhisiyle tutuklandığında, gazetecilikten kazandığı para olmadan kardeşleriyle korkunç şartlardaki barınağa düşecekleri için, nefret etse de askeriye yazılır. Hayattaki tek arkadaşıve ilerde kocası olacağını düşündüğü Umbriel karşı çıksa da, bunu aklını koyar. Çünkü annesi kurtarmasının ve sefil hayatının daha da sefil olmaması için buna mecburdur. 15 yaşında askeriye katılmak pek genel bir şey değil, çünkü zorlu şartlar altında eğitim görüyorlar ve ölümler mevcut. Phaet orada başarılı olmaya kararlı, buna mecbur. Abla olmak bu demek bir yerde.

İlk başta harika olmasa da sonların ortalarına doğru bir pozisyonda yer alır ve orada birinci sıradaki Wes, annesini almaya gelen doktor asistanı, ona yardım eder ve birlikte çalışırlar. Phaet zamanla sessiz ve konuşmayan karakterine rağmen arkadaşlar edinir ve hızla üst sıralara yerleşir. Ancak orada annesinin gazetecilik görevini kullanarak koloninin ‘düzenini’ bozacak yazılar yazdığı için tutuklandığını öğreniyor ve bu yüzden de başarılı olmak ve mesleğin getireceği para ile annesini tutuklu kaldığı yerden çıkarmak ilk önceliği. Askeriye Phaet'in hem hayatını tehlikeye atıyor hem de onu geri dönülemez biçimde değiştiriyordur. En sonunda öyle bir noktaya gelir ki hayatta kalmak bile büyük bir çaba gerektirir ve haya birinci olmak ve para ödülünü alıp ailesini kurtarması gerekiyordur.

Yorum spoiler içerir. Çıkmamış kitap, dikkatli okuyun, hevesiniz kaçmasın. :D

Kitabı bitirdikten sonra, yazarın ünlü distopya serilerinin sevilen noktalarını alıp ortaya bir türlü verdiğini söyleyebilirim. Uyumsuzdan şunu alayım, Açlık Oyunları'ndan bunu, Ender'in Oyunu'ndan da bunu... Ancak kendisini okutuyor ve distopya yerine bilim kurgu olması, yanlış hatırlamıyorsam 22++lü yıllarda geçiyor, gerçekten değişik.

Kitap karakterinin 15 yaşında ve bu kadar başarılı olması açıkçası biraz zorlama olmuş. Kitapta o kadar çok aklınızda tutmanız gereken şey var ki, bazen karakterlerin kim olduğunu bile karıştırabiliyorsunuz.  Kitabı son zamanlarda çıkan Yeni Cennet filmiyle çok özdeştirdim.

Ana karakterin duruşu, özellikle biçimlendirilmiş karakteri hoşuma gitti. Ancak Phaet o kadar sessiz ve fikirlerini kendine saklayan biri ki, öfkesini, isyanını okur olarak bile hissedemedim... sadece okudum. Oradan oraya savrulan bir yaprak gibiydi zavallı yavrucak.

Anlatımı iyi ama harika da değil hani. Uzayda geçmesi heyecan verici ama içindeki terimler beni öldürdü, çoğundan haberdar olmadığımı söylesem abartmış olmam. Bir de Phaet’in 15’inde bu kadar başarması bana biraz yuh dedirtti. Kitabın adının anlamının resmen bitmeye ramak kala verilmesi beni sinir etti. :D Yazar bu kitapta sadece karakteri oturtmaya ve sonraki kitapları merak etmemize odaklanmış, neden olacak örgütü es geçmiş.

Sonuç olarak iyi yazılmış bir kitap ancak daha önce de belirttiğim gibi toplama hissi bıraktı bende. Serinin sonunu merak ediyorum bu yüzden çıktığından Wiki'den araştırırım ancak vakit harcayıp okuyacağımı pek düşünmüyorum. Siz gene de bakabilirsiniz.

Seri yazarın dediğine göre üçleme olacakmış. Ama tutarsa eminim ki beşleme sekizleme de olur. bkz Beni Seç serisi. *sinirden ekranı parçalar*


0 Yorumcuk:

Yorum Gönder