29 Aralık 2014

Kitap Yorumu: Son Kurtadam || Glen Duncan ( Son Kurtadam #1)


Tür: Doğaüstü, yetişkin, vampir, kurtadam
Sayfa: 424
Gr Puanı: 3.47
Seri: 3/1
Çevirmen: İlbay Kurtoğlu (Özellikle mi seçtiniz çevirmeni? :D)
Puanım:

Vampir romanı dediğimizde aklımıza hâlâ Dracula gelir, ama kurtadam romanı hep sahipsiz kalmıştı; Jake Marlowe ortaya çıkana kadar… O, zamanımızın bir kahramanı; gerçek bir anti-kahraman! Jake, kurtadamların sonuncusudur. 200 yılı geride bırakan Jake, içkisini elinden, sigarasını da ağzından düşürmeyen, cinsel hayatına düşkün bir kurtadamdır. Artık varoluşuyla ilgili bir krizin eşiğindedir, ancak gizemli bir şekilde, onun hayatıyla ilgili planları olan iki tehlikeli grupla, vampirlerle ve Av'la karşı karşıyadır. Hiç beklemediği bir anda tanıştığı bir kadın Jake'in hayatını altüst edecektir. Ama altüst olan sadece Jake'in hayatı mıdır? İngiliz yazar Glen Duncan, Son Kurtadam serisinin ilk kitabıyla efsaneye yeni, vahşi ve ateşli bir kimlik kazandırıyor. Sadece aksiyonu bol bir filmin erişebileceği bir sürükleyiciliğe sahip olan bu roman, aynı zamanda popüler kültüre, müziğe, edebiyata, sinemaya yapılan göndermelerle süslü. Duncan, nitelikli edebi üslubunu gotik romanın çıplak tekinsizliği ve macera romanlarının basit ama etkileyici anlatımıyla birleştiriyor.



Kasımın 3'ünde başladığım bu kitabı azim ettim ve yılbaşından önce bitirdim. Peki bu kadar elimde sürünmesinin sebebi neydi? Sevmedim mi? Hayır, elbette hayır. Hatta çok sevdiğim bir kitap oldu. Ancak sınavlar, okul, başka bin bir türlü şey aramıza girdi. Kitaba ilk başladığım andan itibaren muhteşem bir merakla seyretti maceramız.

Kitap hakkında en çok sevdiğim şey olarak sanırım  kitabın içinde fransızca'dan bir kaç adlandırma vererek önce kurguyla, filmlerle dalga geçiyormuş gibi görünüp aslında kendisiyle dalga geçmesiydi. Öyle romantik bir kitap da değil hani. Seks mesela... Bol bol var, kurtadamlığın şanındandır bu, biliriz. Ama kitaptaki dil öyle şaşırtıcı ki! Bu kadar mekanik bir şey olamaz. Yazar kendisiyle yeterince dalga geçmiyormuş gibi üstüne bir de Jake'in durumuyla, kendisiyle, kitapla dalga geçiyor. Yani bu kitabı bu yüzden çok sevdim. Ve size şunu diyebilirim, bence bu kitabı alıp okumalısınız. Hızlıca aktığı yerler, yavaşladığı yerler, bu adam ne kadar da salak dediğiniz yerler olacak ama pes etmeyin. Kitabı sindire sindire okuyun.



Peki bu içeriği adında saklı kitabın konusu nedir?

Bir kurtadam var. Yaklaşık iki yüz yaşında. Ve son gelişmeler üzerine türünün sonuncusu olduğunu öğreniyor. Ve kendini öldürmek isteyenlere öldürterek, intihar etmeye kararlı. Ancak hiçbir şey öyle kolay değil elbette. Önce vampirler, sonra avcılar işin içine giriyor ve oldukça kan dökülüyor. Ve en sonunda hiç umulmadık bir sürpriz Jake'in hayatını alt üst ediyor.

Kitabı bu kadar övdükten sonra, ki hala almanızı ve okumanızı öneriyorum, bir iki gözüme takılan yönünü de söylemek istiyorum. Öncelikle dili oldukça küfürlü ve açık, yani aşk hikayesi arıyorsanız okunacak bir türde değil. Kurgusu ise yer yer tahmin edilebilir oluyor, elbette bu benim fikrim. Siz okurken tek bir şeyi tahmin edemeye de bilirsiniz. Kendi kendiyle dalga geçişine bayıldığımı söylemiş miydim? İlk başlarda çevirmeninin kitabı çok fazla türkçeleştirdiğini düşünmüştüm. Bunu inkar edemem. Şöyle bir 'ne oluyoruz' dedim ancak sayfalar ilerledikçe bu çok hoşuma gitmeye başladı. Siz 200 yaşındaki bir kurtadamın 'Lan' demesinin kitabı okurken olayları zihninizde canlandırmanıza ne kadar yardımcı olduğunu biliyor musunuz? :D

Kesinlikle okumanız gereken bir kitap. En sevdiğim alıntılardan biri de budur.



Sana ithafen Jake, kahvemi yaptım ve sigaramı yaktım. ♥

0 Yorumcuk:

Yorum Gönder