12 Ocak 2015

Kitap Yorumu: Aslan, Cadı ve Dolap || C. S. Lewis (Narnia Günlükleri #2)



Tür: Masal, büyü, fantastik
Sayfa: 111
Seri: Narnia Günlükleri 2 / 7 (Sıralamalar için tık)
Goodreads puanı: 4.15
İlk Çıkış: 1950
Puanım:

Kötü bir hükümdarın emrinde...
halkının tarihini unuttuğu bir ülke: Narnia

Dört Çocuk, kaldıkları evdeki dolabın içinden Narnia ülkesine geçiş olduğunu fark eder. Narnia, Beyaz Cadı'nın esareti altndadır. Tüm umutların tükendiği bir anda Aslan gelir. Ancak büyük bir fedakarlıkta bulunması gerekmektedir.

Bu aralar daha az vaktim olduğu için daha kısa kitaplara yöneliyorum. Bu standartlar içinde, yani kısa bir şeyler ararken ( en son denemem bir faciaydı, berbat bir kitap okudum...) uzun zamandır okumak istediğim Narnia Günlükleri'ne başladım. Adını duymamak imkansız elbette, onca film ve kitap arasında. Ancak seri ile ilgili hiçbir fikrimin olmaması bana bütünüyle bir şok oldu. Spoiler sevmeyen biri olarak bunun nasıl büyük bir nimet olduğunu tahmin edemezsiniz.

Kitap aslında bir masal. Lewis'in vaftiz kızına yazdığı bir hikaye. Bunu kitabın ilk başında yazdığı kısa önsözden öğreniyoruz. Kitap kahramanlarından en küçüğü gibi bu kızın adı da Lucy. Bence bir insana bundan daha güzel bir hediye olamaz.

İkinci dünya savaşında bombalanan Londra'dan, uzaktaki bir profesörün yanına gönderilen 4 çocuğun hikayesi bu aslında. Profesörün gizemli evinde bu dört çocuğun en küçüğü Lucy büyülü bir dünyaya açılan, Narnia adlı bir yer buluyor. Ancak bu dünyada kış hakim çünkü kötü kraliçe despot bir yönetim altında bu büyülü yerin büyülü yaratıklarını kontrol ediyor. İlk başta Lucy'e kimse inanmasa da, diğer 3 kardeşi de bu büyülü dünyaya geçiyor ve gözleriyle gördükten sonra ona inanıyorlar. Ancak maceraları pek de kolay olmayacak. Asla olmaz.

Bir masalın içinde bile savaşın etkilerini görmek gerçekten insanın içini dağlıyor.

Kitabın girişi gene türdaşı olan Alice Harikalar Diyarında'yı bana çok hatırlattı. Alice gibi Lucy'de gerek sürünerek, gerek çabalayarak bu gerçekliğin kanunlarına aykırı yeni dünyaya adım atıyor. Üstelik kitapta lokumun, Lion'un adının Aslan konulması ve Peter'ın isminin Magnificient olması Avrupalıların dönemsel doğuya dönüşünü gösteriyor. Doğuyla direkt Türkiye'yi bu kadar birleştirmesi kanıma dokunmadı değil. Avrupa'da bizim bir kısmımız??? (Kitaptaki Alice benzerliğini bulup da orientalism'i çıkaramayan kafamı duvara da vurdum. Bu da rezilliğimin kanıtının notu olarak kalsın.)

Kitapta mitolojiden, efsanelerden ve peri masallarından bir sürü karakter bulmak mümkün.

Masal olması yüzünden tekrarlar kitabın geneline hakim. Ortalara kadar yavaş yavaş okuduğumu inkar edemem. Ancak kitap ortasından sonra harika bir şekilde ilerliyor ve bir masal olduğunu unutturuyor insana. Arada Lewis bölerek bize neden iğrenç detayları atladığını da anlatıyor.



Kitap boyunca Edmund'a sinir oldum. Lewis'in bir efsaneyi yıktığını ve ters çevirdiğini gördüm. Büyülü diyarlara gidenlerin orada bir şey yememesi gerekir, yoksa oraya bağımlı hale gelirler. Kitapta böyle bir kanun yok ancak Edmund'a buna benzer bir şey oluyor. Fazla detaya girmiyorum. :D Bu çocuğun temelinde sorun var; Just ünvanını almayı bence hak etmiyor hiçbir şekilde, her ne kadar günahlarından arınma fırsatını kullanmış olsa da. Bu da benim affetmeyen yönüm.

Sonuçta eğlenceli ve sonu çok güzel biten bir kitap. Yayınlanma tarihine göre bu kitap birini kitap ama tüm seriyi ele aldığınızda aslında ikinci. Serinin 6. kitabı, eğer yanlış hatırlamıyorsam, 1. kitap oluyor; adı da Büyücünün Yeğeni.

Kitabı okuduktan sonra birazcık filme de baktım ve oldukça kitaba uygun gidiyor gibi gözüktü. Henüz tamamını izlemediğim için kesin bir fikir sunamıyorum elbette.


3 yorum:

  1. Leyla Seymen12.1.15

    Ben filminin yarısına kadar baktım ama adını tabiki de çok duydum.Kitabı olduğunu da biliyordum ama kararsızlık işte. :) Gerçekten de insana bundan daha güzel bir hediye olamaz.Yorumun için teşekkürler,sürekli gülümsedim okurken,çok güzel yazmıştın. :)

    YanıtlaSil
  2. Çok teşekkür ederim. ♥

    YanıtlaSil
  3. Leyla Seymen13.1.15

    Bir şey değil. :)

    12 Ocak 2015 22:48 tarihinde Disqus yazdı:

    YanıtlaSil