25 Mart 2015

Kitap Yorumu: The Headmaster || Tiffany Reisz




Tür: aşk, paranormal, yetişkin
Sayfa: 125
GR puanı: 4.24
Puanım:

Bir arkadaşımın önerisiyle başladığım The Headmaster ’a bayıldım. Headmaster dilimizde ‘Müdür’ anlamına gelen bir kelime. Hemen müdür – öğrenci fantezisine gitmesin ama aklınız. Bir edebiyat öğretmeni olan Gwen işini ve sevgilisini kısa süre içinde kaybetmiş bir kadın, genç yaşına rağmen annesi babası ölmüş ve hayatını düzene sokana kadar tüm eşyalarını, hayatını bir arabaya sığdırıp arkadaşının kanepesinde uyumak için yollara koyulmuş.


Ancak giderken uğradığı bir yerde, Marshall okulunun bir öğretmen aradığın duyar ve zaten hayatının raydan çıkmasından güç alarak başvurmaya gider. Oraya giderken bir araba kazası geçirir ve tanımadığı bir odada uyanır ve ardından da Amerikadaki bu sırf erkeklere özel akademideki İngiliz okul müdürüyle tanışır. Soğuk, erdemli müdürden etkilenen Gwen hemen işe başvurur. Bir haftalık deneme sürecinin ardından kalıp kalmayacağı belli olacaktır. Okul, öğrenciler ve müdür… Gwen aslında buraya şimdiden alışmış ve kalmak istiyordur.

Bu kitabı çok sevdim ve inanın bunun için çok fazla faktör var. Telefonların, bilgisayarların ve hiçbir iletişimin olmadığı bu okulda, öğrenciler sırf eğlence için Shakespeare oyunları düzenlerler. Ve bu erkek öğrenciler öyle tatlılar, neşeliler ve muzurlar ki! Müdürün soğuk İngiliz havasının tam aksidir davranışları. Bu okulda en önemli şeyler şövalyelerin gönülden bağlı olduğu kodlardır mesela. Onur, erdem, sadakat birer kod gibi öğrencilerin ve müdürün zihnine kazınmıştır. Günler geçerken Gwen hem müdürün öğretmen – müdür ilişkisine olan, ahlaki olarak yanlış algıladığı fikirleri yıkmaya çabalar hem de okuldaki gizemli olayları çözmeye çalışır.

Ancak Edebiyat öğretmeni dedim diye hemen soğuk, pasif bir kadın algılamayın Gwen’i, zira çok büyük bir hata yapmış olursunuz. Oldukça cüretkâr ve muzip bir tip bizim öğretmen. Üstelik öğrencilerini kendi evlatları gibi görüp onları koruyan müdür gibi de onları korumak ister.

Size kesinlikle önereceğim eğlenceli ve kalbinizi kıracak ve ardından sonuyla sizi neşelere boğacak bir kitap. Daha önce asla bir kitabın sonunu 3 kere okuduğumu hatırlamıyorum. Elbette, tekrar tekrar pek çok kitabı okudum. Bu konuda nam bile salabilirim, ama sonunu 3 kere okumak işi benim için bile yeni bir olgu. Bu kitabın hem seri olmasını istiyorum hem de böyle kalmasını ve muhteşem duygularla hatırlamak istiyorum. Tiffany harikulade bir novella (Kısa roman) sunmuş bize. Pişmanlıkları ve onuru, sevgiyi anlatan, kalbimde her daim yeri olacak bir kitap. Üstelik o son… İnsanın uykularını kaçıracak derecede etkileyici.

0 Yorumcuk:

Yorum Gönder