8 Mart 2015

Kitap Yorumu: Kaçınılmaz || Amy A. Bartol (Öngörü #1)



Tür: Paranormal
Sayfa:432
Seri: Öngörü 1/5
Goodreads puanı:4.09
Puanım:

Evie Claremont üniversiteye başladığında, gördüğü kâbusların biteceğini ummuştu. Ama bitmemişlerdi... En garip durumlarda bile mantıklı bir açıklama bulmaya çalışan Evie'nin hayatında, ikinci sınıf öğrencisi Reed Wellington'la tanıştıktan sonra akla mantığa sığmayacak şeyler olmaya başlamıştı. Reed'e karşı hissettiği anlamsız çekim de işleri iyice karıştırıyordu. Çünkü Reed, Evie'ye hayatta başına gelip gelebilecek en korkunç şeymiş gibi davranıyordu. Yine de ne zaman ihtiyacı olsa, hayatını kurtarmak için Reed oradaydı…

Reed'in sakladığı sır neydi? Evie'nin şüpheleri doğru muydu? Peki, rüyalarında gördüğü o karanlık gelecek kaçınılmaz mıydı?

Melekleri çok severim, vampirlerden sonra belki de en çok sevdiğim paranormallerden biridir kendileri. Kaçınılmaz melekleri konu alan bir kitap, daha çok kutsal melekleri işliyor. Yani Meleklerin Kanı'ndaki gibi bir ırk değil bu melekler.



“Seninle ilgili en çok neyi seviyorum, biliyor musun Evie?”
Kaşlarım kalktı. “Eee, terli olmayışımı mı?”
Daha da sırıttı, kafasını sallarken gülümsemesi gözlerine ulaştı. “Eh, o ve her şeyi düşünüyor olman. Senin için daha az endişeleniyorum. Çünkü bir soruna saldırmadan önce her yönünü düşüneceğini biliyorum.”
Bu kez de ben, “Seninle ilgili en çok neyi sevdiğimi biliyor musun?” diye sordum.
“Müzik yeteneğimi.”
Sırıttım, çünkü ikimiz de müzik kulağı olmadığını biliyorduk. “O,” diye katıldım, “ve her zaman doğru sözleri söylemeyi beceriyor oluşunu.”
Evie ve Dayısı arasında geçen bir konuşma.

Evie Claremont'un üniversitedeki ilk günleri ile başlıyor. Pek kimseyi tanımıyor ve kabuslarla uyanıyor Evie. Ona garip bir şeyler de oluyor ve üniversite hayatının kendisine iyi geleceğini umuyor. Ancak daha ilk günden bir düşman ve bir koruyucu ediniyor kendisine. Annesini küçükken kaybetmiş ve babasını hiç tanımamış, dayısı ile birbirlerini büyütmüşler. Onun sayesinde hayata biraz farklı bakıyor. Ancak bilmediği o kadar çok şey var ki. Mesela elindeki kesik neden o kadar hızlı iyileşiyor? Reed neden ona böyle agresif bir tavırla yaklaşıyor? Ve elbette o öğrendikçe, hayatı da rayından çıkıyor.

Evie bazen gerçekten gözünün önündeki şeyleri görmeyi reddediyor ve bu sinir edecek sizi. Abi kanıtın var işte. Daha neyin derdindesin sen, kabul ette ileri gidelim demek istiyorsunuz. Ancak beklenmedik bir anda bir ipucundan o kadar çok şeyi anlıyor ki, kendi inkarının bıraktığı kötü etkiyi aklınızdan silebiliyor.

Buns ve Brownie Evie'nin üniversitedeki arkadaşlarından ikisi. Çok tatlılar ve manyaklar. Kitapta en sevdiğim ikili sanırım onlar. Evie'nin içindeki muzur kişiliği ortaya çıkartan bir ikili. Eğer onlar olmasa, bence Evie daha normal bir hayat sürebilirdi. Ama bunu kesinlikle istemeyiz. Çünkü çılgınlıkta keramet vardır. :D Vuhuuuu! Russell ise Evie'nin edindiği ilk arkadaşlardan biri. Kitapta önemli bir yeri var ve serinin devamında onu çok okuyacağımız belli.

Kitabın sonu oldukça şaşırtıcı geldi ve çok üzüldüğüm şeyler oldu. Kimse resmen umduğunuz kişi değil. Ve yazar bunu size yedirmeyi başarmış. Normalde bu tür kitapları okurken, kitabın ortalarında sağlam tahminler yaparım ve bunlar tutar. Ancak bu kitapta bu olmadı. Bence oldukça iyi bir şey bu. :D Eğlenceli ve potansiyeli olan bir seri. Melekler hakkında daha çok şey öğrenmek için sabırsızım. O sondan sonra!

2. kitabı elime geçirme fırsatını heyecanla bekliyorum. Çok güzel şeyler olacak. Çünkü kitabın sonunda işler feci karıştı. Burn Reed burn!

Reed demişken, kendisi Adonis görünümlü birisi. Evie'nin ağzının sularını akıtmayı başarıyor. Gel gelelim çelişkili halleri de var. O yüzden ona pis pis bakmakla yetiniyorum çoğu zaman. Yalnız sözleri ile kendini ifade etme biçimi... Kendini koruma içgüdüsü yok bu adamda, en azından duyguları hakkında. İnsanın hem hayran olası hem de boğası geliyor bazen. :D Bir an terlikle kovalamak isterken, bir sonraki an onu kucaklamak da istiyorsunuz.


Etrafta bu şekilde, böyle yürümemeli. Bu derece mükemmel birine bakmak zorunda kalmak çok yakışıksız. Dünyaya bir iyilik yapıp bir iki donut yemeli bence.

Sonuç olarak genç yetişkin olmasına rağmen sevdiğim bir kitap oldu. Özellikle sonraki kitaplarda olayların ne kadar derinleşeceğini çok merak ediyorum.

8 yorum:

  1. sedef11.3.15

    2. kitap ne zaman çıkar ?

    YanıtlaSil
  2. cemre14.3.15

    bu kitabı sen mi çevirdin

    YanıtlaSil
  3. Bengi Nur25.3.15

    Tüm kitapları çıktı mı ?

    YanıtlaSil
  4. Bengi Nur25.3.15

    Kitap üzücü bir sonla bitecek ama yarıda kaldı değil mi ? Daha üzülmemeliyiz Hikâyenin filanilin ibilmiypruz

    YanıtlaSil
  5. Deniz Atakan18.5.15

    Aaaa çevirmeni gerçekten sen misin? Önce isim benzerliği sanmistim. Yorumlarına cevap yazamasam da severek takip ettiğim sayılı bloglardan biri burası... Tanismasak bile sanki arkadaşımın adını görmüşüm gibi mutlu oldum. Tebrikler eline emeğine sağlık :)

    YanıtlaSil
  6. Evet benim. :D Çook sevindim. <3 Umarım tanışma fırsatı elde ederiz. Teşekkürler. :*

    YanıtlaSil