6 Eylül 2015

Kitap Yorumu: Archangel's Enigma || Nalini Singh - (Lonca Avcısı #8)


Archangel's Enigma
Nalini Singh

Tür: Aşk, paranormal, fantastik
Sayfa: 357
Goodreads puanı: 4.54
Seri: Lonca Avcısı 8
Çıkış: 1 Eylül
Puanım:

Yılda bir kitap. Evet, her sene aynı sorunla karşı karşıyayım. Nalini yılda Lonca Avcısı için sadece bir kitap yayınlıyor ve bu beni delirtiyor. Hele Raphael ve Elena'ya bu kadar ara vermişse... 2 yıl oldu...


Neyse ki Raphael'in birbirinden bitirim, sorunlu, yakışıklı ve özgün 7 adamını da okumak güzel. Bir Raphael ve Elena değiller elbette...

Dmitri,Jason, Ash ve Javier'den sonra sıra en çok merak edilen, türünü bir türlü öğrenemediğimiz Naasir'e geldi sıra. Cascade başlamış, Raphael bizim sürtük Lujian'la dövüşmüş ve ona hasar vermişti. Şimdi zaman Lujian'ı durdurup yandaşlar kazanma zamanı. Anca Lujian gözünü uyuyan ve Caliane kadar yaşlı bir meleğe (Alexander) gözünü dikmiştir ve onu Dünya'nn hakimi olma yolunda bir engel olarak görüyordur. Başka bir tabuyu yıkarak niyeti onu öldürmekle bozmuştur ve elbette bizim bir tutam ölümlü ama yüreği kocaman başmeleğimiz Raphael buna bir dur demek istiyordur.

Bu yüzden Alexander hakkında bilgisi olan Andromeda ve Naasir birlikte çalışmaktadır. (Önceki kitapta Naasir kendi 'eşini' bulmaya karar verdiğinden kitabın sonu elbette pek sürpriz olmadı. ) Ancak Lujian yine bir pislik yapıp Andromeda'yı kaçırır! Naasir ve Jason bu ölüyü dirilten kadının lanet evinden Andromeda'yı kurtarırlar ancak uyuyan melek Alexander'ı bulup canını kurtarmaları şarttır.

Bu kitap bir yönden diğerlerinden farklıydı. Nalini sanki o beni kendisine hayran bırakan dokunuşunu kaybediyormuş gibi geldi. Belki de beklentilerimizi o kadar yükseltti ki, artık muhteşem dışı bir kitap okuru kesmiyordur.

Kitap hem Naasir'in sırları keşfetmek hem de diğerlerinin (Raphael, Lijuan...) gözlerinden olayları incelemek için harika bir fırsattı. Hele Illium... Hani size spoiler vermek istemiyorum ama bu kitapta çan çiçeği için çok üzüleceksiniz ve ŞOK olacaksınız. Ben çığlık attım, sizi temin ederim.

Naasir... nasıl tatlı, nasıl özverili, nasıl sadık, nasıl eğlenceli bir karakterdir öyle! Ona bir kere daha aşık oldum. Dürüst olmam gerekirse zaten önceki kitaplarda sırrı açıklandığından öyle çok şok olmadım, . Ancak çocukluğuna dair anıları kalbinizi kıracak. Şu sapkın melekler çok kötüler ya. Hiç acımaları yok. Dökülen kanlar resmen içime işledi. Ne gerçek hayatta ne de kurgu da masumların kanından, ölümden kurtulamıyoruz.

Neyse efendim,Andromeda ise meh dedirten bir karakter bence. Naasir'e ayak uydurabiliyor ama içinde o vahşiliği göremedim ben. Belki de bu çok genç oluşundan kaynaklıdır. Biraz fazla yufka yürekli geldi bana. Kimse bir Elena olamaz tabii...

Sonuç olarak şok eden olayların olduğu, bir sonraki macera için tırnak yedirten bir kitaptı ama mükemmel değildi. Bir sene daha bekleyecek olmak elbette koyuyor bana ama beklemekten başka yapacak bir şey yok. Bu sefer ya Illium ya da Raphael olsun, yoksa vallahi kafayı yiyeceğim!

Beğendiniz mi? Paylaşın! :)

0 Yorumcuk:

Yorum Gönder