14 Ekim 2015

Kitap Yorumu: Günlerin Sonu || Susan Ee - ( Meleğin Düşüşü #3)

Günlerin Sonu / End of Days
Susan Ee

Tür: Aşk, melekler, distopya
Sayfa: 344
Goodreads puanı: 4.14
Seri: Meleğin Düşüşü 3 (Son kitap)
Puanım:

Penryn ve Raffe kaçıyorlar. Ümitsizce bir doktor bulmaya çalışıyorlar.
-Pagie'in kaderi nasıl değişecek? Tehdit nereden gelecek?
-Hangi tarafta olmak güvenli? -Penryn, canavarlardan ve meleklerden önce cevaplarla savaşmak zorunda. Apokaliptik kâbus başlıyor.
Hazır mısın?


Bir üçlemenin daha sonuna geldik. Kitabı bitirdiğim için buruk buruk gülümsüyorum ama gözlerim de biraz nemli.

3 kitabın geneline baktığımızda tüm bu olaylar yaklaşık bir hadi biraz zorlarsak iki hafta sürmüş gibi geliyor. Tabii ilk kitabın 2011'de ikincisinin 2013'de, üçüncüsünün de 2015'de çıktığını düşünürsek bu süreç bana çok daha uzun geldi. '-_-

Peki beklediğime değdi mi?

KESİNLİKLE!

Kıyamet Sonrası'nı bitirince neredeyse hemen Günlerin Sonu'na geçtim denilebilir. Bir baktım %10'dayım sonra bir baktım %70'lerdeyim ve içim kan ağlayarak Penryn bu kadar şeyle nasıl mücadele ediyor anlamaya çalışıyorum. Sonra bir baktım kitabı bitirmişim. Gülümsemem buruk. Her ne olursa olsun, yazarlar yüreğimizi deşse de, bizi gülümser halde bıraktığında bunu seviyorum. Boşuna beklememişim gibi geliyor.


İkinci kitapta Penryn Pooky Bear'la muhteşem bir başarı göstermiş ve kendine bir ünvan kazanmıştı. Ancak şimdi yine en başa döndüler: Raffe'nin kanatlarını geri takmaları gerekiyor ve bunun için bir doktor bulmaları şart.

Bu arada şu Pooky Bear'a aşık olan bir tek ben olamam. İçime sokasım geliyor.

Bu kitapta birçok şey gün yüzüne çıkıyor ve herkes tercihleriyle yaşamayı öğreniyor. Beliel özellikle kitapta büyük bir mana kazanıyor. Artık ona aynı gözle bakamam. Hele Raffe'nin yan yana savaştığı Watcher'larına.


“If I were I human, I'd plow the nicest farm for you.”


Kitapta bir sürü çelişki vardı. Bir noktada öyle yüreğim parçalandı ki anlatamam. Bir tarafım olamaz derken diğer yanım yapma lan yapma diye haykırıyordu. Susan Hanım bize bu çelişkiyi yedirmeyi başardı. Ki bunu başaramayan bir çok yazar oldu, bu yüzden onu ayakta alkışlamak şart.

Penryn her zaman savaşan, hep mücadele eden ve sevdiklerinin peşinden koşan bir karakter oldu. Bu ne ilk kitapta değişti ne de son kitapta. Ancak algısı daha genişledi demek sanırım yerinde bir tasvir onun için. Bu kitapta da elbette kayıplar oldu fakat hiçbiri bana koymadı. (Spoiler olarak algılar mısınız bilmem ama...) ana karakterim ölmedikçe mutlu bir okurum ben.

Raffe. Evet şimdi asıl konuya gelelim. Bu kitapta bir yandan iradesine hayran olurken bir yandan da kendimizi özleştirdiğimiz Hatice yüzünden ona çok kızıyoruz. Sürekli bir ırklar, dünyalar ayrımı var. Üzücü. Çok üzücü.


Ama neyse ki, kitabın sonu güzelcene bağlandı. Dünya eskisi gibi değil. Karakterler de öyle. Ama umut var, sevgi var. Mutlu okurlar var. Daha ne olsun. :D

Aklımda tek soru var, acaba Susan bokunu çıkarıp Watcher'ları da yazacak mı? (Yazsa nasıl okurum ama!)

Beğendiniz mi? Paylaşın! :)

0 Yorumcuk:

Yorum Gönder