7 Şubat 2016

Kitap Yorumu: Çavdar Tarlasında Çocuklar || J. D. Salinger

Çavdar Tarlasında Çocuklar
J. D. Salinger


Tür: Genç yetişkin, klasik,
Sayfa: 198
Orj ad: The Catcher in the Rye
Çıkış: 1951
Fiyat: 12 TL
Puanım:










Bu aralar ya klasikleri ya da Türk yazarları okuma yönünde ilerlediğim için bu kitaba başladım. Aslında ne genç yetişkin ne de coming of age olduğunu biliyordum. Daha kitabın ilk başında anlıyoruz bunu nitekim.

Anlatıcımız Holden adında, 17 yaşında bir çocuk. Defalarca okuldan atılmış ve öğrendiğimize göre de, şu an okuduğu okuldan da derslere karşı alakasız olduğu için yine atılmış. Durumu umursamayan geleceğe dair hiçbir planı olmayan yabancılaşmış bir karakter. Onun gözünde herkes sahtekar, yalancı... İçini kavuran bir öfkesi var ve kendisine karşı dürüst olduğunu söyleyebiliriz. Bambaşka biri olmak istiyor fakat kendini tanıdığı için de daha yolun başında pes ediyor.

Kitabın genelinde aslında Holden'ın 2 ya da 3 günü anlatılıyor. Bir hocasından çıkıp yurduna dönüyor, oradan da başka maceralara atılıyor. Bu sırada da hem herkesten nefret ediyor, hem de onları özlüyor. Aslında ne kadar yalnız olduğunu ve yardım için haykırdığını duyabiliyorsunuz. Geçmişindeki kötü bir olay mı onu bu hale getirmiş yoksa 'sahtekar' olarak adlandırdığı insanların gerçek yüzlerini görüp de nefret ve tiksintiyle dolmuş tam anlayamadım doğrusu; belki de ikisinin karışımıydı.

Nefret demişken, kitaba öyle hayran olmamamın bir nedeni de Holden'ın bu kadar nefretle dolu olmasaydı. Ben kendim için de bunu söyleyebileceğim için, kitaplarda genellikle biraz daha umut dolu karakterleri seviyorum. O nefret dolu ben nefret dolu, olmuyor bu iş. Kafasındaki şeytanlardan ise hepimiz çekiyoruz aslında. Onunla kendinize de bir bakış atabiliyorsunuz.

Kitaptaki en sevdiğim alıntı ise şu:

"Çocuklar altın yüzüğü yakalamak istiyorlarsa, bırakın yakalasınlar, bir şey söylemeyeceksiniz. Düşerlerse düşsünler. Onlara bir şey demeniz bundan daha kötüdür."

Holden'ın gözünden bakıp bir gencin nasıl düşündüğüne tanık olabilirsiniz. Bir yanda olgun olma çabası bir yanda o masumiyet, bir yan da çocukça hinlikler yapan şakacı kimlik var. Bu yönden çok güzel bir kitap aslında. Keşke anlaşabilseydik demek istiyorum.

Ah bir de, bu kitap o kadar çok yasaklanmış ki... Ahlaksızlıktan tutun bilmem ne şeylerden ötürü. Hala da yasaklanıp en çok okutulan kitaplardan biriymiş sanırım. Üstelik hem giriş hem de bitiş cümleleri çok çok sevilmiş. Okumadan öğrenemezsiniz ama. :)

Beğendiniz mi? Paylaşın! :)

0 Yorumcuk:

Yorum Gönder