5 Şubat 2016

Kitap Yorumu: Ruhi Mücerret || Murat Menteş

Ruhi Mücerret
Murat Menteş

Tür: Macera, gizem, aşk
Goodreads: 3.79
Seri: yok
Puanım:
Dublörün Dilemması ve Korkma Ben Varımın yazarı Murat Menteşten doludizgin bir roman daha!

Sıkı tutunun!

İstiklal Harbinin son gazisi, 100 yaşındaki millî kahraman RUHİ MÜCERRET; bir dünya starına nasıl dönüşüyor?
Zaten ecelin menzilindeyken, esrarengiz psikopat MASUM CİCİyi haklayabilecek mi?
Mabet filozofu AVNİ VAVdan daha neler öğrenecek?
NAZLI HİLALe, 70 yaş farka rağmen nasıl açılacak?
Ve son nefesinde kelime-i şahadet getirebilecek mi?
Bir gözü mavi, diğeri kahverengi avare CİVAN KAZANOVA; elden düşme ruhunu, şeytana neden satıyor?
Depremde yitirdiği SERPİL SİLAHLIPERİyi unutmayıp da ne yapacak?
Marifetli afet FUJER FUJİden kaçarken neye yakalanacak?
Kan kanseri yeğeni OZANı hangi parayla tedavi ettirecek?
Alınyazısındaki boşlukları neyle dolduracak?
İntiharın eşiğinde tetikte beklerken, kimvurduya mı gidecek?
Ziyadesiyle kahkaha ve bir nebze gözyaşı içeren bu serüvende
trenler gemilere çarpıyor.
İstiklal Savaşı, 85 yıl sonra devam ediyor.
Şakaklar matkapla deliniyor.
Uçaklar düşüyor.
Kaybedenler şampiyon oluyor.
Ölüler diriliyor.
Serseri kurşunlar uçuşuyor.
Ve reklamlar, müşterileri ele geçiriyor!



Murat Menteş'in bir diğer kitabı olan Dublörün Dilemması'nı okumuş ve çok sevmiştim. Bu yüzden de Tüyap Kitap Fuarın'dan koşa koşa gidip Ruhi Mücerret'i aldım. Benimle ilgili bir olay, ben kitapların konusuna bakmayı hiç sevmem. Bu yüzden bu kitaba aslında hiç bilgim olmadan başladım.

Ruhi Mücerret İstiklal Savaşına katılmış ve hala hayatta olan tek gazi. Kendisi 100 yaşında. Herkes gibi o kendisinin ölmesini dört gözle bekliyor ama adam bir türlü ölemiyor. 40 yıl çalıştığı yerdeki eski amiri ona bir görev verdiğinde ise kendini buna adıyor bizim tek ayağı bir türlü mezara giremeyen gazimiz de bu göreve baş koyuyor.

Ruhi Mücerret daha ilk başta beni etkisine aldı. Bunun nedeni hem yazarın kelimelerle dehşet oynaması hem de çok komik bir anlatımla her şeyi ele alması. Kitaba ilk bakış attığımda nostaljik bir şey olmasını bekliyordum. Kapağında Orhan Gencebay ve Cüneyt Arkın var nihayetinde. Konusunu da okumadığım için neden bahsettiğini de bilemiyordum. Ancak işin komik yani bizim gazinin en azından bir iki nesil öncesine ait olup ettiği her sözle sizi kahkahalara boğabilmesi. Yaşlılar genelde bizi sıkarlar, her ne kadar dinlediğimizde bazen önemli şeyler söylediklerini fark etsek de. Ama işte, bu sefer durum biraz farklı.

Merve Özcan (@kitabisevda) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()


Bizim gazi bu özel görev için Civan adlı bir beden öğretmeniyle konuşmaya başlıyor ve kitapta bir de onun bakış açısından görüyoruz her şeyi.

Beni kahkahalara boğduktan sonra az buçuk hüzünlendiren de bir kitap oldu aslında. Binlerce insanda da aynı duyguyu uyandırdığından çok eminim.

Bu kitaptaki her şeyin ve her karakterin bir amacı var. Epey bağlantılı bir kitap anlayacağınız. Ah, bağlantı demişken, bizim yüzlük gazinin ölümle ve kendisiyle ilgili yaptığı şakalar çok komikti; kaç kere kitabı bırakıp güldüm anımsamıyorum. Hani Murat Menteş bunları nereden buluyor, bu betimlemeleri neresinden çıkarıyor diye çok düşündüm. :D

Sonuç olarak çok eğlenceli, epey komik, dehşet bağlantılı, azıcık şok eden ve üzen, harika vakit geçirmenizi sağlayacak efsane bir kitap. Ben Murat Menteş'in üçüncü kitabını da sepetime attım. Bana göğsünü gere gere 'Korkma Ben Varım' diyor sevimli şey. Yakında bir imza günü düzenlesin de şu iki, belki üç kitabı ona imzalatayım... :3

Ah bir de en son, bu kitapta bir sürü klasik müzik önerisinin ve Türk yazarların adlarının geçtiğini görebilirsiniz. Bu da çok hoştu bea!

Beğendiniz mi? Paylaşın! :)

0 Yorumcuk:

Yorum Gönder