7 Mart 2016

Kitap Yorumu: Beynimdeki Yangın || Susannah Cahalan

Beynimdeki Yangın
Susannah Cahalan

Tür: Anı, kurgu dışı
Sayfa: 369
Seri: Yok
GR puanı: 3.96
Puanım:


Dünyada nadir görülen ve tanı koymanın çok zor olduğu bir hastalıkla savaşan gazeteci Susannah Cahalan, Beynimdeki Yangın'da kendi öyküsünü kaleme alıyor. Delirmenin ve unutmanın yaşamında boşluklar oluşturduğu Cahalan, bu boşluğu doldurmak için okurlarla birlikte geçmişinin peşine düşüyor.

"Başlangıçta yalnızca karanlık ve sessizlik vardı.'Gözlerim açık mı? Merhaba?' Ağzımı mı oynatıyorum ya da bu soruyu yöneltecek biri mi var, emin olamıyorum. Hiçbir şey göremeyeceğim kadar karanlık. Gözlerimi kırpıyorum, bir kez daha kırpıyorum ve bir kez daha. Karın boşluğumda kötü bir şey olacağına dair bir his var. Biliyorum."


Kurgu dışı bir kitap okuyalı kim bilir ne kadar zaman oldu. Arada sırada böyle kitaplar okumak iyi geliyor doğrusu, özellikle mutlu sayılabilecek de bir sonu varsa.

Beynimdeki Yangın gerçek bir hikaye. New York Post'ta gazeteci olarak çalışan 24 yaşındaki Susannah bir gün paranoyak davranmaya, ardından da nöbetler geçirmeye başlıyor. İlk başta mono teşhisi konsa da durum çok ama çok daha ileri. Bu bir hastalığın, azmin ve sevginin hikayesi aslında. Ve gerçek olması hem sizi üzüyor hem de içinizi ısıtıyor.

Bir insanın kendi benliğini kaybedip bunu yeni baştan yaratmasını okuyorsunuz. Ben bir çırpıda bitirdim ama o, bugün bile, belki hala bu hastalığın pençesindeyken kaybettiklerini arıyor. İşin kötü yanı ise, bu arayış asla bitmeyebilir.




Beynimdeki Yangın'ın gerçek olması çok önemli bir faktör ancak kitapta ona sunulan destek ve dürüstlük (hem kendisine hem de ailesine) bence bu dönemeci daha güzel yapan buydu. 6 aylık (Ben niyeyse 4 diye hatırlıyorum) ilişkisi olsa bile, Stephen'ın bu denli Susannah'a destek olması beni çok etkiledi. Ailesinin de öyle, ama garip bir şekilde ben aile desteğini hep var kabul ediyorum ve aslında öyle olmadığını da biliyorum.

Susannah resmen bir bebekten kendini bir yetişkine çevirmeyi başarıyor ve bu öyle güçlü bir irade gerektiriyor ki, yaşamadan anlayamayız sanırım. Susannah'ın hastalığı ve elinde bir kılıç gibi tuttuğu kalemi, bu hastalığa bir bilinç de sunuyor. İlk gözden anlattığı için de, daha bir etkileyici. Okurken siz kendi sağlığınızdan şüphe edebiliyorsunuz ve sanırım amaç da buydu. Bir farkındalık ancak hissettirerek yaratılabilir.

Susannah ne kadar şanslı olduğunun farkında; çünkü o bugün kendi hikayesini binlerle paylaşabiliyor. Asla eskisi gibi olamayacak. Bunun da bilincinde ama bunu kabul edip üstesinden gelmeyi de başarmış bir kadın. Hayranlık uyandırıcı cidden.

Size de kesinlikle okumanızı önerdiğim epey etkileyici bir kitap. Bir anı.

0 Yorumcuk:

Yorum Gönder