5 Haziran 2016

Kitap Yorumu: Aşk ve Gurur || Jane Austen (Gurur ve Önyargı)



Bugüne kadar hep tarihi romanları okumaktan kaçındım. Sevemiyorum genelde. Dönemin baskısı (daha kitabın başında evin kızlara kalamıyor oluşu mesela) falan her şey beni boğuyor. Ama sonra böyle güzel bir kitap okuyunca sevesim geliyor türü.

Herkesin okuduğunu var sayacağım için spoiler vereceğim bu yazımda. Başka türlü bu kitabı ne kadar sevdiğimi sanırım ifade edemem. Eğer okumadıysanız, gidin ve okuyun lütfen. Yorum falan hikaye...
Elizabeth Bennett bizim ana kahramanımız. Ailenin en büyük ikinci kızı ve toplamda beş kız kardeşler. Sosyeteye tanıtılmış bu kızların hepsi öyle ya da böyle bir koca peşinde. En küçük üç kardeş ve anne epey bayağı olsa da, Elizabeth ve ablası Jane bu ailenin en saygın kişileri olarak tanıtılabilir.

Epey zengin Mr Bingley ve Mr Darcy bu şehre geliyorlar ve elbet herkes onların gelmesiyle bir telaş koparıyor. Çünkü zenginler ve bekarlar, siz anladınız neden bahsediyorum. Jane, Bingley'den hoşlanıyor ama bizim Elizabeth Darcy'nın burnu büyük tavırlarından hoşlanmadığı için ona karşı pek hoş duygular beslemiyor. Zaten adamı okur olarak siz de sevmiyorsunuz ya. Bingley ise sıcak kanlı olarak tanımlanıyor. Zaten Darcy'nin yanında o kadar da ilginç değil. (Burun büktü)

Konuşmaları, bakışmaları hep bir kinaye dolu. Eh, bir de Bennettlerin zengin olmaması da sorun. Hele ailenin terbiyesiz olarak tanımlanması da bu duruma pek yardımcı olmuyor. Bakınız tam da bu yüzden Darcy Elizabeth'le evlenmenin iyi bir karar olmadığını düşünüyor ve bunu evlilik teklifi yaparken açık açık söylüyor. Odun... İşte bu nedenlerden dolayı, Jane sevdiği adamı kaybediyor, çünkü Darcy koca burnunu Bingley'in işine sokup ikiliyi ayırıyor. Bahanesi de Jane'in sevdiğini anlayamamışmış... Sonra bu zengin herifler de aniden bu şehirden ayrılınca, Jane açıkta ve Elizabeth de kardeşine üzgün halde kalıyor. Darcy'e kıçını dönüp bakmıyor bile. Çünkü herif odun. İyi yapıyor.

Ah bir de Collins davası var. O dönemde kadınlar miras alamadığı için, Bennettlerin yaşadığı ev bir erkek kuzene gidecek, çünkü Bennettlerin bir erkek mirasçısı yok. (Gel de kıl olma) Ama idealist Elizabeth bu papazın evlilik teklifini kabul etmeyecek kadar akıllı. Bu bela da böyle atlatılıyor. Romantik de diyebiliriz. İlla sevip saygı duyacağım biriyle evlenmeliyim diyor. Bizde senden bunu beklerdik abla.

Kitabın geri kalanı hoş tesadüfler, kibir ve ön yargı dolu. Ansızın fırlayan Darcy, evlilik teklifleri, reddedilen evlilik teklifleri, utanç ve gerçekler. Şöyle genel bakarsanız aslında, tam bir pembe dizi.

Bu arada Darcy'nin evlilik teklifi şaşkınlık yaratmadı mı? Hele bizim kızın reddedişi, sonra Darcy açıklayınca içimizin kıyılışı... Daaaammmnnnn!

Kitabı neden çok sevdim? Öncelikle sözünü sakınmayan bir kadın var. O dönemde öyle olabilmek... Bu kız para için boynunu kimseye eğmiyor. Sağduyusu var. Kendine sahip çıkabilen biri. Feminist yani. Özellikle adamın üzerine atlamadan, karakterinin derinliklerine inip onu öğrenmesi de çok hoş. Yüzeysel bir ilişki yok.

Darcy'e gelirsek, Elizabeth'in yerden göğe hakkı var. Darcy kolay ve açık bir insan değil. Adım adım onu öğreniyoruz.  Ayrıca Elizabeth'in de öyle pek tarafsız bir anlatıcı olmadığı da ortaya çıkıyor. Yani kitap hem kadını övüp hem de yeriyor. Bu çok güzel bir şey değil mi?

Olayların seyri şöyle bir bakıldığında uzun geliyor ama çok akıcı bir kitap. Ben ki kitap okumak konusunda çorak topraklara döndüm, bir damla suyum yok, bu kitabın çoğunu bir günde bitirdim. Karakterler, akıcılık, anlatım her şey çok güzel. En küçük kardeşin rezillikleri, en büyüğünün iyimserliği, oyunlar, mektuplar, tesadüfler, özveri... Çok güzeldi be.

Ay bu arada ne fesat insanlar olduğunu görüp bir kez daha yüzümü ekşittim. Yeri geldi şok içinde okudum. Hele babanın Lydia hakkındaki sorumsuz tavrı beni hayrete düşürdü. O dönem onur konuları çok önemlidir ve kızını böyle başı boş bırakması tamamen baba figürünün eksikliğini vurguluyor. Üstelik her şeyi Dayı'nın ve Darcy'e paslayıp kenara çekilip damatlarının tadını çıkarması tamamen yoruma açık... Zaten anne de manyaktı...

Babayı sevdiğim yerlerden biri


Anlayacağınız bu kitabın her yerinde bir şey var. Boşuna bu kadar sevilmemiş. Boşuna bu kadar okunup filmleri, dizileri yapılmamış. Bu koca hayran kitlesinden ayrı kalmamak için siz de okuyun, okutturun. Çünkü, DOSTUM BU KİTAP BİR HARİKA!

Elizabeth nasıl da tekrar evlenme teklifini yineletti. Bu arada kuzenin dediği doğru çıktı ya, ona üzüldüm en çok. Ne kıl herifti o yahu!

Kitap bittikten sonra bir de 2005 yapımı filmi izledim. Yer yer değişiklikler yapılsa ve karakterler çok yüzeysel olarak verilse de, epey güzel. Tabii kitabın uyandırdığı duygunun onda birini uyandırmıyor. Çünkü o Jane Austen. Ama izlenilebilir.

Tür: Aşk, kurgu
Çıkış: 1813
Sayfa:  330 (Baskıya göre değişiyor)
GR puanı:4.24
Puanım:


"You are too generous to trifle with me. If your feelings are still what they were last April, tell me so at once. My affections and wishes are unchanged, but one word from you will silence me on this subject for ever."

Beğendiniz mi? Paylaşın! :)

0 Yorumcuk:

Yorum Gönder