10 Ağustos 2016

Kitap Yorumu: Dersimiz Cinayet || Agatha Christie



Tür: Gizem, Cinayet, aşk
Sayfa:158
GR puanı: 3.78
Puanım:
Seri: Hercule Poirot 2

"Tanrı aşkına hemen gelin!"

Hercule Poirot bu yardım çağrısını aldığında çok geç kalmış, milyoner Paul Renauld ölmüştü. Kurban, Merlinville’deki malikanesinin yanındaki golf sahasında, yeni kazılmış bir mezarın yanında sırtından bıçaklanmıştı.

Şimdi ortada birkaç zanlı vardı: Kurbanın sırtındaki hançerin sahibi olan karısı, metresi ve de kendisine öfke kusan oğlu... Her birinin gözü adamın mirasındaydı.

Polis suçluyu bulduğunu düşünürken, Poirot’nun hala kuşkuları vardı. İkinci cinayet onun ne kadar haklı olduğunu kanıtlayacaktı.


Kitabı İngilizce okudum ve daha şimdi, bu yazıyı yazarken adının Dersimiz Cinayet olduğunu öğrendim. Uymuş bence.

Poirot aniden Merlinville'e zengin bir adam tarafından çağırılıyor ve bu zengin adamın sırtından bıçaklanarak ölmesiyle de soruşturma başlıyor. Adam zengin olduğu için ilk şüpheli karısı ve oğlu oluyor elbette ve metresin de işin içine karışmasıyla, olaylar epey sarpa sarıyor.

Kitabın ilk yarısı epey sıkıcıydı doğrusu. Bağlantı kuramıyoruz ve Poirot düşünüp taşınırken pek heyecan verici işler yaptığı söylenemez. Ancak olaylar yavaş yavaş açıklığa kavuşurken ve tam kavuştu derken tüm olaylar gün ışığına çıktığında, şöyle bir duruyor ve düşünüyorsunuz. Burada bir yerlerde de vay demeyi unutmuyorsunuz elbette.

Poirot amca pek heybetli bir adam değil hatırlarsanız. Yumurta kafalı, humpty dumpty'i sürekli akla getiren bir adam. Benim sorunum onunla değil elbette. Ben Hastings'e kıl oldum. Hayatımda onun kadar sinir edici bir anlatıcı görmedim ben. Umuyorum ki sonraki bir kaç kitapta onu görmem. Çok şıp sevdi, salak bir adam. Bir de kendisi zeki sanıyor ya, bitiyorum. Poirot da ona resmen köpek muamelesi yapıyor, "Come Hastings", "Let's go Hastings." İyiki de yapıyor, hak etti yani.

Katilin kim olduğunu anlamak bir yana, o kadar çok olay oluyor ki bir noktadan sonra pes ettim, tahmin falan yürütmüyorum ben, kitabın sonunda öğreneceğim zaten diyerek sadece okumaya devam ediyorsunuz.

Sizce de Poirot çok babacan bir adam değil mi ama? İnsanların arasını yapıp gönül ilişkilerini mutlu sona bağlatması çok hoşuma gidiyor. Sanırım bu da bir kadın yazarın elinden çıkmasıyla alakalı.

Eğer akıl çalan bir son olmasaydı, bu kitaba iki yıldız verebilirdim ama öyle olmadı. Sevdim. Size de öneriyorum.

0 Yorumcuk:

Yorum Gönder