4 Ekim 2016

Kitap Yorumu: Bayan Peregrine'in Tuhaf Çocukları || Ransom Riggs

Tür: Çocuk, fantastik
Sayfa: 400
GR puanı: 3.85
Seri: 1/3
Benim Puanım:

Gizemli bir ada. Terk edilmiş bir yetimhane. Fazlasiyla tuhaf fotoğraflardan oluşan bir koleksiyon.

Tüm bunlar kurgu ile fotoğrafçılığı nefes kesici bir şekilde bir araya getiren ve unutulmaz bir okuma deneyimi sunan Bayan Peregrine'in Tuhaf Çocukları romanında keşfedilmeyi bekliyor.

Yaşadığı korkunç aile trajedisi yüzünden Galler kıyılarındaki, dünyadan uzakta kalmış bir adaya yolculuk eden on altı yaşındaki Jacob, burada Bayan Peregrine'in Tuhaf Çocuklar Yetimhanesi'nin yıkıntılarını keşfetmekle kalmayıp, Bayan Peregrine'in çocuklarının sadece tuhaf olmaktan çok daha fazlası olduğunun farkına varır.

New York Times bestseller listesinden 108 haftadır inmeyen, aklınızdan çıkmayacak eski fotoğraflar eşliğinde okuyacağınız Bayan Peregrine'in Tuhaf Çocukları, gölgelerde geçen bir macera arayan her yaştan okuyucuyu içine çekecek eşsiz bir roman.



Uzun zamandır Bayan Peregrine'in Tuhaf Çocuklarını duyuyordum aslında. Hele film olacağı ve Tim Burton'un da yönetmenliğini üstlendiğini duyunca epey meraklanmıştım. Elim gitmiyordu ama. Geçenlerde (sanırım film afişlerinin de epey etkisi var) elime alıp okumaya başladım ve hemen bitirdim.

Genel olarak bakıldığında güzel ve yaratıcı bir kitap. Jacob adlı on altı yaşındaki bir çocuğun sorunlu bir dedeyle ve onun anlattığı olağanüstü bir grup çocuğun hikayesiyle başlıyoruz. Jacob büyüdükçe bu çocuklara inanmaktan vazgeçiyor ve dedesinin de yaşlanıp gün geçtikçe deli bir hal alması da bu olayı körüklüyor. Ancak bir gün dedesi öldürülüyor ve Jacob bir canavar görüyor. Zengin bir ailenin tek evladı olan Jacob o günden sonra bir süre psikolog ve onun bu travmadan kurtulamadığını düşünen ailesiyle uğraşıyor.

Psikologunun da etkisiyle, dedesinin bahsettiği ve bu çocukların bulunduğu adaya gidiyor Jacob. Babası da onun yanında elbette. Hem dedesinin geçmişini öğreniyor hem de babasıyla bağlanıyor. Ve bu çocukları buluyor.

Kitabın ilk 120 sayfası bana epey sıkıcı geldi doğrusu. Dedesinin ölümünden sonra asıl konuya girmek biraz vakit aldığı içindi bu. Gerilim ve merak yükseldikçe ve bir şeyler olmadıkça, beklemek yorucu geliyor. Bu noktada size önerim, okumaya devam etmeniz.

Ben kitapta karakterlere pek ısınamadım. Aşk kısmı bence tamamen saçmalıktı. Duygu olmadığı gibi, inandırıcılık da yoktu. Onu da geçtim, kızın geçmişi der bırakırım. Yazarın kurguladığı dünyayı ise epey yaratıcı buldum. Hele kitapta hayal gücünü desteklemek için koleksiyon resimlerinin kullanılmış olması bence çok güzel bir ayrıntıydı. Genel olarak okunabilir ve güzel bir kitap, çocuklara ve öyle akıl yormayan kitap arayanlara birebir. Ne diye bu kadar abartıldı onu pek anlayamadım ama.



Bir de filmden bahsedeyim. Trailer'dan anladığım kadarıyla kitabın temeli alınmış ama ayrıtılar değiştirilmiş. Adaptasyon bile demeye dilim varmıyor. Tim Burton'un yarattığı bu film bence hiç karşılaştırılmadan izlenmeli. Çok benzeyecek gibi beklentilere girilmemeli. Şahsen öyle yapacağım.



0 Yorumcuk:

Yorum Gönder