31 Ekim 2016

Kitap Yorumu: Okyanuslar Arasındaki Işık - M.L. Stedman

Tür: Aile, tarihi kurgu
Sayfa: 360
Seri: Yok
GR Puanı: 3.99
Puanım:

Tom Sherbourne, Çanakkale Savaşı'nda acı dolu dört yıl geçirdikten sonra Avustralya'ya döner ve kıyıdan yarım gün uzaklıktaki Janus Kayası'ndaki deniz fenerinde bakıcı olarak çalışmaya başlar. Genç, cesur ve sevgi dolu karısı Isabel'le evlilikleri ikisinin de kafasındaki gürültüyü susturup yıldızlar, dalgalar ve rüzgârın sesinden başka hiçbir şeyin olmadığı iki kişilik dünyalarında huzur bulmalarını sağlar.

Bir gün, üç yılın ve üç düşüğün ardından, karısı bir bebeğin ağlamalarını duyar. Dalgalar, içinde genç bir adamın cesedi ile birkaç aylık bir bebeğin olduğu bir tekne getirmiştir. Çocuk özlemiyle dolu Isabel dualarının Tanrı tarafından kabul edildiğini düşünür. Yüreklerinin sesini dinleyip bebeği sahiplenmeye ve bundan kimseye bahsetmemeye karar verirler. Yıllar sonra gerçekler ortaya çıkmaya başlayınca aldıkları kararın hiç beklemedikleri sonuçları olduğunu anlarlar.

14 Ekim 2016

Kitap Yorumu: Born at Midnight || C.C. Hunter

Tür: Genç yetişkin, doğaüstü
Sayfa: 398
Seri: Shadow Falls 1/5
GR puanı: 4.14
Puanım: 


One night Kylie Galen finds herself at the wrong party, with the wrong people, and it changes her life forever. Her mother ships her off to Shadow Falls—a camp for troubled teens, and within hours of arriving, it becomes painfully clear that her fellow campers aren’t just “troubled.” Here at Shadow Falls, vampires, werewolves, shapeshifters, witches and fairies train side by side—learning to harness their powers, control their magic and live in the normal world.

Kylie’s never felt normal, but surely she doesn’t belong here with a bunch of paranormal freaks either. Or does she? They insist Kylie is one of them, and that she was brought here for a reason. As if life wasn’t complicated enough, enter Derek and Lucas. Derek’s a half-fae who’s determined to be her boyfriend, and Lucas is a smokin’ hot werewolf with whom Kylie shares a secret past. Both Derek and Lucas couldn’t be more different, but they both have a powerful hold on her heart.

Even though Kylie feels deeply uncertain about everything, one thing is becoming painfully clear—Shadow Falls is exactly where she belongs…

Bu kitap yıllardır listemde durur. Puanına bakarsanız öyle köşeye fırlatılacak bir kitap gibi de gözükmez. Atmış bin kişinin oyları toplandığında 4+ puanı var. Ben de meraktan başladım. Kylie adında, boşanmakta olan bir ailenin tek evladının hikayesidir. Bir partide yakalandığı ve sanrılar gördüğü için annesi, psikologunun da iteklemesiyle onu yaz kampına gönderir.

Daha adım atmaz herkesin ilgisini çeker. Eski erkek arkadaşı peşindedir. Otobüste karşılaştığı çocuk da. Geçmişinden gelen çocukta. Hepsine de yakındır hani. (Evlerden ırak.)

Hemen anlarız bu kamp öyle sıradan değildir, sorunlu çocukların aslında bambaşka sorunları vardır ve Kylie de onlardan biridir. Ancak sürekli inkar eder. Beyin tümörü bir olasılıktır. Kaçık olabilirdir. Neden anormal olsun ki? Ancak kampta açıklanmayan da bir sorun vardır ve yetkililer dolaşmaktadır. Kylie neye bulaştığını bilemez.

Öncelikle sevmediğim yönlerini sıralayayım:
1-Kurgu yüzeysel.
2-Kız herkese mavi boncuk dağıtıyor.
3-Kitap bence giriş kısmıyla bitti.
4-Romans olur da bu kadar olmaz.
5-Sonuç yetersiz geldi.
6-Anlatım çekici değil.
7-Karakterler arası iletişim sadece şu erkek seksi, bu böyle seksiden ibaret.
8-Tek bahsi geçen konu erkek.
9-Bana boş geldi.

Sevdiğim yönü:
1-Kimseyi yüzeysel olarak yargılamamak gerektiğini ve anlayışlı olmak gerektiğini vurgulaması.

Eğer şu sevdiğim yönü olmasaydı, kitaba biri basacaktım ancak bu yüzden 2,5'tan 3'e tamamladım. Harcadığım vakte üzüldüğüm bir kitap oldu. Seriye devam etmeyeceğimi de anlamışsınızdır zaten. Size de önermiyorum.

13 Ekim 2016

Kitap Yorumu: Ölülerle Konuşmak || Harry Bingham


Tür: Polisiye, gizem
Sayfa:331
GR puanı: 3.74
Seri: Fiona Griffiths 1/5
Puanım:
Dedektif Fiona Griffiths'in ilk cinayet vakası tüyler ürperticidir; bir kadın ve altı yaşındaki kızı köhne bir dairede vahşice öldürülmüştür. Tek ipucu ölü bir işadamının olay yerinde bulunan banka kartıdır.

Fiona kendini mesleğine adamış, son derece zeki bir polistir fakat gözler önüne sermekten hoşlanmadığı başka yanları da vardır. Özgeçmişindeki iki yıllık boşlukla bağlantılıdır bu; ağlayamamasıyla ve cesetlere duyduğu şaşırtıcı yakınlıkla.
Fiona geçmişini ardında bırakma derdindedir fakat cinayetler vahşileştikçe o da merhametsiz bir şekilde zihninin karanlık köşelerine sürüklenir, üstelik orada başka bir ölü kız daha vardır: Kendisi.

4 Ekim 2016

Kitap Yorumu: Bayan Peregrine'in Tuhaf Çocukları || Ransom Riggs

Tür: Çocuk, fantastik
Sayfa: 400
GR puanı: 3.85
Seri: 1/3
Benim Puanım:

Gizemli bir ada. Terk edilmiş bir yetimhane. Fazlasiyla tuhaf fotoğraflardan oluşan bir koleksiyon.

Tüm bunlar kurgu ile fotoğrafçılığı nefes kesici bir şekilde bir araya getiren ve unutulmaz bir okuma deneyimi sunan Bayan Peregrine'in Tuhaf Çocukları romanında keşfedilmeyi bekliyor.

Yaşadığı korkunç aile trajedisi yüzünden Galler kıyılarındaki, dünyadan uzakta kalmış bir adaya yolculuk eden on altı yaşındaki Jacob, burada Bayan Peregrine'in Tuhaf Çocuklar Yetimhanesi'nin yıkıntılarını keşfetmekle kalmayıp, Bayan Peregrine'in çocuklarının sadece tuhaf olmaktan çok daha fazlası olduğunun farkına varır.

New York Times bestseller listesinden 108 haftadır inmeyen, aklınızdan çıkmayacak eski fotoğraflar eşliğinde okuyacağınız Bayan Peregrine'in Tuhaf Çocukları, gölgelerde geçen bir macera arayan her yaştan okuyucuyu içine çekecek eşsiz bir roman.