22 Şubat 2017

Gizem: Arıcının Çırağı || Laurie R. King






Tür: Polisiye, gizem, tarihi kurgu
Sayfa: 368
GR Puanı: 4.08
Seri: 14/1
İlk Çıkış: 1992
Çevirmen: Müge Atalay Bayyurt
Orijinal Adı: The Beekeeper's Apprentice
Yayınevi: Portakal Kitap
Puanım:

Tanıdığımız Sherlock Holmes; dâhiyane fikirleri, zekâsı ve pek çok olayın perde arkasındaki gizemi çözmekte üstüne olmayan şahsiyetiyle bir ekol… Bir gün emekli olup da bir kasabada arıcılıkla uğraşacağını duysanız inanır mıydınız? Evet, doğru duydunuz!

Yıl 1915… Sussex'te bir çiftlik evinde arılarıyla karşımıza çıkıyor dâhi dedektif Sherlock Holmes. Ta ki yakın zamanlarda öksüz kalmış, en az kendisi kadar zeki ve bir o kadar da kendini beğenmiş, küçük Mary Russell hayatına girip onu etkileyene kadar… Ondaki ışığı gören Sherlock, bildiği her şeyi öğretiyor Mary Russell'a; bir ipucunun peşine düşüp büyük resmi görmeyi, bulguları birleştirip bir şüphelinin pesinde iz sürmeyi, kılık değiştirip kendini gizlemeyi ve uzun zamandır unuttuğu içindeki o kıpırtıyı… Bir usta-çırak ilişkisi olarak baslayan bu ilişki, muhteşem bir ikilinin soluksuz maceralarına dönüşüyor. Evet, Sherlock'un yeni sağ kolunu takdim etmekten onur duyarız; Mary Russell!

The New York Times Bestseller yazarı Laurie R. King, "20. Yüzyılın En İyi Polisiye Romanı" ödülünü kazanan Arıcının Çırağı ile sizi yeni maceraların peşinde iz sürmeye davet ediyor! Takipte kalın! Bu ikilinin ismini yeni kitaplarla daha çok duyacaksınız!

Sherlock sevgimi bilmeyeniniz yoktur herhâlde artık. Bu kitabı görünce beni bir okuma isteği aldı. Hâlâ asıl seriyi okumadığım için Taksim Meydanı'na çıkacağım bir ara, gelip yüzüme tükürürsünüz. Neyse efenim, asıl konuya dönelim:

Mary Russell bir gür kırda bir yandan  kitap okuyup diğer yandan yürüyordur (nasıl beceriyor bir fikrim yok) ve son anda yerde yatan bir adamın üzerine basmaktan kurtulur. Bu yaşlıca adam ünlü dedektif Sherlock Holmes'den başkası değildir! İşte bu, uzun yıllar sürecek bir usta-çırak ilişkisinin başlangıcı olacaktır.

Mary öksüzdür ve halası, ailesinden kalan mirası belli bir yaşa gelene dek kullanamayacak olan Mary'yi dize getirmek için onu aç bırakıyor, kılık kıyafetine, uzun boyuna laf ediyordur. Mary, Sherlock'un himayesinde kendine güvenli bir liman bulur ve günlerini ondan çeşit çeşit şeyler öğrenerek geçirir. Arada da birlikte gizemler çözüyorlardır. Ancak Mary Üniversite'ye gittiğinde, bir düşman boy gösterir ve Sherlock'un tüm sevdiklerini öldürmeye yeltenir. Sherlock da payını alır bundan. Bu düşmanı bulup herkesi kurtarmak bizim ikiliye düşer.


Güzel işlenmiş, inandırıcı, yer yer sıkıcı, sonuna doğru epey açılan bir romandı. Mary, Sherlock'un zekasına denk ve bir o kadar da cesur. Üstelik daha ilk sayfadan onun sıradan bir "Leydi" olmadığını anlıyoruz. Sherlock olduğundan mıdır nedir, çok sevdim ben bu kitabı. Hâliyle de seriye devam etmeyi düşünüyorum. Eğer dizileri izlediyseniz, Sherlock'un görünüşünü yadırgayabilirsiniz ama karakterler açısından pek sorun çekmeyeceksiniz. Hepsini biliyoruz zaten. Eski düşmanların bile adı geçiyor.

Sherlock deyince hemen akla çıkarımlar gelir. Mary de ondan aşağı kalmıyor. Hele kitabın başlarında ikili birbirini yargılarken, yani çıkarımlar yaparken, çok eğleneceksiniz. Benden not, Sherlock ölür, dirilir ama emekli olmaz. Sakın ha inanayım demeyin. 😝 Spoiler saymıyorum bunu...

Kitabın kapağı özellikle çok can alıcı ama neden paragraf girintisi yok, onu anlamadım işte. Sonraki kitapta lütfen koyunuz. VE ARAYI ÇOK AÇMAYINIZ. Sherlock'un yeni sezonu yayımlanmış, Elementary hâlâ devam ederken, zevkimize zevk kattı diyebilirim. Ah bir de orijinalini okuyabilsem!

Arada sırada "Bir kadın bile" tarzı yorumlar olmasa cinlerim daha az tepeme çıkacak, hâliyle de daha mesut olacaktım. Ama el mahkûm, kullanıyor yazarlar.

Sonuç olarak ben bu kitabı sevdim, siz de muhtemelen seversiniz. Çok bekletmeden okuyun. Ha, serinin yurt dışında yayımlanmış 14 kitabı, bir sürü de kısa hikâyesi var. Öyle kısa soluklu bir macera olmayacak anlayacağınız. Niye daha önce basmadılarsa bu seriyi... 😠

0 Yorumcuk:

Yorum Gönder